ADNAN OKTAR: ...“Ben Mesut Akdoğan. Hocam, kısa bir süre önce sadece Sayın Kemal Atatürk’e Hz. Hızır (a.s.)’ın yardım ettiğini, hatta bunun da tam bir Hz. Hızır (a.s.)’ın işi olduğunu söylemiştiniz. Müsaade buyurursanız devamını duymak istedim. Allah’a emanet olun, inşaAllah.” Bir kere bak söyleyeyim, Atatürk herhangi bir insan değildir, olağanüstü bir insandır. Allah tarafından özel gönderilmiştir, Mehdiyet’in mukaddimesidir. Atatürk olmasaydı, Mehdilik olmazdı, bak net söylüyorum. Hz. Mehdi (a.s.)’ın zeminini tam anlamıyla İslam aleminde oturtan insandır. Aydın Müslümanlık fikrini oturtan insandır, Kuran Müslümanlığı fikrini oturtan insandır, yobazlığı dipten silen insandır. Yobazlar hiç hazetmezler Atatürk’ten, hiç hazetmezler yani. Ama hakiki yobazlar. Gerçek Müslümanlar onun değerini çok iyi biliyorlar. Allah, Mehdiyet’i oluşturmadan önce yobazlığın ve tutuculuğun silinmesini istedi Allah. Mesela halifeliğin kalkması Mehdiliğin gelmesi için şarttı. Çünkü bakın Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki, “Hz. Mehdi (a.s.)’ın geleceği yıl, geleceği zaman halife olmayacak” diyor, Müslümanların başında halife olmayacak. Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıktğı zamanda, Hz. Mehdi (a.s.)’ın varlığının olduğu dönemde halife yok. Bunu sağlayacak birisi lazım. Allah Atatürk’ü görevlendirdi. Yobazlığın olmaması gerekiyor çünkü Hz. Mehdi (a.s.) yobaz ortamda kaybolur. Yani bağnazlığın yoğun olduğu bir ortamda Hz. Mehdi (a.s.) kaybolur, gücü yetmez. Atatürk’ün kurduğu sistemde yobazlık yaşayamayacak gibi fakat Mehdilik şimşek gibi çakacak gibi dizayn edilmiştir. Sadece Mehdiliğin gelişeceği gibidir Atatürk’ün kurduğu sistem. Yobazlığın da can çekişerek yavaş yavaş öleceği bir sistem kurmuştur. Bunu Allah sağlıyor. Mesela Kuran’ın Türkçe’ye çevrilip, anlaşılmasını sağlamıştır Atatürk, bu çok hayatidir. Eskiden Kuran’lar duvarda asılı dururdu. Bizim çocukluğumuzda da öyleydi. Onun bir örtüsü vardı üçgen kapaklı. Asla ve asla açmazdık, ne olduğunu da bilmezdik. Sadece dururdu orada. Zaman zaman tozlanırdı, tozunu alırdık, temizlerdik. Yine kapatılırdı, yine dururdu. Asla bilmezdik. Kuran’ın Türkçe’ye çevrilmesi, Kuran’ın Türkçe anlaşılabilmesi için Atatürk çok emek vermiştir. Ve Kuran’ın özünü anladık. Kuran’ın ne dediğini anlamış olduk. Allah’ın bize ne dediğini anladık, bu çok önemli. Atatürk Ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.)’a zemin hazırlayacak, hayati önemli bir insan olduğu için Hz. Hızır (a.s.) ona her safhada yardım etmiştir. Atatürk mesela Türk İslam Birliği’nin olacağını biliyordu. Bir insan bunu bilemez, Atatürk bilemez. Mesela Rusya’nın yıkılacağını biliyor, bunu da bilemez. Komünist ülkenin yıkılacağını biliyor. Gelecekle ilgili çok fazla söz söylemiştir Atatürk. Hepsi doğru çıkmıştır, yani bir insanın bilmesi mümkün değildir. Bunu öğrendiği birisi olması gerekiyor, birinden duyması gerekir. İşte ona bu bilgiyi veren Hz. Hızır (a.s.)’dır. Ben Atatürk ile ilgili çok daha fazla bilgiye sahibim. Mesela bütün hayatı on dokuzlarla kodludur Atatürk’ün. Bir tane, iki tane on dokuz değil, işin doğrusu yüze yakın on dokuz var Atatürk’ün hayatında. Çok az bir kısmı biliniyor, yirmi otuz tanesi biliniyor. Bu da onun bir harika yönüdür. Allah tarafından özel olarak gönderildiğini, harika bir insan olduğunu gösteriyor. Mesela vasiyeti vardır Atatürk’ün, doğrudan Hz. İsa (a.s.)’dan ve Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahseden vasiyetidir. Açamadılar Atatürk’ün vasiyetini, açamıyorlar da daha hala. Açtılar baktılar, geri kapattılar ama biz açacağız, inşaAllah. İslam ahlakının dünyaya hakim olacağını, İttihad-ı İslam’ın olacağını, Türk İslam Birliği’nin kurulacağını hepsini vasiyetinde belirtiyor. Bu bilgi herhangi bir kaynak olmadan, sağlam bir kaynak olmadan söylenebilecek bilgi değildir. Atatürk’ün o sözü var mı? Türk İslam aleminin birleşmesiyle ilgili sözü bir, bir de Kuran’a ve Peygamber (s.a.v.)’e tam uyulsun sözü.
