Ilımlı İslam Sahabe İslamı Demektir

✓ Ilımlı İslam terimi nasıl ortaya çıktı?

✓ Ilımlı İslam ve modern İslam arasında bağlantı var mıdır?

www.sonpeygamberhzmuhammed.imanisiteler.com

Özellikle son dönemlerde yaygın hale gelen tahammülsüz ve sapkın bir inanç, çoğunlukla “İslam” adıyla anılmaya başlandı. Bir kısım odaklar gerçekte bağnazlık olan bir dinin adını “İslam” koydular. Bağnazlık dinine yönelik korkularını İslam’a yönelttiler. Öyle ki, bir İbrahimi din “korku” kelimesiyle birlikte anılır oldu. İslamofobia bütün dünyada zikredilir hale geldi. İnsanlar korkularının İslam’dan değil, bağnazlık dininden kaynaklandığının farkında bile olmadılar. Hurafecilerin yarattığı bağnaz dinin İslam adına ortaya çıktığını göremediler. Çünkü kimse onlara İslam’ın bu olmadığını anlatmadı. Ne İslam adına ortaya çıkan radikaller ne de bu radikallerden korku duyan İslamofobikler gerçek İslam’ın bu bağnaz, ürkütücü, sevgisiz ve nefret dolu dinle hiçbir alakasının olmadığını gösteremediler. İslam dininin radikalleri tüm dünyaya ama en çok da Müslümanlara zarar vermeye başladılar.

“Ilımlı İslam” kelimesi de bu nedenle ortaya atıldı. Sanki bir vahşi bir de ılımlı İslam modeli varmış gibi radikallerin vahşetine karşı koyan Müslümanlar “ılımlı Müslüman” olarak anılmaya başlandı. İslam karşıtı sesler ılımlı İslam’ın savunucularını kendilerince takdir ettiler, fakat radikallere karşı onları güçsüz buldular. Zannettiler ki bir vahşet dini, barışçıl bir kısım kimseler tarafından yumuşatılmaya çalışılıyor (İslam’ı tenzih ederiz). Hatta buna “İslam’da reform”, ılımlı İslam savunucularına da “reformist” dediler. Oysa bunun bir reform değil, gerçek İslam olduğunu gösterebilen olmadı. İslam karşıtları, “reformist”leri takdir etseler de, radikallerin şiddetten kaynaklanan sahte güçleri ve onların İslam dinini temsil ettikleri şeklindeki inançları daha ağır bastı.

Barışı savunan ve Kuran’a bağlı olan Müslümanlar İslam dinini yumuşatmaya, reformize etmeye veya ılımlı hale getirmeye çalışmıyorlar. Barışı savunan Müslümanlar olarak asıl amacımız, yıllardır İslam adı altında dünyaya yayılan bir yalanı ilimle yok etmektir. Yıllardır İslam adına temsil edilen radikalizmi, bağnazlığı, fanatikliği ve İslam ile alakası olmayan o hurafe dinini ortadan kaldırmaya çalışmak, Kuran’dan delillerle İslam’ın gerçeğini göstermektir. Şu ana kadar bağnazlar tarafından İslam’a yönelik yapılmış en büyük iftiraya son vermektir.

“Sahabe dönemi İslamı”nın bugün İslam nüfusunun büyük çoğunluğu tarafından benimsenen ve uygulanan bağnaz İslam anlayışı ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Hatta zihniyet olarak birbirleriyle tamamen zıttırlar. Bugün pek çok Müslüman toplum tarafından İslam adı altında öne sürülen bağnazlık, sahabe döneminden sonra ortaya çıkarak gelişmiş, hurafelerle ve sapkınlıklarla dolu batıl, şeytani bir dindir.

www.Kurandapeygamberdualari.beyazsiteler.com

Sahabeler Modern İslam’ı En Güzel Biçimde Uygulamışlardır

Modern İslam, İslam dininin modernleştirilmiş, modern zihniyet ya da yaşam biçimlerine adapte edilmiş bir hali değildir. Modern İslam, İslam’ın yüceliğini ve üstünlüğünü gereği gibi kavrayamamış, eziklik ve aşağılık kompleksi içinde kıvranan, kişiliği tam gelişmemiş kimi Müslümanların entelliğe, komünizme, bazı dejenere kültürlere ve batıl felsefelere olan gizli özentisi ve hayranlığı hiç değildir.

