"Komünizm Artık Bitti Oyunu"na Dikkat!

Bölücü komünist örgüt yandaşları ve onun gizli destekçileri, "örgütün artık Marksist-Leninist görüşleri bıraktığı ve dolayısıyla Türkiye için bir 'Komünizm Tehlikesi' bulunmadığı" yönünde sinsi bir propaganda yaparak, büyük bir tehlikeyi tüm ülkenin gözünden kaçırmaya yeltenmektedirler. Bölücü örgütün ateist-komünist, Darwinist, dinsiz yapısı deşifre oldukça, örgüt destekçileri panikle, ülkemiz için komünizm tehlikesinin sözkonusu olmadığı oyununa girmişlerdir. Halbuki bölücü örgüt komünisttir ve amacı da Türkiye'yi bölmek ve toprak elde ederek, ideolojisi olan komünizmi getirmektir.
 

  1. Komünizm, Bölücü Örgütün ideolojisidir ve terörle elde etmek istediği, bu ideolojiyi, elde edeceği toprak üzerinde zorla da olsa yaşatmak ve bunu tüm Türkiye için geçerli kılmaktır. Bu ülkemiz için nihayi hedefleridir. Bölgemize, Ortadoğu'ya da komünizmi hakim kılmak ise en nihai emelleridir.

  2. Örgüt yandaşları ve onun gizli destekçileri, ülkemiz için Komünizm Tehlikesi olmadığı imajı oluşturmaya çalışmaktadır. Oysa Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Komünistler yok olmamıştır. Sadece sayıları değişmiştir. O dönem yüz milyon varsa şimdi altmış milyon komünist dünya üzerinde mevcuttur.
  3. ^
  4. Bu komünistlerin birçoğu, şu anda Komünist bölücü örgüte açık ve gizli destek veren bazı Avrupa ülkelerinde sosyalist iktidarlar olarak etkilerini sürdürmekte, zihniyetlerini ihrac etmeye çalışmakta, bu fikriyattaki legal ve illegal örgütleri de desteklemektedirler.

  5. Ülkemizde meydana gelen terör olaylarının gösterdiği açık gerçek ise, komünist bölücü örgütün ve iç-dış destekçilerinin amacının Türkiye'yi, Batı ve Doğu Komünist Türkiye olarak ikiye bölmek olduğudur. Komünist derin devlet çetesinin planı da budur.

  6. Ancak bu çete, özellikle "komünizm artık bitti" imajı oluşturmak gayretindedir. Bu oyunla bir uyutma planı içindedir. Daha sonra beklenmeyen bir tehlike kapıya dayanacak ve fark edildiğinde iş işten geçmiş olacaktır.

  7. Şayet Komünizm bitti ise ve ülkemiz için bir tehlike değil ise, o zaman ülkemizde 30 bin kişi neden öldürüldü? Bayrağında komünizmin sembolü orak-çekiç bulunan bölücü örgüt, terörü neden yapmakta, on binlerce insanı hangi gayeyle öldürmektedir?

  8. Komünizm tehlikesi yok ise, bölücü terör örgütü neden binlece evi yakıp yıkmakta, yollara mayın döşemekte, araçları havaya uçurmakta ve Mehmetçiğimizi şehit etmektedir?

  9. Terörist başı yazdığı kitaplarda neden komünizmi ve komünist liderleri övmektedir?

  10. Terörist başı neden her komünist gibi, Allah'a, dine karşıt ve Darwinizmi savunan fikirlerini beyan etmekte, kitaplarında bunları yazmaktadır?

  11. Komünizm, Türkiye için, terör örgütü, onun destekçileri ve çeşitli mihraklar ile malum mahfillerde planlanmış bir hedeftir. İçte de komünist derin devlet çetesi bu hedefe hizmet etmektedir. Bu çete, bu nedenle terör örgütünün fikir ve hedeflerini deşifre eden Bilim Araştıma Vakfı'na yönelik iftira kampanyalarının planlayıcısı olagelmiştir.

