İran, Mehr haber ajansı, 20 Ocak 2009

 
1.   Türk insanlarının ve hükümetinin Filistini desteklemelerinin sebebi ne olmuştur?
 
Filistin tüm Müslümanlar için mübarek bir beldedir. Yaklaşık 400 yıl boyunca Osmanlı toprağı olarak kalmış, Müslüman Türklerin idaresinde en güzel, en huzurlu günlerini yaşamıştır. Türkiye ve Türk toplumu için Filistin her zaman sahip çıkılması gereken bir emanettir. Türk halkı her zaman çok dindar, manevi değerlerine bağlı bir millet olmuştur. Ama özellikle son 20 yıldır, Darwinizm'in tam anlamıyla etkisinin kırılmasıyla Türk toplumunun hamiyeti kat kat güçlenmiş, ihtiyaç içinde olan tüm Müslümanlara sahip çıkma bilinci müthiş artmıştır. Biliyorsunuz 1970'li yıllarda Türkiye'de halkın neredeyse %80'i Darwinizm'e inanıyordu. O zamanlar Filistin de sadece komünist bir dava gibi görülüyordu. Hatta o dönemlerde Filistin adeta Marksistlerin kampı hükmündeydi. Şimdi Türkiye'de Darwinizm'e inananların sayısı parmakla gösterilecek kadar az. Dünya genelinde Allah inancının en güçlü olduğu, Darwinizm'e en az inanılan ülkelerden biri Türkiye. Son derece itidalli, dengeli, ılımlı, hamiyetperver, cesur, akılcı bir İslam anlayışı yerleşmiştir ve bu anlayışla Türkiye tüm Türk İslam alemine sahip çıkmayı, onlara hizmet etmeyi, onları koruyup kollamak için öncülük etmeyi vicdani bir sorumluluk olarak görmektedir. Ve Allah'ın izniyle bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirecek bir millettir. 
 
2.   Filistin probleminin sebebi nedir?
 
Resullullah (sav) bu olayları adeta aynada seyreder gibi seyretmiş, hepsini görmüş ve olduğu gibi anlatmıştır. Müslüman kanının akacağı, bu devirde büyük olaylar olacağı, kargaşalar yaşanacağı, mazlumların kanının döküleceği hatta çocukların kadınların öldürüleceği, gebe kadınların dahi öldürüleceği çok büyük fitneden bahsetmiştir. Ama bunun arkasından "Benim evlatlarımdan Mehdi zuhur ettiğinde bütün bunlar tam tersine dönecek, refah, bolluk, huzur, bereket, nezaket, güzellik, estetik çağı gelecek" demiştir. Dolayısıyla aslında tüm bunlar Güneş'in doğuşunun yakın olduğunun, Müslümanları çok aydınlık bir gelecek beklediğinin alametleridir. Ateist Siyonistlerin bu saldırılardaki hedefi, Müslümanları kendilerince yıldırmak ve kendi kafalarına göre Müslümanların güçlerini kırmak istemeleridir. Bunlar aynı zamanda, dindar Hıristiyan ve dindar Musevilere yönelik de saldırılarda bulunuyorlar. Bu "Deccal" düşüncesidir. Deccali tavırdır. Deccali tavır bilinen bir şeydir. Rivayetlerde, "Deccal, Mescid-ul Aksa'ya yakın bir yerde müminleri muhasara altına, kuşatma altına alır. Ve müminlere öylesine açlık isabet eder ki...." deniliyor. Bu aynı zamanda, Deccal'ın saldırılarından biridir. Deccaliyet zuhur etmiştir. Uzun süredir Müslümanlara karşı bu tavır içerisindedirler. Müslümanların bunlara karşı ittifakla karşı koymaları gerekir. Müslümanların bölünmüşlüğü haramdır. Birleşmeleri de farzdır. İnşaAllah, bir Türk İslam birliği olacak ve bu Türk İslam birliği, bu belalara ve bu facialara bir son verecek.
 
3.   60 yıllık bir problemin hallolması için çözümler nedir?
 
Çözümü Kuran bize göstermiş. Allah bize göstermiş. Fakat Müslümanların bir kısmı bu çözümlerin üzerinde durmuyorlar. Bu çözümün üzerinde durmadıkları müddetçe bu belalar eksik olmaz. Kan, İslam aleminde sel gibi akar ve çok büyük fitneler çıkar. Her türlü acıyı her türlü belayı yaşar Müslümanlar. Bunun tek çözümü, Türk İslam Birliği'dir. Dünyada toplam 20-25 milyon kadar mason ve ateist Siyonist var. Ama bakın dikkat edin, bunların ana özelliği birbirlerini çok iyi koruyup kollamalarıdır. Bölünmüş değiller, ittifak halindeler. Bakın ittifakla 20-25 milyon insan bütün dünyayı esir almış durumda. Halbuki Müslümanlar ittifak etse, -ki milyar hesabıyla Müslümanların sayısı biliyorsunuz- nefesleriyle bitirirler tüm fitne fesatı. Müslümanların bölünmüş olması haramdır. Müslümanların birleşmemesi de haramdır. Bu haram işlendiğinde Müslümanların gücü olmaz. Müslümanların birlik olması farz, yani Allah’ın emri. Eğer Müslümanlar birlik olursa, bir olmak istediklerini her fırsatta gündeme getirirlerse, İsrail anında durur böyle büyük bir olayda. Zaten böyle bir konu da kalmaz. Afganistan’da da böyle bir konu kalmaz. Irak’ta da böyle bir konu kalmaz. O yüzden tüm Müslümanlar, Türk İslam Birliği’ni istesinler, bunun için sürekli dua etsinler, Hz. Mehdi'yi arasınlar, legal toplantılarda, mitinglerde pankartlarla, konuşmalarla bunları dile getirsinler. Allah muhakkak Türk İslam Birliği’ni gerçekleştirecek inşaAllah, bunlar da bizim duamız mahyetinde olur inşaAllah.
2009-02-01 11:30:05

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top