Hz. Mehdi (a.s.) devrinde dünyada kaliteli ve güzel bir Müslümanlık hakim olacaktır

Ekranı büyüt
 

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde, Hz. Mehdi (a.s) devrinde Kuran ahlakının hakim olacağını bildirmiş ve günlük yaşantıda, sanatta, ekonomide ve  sosyal hayatın her yönünde mükemmel bir güzelliğin hakim olacağını müjdelemiştir. Kuran’da, hayatın her anını etkileyen bu anlayış çok detaylı olarak tarif edilmektedir. Bunun temelinde ise her konuda, Allah’ın en fazla hoşnut olacağı, en güzel, en doğru ve akılcı olanı uygulamak vardır. Kuran’da tarif edilen bu anlayış ve akıl doğrultusunda, Hz. Mehdi (a.s.) dünya tarihinde görülmemiş üstünlükte bir kalite anlayışını Allah’ın izniyle tüm insanlara yaşatacaktır.

Hz. Mehdi (a.s.) Devrinde Müslümanların Yaşadıkları Ortamlar Temiz, Estetik ve Güzel Olacaktır

Hz. Mehdi (a.s.), Allah’ın kendileri için yarattığı güzellikleri ve çevrelerindeki nimetleri, insanların çok daha iyi görüp takdir etmelerine dolayısıyla tüm bunlardan çok daha fazla zevk almalarına vesile olacaktır. Yine Kuran ahlakının bir gereği olarak temizliğe de büyük önem verilecek, insanlar hem çevrelerini hem de kendilerini olabildiğince temiz ve güzel hale getireceklerdir.

Toplumun her kesiminde, herkes son derece şık ve bakımlı olacak, hep güzellikle karşılaşılacaktır. İnsanların ahlakları gibi, yaşadıkları yerler, bahçeleri, evlerinin dekorasyonu, kıyafetleri, dinledikleri müzik, eğlence şekilleri, tiyatroları, resimleri, sohbetleri de güzelleşecektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisinde Hz. Mehdi (a.s.) zamanında yaşanacak bu güzel ortamı şöyle tarif etmiştir:

ALEMDE VİRAN BİR YER KALMAYACAK VE HZ. MEHDİ (A.S.) HER YERİ ONARACAK, ABAD (MAMUR VE ŞEN) EDECEK. (El  Mehdiyy-il Mev’ud, c:1, sf. 264)

Şehirler Güvenli ve  Estetik Olacaktır

Müslümanların yaşadıkları şehirler Hz. Mehdi (a.s) zamanında bilim ve teknolojinin gelişmesiyle estetik açıdan çok etkileyici olacaktır. Şehirlerdeki temizlik ve düzen bilgisayar sistemiyle kontrol edilecek, her yer yeşillendirilecek ve bu sistemi kimse bozmayacaktır. Günümüzde şehirlerde var olan karmaşa, kirlilik ve düzensizliğin nedeni Kuran ahlakının yaşanmamasıdır. Hz. Mehdi (a.s)’ın vesilesiyle Kuran ahlakı yaşandığında herkes çevresini daha fazla güzelleştirmeye, cennet ortamına benzetmeye çalışacak, Hz. Mehdi (a.s) önderliğinde sürekli yenilikler, güzellikler düşünülecektir. İnsanlar sahip oldukları büyük rahatlığı, konforu ve güzelliği kendilerine bir lütuf olarak veren Allah’a şükredeceklerdir.

Şehirler bilgisayar sistemleri sayesinde güvenlik açısından da son derece gelişmiş olacaktır. İnşa edilen binalar gelişmiş teknoloji sayesinde çok şiddetli afetlere dayanıklı hale getirilecek, her türlü altyapı sistemi en mükemmel şekilde inşa edilecektir. Acil yardım çalışmaları, trafik ve şehir planlaması, güvenlik ve sağlık gibi hizmetler çok hızlanacaktır. Bir şehirde yaşayan insanlar hakkındaki bütün bilgiler de bilgisayarlarda kayıtlı bulunacağı için her türlü işlem çok büyük bir hızla sonuçlandırılacak, zaman kaybı en aza indirilecektir. İşte bu refah ortamını Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle anlatmıştır:

