Adnan Oktar'ın ABN Radio röportajı (15 Kasım 2009)

ABN RADIO: Selamun aleyküm.

AHMET OKTAR BABUNA: Aleyküm selam.

ABN RADIO: Harun Yahya ile mi konuşuyoruz?

AHMET OKTAR BABUNA: Evet, Harun Yahya da aynı zamanda burada.

ADNAN OKTAR: Esselamünaleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatühü.

ABN RADIO: Esselamünaleyküm Harun Yahya. Programımıza katıldığınız için onur duyuyoruz, sizi dinlemek ve sizinle konuşmak çok muhteşem. Zamanlama için özür dileriz, ancak şu an zamanımız oldu. Öncelikle sizin biyografinizi okudum, kitaplarınızı da okudum. Şunu sormak istiyorum, fikirlerinizi açıklamaya nasıl karar verdiniz, çalışmalarınıza nasıl başladınız?

ADNAN OKTAR: Emri bin maruf, nehyel münker, yani kötü olan şeyi insanlardan bertaraf etmek iyi olanı da emretmek Allah’ın emridir, her Müslüman bunu yapmakla mükelleftir. Ben de Allah’ın emrini ibadet olarak yerine getiriyorum. Namaz gibi, oruç gibi, zekat gibi Allah’ın emridir benim yaptığım çalışma. Her Müslümanın yapması gereken bir çalışmadır.

ABN RADIO: Benim sorum tam bununla ilgili değildi aslında. Siz büyürken okuduğum kadarıyla dindar bir ortamda bulunmuyordunuz. Size bunları yapabilme gücünü neyin verdiğini açıklayabilir misiniz, bu ideolojilere karşı çalışmaya başlamanıza sebep olan nedir?

ADNAN OKTAR: Evet benim çocukluğumda 1971’de Yaratılışa inananların sayısı Türkiye’de %10-15 gibi çok çok düşüktü. %85 Darwinizm’e inanıyordu, ben bunu fark ettim. O zaman komünizm Türkiye’de çok düştü ve geniş olarak eylem halinde idi. Komünist düşünce ve masonluk gittikçe gücünü artırıyordu, ben bütün zulümlerin, kötülüklerin, anarşinin, terörün kökeninde çatışma teorisini savunan Darwinizm’in yattığını gördüm ve bu büyük tehlikeye karşı vargücümle gayret ettim ve çalışmalara başladım. İlk 1979 yılında Fındıklı Güzel Sanatlar Akademisi’nde faaliyetlere başladım. Sonra İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’ne geçtim 83’te, orada faaliyetlerime başladım. Sonra da kitap, CD ve dergilerle, anti-darwinist, anti-komünist, anti-masonik faaliyetlerime başladım ve Kuran’ın hakikatlerini de, iman hakikatlerini de anlatmaya başladım.

ABN RADIO: Politik görüşünüz hakkında sormak istiyorum. Türk İslam Birliği’nin gündemi nedir, bu birliğin amacı nedir? Aynı zamanda İslam Konferansı hakkında ne düşünüyorsunuz?

ADNAN OKTAR: İslam Konferansı güzide bir topluluk ama hiçbir zaman için İslam Birliği’ni sağlayacak güce sahip değil. Türk İslam Birliği, Türkiye’nin öncülüğünde, Türk devletlerin destekliğinde, Türk devletlerinin hepsinin topluca Türkiye’ye destek olmasıyla meydana gelecek olan dünya çapındaki bir İslam Birliği’dir. Bu birlikte devletler, milli yapılarını, milli sınırlarını muhafaza ediyorlar, kendi rejimlerini de muhafaza edeceklerdir. Laik olmak isteyen ülke laik kalacaktır, olmayan ülke de kendi inancı neyse o şekilde kalacaktır. Fakat asıl hakim olan sevgi, barış, kardeşlik, dostluk, sanat, marifet, ittifak, iyilik ve güzelliktir. Bunun sağlanmasını Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (as) meydana getirecektir. Mehdi (as) zuhur etmiştir. Türk İslam Birliği yolunda da çok ciddi, büyük adımlar atılmıştır, bütün dünyanın gözleri önünde bu devam etmektedir. Bütün dünya da buna şahittir. Ben bunu söylediğimde insanlar pek inanmıyorlardı ama şu an neredeyse sonuçlanmaya doğru gidiyor. Peygamber Efendimiz (sav)’in belirttiği bütün Mehdi (as) ile ilgili alametler çıkmıştır. Hz. Mesih (as)’in inişi de çok yakındır. Bu birlikte Ermenistan da olacaktır, Ortodoks kardeşlerimiz de çok rahat edecektir. Musevi kardeşlerimiz İsrail’de çok rahat edecektir. Onlara zamanında Kuran’da da bahsedilen, Müslümanlara vaat edilen topraklarda özgürce, huzur içinde, güzel, mutlu yaşayacaklar. Bütün Müslümanlar, Museviler, Hıristiyanlar gerçek kardeşliğin dostluğun tadına varmış olacaklar inşaAllah.