ALTUĞ BERKER:Evet, Hocam. Türk Birliği ile ilgili, şimdi bahsettiğiniz, şöyle diyor Atatürk; “Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez.“
ADNAN OKTAR:Bak yıkılacağını söylüyor.
ALTUĞ BERKER:“Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristangibi parçalanabilir, ufalanabilir.”
ADNAN OKTAR:Bu, bilinecek bir konu mu bu? Mesela çocukluğumda Rusya komünist Rusya yıkılacak gibi görünüyor muydu? Dünyayı alacak gibi görünüyordu. Kimin aklından geçer Rusya’nın yıkılacağı? Bak kaç yıl öncesinden söylüyor Atatürk yıkılacağını.
ALTUĞ BERKER:“Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler, avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeniden bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim dostumuzun idaresinde, dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür, inanç bir köprüdür, tarih bir köprüdür, köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların yani soydaş Türk kardeşlerimizin bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir.”
ADNAN OKTAR:Bak, “Dinimiz bir” diyor, “Dilimiz bir, inancımız bir, birleşeceğiz” diyor ve “Türk İslam Birliği oluşacak” diyor. Bunu nereden bilsin Atatürk? Bu bir harikadır.
ALTUĞ BERKER:Evet.
ADNAN OKTAR:Özel bildirimdir ve adı gibi emin söylüyor Atatürk bunları söylerken. Evet.
ALTUĞ BERKER:“Türk Birliği’nin bir gün hakikat olacağına inancım vardır.”
ADNAN OKTAR:Bilinecek bir konu mu bu? Bak, onu dediği oluyor şu an. Çok az kaldı.
ALTUĞ BERKER: “Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliği’ne inanıyorum. Onu görüyorum.”
ADNAN OKTAR:“Görüyorum” deyince, yani onu usulen söylediği bir şey de değil, onu da söyleyeyim. “Görüyorum” dediği, gördüğü bir şeyi söylüyor, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah. “Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk Birliği’yle açacaktır. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türklüğün varlığı bu köhne aleme yeni ufuklar açacak. Güneş ne demek; ufuk ne demek; o zaman görülecek. “
ADNAN OKTAR:“Güneş” bak, güneş özel olarak seçtiği bir kelimedir Atatürk’ün. Hz. Mehdi (a.s)’ın bir lakabıdır Güneş. İslam Güneşi.
ALTUĞ BERKER: Evet, Üstad’ın da Fecr-i Sadık dediği.
ADNAN OKTAR: “Fecr-i sadık” diyor Beddiüzzaman, tabii.
ALTUĞ BERKER:Evet, inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:“Hayatta yegane varlığım ve servetim Türk olarak doğmamdı” diye bitiriyor Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah.
ALTUĞ BERKER:MaşaAllah ve Peygamberimiz (s.av.)’i öven sözleri de vardı Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Allah’ı, Kuran’ı ve Peygamberimiz (s.a.v)’i öven sözü, evet.
ALTUĞ BERKER: "Bütün dünyanın Müslümanları Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.)'in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed (s.a.v.)'i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli; İslamiyet'in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli. Zira ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler."
ADNAN OKTAR:Şimdi bu nedir, bu konuşma? Bu bir veli konuşmasıdır, bir mürşit konuşmasıdır ve Hz. Hızır (a.s.)’ın talebesi olduğu açıkça görülüyor bu üsluptan.Yani Atatürk Mehdiyet’in zeminini oluşturan çok mühim Ahir zamanda gelecek bir şahıstır ve halis muhlis Müslüman evladıdır.
ALTUĞ BERKER:Evet.
ADNAN OKTAR:Buyurun, konuşmalarını görün.
ALTUĞ BERKER:MaşaAllah. Birlikle ilgili son bir sözünü okuyabilir miyim Hocam?
ADNAN OKTAR:Evet.
ALTUĞ BERKER:"Bütün İslam aleminin manen olduğu kadar maddeten de birlik içinde ve müttefik hale gelmesinden sadece sevinç duyarız.”
ADNAN OKTAR:MaşaAllah.
ALTUĞ BERKER: “Bunun içinde bizim kendi hudutlarımız içerisinde bağımsız olduğumuz gibi, Suriyeliler ve Iraklılar da milli hakimiyete dayalı bağımsız bir güç olarak ortaya çıkabilmelidirler.”
ADNAN OKTAR:Şu an devletin resmi politikası bu, maşaAllah...
Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler