Federasyon sistemi Türkiye'yi kesin olarak bölecektir

Günümüz dünyasında birçok devlet, parçalanma ve bölünme tehlikesine karşı büyük mücadeleler vermektedir.

DÜNYADA SON 70 YILDA YAŞANAN BÖLÜNMELER

İkinci Dünya Savaşı 1945’te sona erdiğinde dünyada 60 ülke varken günümüzde bu sayı uluslararası ortamda tanınan ülkelerle 194’e, henüz tanınmayanlarla birlikte 210’a kadar çıkmıştır.

Son 70 yıllık dönemde yeni devletlerin kuruluşu dört farklı şekilde olmuştur:

1. Savaş ve işgaller

2. Afrika ve Asya’da, sömürge ve kolonilerden bağımsızlık ilan ederek ayrılan ülkeler

3. Dağılan sosyalist cumhuriyetler

4. Bölünerek ayrılan federasyonlar ve özerk yapılar.

Bu maddeleri ayrı ayrı incelersek;

1. Savaş ve işgallerle olan bölünmelere özellikle Kore ve Almanya önemli birer örnek teşkil ediyor. İki ülke de “Soğuk Savaş” döneminde ikiye bölündü. Kore’nin kuzeyi SSCB ve Çin’in desteğiyle komünist bir rejim olan Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ne, güneyi ise ABD desteğinde Kore Cumhuriyeti’ne dönüştü. Almanya’nın doğusu SSCB tarafından işgal edildi ve 1949’da komünist bir rejim olan Alman Demokratik Cumhuriyeti ilan edildi. Ülkenin batısında ise Almanya Federal Cumhuriyeti kuruldu. Böylece Almanya 41 yıl sürecek bir bölünmüşlük dönemi yaşadı.

2. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ilk olarak sömürge boyunduruğu altındaki devletler bağımsızlıklarını elde etmeye ve ardından kendi içlerinde bölünmeye başladılar. Örneğin, Britanya Hindistanı Hindistan ve Pakistan olarak iki ayrı bağımsız devlete ayrıldı. Doğu Pakistan da bu ülkeden ayrıldı ve Bangladeş ilan edildi. Hindistan’ın bir parçası haline gelen Keşmir Özerk Bölgesi için Hindistan ve Pakistan arasında dönem dönem çatışmalar meydana geliyor.

3. Federasyon/konfederasyon şeklinde kurulmuş olan komünist ülkeler son 25 yıl içerisinde paramparça oldu. 90’lı yıllardan başlayarak SSCB dağılarak bölündü. Yugoslavya İç Savaşı ülkeyi 7 parçaya ayırdı. Çekoslovakya ikiye bölünerek Çek Cumhuriyeti ve Slovakya kuruldu.

Önce 1991’de SSCB dağıldı. 15 ayrı devlet kuruldu. Rusya Federasyonu’yla ilişkili olan Çeçenistan, Dağıstan, Güney Osetya, Abhazya gibi federal devletler problemli bölgeler.

1918’de kurulan Yugoslavya Krallığı, 2. Dünya Savaşı’nın ardından 1943’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti adıyla yeni bir devlete dönüştü. Bu devlet 6 federal devlet ve 2 özerk bölgeden oluşmaktaydı. 1990’da başlayan büyük ve kanlı bir iç savaşın ardından 1992’de ülke paramparça oldu. İlk parçalanmada ortaya Hırvatistan, Hersek-Bosna Hırvat Cumhuriyeti, Sırbistan-Karadağ Konfederasyonu, Krayina Sırp Cumhuriyeti, Bosna-Hersek (Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti’nin birleşmesinden oluşan ülke), Makedonya ve Slovenya kuruldu.

Krayina Sırp Cumhuriyeti kurulduğu yıl yıkıldı. Sırp Cumhuriyeti Bosna-Hersek’e katıldı. Batı Bosna Özerk Bölgesi 1993 yılında ortadan kalktı. Kosova 1999’da NATO’nun Yugoslavya’yı bombalaması sonucunda kuruldu.

Bölünmeden sonra Sırbistan ve Karadağ birleşerek Yugoslavya Federal Cumhuriyeti adı altında bir konfederasyon kurdu. Kosova da bu birlik içinde Sırbistan’a dahildi. Daha sonra 2003’te onlar da bölünerek ayrı ayrı Sırbistan ve Karadağ kuruldu. Kosova da Sırbistan’dan ayrıca bölünerek 2008’de bağımsızlığını ilan etti.