Modern İslam, İslam’ın, geçmiş ve gelecek tüm zamanların ve tüm toplumların modernlik anlayışlarının kat kat daha ötesinde, en üst derecede bir modernlik anlayışına sahip olduğu gerçeğini tanımlar. İslam’ın bu modern-üstü vasfını da bize en güzel açıklayan kaynak Allah’ın vahyi Kuran’dır. Dolayısıyla modern İslam, Kuran’ın en doğru biçimde anlaşılarak en güzel, saf ve samimi bir şekilde yaşanmasından ibarettir. Modern İslam kısaca, İslam’ın özünün modernlik olduğunun ifadesidir.

En Modern İnsan Peygamber Efendimiz (sav)’dir

Modern İslam Peygamber Efendimiz (sav)’in ve ashabının yaşadığı İslam’dır. Dünyanın en modern insanı da yine Kuran’ı en güzel şekilde anlayıp ona en güzel şekilde uyan Peygamberimiz (sav)’dir. Elbette kastettiğimiz modernlik anlayışını Resulullah (sav), kendi devrinin imkan ve şartları, mevcut teknoloji düzeyi çerçevesinde en ileri derecede yaşamış ve müminlere de böyle bir yaşamı öğretmiş ve öğütlemiştir.

Örneğin bugünkü bağnaz anlayış kadınları bakımsız, sağlıksız bırakarak onları erkeklere benzetmeyi makbul görürken, Peygamber Efendimiz (sav), kadınların erkeklere, erkeklerin de kadınlara benzemesini şiddetle yasaklamış, kadınlara hep bakımlı, makyajlı olmalarını, güzel görünmelerini emretmiştir. O dönemde mümin hanımlar, saçlarını boyar, makyaj yapar, son derece bakımlı olur, bunun için o devrin imkanları dahilinde kına, haluk gibi malzemeleri kullanırlardı.

Allah’ın Resulü (sav) eğer bu dönemde yaşamış olsaydı günümüzün en modern insanı, modern dindarlığın da en güzel örneği olacağında şüphe yoktur. Tabii ki modernlikten kastettiğimiz dar anlamıyla yalnızca marka giyinmek, lüks bir yaşamı benimsemek değildir. İnsanların en moderni olmak, her yönden, yani ahlak, akıl, kültür, anlayış, bilinç, dikkat, derinlik, hal, tavır, adap, davranış, kişilik, giyim-kuşam, estetik, sanat ve sevgi anlayışı vb. özellikler bakımından insanların en klas, en kaliteli, en örnek alınan, en sevilen ve beğenileni olmaktır.

Dünyanın Tek Kurtuluşu, İnsanların Sahabe Dönemindeki Modern İslam’ı Yaşamalarıdır

Modern İslam’ın yaşanması dışında dünya için başka hiçbir kurtuluş yoktur. Çünkü Allah insanlar için seçip beğendiği dinin yaşanması ve dünyaya hakim olması dışında hiçbir modelin ayakta kalmasına ve varlığını sürdürmesine izin vermeyecektir.

Sahabe döneminde yaşanmış olan gerçek İslam bugün yaşanıyor olsa bu bahsettiğimiz dünya çapındaki olumsuzlukların hiçbiri Allah’ın izniyle yaşanmayacaktır. Hem Müslüman dünyası bugün yaşadığı dert, bela, acı ve sıkıntılara boğulmuş olmayacak hem de Batı dünyası bugüne kadar tanıdığının aksine son derece mükemmel bir İslam modeliyle karşılaşacaktır. Böyle kusursuz bir dine düşman olmak bir yana Müslümanlarla dost olmanın, ittifak yapmanın ve kaynaşmanın, İslam’a dahil olmanın yollarını arayacaktır. İslam’ın bütün dinlerin, bütün felsefe ve düşüncelerin üstünde olduğuna bizzat şahit olacaklardır. Bu nedenle tüm dünyanın sahabe İslamı’nı kabul etmemesi için hiçbir neden yoktur. Nitekim çok yakın bir zamanda Allah’ın izniyle böyle olacağını herkes görecektir.