  12. Türkiye'yi, Komünist Doğu Türkiye (Komünist Kürdistan Cumhuriyeti) ve Komünist Batı Türkiye (Komünist Türkiye Cumhuriyeti) şeklinde ikiye bölme planı vardır. Bu yapılanmada, her iki komünist cumhuriyetin de Türkiye Sosyalist Cumhuriyetler birliği şeklinde birleşik federal devletçikler olarak kurulması planlanmaktadır. Ortadoğu'daki diğer ülkeleri de sırasıyla komünist - sosyalist çizgiye getirdikten sonra bu ülkelere karşı 'Büyük Armagedon' planı uygulanmaya başlanacaktır. 'Büyük Armagedon' planına göre, komünist ve Allah'sız olarak lanse edilen bu ülkeler, büyük kitle katliamlarıyla yerle bir edilecek, ardından bölgeye Büyük İsrail Devleti yerleştirilecektir. Bu devletin ise, Deccal tabir edilen sahte bir Mesih çıkarılıp onun eliyle yerle bir edilmesi planlanmaktadır. Ortadoğu'da zincirleme bir insan katliamı düşünülmektedir ve bu oyunu planlayan Dünya Masonluğu'dur. Masonluk burada evanjelik hıristiyanları ve musevileri piyon olarak kullanmayı düşünmektedir. Amaç, Ortadoğu'da sürekli sel gibi kan akıtılmasıdır. Buna karşı ancak Kuran ahlakından kaynaklanan güçle oluşturulacak TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ ile karşı konulabilir. Bunun dışında her güç mağlup olmaya mahkumdur. Türkiye'de, masonluğun kontrolünde olan, devletin içine sızmış, komünist derin devlet çetesi ise bütün uzantılarıyla sözkonusu planı desteklemektedir.


Atatürk'ün Komünizm Uyarısı

"Komünizm, Türk Dünyası'nın en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir."

"Avrupa'da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne İngiltere, ne Fransa, ne de Almanya'dır. Sadece bolşevizm (komünizm)dir. Rusya'nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler, orada cereyan eden olayları yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren, onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler (komünistler), yalnız Avrupa'yı değil, Asya'yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 94-95)

Bölücü Örgütün Komünist Olduğu Tartışmasız Bir Gerçektir

Bölücü terör örgütü, her eylemi, her sloganı ve her bildirisiyle komünisttir. Doğu insanımızın büyük bölümü ise dindardır. Dolayısıyla bölücü örgütün gerçek hedeflerinin ve ateist yapısının anlaşılması, örgütün yok oluşuna vesile olacaktır.Burada bir etnik hareket değil, komünist ve dinsiz bir hareket söz konusudur.

Örgütün Marksist-Leninist bir yapıda olduğu çok açıktır. Örneğin bölücü örgütün uzun yıllar kullandığı bayrağında komünizmin en bilinen simgesi olan orak-çekiç motifinin yer alması konunun ispatı için yeterlidir. (Bu amblem daha sonra değiştirilmesinin sebebi strateji ve taktik değişikliğinden ibarettir. Örgüt, komünist ideolojiden asla vazgeçmemiştir.)

Örgütün kuruluş kongresinde yer alan ve örgütün internet sitesinde yayınlanan ifadeler son derece açıktır:

"MARKSİST-LENİNİST TEORİ ÇOK İYİ ÖZÜMSENMELİDİR. Önder kadrolar sık sık Marksizm'e müracaat etmeli, Marksizm'in uygulanmasını başlangıç şekli yapmak için bu öğretiyi gerçekten özümsemeliler. ...Biz SOSYALİZMİ SİYASAL SORUNUN ÇÖZÜMLENMESİNDE DAHA ÇOK BİR EYLEM KILAVUZU OLARAK ELE ALACAĞIZ. Mutlaka böyle bir öğretinin temsilcisi olarak, böyle bir öğretinin savunucusu olarak, bunun en önemli koşulu olarak bulunulan ülkenin siyasal iktidar meselesine uygulayarak, mevcut iktidarı parçalamada bir araç olarak, bir eylem kılavuzu olarak kullanarak üzerimize düşeni yapacağız."

Bölücü örgütün elebaşının, 13. kuruluş yıldönümü mesajından:

"Sosyalizm yıkıldı, komünizm yıkıldı" diyenlere en iyi cevap olarak, 'tam tersine, SOSYALİZMİN EN GÜÇLÜSÜ, EN DOĞRUSU, EN YÜCESİ PKK'DE GERÇEKLEŞMİŞTİR' diyoruz."

Bölücü örgütün elebaşının 1 Mayıs 1982 tarihli konuşmasından:

"Ama şunu iyi bilmeliyiz ki, Kürdistan tarihi bugün çağa ulaşmak istiyorsa, tamamıyla işçi sınıfı gerçeğine dayanmak zorundadır. Ne kadar elverişsiz koşulları yaşarsa yaşasın, işçi sınıfının objektif gücüne ve onun eylem kılavuzu olan bilimine, MARKSİZM-LENINİZM'E DAYANMAK ZORUNDADIR VE DİKKAT EDİLİRSE BİZİM VARLIK NEDENİMİZ TÜMÜYLE BU GERÇEK ETRAFINDA OLUŞMUŞTUR. ...Eğer o aşiret duvarları, o feodal çitler aşılmasaydı, MODERN DÜŞÜNCE, EN DEVRİMCİ DÜŞÜNCE OLAN MARKSİZM-LENINİZM kafalarımıza sıçramayacaktı, onun için zemin bulamayacaktı."

Bölücü örgütün elebaşının yazdığı kitaplardaki aşağıdaki ifadeleri de örgütün komünist olduğunun net birer delilidir:

"PKK, Marksizm-Leninizm geleneğine uygun bir gelişme yaşamıştır. Bundan sonrası açık ki etle tırnak gibi birbirinden ayrılmayan bu miras üzerine şekillenecektir." (Kürdistan'da Halk Kahramanlığı, s.78)

"Lenin 1900'de ne ise ben de 21. yüzyıl sosyalizmini temsil ediyorum, reel sosyalizmle savaşarak, emperyalizmle savaşarak yeni sosyalizmi inşaa ediyorum." (Özgür Yaşamla Diyaloglar, s. 201)

Partimizin Merkez Komitesi üyesi ve kurucularından olan DEĞERLİ KOMÜNİST Mazlum Doğan yoldaş... Halkın engin değerlerini SAĞLAM VE AYDINLANMIŞ KOMÜNİST KİŞİLİKLE BİRLEŞTİREN BU YOLDAŞIMIZ... (Kürdistan'da Halk Kahramanlığı, İstanbul, Mart 2004, s.43)

Bölücü örgütün elebaşı, marksizm ve leninizmi "soylu düşünce sistemi", "soylu bilim" gibi tabirlerle övmektedir:

Kapitalist-emperyalist sistem ve onun en zorba yönetim biçimi olan faşizm, halklarda böylesine soylu bir isyan ve bu isyana yol gösteren MARKSİZM-LENİNİZM GİBİ SOYLU BİR DÜŞÜNCE SİSTEMİNE yol açmıştır. (Kürdistan'da Halk Kahramanlığı, İstanbul, Mart 2004, s.22)

MARKSIZIM-LENİNİZM ADLI SOYLU BİLİME dayanmaktan başka az bir olanağı olan bu insanlar... (Kürdistan'da Halk Kahramanlığı, İstanbul, Mart 2004, s. 39)

Bölücü Terör Elebaşı, Komünist Liderleri Övmektedir

"İşte PROLETARYANIN KAHRAMANLARI MARKS VE ENGELS. İşte onun TEORİK, SİYASAL DAHİSİ LENİN ve yine ONUN PRATİK USTALARI STALİN, HO CHİ MİNH VE MAO. Ve bunların önderliğinde yürüyen birçok ulusal ve enternasyonalist kahraman. İnsanlığın özgürlük bilincini ayaklandıran, örgütlendiren ve halk ordusu denilen orduları ortaya çıkaran bu büyük kahramanların insanlık tarihindeki yeri gerçekten büyüktür." (Kürdistan'da Halk Kahramanlığı, İstanbul, Mart 2004, s.87)

Terörist Elebaşının Allah ve Din Hakkındaki Bazı İfadeleri (Yüce Allah'ı Tenzih Ederiz)