ABN RADIO: O zaman söylediğinize göre Mehdi (a.s.) zaten gelmiş durumda. Peki şu an nerede olduğunu düşünüyorsunuz ve neden bir İslam Birliği’nden değil de, Türk İslam Birliği’nden bahsediyorsunuz? Çünkü Türk İslam Birliği dediğinizde bir Müslüman ülkenin diğerlerinin üzerinde hakim olmasından söz ediyorsunuz. Neden bir Müslüman Birliği denmiyor? Bunda ne sorun olabilir? Eğer Mehdi (as) zaten buradaysa, şu an nerede olduğunu düşünüyorsunuz?

ADNAN OKTAR: Mehdi (as), Said Nursi Hazretlerinin izahlarına göre ve Hadis-i Şeriflere göre şu an İstanbul’da. 8 tane Hadis-i Şerif var, şu an hatırımda olan, ayrıca Said Nursi’nin izahlarına göre de bunun bu şekilde olduğu çok açık. Müslümanların kardeş olduğu çok açıktır, Peygamber Efendimiz (sav) diyor, “Acemin Araba, Arabın aceme bir üstünlüğü yoktur, üstünlük ancak takva iledir” diyor. Burada kast edilen Türk milletinin cesareti, sabrı, güzel ahlakı, sevecenliği, misafirperverliği, fedakarlığı ve yiğitliğidir. Osmanlı döneminde de böyle, Türk İslam Birliği olarak dünyada çok güzel hizmetler yapmışlardır. Şu anda da İslam aleminin doğal lideri olduğu için Türkiye ve Türk devletlerini de bir araya getirerek bir güç oluşturduğu için, oluşturacağı için bu şekilde söylüyoruz. Yoksa bir ırk üstünlüğü, kan üstünlüğü, genetik üstünlük anlamında değil bu. Fiili bir durum var, Peygamber Efendimiz (sav) çünkü Mehdi (as)’nin ordusunun, Mehdi’nin askerlerinin Türklerden olacağını söylediği vaki. Bu açıkça Hadis-i Şeriflerde belirtiliyor. Fiili durumu da bu. Çünkü Mehdi (as)’nin yanında Kutsal emanetler de bulunacaktır, Kutsal emanetler şu an İstanbul’da Topkapı’dadır. Topkapı Müzesindedir. Her cihetten Türk milletinin görevli olduğunu bütün Hadis-i Şeriflerden anlıyoruz, inşaAllah.

ABN RADIO: Size sormak istiyorum, Hz. Mehdi’nin (as) yakında çıkacağını ve İstanbul, Türkiye’den çıkacağını düşünüyorsunuz değil mi?

ADNAN OKTAR: Çıktı Mehdi, evet çıktı; çıkacak değil.

ABN RADIO: Şu an burada olduğunu söylediniz, değil mi?

ADNAN OKTAR: Hayır, kendisi ortaya çıktı.

ABN RADIO: Onun ismini biliyor muyuz? Onu nasıl tanıyabiliriz? Eğer ortaya çıktıysa, size sorabilir miyim, Mehdi (as) kimdir?

ADNAN OKTAR: Mehdi (as)’yi ben görmedim henüz ama onun öncü talebesi olduğumu düşünüyorum. Ama şimdi yani yıldırımlar çakıyor, şimşekler çakıyor, yağmur başladı anladık ki rüzgar esiyor, anladık ki şiddetli bir yağmur geliyor yani Mehdi (as) zuhur etti fakat netleşmesi ve tam görülmesi için çok az zaman kaldı. Çünkü diğer alametlerinin hepsi belirdi Mehdi’nin, onların bir kısmını Oktar size saysın, inşaAllah.

AHMET OKTAR BABUNA: Hadislerde belirtilen 150’den fazla alamet gerçekleşti. Peygamberimiz Hazreti Muhammed (sav)’in bildirdiği hadislerden bazılarından şu şekilde örnek verebiliriz: Kabe’ye kanlı bir saldırı olacak, bu olay 1979 yılında gerçekleşti. Peygamberimiz (sav) Fırat Nehrinin duracağını söylüyor, bu da 1975 yılında gerçekleşti. Afganistan’ın işgali hadislerde bildiriliyor, bu 1979 yılında gerçekleşti. İran-Irak savaşı hadislerde bildiriliyor, bu da 1980 yılında gerçekleşti. Gökyüzünü kaplayan ateş ve duman bildiriliyor, bu da İstanbul’da dünyanın en büyük petrol tankeri Independenta’nın patlaması ile 1979’da gerçekleşti. Mehdi (as)’nin zuhur alameti olarak 15 gün arayla Ramazan ayında güneş ve ay tutulmaları bildirilir, bu da 1981 ve 1982 yıllarında gerçekleşti, Ramazan Ayında ay ve güneş 15 gün arayla tutuldu. Bir kuyruklu yıldızın çıkışı bildirilmiştir, Halley Kuyrukluyıldızı 1986 yılında geçti. Bir de iki kuyruklu bir yıldız hadislerde bildirilmiştir ve bildiğiniz gibi Lulin Kuyrukluyıldızı bu yıl 2009’un Şubat ayında geçti. Güneşten bir alamet; 1996’da güneşteki büyük patlama ile 1996 yılında gerçekleşti.

ABN RADIO: Tamam. Bu anlattıklarınızı internet sitenizde okuyabilir miyiz?

ADNAN OKTAR: Evet internet sitesinden, www.harunyahya.com sitesinden daha fazla bilgi alabilirsiniz.

ABN RADIO: Darwinizm teorisi hakkında sormak istiyorum. Kardeşimiz Harun Yahya, Müslüman alimler arasında Darwinizm’e karşı çıkan ve onunla yüzleşen ilk kişiydi. Geçmişte yaşamış insanlara ait iskeletler buldular ve bu konuda hiçbir soru kalmadığını söylüyorlar. Müslüman ülkelerde Darwinizm’in ne kadar etkili olduğunu sormak istiyorum. Müslüman ülkeler Darwinizm’in etkisi altında mı? Harun Yahya bu ülkelerin eğitim sistemleriyle bağlantıya geçerek, fikirlerini sunmaya ve bu eski teorileri yıkmaya çalışıyor mu?

ADNAN OKTAR: İslam ülkelerini Darwinizm’le zamanında mahvettiler, Müslümanları parça parça ettiler. Müslümanların içerisinde ırkçılığı yaydılar, hatta mezhep aykırılıklarını körüklediler. Müslümanları birbirlerine düşman ettiler. Bu Darwinizm’in bir yöntemi idi. Irak, Suriye, Libya, Fas, Tunus, Cezayir yani hemen hemen ülkelerin tamamı sosyalist yönetimlere; Mısır da dahil sosyalist yönetimlere, komünist yönetimlere, Darwinist yönetimlere teslim edildi. Fakat bu son on yılda anti-darwinist yaptığımız büyük atak, Darwinistleri tepetaklak düşürdü. Ve hiç tahmin etmiyorlardı böyle ani bir yumruk yiyeceklerini. Şu an tam anlamıyla mağlup oldular. Avrupa’da muazzam panik var. Yabancı gazetelere bakarsanız büyük basının, bunu açıkça takip edebilirsiniz. Bugün de vardı yine yabancı basında bu tarz haberler. Şu an bu panik içerisinde nasıl bir çözüm alabiliriz, nasıl bu gelişmeyi durdurabiliriz gibi bir çalışmaları var. Halbuki gerçeği durdurmak mümkün değil. 250 milyonun üzerinde yaratılışı ispat eden fosil var. Tek bir tane Darwinistlerin dediği tarzda fosil yoktur. Mesela bir proteinin tesadüfen meydana gelmesi bilimsel olarak imkansızdır. Buna dair yüzlerce elimizde delil var, bilimsel delil. Paleontolojinin, biyomatematiğin, bütün bilim dallarının ani gelişmesi, elektron mikroskobunun sunduğu harika bilgiler Darwinistleri tam anlamıyla şoka soktu ve şu an Darwinizm komada. Elhamdülillah.

ABN RADIO: Tamam, sorumun diğer kısmı şöyleydi; İslam ülkelerinin Eğitim Bakanlıkları ile bağlantıya geçtiniz mi? Yanlış olduğunu düşünüyorsanız, Darwinizm’i eğitim programlarından kaldırmaya çalıştınız mı?

ADNAN OKTAR: İsterse değiştirmesinler. İnternette, televizyon yayınlarında, radyo yayınlarında Darwinizm yerle bir olduktan sonra eğer daha hala Darwinizm’i savunurlarsa bütün millete rezil olurlar ve çok küçük düşerler. İnsanların gözlerinin içine baka baka yalan söyleyemeyecekleri için biz söylemeden onlar zaten kaldıracaktır. Yani bu kadar aşağılanmayı hiçbir insan kaldıramaz. Buna güçleri yetmeyecektir. Çünkü rezil rüsva oldular.  Yani bu rezil rüsva olanlar Darwinizm ile ilgili yalanları ortaya atanlar. Ona uyanlar tabi gariban insanlar, zavallı insanlar. Onları biz aydınlatıyoruz. Bu yalanlardan, bu oyunlardan uzak durmaları için onları sürekli uyarıyoruz. Bir süre sonra bunun tamamen ortadan kalktığını göreceksiniz inşaAllah. En fazla on yıla kadar bu dünyayı mahveden illet ortadan kalkacaktır. 350 milyonun üzerinde insanın ölümüne sebep olmuştur Darwinizm. I. Dünya Harbi’ni, II. Dünya Harbi’ni organize eden güç; masonluk, Darwinizm’i kullanmıştır insanları katlederken. Bir milyarın üzerinde insan sakat kalmıştır. Yüzlerce, binlerce şehir yerle bir olmuştur. Milyonlarca çocuk aç, sefil, perişan olmuştur, öksüz ve yetim kalmıştır ve insanların kalbinden sevgiyi, şefkati, merhameti, dostluğu almışlardır. İşte ahir zamanda kastedilen büyük deccaliyet, deccal olayı budur ve zuhur etmiştir. Mehdiyet de bunu şu an siliyor yeryüzünden. Biz de Mehdi (as) öncüleri olarak, Mehdi (as) talebeleri olarak bu konuda büyük bir gayret içerisindeyiz. Allah’a hamd olsun. 

ABN RADIO: Sizce bunları Mehdi (as) mi yapıyor? Geçmişten ileriye mi gidiyoruz? Mehdi’nin (as) nerede olduğunu bilmiyorsunuz. Dediğinize göre Türkiye’de olduğunu biliyorsunuz fakat kim olduğunu bilmediğinizi söylüyorsunuz. Ayrıca onunla doğrudan konuşmadınız. Sonra da Mehdi’nin (as) öğrencisi olduğunuzu söylüyorsunuz. Bununla birlikte Darwinizm’in de eğitim parçası olduğunu belirtiyorsunuz. Bunlar akıl karıştırıcı, lütfen açıklayabilir misiniz? Çünkü bana göre kardeşim Harun Yahya’nın, Mehdi’nin (as) kim olduğuyla ilgili bilgisi var, siz nerede olduğunu düşünüyorsunuz?

ADNAN OKTAR: Mehdi (as)’den önce Darwinizm’e kimse bir şey yapmayacak şeklinde bir konu yok. Fakat Said Nursi Bediüzzaman Mehdi (as)’nin birinci görevinin Darwinizm’i, materyalizmi yeryüzünden yok etmek olduğunu söylüyor ve deccaliyet olduğunu 1930’larda, 1920’lerde açıklıyor. Yani eserlerinde ileride gelecek Mehdi (as)’nin Darwinizm’i yeryüzünden yok edeceğini, anarşi ve terörün kaynağı olan Darwinizm’i bitireceğini söylüyor. Ben Mehdi öncüsü olarak böyle bir faaliyet yapıyorum. Yani Mehdi talebeleri, Mehdi öncüleri Mehdi (as)’ye yardım etmeyecekler diye bir konu yok. Yani Mehdi (as) tek başına bu görevi yapmayacak. Talebeleri ile yapacak, öncüleriyle yapacak. Biz de onun pişdar bir talebesiyiz, öncüsüyüz. Ona ortam hazırlayan insanız. Said Nursi de ben “Onun öncü pişdar bir neferiyim” diyor açıklamalarında. “Ben Mehdi (as) değilim fakat Mehdi (as)’ye ortam hazırlıyorum” diyor. Ben de Mehdi (as) değilim ama Mehdi (as)’ye ortam hazırlıyorum. 

ABN RADIO: Tamam, yardımcı olmak için zemin hazırlıyorsunuz. Şu an savaş ve terör devam ediyor, Pakistan’da da benzer bir durum var. Müslümanlar ve insanlar ölüyorlar. Söz konusu Mehdi (as) hareketi bu durumda ne yapacak? Darwinizm ile ilgili girişimler başarılı fakat ya Sayın Harun Yahya hareketinin bir şeyler yapması gerekiyorsa? Günümüzde yaşananların sebebi olarak bu sıkıntılı süreci gösteriyor. Müslüman dünyasında ve genel olarak dünyada insanlar için herhangi bir çözüm yolu var mıdır?

ADNAN OKTAR: Darwinistler Lenin’in, Stalin’in fikirlerini, Hitler’in hatta Mussolini’nin fikirlerini halen uygulamaya devam ediyorlar. Stalin de, Lenin de, Mussolini de, Hitler de Darwinistlerdi ve düşüncelerini, felsefelerini Darwinizm’den aldıklarını açıkça beyan ediyorlardı. Ve sürekli çelişki olduğunu kainatta, ancak çatışmalarla insanların gelişebileceğini, savaşların dünyada şart olduğunu, anarşi ve terörün şart olduğunu savunuyorlardı kitaplarında ve eserlerinde. Bunu cahil Müslümanlara da aynı şekilde enjekte ettiler. Onlara da çatışmanın, anarşinin ve terörün şart olduğunu öğrettiler. Onları Amerika’da, İngiltere’de, Avrupa ülkelerinde eğittiler ve terörist, anarşist ruh verdiler. Halbuki İslam sevgi, kardeşlik, barış, akıl ve bilimle yayılır. İşte bunu yapacak olan Mehdi (as)’dir ve Hz. İsa Mesih’tir. İsa Mesih’le birlikte inşaAllah Hz. Mehdi (as)’nin zuhuru çok yakın. 15-20 yıla kadar da Hz. Mesih (as) inecek inşaAllah. Hz. Mesih (as)’i göreceğiz. Said Nursi Mehdi (as) geldiği vakit kendisini bilmez diyor. Hz. Mesih (as) de geldiğinde kendisini bilmez. Yakın talebeleri onları imanın nuruyla tanır diyor. İnşaAllah Mehdi (as) ve Mesih (as)’in birlikte yapacakları mücadeleyle dünyadan dinsizlik tamamen ortadan kalkacak. Bu yüzyıl İslam’ın hakim olduğu yüzyıl olacaktır. Zira Peygamber Efendimiz (sav) dünyanın ömrü 7000 yıldır diyor. 5600 yılı geçmiştir diyor Hadis-i Şeriflerde, Suyuti’nin Hadis-i Şeriflerinde. 7000’den 5600’ü çıkarttığımızda 1400 kalıyor. Yani 1400 ile 1500 arasında Hicri, herşey olup bitecek inşaAllah. Şu an biz 1430’dayız. Mehdi (as) için de başka hiçbir tarih yoktur. Mehdi (as)’nin geldiğini her türlü alametten anlıyoruz. Çünkü gül kokusu geliyorsa gül yakındadır, menekşe kokusu geliyorsa menekşe yakındadır. Güzel bir ortam varsa, güzel saray girişi varsa, Mehdi (as) de oradadır. Demek ki Mehdi (as)’nin çağındayız. Hadis-i şeriflere göre de, alametlere göre de. İnşaAllah.

ABN RADIO: Tamam Kardeşim Harun Yahya. Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkürler. Yaz saati uygulaması nedeniyle şu an bitirmemiz gerekiyor. Zamanımız sona erdi, programımıza katıldığınız için çok teşekkür etmek istiyorum. Tercümanımızın adını da öğrenebilir miyim lütfen.?

AHMET OKTAR BABUNA: İsmim Ahmet Babuna.

ADNAN OKTAR: Allah razı olsun. Ben de teşekkür ediyorum. İnşaAllah gene görüşürüz. İslam’ın güzel ahlakının yayıldığı günlerde inşaAllah daha açık açık da görüşeceğiz inşaAllah. 

ABN RADIO: Teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.

AHMET OKTAR BABUNA: Allah razı  olsun, çok teşekkür ederiz.


2010-01-01 23:39:36

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top