< <
3 / total: 8

Ateist Derneği Başkanı'nın Yanılgıları

yaman_ors

Evrim teorisi konulu Ceviz Kabuğu programına katılan bir diğer evrimci, kendisini "Çekmece Ateist Derneği" adlı müphem bir cemiyetin başkanı ve bir dış mimar olarak tanıtan Ömer G. isimli şahıstır. Bu kişi seviye, nezaket ve mantıksal tutarlılık gözetmeden sürdürdüğü konuşmasında, Allah'a inanmadığını belirtmiş ve buna karşılık inananlardan "ispat" istemiştir. Kast ettiği ispat ise Allah'ın kendisine gözükmesi manasındadır.

Programı sunan Sayın Cevizoğlu bu kişiye son derece açıklayıcı bir cevap vermiştir:

Nasıl bir evi gördüğümüzde onun tesadüfen oluşmadığını, bir mimarın ürünü olduğunu anlıyorsak, evren ve canlılardaki olağanüstü tasarım, düzen ve planı gördüğümüzde de, bunun bir Yaratıcı'nın eseri olduğunu anlarız.

Dikkat edilirse, bu örneğin gösterdiği önemli bir sonuç vardır: Allah'ın varlığını anlamak, akıl gerektirmektedir. Çünkü ancak akıl sahibi bir varlık, gördüğü nesneleri inceleyip, "bunlar rastgele meydana gelmemiş, bir tasarlayıcısı var" diye mantık yürütebilir. Buna karşı aklı olmayanlar, sadece beş duyuları ile algılayabildikleri şeylerin varlığını bilirler. Örneğin hayvanlar bu şekildedir.

"Allah'ı bize gösterin, yoksa inanmayız" diyen inkarcılar da benzer bir kavrayışsızlık içindedir. Nitekim Allah Kuran'da onlar için "... Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar..." buyurur. (Araf Suresi, 179)

Ateist Derneği Başkanı'nın bir diğer yanılgısı, "Allah'ı kim yarattı" şeklindeki sorusunda ortaya çıkmaktadır.

Böyle bir sorunun manası yoktur, çünkü "yaratılmamış", "doğmamış" ve "doğurulmamış" olmak, zaten Allah'ın birer sıfatıdır. Allah, ezelden beridir var olan yegane varlıktır ve dolayısıyla üstteki soru mantıksal bir çelişkidir.

Bu soruyu soran Ateist Derneği Başkanı, kendince Allah inancında bir çelişki yakaladığı zannındadır. Oysa kavrayamadığı husus, Allah'ı kabul etmemekle, kendisinin bir başka şeyi "ezelden beri var" sayıyor oluşudur. Bu "ezelden beri var" saydığı şey ise maddedir.

Bu konuyu biraz açalım: Şu an içinde yaşadığımız evrenin var olduğunu, en azından bu evrenle ilgili algılarımızın ve bizzat kendimizin var olduğunu biliyoruz. Bu varlığın, bizden ve evrenden de önce var olan, sonsuz bir varlıktan geldiği ise açıktır. Bir başka deyişle, daima var olan bir "mutlak varlık" vardır ki, biz ve şu an gördüğümüz evren onun sayesinde var olmuştur. Akıllı bir insan bu varlığın herşeye güç yetiren Allah olduğunun bilincindedir. Allah'ın varlığını kabul etmekten kaçan bir insan ise bu mutlak varlığı madde olarak kabul eder. Ancak madde olarak kabul ettiğinde, büyük bir açmaza düşmektedir. Çünkü maddenin, tanımı gereği, bir bilinci yoktur; bir amacı, aklı, tasarım ve düzenleme gücü de yoktur. Madde, kendisinin varlığının dahi farkında olmayan, ölü bir yığındır. Dolayısıyla eğer mutlak varlık madde olmuş olsaydı, o zaman şu anda tüm evren ölü bir madde yığını olmaya devam edecekti. (Yani tüm evren, gazlardan, toz bulutlarından, ölü gezegenlerden ve diğer gökcisimlerinden ibaret olacaktı.)

Oysa şu anda evrende hem büyük bir düzen ve tasarım hem de bunu görüp anlayan, takdir eden ve bu konuyu muhakeme edip tartışabilen bilinçli varlıklar (yani biz insanlar) vardır. Bu da bize göstermektedir ki, tek mutlak varlık olan Allah, tasarlama, düzenleme, başka varlıklar yaratma, onlara bilinç ve akıl verme kudretine sahip bir varlıktır. İşte o mutlak varlık, herşeyin yaratıcısı, sahibi ve hakimi olan, "tüm alemlerin Rabbi" olan Yüce Allah'tır. Allah Kendisi'ni bize kitabı olan Kuran'da şöyle tanıtır:

De ki: O Allah, birdir.
Allah, Samed'dir (herşey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır).
O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.
Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir.
(İhlas Suresi, 1-4)

Ateist Derneği Başkanı'nın Kuran hakkında öne sürdüğü iddialar da, ciddi ve kayda değer tezler değil, sadece kulaktan dolma, din aleyhtarı bir fanatizmle tekrarlanmış hezeyanlardır. Gerçekte söz konusu kişinin üslubu, muhakeme düzeyi ve tahammülsüz tavrı, ateizmin de iyi bir temsili olmuştur. Çünkü başta söylediğimiz gibi, Allah'ın varlığını fark etmek akıl sahibi insanlara mahsustur, ateizm ise akıl erdirmeyenlerin inancıdır.

3 / total 8
Harun Yahya'nın Bir Tartışmanın Ardından kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top