BENİM ÜMMETİM O DEVİRDE ÖYLE BİR REFAH BULACAK Kİ, O GÜNE DEK ONUN MİSLİNİ KESİNLİKLE BULMAMIŞTIR... (Sünen-i İbni Mace, 10-347/ Ramuz el Ehadis, s. 508)

Hz. Mehdi (a.s.) Zamanında Sanat Çok Gelişecektir 

Altınçağ’da hayatın her anına hakim olan bolluk, zenginlik, güzellik ve ilerlemenin, sanat alanına da hakim olacağı hadislerde işaret edilen bir başka gelişmedir. Altınçağ’da sanata büyük önem verilecektir. Tüm insanlar bu konuda yoğun olarak teşvik edilecek, estetik ve sanata olan eğilim çok artacaktır. Bütün İslam alemine sanatçı bir ruh hakim olacak, sanatta çok büyük ilerlemeler kaydedilecektir. Müzikte, resimde ve diğer tüm alanlarda birbirinden güzel eserler ortaya çıkacak, Allah’a olan imanın insanlara verdiği geniş ufuk ve derin düşünce, tüm sanat dallarının gelişmesine öncülük edecektir. Bu konudaki bir hadis şöyledir:

Kıyam edecek (Kâim) olan Hz. Mehdi (a.s.), Ali’nin soyundandır. O BU YERYÜZÜNÜ, YERYÜZÜNDEN BAŞKA BİR HALE GETİRECEKTİR... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 169)

Sayın Adnan Oktar Hz. İsa (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)’ın çağın en modern, en kaliteli insanları olacaklarını şöyle anlatmıştır:

ADNANOKTAR: ”Hz. Mehdi (a.s) ultra moderndir, Hz. İsa (a.s) ultra moderndir. Çağın en modernidir Hz. Mehdi (a.s). Hz. İsa (a.s) da çağın en modernidir, en kalitelisidir. Müslüman demek zaten dünyanın en kaliteli insanı demektir. En akılcı, en merhametli, en özgür, en güzel düşünen, en çok estetikten-sanattan zevk alan. Her şeyin en mükemmeline biz Müslüman deriz.” (10 Mart 2011, SamsunAks Tv)

Hz. Mehdi (as.) tüm insanlara dünyada cennet benzeri güzel bir hayatın hazırlanıp sunulmasına vesile olacaktır. Bu dönem Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in bildirdiği gibi cennetin dünyadaki bir müjdesi, Allah’ın müminlere bir lütfudur. Bolluğuyla, bereketiyle, insanlara sağlayacağı her türlü konforuyla ve huzur dolu ortamıyla her Müslümanın ulaşmak isteyeceği bu dönem, iman eden insanlar için dünya hayatında çok üstün bir mükafattır. Bu güzel dönemle müjdelenmek de kuşkusuz tüm Müslümanlar için çok büyük bir şereftir.

Temizlik ve Estetik Her Yere Hakim Olacaktır

İNSANLAR OLDUKÇA HAYIRLI, YAŞANTILARI GAYET RAHAT OLACAKTIR.(El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 54) hadis-i şerifinde bildirildiği gibi Hz. Mehdi (a.s) vesilesiyle insanların yaşadıkları ortamlarda estetik olmayan, biçimsiz hiçbir yer, hiçbir bina kalmayacak, gecekondu benzeri yapılar ortadan kaldırılacak, her yer estetik ve göze hoş hale gelecektir. Pratik kullanımlı ancak ihtişamlı görünümlü iki katlı, geniş evler, havuzlar, bağlar, bahçeler artacak, mevcut alanlar, bahçeler güzelleşecektir. Sokaklara göze hoş gelen meyve ağaçları ekilecek, hemen her yerde küçük hayvanat bahçeleri oluşturulacaktır. Doğal parkların sayısı çok fazla artacak, insanların yaşadıkları yerlerde yoğun bir yeşillik hakimiyeti görülecektir. Halkın bizzat kendisinin de bakıp beslemekten zevk alacağı binlerce bitki ve çiçek tüm şehir ve kasabaları süsleyecektir. Tüm bu mekanların ışıklandırılması, estetiği, boyanması son derece sanatkarane olacak ve çok estetik hale getirilecek, dünyanın her yerine insan ruhunun çok hoşlanacağı bir kalite anlayışı hakim olacaktır.

