Nisa Suresi; 142 (Münafıklar takva Müslüman görünümüne dikkat eder, gösteriş yaparlar ama isteksizce yaparlar)

Adnan Oktar'ın Kaçkar TV'deki canlı röportajı  (2 Kasım 2010)

ADNAN OKTAR: Nisa Suresi 142 “Gerçek şu ki, münafıklar (sözde)” kendilerine göre, “Allah'ı aldatmaktadırlar.” İşi gücü takva Müslüman görünümüdür münafığın, buna Allah dikkat çekiyor, “münafıklar sözde Allah’ı aldatmaktadırlar.” Şimdi güya sözde aldatması öyle hafif bir şey değil. Takkesi, tesbihi, sakalı, üslubu, konuşması falan, yani bakan, kardeşim bu öyle bir dindar ki görülmüş değil, kıyas edilemez, muazzam dindar, diyor. Münafığın en dikkat ettiği konu budur, görünüşe çok dikkat eder, onu bir sağlama alır kendince. “Oysa O, onları aldatandır.” Allah onlara aldatır, diyor. Onlar Allah’ı aldatmazlar, Allah onları aldatır. Ahmak çünkü, dinsizse direk dinsiz yaşaması normaldir, kendini  o acının içerisine sokuyor, Allah belasını veriyor o acıyla. Allah onu aldatıyor, onları aldatıyor, diyor. Çünkü direk küfür olsa, bu kadar acı çekmeyecek, münafık olduğu için kıyası kabil olmayacak şekilde acı çekiyor. “Namaza kalktıkları zaman, isteksizce kalkarlar.” Münafık yalnız olduğunda namaz kılmaz. Eğer evde hiç kimse yoksa, yani kimsenin görmeyeceğinden eminse, namaz kılmaz. Ama biri varsa, birileri varsa çok takva görünür. Onun için Allah ona dikkat çekmiş, “namaz kıldıkları zaman isteksizce kalkarlar.” İlk kaldırdığında kalkar hakikaten ama içinde müthiş bir öfke ve kızgınlıkla. Mesela sabah oldu namaza kalkalım dersin, Allah razı olsun der mesela, selavat getirerek kalkar. Ama içinden ağır hakaretler ederek, acayip bir nefretle kalkar. İçindeki ızdırabı Allah belirtiyor, müthiş bir nefret olur. Yoksa namaza kalkıyor, kalkmıyorlar demiyor Allah, kalkıyor ama nefretle kalkıyor. “İnsanlara gösteriş yaparlar,” bakın bu en mühim yönlerinden bir tanesi. Cebinde takkesi, elinde tesbihi, dualar, sözlü olarak da mesela sürekli nasihatlarda bulunur: İşte namussuza dikkat edin, namazlarınızı kılın, adaba edebe dikkat edin. Tek söylemediği nedir biliyor musunuz? İttihad-ı İslam ve Mehdiyet. Münafığı orada yakalayabilirsiniz, yoksa ibadet cihetinde yakalayamazsınız. Orada, hatta namazların daha da fazla kılınmasını savunur o. Beş vakit de az der o yani,  inşaAllah. Gece gündüz namaz kılar. Mesala sabahlara kadar namaz kılıyorum, der. Sabaha kadar tesbih çekiyorum, der. İşte sabahlara kadar Kuran okuyorum, der. Onlarda bir şey yoktur. İttihad-ı İslam’ı istemez, çünkü İttihad-ı İslam onun ölümü demektir. Mehdi (a.s.) demek, Mehdi (a.s.) zaten onu yakacak bir güç, ateştir onun için Mehdi (a.s.). Onun için nefret eder Mehdi (a.s.)’den münafıklar. “İnsanlara gösteriş yaparlar,” muazzam gösteriş yeteneği vardır münafığın, onun için münafıklar etkili olurlar. Daha takva görünürler, daha titiz gibi görünürler. Bediüzzaman’a karşı mücadelede münafıklar daha etken olmuşlardı. Onun için Bediüzzaman’ın talebeleri çok az oldu, sayıları çok az oldu. Yoksa bütün Türkiye’yi kaplardı Bediüzzaman. Münafıkların vuruşuyla gücü azaldı Bediüzzaman’ın, ama tabii hayır vardı, kaderi öyleydi. Mesela Mehdi (a.s.)’nin de talebelerinin az olmasının nedeni münafıklardır. Münafıklardan dolayı az olacak. Ama çok olması, zaten kaderde Allah’ın bir planı, çok olsa Mehdiyet görevini yapamaz, az olması gerekiyor. Az olması için Allah münafıklara görev veriyor. Münafıklar kaderde o ledün ilmidir,  Allah’ın ledün ilmidir, o vazifelerini yapmış oluyorlar. Mesela münafıklar Mehdi (a.s.)’nin çok sevap almasına sebep oluyorlar. Manevi makamının yükselmesine sebep oluyorlar. Mehdiyet makamının şanının gelişmesine sebep oluyorlar. “Allah'ı ancak çok az anarlar” çok mecbur olursa, gösteriş yapması gerektiğinde Allah’ı anar. Onun dışında Allah’ı anmazlar münafıklar, yani duruma göre. Genellikle de münafıkların yanında yaşadıkları için Allah’ı çok az anıyorlar, fakat münafıklara da gösteriş yapar onlar. Fakat az da olsa, onların yanında Allah’ı anıyorlar, usulen. Yani tamamen dinsiz görünmemek için, münafık münafığa oyun yapar. Ama Müslümanların yanında çok andıklarını görüyoruz, çünkü “insanlara gösteriş yaparlar” diyor ayette. Ama durum müsait olduğunda da az anıyorlar. Eğer yamuk yumuk adamlar varsa, onların yanında da az anıyorlar. Tek iken de hiç anmıyorlar. (Nisa Suresi 142) Çünkü münafıklar genellikle koloni halinde yaşarlar. Münafıklarla içiçe yaşarlar ama münafıklardan da nefret ederler. Fakat münafıklar bir araya geldiğinde, mutlaka birbirlerine Müslüman olduklarını vurgulamak durumundadırlar. Münafıklar birbirinden şüphe ederler, yani birbirlerinin kahpe olduğuna inanırlar. Bütün münafıklar birbirlerinin alçak olduğuna inanırlar. Yani şiddetli nefret olur, onun için ihtiyaten az da olsa Allah’ı anarlar. Fakat, içlerinden gelmeyerek, rahatsız olarak da olsa anarlar. Toplantılarını görebilen olsa anlar. Yani bu net böyledir.

 


2011-02-28 15:54:40

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top