Bugün sahabe devrinin modern İslam anlayışını yaşayan bir Müslüman, her şeyden önce sevgiyi ve insancıllığı esas alır. Sadece Müslümanları değil, Hristiyanları, Musevileri, diğer mezheplerin mensuplarını, Alevileri, Şiileri, Vahabileri de korur ve kollar. Komünistlere, ateistlere de sahip çıkar. Ermenistan’ı da, Yunanistan’ı da, Rusya’yı da, İsrail’i de, Avrupa’yı da, ABD’yi de, Çin’i de, tüm ülkeleri de kucaklar. Herkesin fikrine, yaşantısına, anlayışına saygı gösterir. Demokrasinin, sevginin, bilimin, muhabbetin hakim olduğu bir dünyayı hedefler. Müslümanların, aralarındaki ihtilaf ve kavgaları sona erdirerek kardeşlik ruhu altında birleşip İttihad-ı İslam’ı tesis etmeleri için en büyük gayreti gösterir. Ardından tüm insanlığın bu İslam Birliği’nin çatısı altında toplanarak kurtuluşa ermesini hedefler.

www.mehdiyetinsirlari.com

Bağnazlık Batı İçin Büyük Bir Beladır

Müslümanların Kuran’a dayalı İslam’ı terk ederek bağnaz din anlayışını benimsemeleri yalnızca İslam dünyasını değil, Batı dünyasını ve tüm dünyayı da acı ve karanlığın içine sürüklemiştir. Şu an yalnızca Müslümanların değil, Müslüman olmayanların da İslam’ı yanlış tanıyarak Allah’ın bu büyük nimet ve rahmetinden uzak kalmalarının en büyük sorumluları bağnazlığın savunucularıdır.

Bunun sonucunda gerçek din ahlakından habersiz ve uzak olan Batı dünyası yüzyıllardır felaketten felakete sürüklenmiştir. Hak dinin yokluğunu fırsat bilen Darwinizm, materyalizm, komünizm gibi şeytani ideolojiler dünyaya hakim olmuştur. Batı insanına bela üzerine bela yağdırarak onların ruhlarını felç etmiştir.

İnsanların ruhları köreldiği, imanları, heyecanları kaybolduğu için roman, müzik, resim, heykel gibi sanatlar Ortaçağ’dan öteye ilerleyemedi. O güçte, o kalitede, o samimiyette eser ortaya koyan insanların sayısı gitgide azalarak yok oldu. 1700’lerde yapılmış nefes kesen güzellikteki binalardan bu yana mimari günden güne gerileyerek her tarafı soğuk, ruhsuz, çirkin beton yığınları kapladı. Yüzyıllar öncesindeki gibi sanat şaheserleri ortaya koyan insanlar tükendi.

Sahabe Dönemi Allah’ın İzniyle Mehdiyet ile Yeniden Yaşanacaktır

Dünya can çekişmekte ve ölüme doğru gitmektedir. Dünyayı ve insanlığı bu ölüm döşeğinden kurtaracak yegane güç ise Mehdiyet’tir. Mehdiyet döneminde din özüne dönecek, bağnazlık yok olacak, Peygamber Efendimiz (sav) ve sahabelerin döneminde yaşanan gerçek İslam dünyaya hakim olacak ve tüm insanlık Kuran’ın nuruyla aydınlanacaktır.

Sayın Adnan Oktar, A9 TV’deki bir konuşmasında Mehdiyet dönemini ana hatlarıyla şöyle özetlemektedir:

“Aynı sahabe dönemi gibi olacak, o devrin neşesi, o devrin özgürlüğü, o devrin sevinci, o devrin kadınlarının özgürlük anlayışı, o devrin şaka anlayışı, muhabbet anlayışı, sanat ve bilim anlayışı her yeri kaplayacak, inşaAllah.”

Bir ayette ise İslam’ın yayılması için mücadele eden ve öne geçen müminler hakkında şöyle buyrulmaktadır:

“Öne geçen Muhacirler ve Ensar ile onlara güzellikle uyanlar: Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da O’ndan hoşnut olmuşlardır ve Allah onlara, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.” (Tevbe Suresi, 100)

Adnan Oktar'ın News Rescue'da yayınlanan makalesi:

http://newsrescue.com/moderate-islam-means-the-islam-of-the-companions/

2015-02-08 08:51:44

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top