Tüm mekanlar, yollar, ibadethaneler, eğlence yerleri, dinlenme alanları, işyerleri, evler, insanların kılık kıyafetleri kısacası her yer temiz, kaliteli ve çok şık olacaktır. Bunun yanı sıra yerleşim merkezlerinde çevre kirliliğinin önüne geçilecek, hava kirliliğine neden olan her konuya çözüm getirilecektir.

İnsanlar Kaliteli Bakımlı ve Son Derece Şık Olacaklardır

Hz. Mehdi (a.s.) temiz güzel ve şık giyinmenin hem Kuran’da Allah’ın bir emri hem de Peygamberimiz (s.a.v.)’in bir sünneti olduğunu tüm dünyaya gösterecektir. Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle güzel giyinmekten zevk alan, temiz, modern, bakımlı insanlar olacaktır. Herkes çok güzel ve temiz kokacak, insanların saçları bakımlı, temiz ve  modern, kadınlar da makyajlı ve son derece bakımlı olacak, sokaktaki herkes alımlı ve hoş kıyafetlerle gezecektir.  

Peygamber Efendimiz (sav) hadislerinde Hz. Mehdi (a.s)’ın tüm insanlığa örnek olan giyimini şöyle övmüştür:

Aban bin Tağlib der ki: imam Cafer-i Sadık a.s.nin şöyle buyurduğunu duydum, ben Kaimi (Hz. Mehdi (a.s.)) görür gibiyim, NECEF’İN ARKASINDA RESULULLAH’IN BEYAZ ZIRHINI GİYECEK VE ZIRHI GİYDİKTEN SONRA BEDENİ TIPKI RESULLAH’IN BEDENİ GİBİ GENİŞLEYECEK. CENNET İPEKLERİNDEN BİR ELBİSE ZIRHI ÖRTECEK ... (İmam Mehdi, Ali İrfan, Velayet Yayıncılık, sf. 94)

Sayın Adnan Oktar Müslümanların giyinmekten en iyi anlayan dünyanın en kaliteli insanları olduklarını şöyle anlatmıştır:

ADNANOKTAR: "... Bazı kadınların saçı dökülür hastalık neticesinde, bir kısmı dökülür; alır, peruk koyar, kafasını kapatır. Arkadaşlarının içinde çok rahat gezer. Çocuğu mahcup ediyor, saçının yarısı var, yarısı yok, sokakta gezdiriyorlar. Olur mu öyle şey? Ne mahsuru var, niçin olmasın? Bu bir güzelliktir, bir estetiktir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) zamanında sahabelerin burnu kopuyor savaşta, altından burun yaptırıyor, takıyor; estetik olsun, güzel olsun diye. Peygamberimiz (s.a.v) saçlarını örüyor iki taraftan. O zamanda bir bitki yağı var, özel elde edilmiş, daha güzel kokulu bir yağ, biraz krem gibi bir yağ, akışkan bir yağ değil, parlak bir yağ, çok güzel kokulu, onunla saçlarını yağlıyor, saçları pırıl pırıl parlıyor. Briyantin gibi, şu anki briyantinin benzeri, adeta briyantin sürüyor. Pırıl pırıl parlıyor, mis gibi de kokuyor ve örüyor iki taraftan. Bu bir süs, güzellik değil mi? Sakalına şekil veriyor, düzeltiyor. Bıyıklarına şekil veriyor, düzeltiyor. Hanımlar da kendilerine bakar, kadınlar bakımla güzel olur. Çocuğun hali ne olur o zaman? Müslüman kadınları umacı gibi göstermek istiyorlar. Sakallı, bıyıklı kadınlar; kaşı, gözü birbirine girmiş; konuşmayı bilmiyor, genel kültürü yok, lahana gibi üst üste giyinmiş, feci şekilde ter kokuyor; yazık, günah değil mi?