Aşağıdaki alıntılar, bölücü örgütün elebaşının kitaplarından alınmış, bizzat kendisine ait ifadelerdir. Bu ifadelerin tümü, bu kişinin ateist olduğunu ve İslam'ı kendi sığ materyalist anlayışıyla yorumladığını ortaya koymaktadır:



  • Lise dönemlerinde büyük felsefik bunalımı yaşadım. Tanrı ile savaşı verdim, bu savaştan başarı ile çıktıktan sonra yarı Tanrı oldum. (Özgür Yaşamla Diyaloglar, Ekim 2002, s. 257)

  • Tek tanrılı din ideolojileri, baştan sona siyaset ideolojileridir. Dini söylem, Allah, peygamber ve melek gibi kavramlar dönemin siyasi literatürüdür. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 204)

  • Allah bir nevi ortaçağın feodal manifestosudur, temel yasası ve bildirgesidir. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 313)

  • Namazın kendisi de genel anlamda bir tiyatrodur. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 354)


BAV Camiası'nın ve Sayın Adnan Oktar'ın Terörle Mücadeledeki Etkisi ve İftiralar

Türkiye'deki her türlü bölücü akıma karşı mücadele eden Bilim Araştırma Vakfı camiası, yıllardır çeşitli baskı, tehdit ve iftiralara maruz bırakılmaktadır. Bunun sebebi, ülkemiz üzerinde oynanan oyunların bozulmasında BAV camiasının oluşturduğu tarihi misyondur. Bazı karanlık güçler BAV'ı yok etme gayretindedirler. Özellikle devlete sızmış ve kemikleşmiş komünist bir çete, eylemlerini pervasızlık ve utanmazlık boyutuna taşımış yoğun bir iftira kamyanyasına girişmiştir.

BAV mensuplarını ve BAV Fahri Başkanı Sayın Adnan Oktar'ı suçlayan, güya karalamaya çalışan ve iftira atanlardan biri de bölücü örgütün elebaşıdır. Diğer tüm komünistler gibi, bebek katili bölücübaşı da Sayın Adnan Oktar'ı kendince karalamaya çalışmakta ve bir kitabında şöyle demektedir:

Tepede de MİT'in Türk oligarşik yapısının emrindeki din adamları vardır. Hem de filozofça din adamlarıdır bunlar. Osmanlı sultanlarına da tarih boyunca yol gösteren din adamları değil miydi? Şimdi de rejimin saldırılarına yol gösterecek din adamları vardır. Mesela o Adnan Hocalar nasıl ortaya çıkarıldı?  (Oligarşik Cumhuriyet Gerçeği,İstanbul, Şubat 2001, s. 25)

Bölücü örgütün elebaşı, Sayın Adnan Oktar'ın savunduğu fikirlerin, olayları teşhis ve tedavideki başarısının, örgüte vereceği zararların erken farkına varmış, bu nedenle de iftira atmakta beis görmemiştir.

Harun Yahya Külliyatı, "Süper Güç Türkiye" İdealine Ulaşılması Yolunda -Allah'ın İzniyle- Önemli Bir Vesile Olacaktır

Yazarın bugüne kadar kaleme aldığı kitaplarının sayısı yaklaşık 250'dir. Bu kitaplar 46.000 sayfa ve 31.500 resimden oluşmaktadır.

Bunların 7.000 sayfa ve 6.000 resimlik bölümü Evrim Teorisinin çöküşünü konu almaktadır.

Adnan Oktar'ın, Harun Yahya müstear ismi ile kaleme aldığı kitaplara ve bunlardan yararlanılarak hazırlanan belgesellere, www.harunyahya.org, www.harunyahya.net ve www.harunyahya.com adreslerinden ücretsiz olarak ulaşabilir veya bunları Global Yayıncılık'ın 0212 444 444 1 no'lu telefonundan temin edebilirsiniz.

----------

Bu tam sayfa ilan
12 Eylül 2007 tarihinde Milli Gazete
12 Eylül 2007 tarihinde Yeni Şafak
14 Eylül 2007 tarihinde Yeni Çağ
15 Eylül 2007 tarihinde Türkiye
17 Eylül 2007 tarihinde Vakit
17 Eylül 2007 tarihinde Önce Vatan
gazetelerinde yayınlanmıştır.

2008-02-24 00:00:00
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top