Dinç, zinde, sportmen olması lazım Müslüman kadınların, genç kızların. Çok kaliteli, klas, Avrupalı kadınlardan daha da hoş görünümlü olmaları lazım; kalite olarak, konuşma olarak, kültür olarak. Birçok yabancı dil bilen, genel kültürü çok gelişmiş, görgüsü gelişmiş, nezaketi gelişmiş; çok şık, temiz giyinen. Tesettür giyinsin ayrı mesele ama o sakal, bıyık neyin nesi. Kaşı, gözü birbirine girmesi neyin nesi, değil mi? Sünnetle bir alakası yok bunun. Deodorant kullandırmıyorlar; kokuyormuş diye. Ter kokması daha mı iyi? Tertemiz işte, çiçek kokuyor ne var onda? Dağa, taşa git, baharda çiçek kokuyor, ne olur çiçek kokusundan? Deodorant kokusu nihayet, zaten belli belirsizdir deodorantın kokusu da, inşaAllah." (5 Mayıs 2011 A9 Tv ve Samsun Aks Tv )

Hz. Mehdi (a.s) devrinde hayatın her anına bolluk, zenginlik, güzellik ve ilerleme, sanat hakim olacaktır. Bu dönemde  insanlar hep güzellikle karşılaşacak, ahlakları gibi, yaşadıkları yerler, bahçeleri, evlerinin dekorasyonu, kıyafetleri, dinledikleri müzik, eğlence şekilleri, tiyatroları, resimleri, sohbetleri de güzelleşecektir. Hz. Mehdi (a.s) döneminin en önemli özelliği Kuran ahlakının eksiksiz olarak yaşandığı bir dönem olmasıdır. Dolayısıyla insanlar,  Allah’ın Kuran’da inanan kullarına müjdelediği güzelliklerin hepsini bu dönemde yaşayabileceklerdir. Allah ayetlerinde iman eden müminleri dünyada da güzel bir hayatla yaşatacağını şöyle bildirmektedir:

Sizin yanınızda olan tükenir, Allah’ın Katında olan ise kalıcıdır. Sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle Biz muhakkak vereceğiz. Erkek olsun, kadın olsun, bir mü’min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 96-97)

Hz. Mehdi (a.s) Devrinde Gerçek Demokrasi ve Özgürlük Yaşanacaktır

Hz. Mehdi (a.s) vesilesiyle insanlar çok büyük bir huzur, güven ve konfor içinde olacaklardır. Bunun nedeni, Hz. Mehdi (a.s)’ın insanlara Kuran’ı anlatması ve insanlar arasında Kuran ahlakının eksiksiz olarak yaşanmasına vesile olmasıdır. İnsanlar Allah’tan korktukları ve ahirette tüm yapıp ettiklerinden sorguya çekileceklerinin bilincinde oldukları için bencillik, kin, öfke, nefret, haset, intikam hisleri gibi kötü ahlak özelliklerinden, yolsuzluktan, haksız kazanç elde etmekten, yalan söylemekten, insanların canına kast etmekten, rüşvet almaktan kargaşadan, şiddetten titizlikle sakınacaklardır. Bunların yerine insanlar arasında dürüstlük, yardımseverlik, fedakarlık, başkalarının iyiliğini, sağlığını, rahatını, güvenliğini ve özgürlüğünü düşünmek, sevgi, saygı, merhamet, vefa, sadakat, kardeşlik gibi güzel ahlak özellikleri hakim olacaktır.

Tam Bir Fikir Hürriyeti Olacaktır

İslam ahlakı, inanç ve düşünce konusunda insanlara tam bir özgürlük tanımaktadır. İslam’ın vahyedildiği dönemden günümüze kadar geçerli olan bu anlayış, İslam ahlakının da temelini oluşturmuştur.

İslam ahlakına göre insan istediği inancı seçmekte özgürdür ve hiç kimse bir diğerini inanç konusunda zorlayamaz. Peygamberimiz (s.a.v)’in hadislerindeki bilgilere göre, Kuran ahlakının bir gereği olan bu fikir özgürlüğüne dayalı anlayış tüm toplumlara hakim olacaktır. Bunun sonucunda ise siyasi çekişmeler tamamen ortadan kalkacak, dostluk ve sevgi içerisinde tam bir demokrasi ortamı oluşacaktır. Başkalarına zarar vermemek şartı ile her türlü inanç özgürce yaşanacak, kargaşa ve çatışmaya sebebiyet vermeden herkes fikrini istediği gibi beyan edebilecektir. Hz. Mehdi (a.s) vesilesiyle gerçekleşecek olan bu demokrasi ortamı Peygamberimiz (s.a.v)’in hadislerinde şöyle bildirilmiştir.

Tabarani, Evsad’da Amr. B. Ali tariki ile Hz. Ali b. Ebi Talib’den tahric etti:

... Cenab-ı Hak İslam’ı nasıl bizimle başlatmışsa onunla sona erdirecektir. NASIL, BİZİMLE ONLAR ARALARINDAKİ ŞİRK VE ADAVETTEN (HUSUMET VE DÜŞMANLIKTAN) KURTULMUŞ VE KALPLERİNE ÜLFET (DOSTLUK) VE MUHABBET (SEVGİ) YERLEŞMİŞSE, (ONUN GELİŞİ İLE) YİNE ÖYLE OLACAKTIR. (Ahir Zaman Mehdisi’nin Alametleri, Celalettin Suyuti, s. 20)

Farklı Dinler Arasında Barış ve Hoşgörü Hakim Olacaktır

ALLAH BİZİMLE İNSANLARI NASIL ŞİRK ADAVETİNDEN (DÜŞMANLIĞINDAN) KURTARARAK, ONLARIN KALPLERİNE ÜLFET VE MUHABBET YERLEŞTİRMİŞ VE DİN KARDEŞİ YAPMIŞSA, MEHDİ İLE FİTNE ADAVETİNDEN KURTARACAK VE KARDEŞ YAPACAKTIR.(Taberani’den, Heysemi, c. VII, s. 317; Nuaym b. Hammad, vr 52b; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 20) hadisinde belirtildiği gibi  tüm halklar barış ve huzur içerisinde yaşadıkları gibi Hz. Mehdi (a.s) döneminde de aynı hoşgörü anlayışının hakim olacağı bildirilmektedir. Bu bilgilere göre Müslümanlar ile Hıristiyan alemi arasında karşılıklı hoşgörüye dayalı bir kardeşlik, şefkat ve merhamet anlayışı oluşacaktır. Hıristiyanların ve Yahudilerin tüm ibadethaneleri, havralar, kiliseler ve vakıfları koruma altına alınacak, kilise açmak isteyenlere, dini inançları doğrultusunda talepte bulunanlara, ibadetlerini yerine getirmek isteyenlere imkan tanınacaktır. Tüm Hıristiyanların ve Yahudilerin kendileri için kutsal sayılan topraklarında barış, huzur ve güvenlik içinde yaşamaları sağlanacak, her türlü sorun sevgi, saygı ve hoşgörü anlayışıyla kolaylıkla halledilebilecek, tüm halklar birbirleriyle uyum ve dostluk içerisinde yaşamlarını sürdürebileceklerdir.

Peygamberimiz (s.a.v) Hz. Mehdi (a.s)’ın vesile  olduğu kaliteli yaşamdan tüm insanların razı  olacaklarını bildirmiştir:

Peygamberimiz (sav) hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.)’ın önderliğinde hayırlı bir dönem yaşanacağını hatırlatmış ve bu devirde "denizdeki balıklardan havadaki kuşlara kadar yerdeki ve gökteki tüm canlıların ve tüm insanların Hz. Mehdi (as)’dan razı olduklarını" bildirmiştir:

MEHDİ İLE MÜJDELENİN... ONDAN YER VE GÖK EHLİ RAZIDIR...(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)

... O ZAMAN, YER VE GÖK EHLİ, BÜTÜN YABANİ HAYVANLAR, KUŞLAR, HATTA DENİZDEKİ BALIKLAR BİLE ONUN HİLAFETİYLE SEVİNECEKLERDİR... (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 31)

Ebu Said Hudri Resulluh’dan rivayet ediyor:

MEHDİ’NİN İZLEYİCİLERİ ONA SIĞINIRLAR, BAL ARILARININ KRALİÇE ARIYA SIĞINDIKLARI GİBİ (ONUN YANINDA GÜVEN VE HUZUR BULURLAR), O YERYÜZÜNÜ ADALET VE DÜRÜSTLÜKLE DOLDURACAKTIR.(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 11)

Sayın Adnan Oktar Müslümanların dünyanın en kaliteli, en akıllı, en zeki ve en keskin dikkate sahip insanları olduklarını şöyle anlatmıştır:

ADNANOKTAR: “Fikirlere saygı, fikir özgürlüğü. Mesela şimdi bu hiç vurgulanmıyor. Pakistan’da İslam’ın anlaşılma şekli bambaşka, Afganistan’da bambaşka, Türkiye’de bambaşka. Mesela diyorsun ki: “Anlayışlı olmak lazım”. Ne demek bu; Marksist de olabilir, dinsiz de, ateist de olabilir. Onlara karşı saygılı olmak gerekir. Kimseye baskı yapmamak, inançlarına baskı yapmamak ve inancından dolayı da ona karşı saygısız bir tavır göstermemek. Birinci sınıf insan muamelesi yapmak herkese. Marksist de olabilir yine saygılı ve sevecen davranacaksın inşaAllah. Başka; sanatı öldürmeyeceksin. Neşeyi öldürmeyeceksin. Mutluluğu, sevinci öldürmeyeceksin. Bilakis sanatı, güzelliği, neşeyi ve sevinci dirilteceksin. Estetiği, temizliği teşvik edip mükemmelleştireceksin. Şimdi mesela, “adaplı ve edepli ol” dedi mi adam, sadece bu kadar dersen, yanlış anlar.  Çünkü çok yanlış anlayacağı gibi durumlar olabilir. Karanlık, izbe bir bina aklına gelebilir, taştan yapılmış, bir köşeye oturmuş, her tarafı bezlerle sarılı bir insan aklına gelebilir. Yemeyen, içmeyen, gülmeyen, konuşmayan, konuşursa bile ağır ağır konuşan. Halbuki Müslüman, dünyanın en kaliteli, en akıllı, en zeki, en keskin dikkate sahip, en yaman insanıdır.

Peygamberimiz (s.a.v.) nasıldı; çok ataktı. Hanımlarıyla yakalamaca oynuyordu, çok neşeliydi. Hz. Hasan (r.a.), Hüseyin (r.a.) mescidin içinde kovalamaca oynuyordu, sevimliler. Gelip dedelerinin başına oturuyorlardı namazda. Çok neşeli, rahat ve güzel bir İslam anlayışı vardı. Peygamberimiz (s.a.v.)’in evleri çok güzeldi, ortam güzeldi, sofrası güzeldi. Hz. Ali (r.a.) çok şakacıydı, bütün millet gülmekten kendini alamıyordu, çok hoş sohbetti. Bu anlayışı iyi vurgulamak lazım.” (10 Ağustos 2010 Gaziantep Olay TV)

Hz. Mehdi (a.s) Devrinde Din Aslına Dönecektir

Bilindiği gibi Peygamberimiz (s.a.v.)’in ve sahabelerin vefatından sonra dinin içine Kuran ile taban tabana zıt hurafeler, ibadet şekilleri sokulmuş, Resulullah (s.a.v.) adına sayısız hadisler, hükümler uydurulmuştur. Ve bunların birçoğu günümüze kadar gelmiştir. Yüzyıllar süren bu süreç içinde samimi Müslümanlar bunları elden geldiğince ayıklayarak, dinin aslını ayakta tutmaya çalıştılarsa da, bugün İslam adına ortaya atılan birçok konunun Kuran’da yerinin olmadığı açık bir gerçektir.

Hiç şüphesiz neyin dine uygun olup neyin olmadığı konusunda başvurulabilecek kaynak Kuran’dır. Dolayısıyla Hz. Mehdi (a.s) zamanında dine sonradan ilave edilmiş hurafeler Kuran ölçü alınarak, birer birer uygulamadan kaldırılacaktır. Bi’dat hiç kalmayacak ve dinin gerekleri aynı Peygamberimiz (s.a.v.) zamanındaki gibi yerine getirilecektir, gerçek din anlayışının ortaya çıkmasıyla  bu konuda  da müthiş bir kalite hakim olacaktır:

İNSANLAR KURAN’I KENDİ NEFİSLERİNE GÖRE YORUMLADIKLARI ZAMAN HZ. MEHDİ (A.S.) ONLARIN DÜŞÜNCELERİNİ KURAN’A DOĞRU YÖNLENDİRİP ONU KURAN’IN GERÇEKLERİNİN HİZMETİNE SUNACAK. SONRA SİZE KİTAB VE SÜNNETİN NASIL UNUTULDUĞUNU GÖSTERECEK VE ONUN CANLI ANLAMLARINI İHYA EDECEK. (Nehcü’l Belağa, hutbe 134.)

HZ. MEHDİ (A.S.) VESİLESİYLE CENNET BENZERİ BİR ORTAM TÜM DÜNYAYA HAKİM OLACAKTIR

Yüce Rabbimiz Kuran’da müminlerin asıl yurdunun cennet olduğunu bildirir. Hz. Mehdi (a.s) Kuran ahlakına uygun yaşadığı ve insanları da bu yönde eğittiği için o dönemdeki her türlü estetik kavramı, cennete göre şekillenecektir.

Hz. Mehdi (a.s.)’ın cennete duyduğu  bu özlem, onun  çevresini cenneti andırır mekanlara dönüştürmesine vesile olacaktır. Cennet, elbette ki bir insanın hayal edebildiğinin çok üzerinde sanat eserlerine, dünyada hiçbir insanın erişemeyeceği kusursuzlukta görüntülere ve  güzelliklere sahip olan bir mekandır. Ancak Hz. Mehdi (a.s) Kuran’a uygun bakış açısıyla dünyadaki tüm imkanları kullanarak,  cennetin bir nebze de olsa benzerini dünyada insanlara yaşatacaktır. Öncelikle Kuran’da emredilen temizlik anlayışını yansıtacak, insanların kullandıkları tüm mekanlar, yollar, ibadethaneler, eğlence yerleri, işyerleri, evler kısacası her yer tertemiz olacaktır.

İnsanların sosyal hayatları ve aralarındaki ilişkiler de son derece samimi saygılı ve kaliteli olacaktır. Eğlence merkezleri, dinlenme alanları, müzik dinlenen yerler en rahat kullanılacak şekilde düzenlenecektir. Gençlerin gittikleri eğlence ortamlarında sağlığa zararlı hiçbir yiyecek ve içecek bulundurulmayacak, her ortamda insanların sağlığı gözetilecektir. Bir hadis-i şerifte Hz. Mehdi (a.s.)’ın bu güzel ortama vesile oluşu şöyle anlatılmıştır:

Ebu Said Peygamber’in (s.a.a) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: ...Daha sonra Allah Teala Ehl-i Beyti’mden birini ((Hz. Mehdi (a.s.)’yi) zulümle dolan yeryüzünü adaletle doldurması için gönderecektir. Gökyüzü ve yeryüzünün sakinleri ondan (Hz. Mehdi’den) razı olacaklar. Yeryüzü bütün bitkilerini onlara yeşertecek ve gökyüzü sürekli onlara  yağmur yağdıracaktır. ...ALLAH TEALA’NIN YERYÜZÜNE İNDİRDİĞİ BUNCA HAYIR SEBEBİYLE, ÖLÜLER YENİDEN YAŞAMAYI ARZULAYACAKLARDIR. (El-Beyan, s. 72, Es-Sevaik-ul Muhrika, s. 161, Yenabi-ul Mevedde, c.2, s. 177)

Sayın Adnan Oktar Hz Mehdi (a.s)’ın insanları kaliteli yaşatmayı esas alacağını anlatıyor:

ADNANOKTAR: "Bakın kardeş kardeşi boğuyor. Mesela Yemen’de Şii-Sünni ayırımı var. Ne fark eder? Sünni olsa ne olur? Şii olsa ne olur? Caferi olsa ne olur? Ne güzel işte hepsi nur gibi Müslüman.  Başka bir tarikattan da olabilir, başka bir mezhepten de olabilir. La ilahe illaAllah Muhammeden Resulullah diyor, adama bu yetmiyor. Allah Allah, ne istiyorsun? La ilahe illaAllah Muhammeden Resulullah diyen adamı öldüren, Musevi’yi öldürmez mi? Hıristiyan’ı öldürmez mi? Onları haydi haydi öldürür. Komünisti de öldürür, hepsini öldürür. Öyle kişiler, kendi dışındaki adama hayat hakkı tanımaz. Mehdiyet öyle değil. Mehdiyet, yaşatma yönü ağır basan bir harekettir. Mehdiyet, kaliteli yaşatmayı esas alan bir harekettir. Güzel yaşatmayı, mutlu, sevinçli, sıhhatli yaşatmayı esas alır. Yani Mehdiyet, müşriklerin bile, güzel hayat yaşamasını sağlar. Dinsizleri bile koruyup-kollar, birinci sınıf vatandaş olarak koruyup-kollar. Öyle bir sistemdir." (13 Mayıs 2011, A9 TV )

2011-12-10 21:36:42
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top