Description: MACHD:Users:applemac:Desktop:1832px-Former_Yugoslavia_durning_war.svg.png

Sonuç olarak, Yugoslavya’nın bulunduğu alanda bugün Bosna-Hersek, Sırbistan, Hırvatistan, Makedonya, Karadağ, Slovenya ve Kosova olarak 7 ayrı devlet bulunmaktadır. Bosna Hersek’te günümüzde de gündem yine ayrılıktır. Bu ülkeye dahil olan Sırp Cumhuriyeti bu birlikten ayrılmak istemektedir. Ülkede bir türlü siyasi istikrar sağlanamamaktadır. Sırbistan içinde 2 milyonluk nüfusuyla bulunan Voyvodina Özerk Bölgesi de kötü ekonomik şartlar sebebiyle istikrarsız bir hale dönüşmektedir.

Yugoslavya’nın bölünerek parçalanması, Yunanistan sınırları içindeki Makedonya bölgesinde de bir heyecan yaratmıştır. Bu durum Yunanistan’ı endişeye sevk etmektedir.

4. Birçok federatif ve özerk yapı bölünerek bağımsızlık ilan etti.

Başkanlıkla yönetilen ve federatif yapıda olan Sudan’dan Güney Sudan ayrıldı.

Etiyopya’nın sahil şeridi boydan boya bölünerek Eritre kurulmuştur. 1952’de Erite-Etiyopya Federasyonu kuruluyor. 1962’de Eritre lağvedilip Etiyopya’ya bağlanıyor. Ancak Eritre 1993’te bağımsızlığını ilan ediyor.

Malezya federasyonundan 1965‘te Singapur bölgesi ayrılarak yeni devlet kuruldu.

Endonezya Federasyonu’ndan 2002’de Doğu Timor ayrıldı ve yeni devlet kurdu.

Moritanya, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Benin, Mali, Gine, Moritanya ve Senegal, Fransız Batı Afrika Federasyonu’nun bölünmesi sonucunda kuruldu.

GÜNÜMÜZ FEDERATİF YAPILARINDAKİ BÖLÜNME TEHLİKESİ

Irak’ta iç savaş devam ediyor. Ülke şu an, tam da “1980’lerde İsrail için Strateji” raporunda belirtildiği gibi birbirine karşıt 2 Sünni bölge, güneyde Şii bölgesi, kuzeyde de Kürt bölgesi olarak bölünmüş durumda. Ülkenin kuzeyi, Birinci Körfez Savaşı’ndan sonra uygulanan uçuş yasağının ardından fiilen Bağdat yönetiminden çıkmıştı. Kürdistan Bölgesel Yönetimi, Kuzey Irak Kürdistan Federasyonu adı altında 2005’te özerkliğini ilan etti. Günümüzde bu bölge de bağımsızlık talebinde ısrar ediyor.

Suriye’de de iç savaş devam ediyor. İç savaşın ardından da ülkenin beşe/altıya bölüneceği konuşuluyor. Bir Nusayri, iki ayrı Sünni, bir Kürt ve bir Dürzi bölgesinin federatif birer devlet olarak kurulması gündemde. Bazı analistler, Hristiyanlara ait bir federe devletin kurulması gerekliliğini de gündeme getiriyor. (1)

Yemen Cumhuriyeti, 1990 yılında Güney ve Kuzey Yemen’in federasyonu olarak kurulmuştu. Ülke bugün kanlı bir iç savaş yaşıyor ve ikiye değil, dörde bölünmek üzere.

Ukrayna’dan Kırım Özerk Bölgesi ayrıldıktan sonra doğudaki Donetsk ve Lugansk da özerkliklerini ilan etti. Bu iki yeni bölgenin de Rusya’yla birleşmesi bekleniyor. İç savaş devam ediyor.

Kanada’nın Fransızca konuşan Quebec bölgesi ayrılık istiyor.

Moro, Filipinler’den ayrılmak istiyor.

Tuareg’ler Cezayir’den ayrılmak istiyor.

Zapatista’lar Meksika’dan ayrılmak istiyor.

ABD’de Cumhuriyetçilerin hakim olduğu 20 eyalet, Obama’nın başkanlığından sonra ayrılık dilekçeleri oluşturup imzaya açtı. Bu eyaletler arasında Texas, Georgia, Kuzey ve Güney Carolina, Vermont, Lousiana, Missouri, Tennessee, Alabama, Oklahoma, Florida ve Ohio da var. "Christian Exodus" ayrılıkçı hareketi ise, Güney Carolina'nın "ayrı ve Hristiyan bir ülke" olması için 2003'ten bu yana yoğun biçimde bir faaliyet gösteriyor. (2)

AVRUPA’DA BİRÇOK ÖZERK/FEDERATİF BÖLGE AYRILIK AŞAMASINDA

Avrupa’nın da bir çok ülkesi bölünme tehlikesi ile karşı karşıya. İspanya, İngiltere, İtalya, Fransa, Belçika, Avusturya, Finlandiya, Moldova, Sırbistan, Makedonya, Bosna-Hersek ve Danimarka bölünme tehlikesiyle karşı karşıya olan ülkelerden bazıları. (3)

Moldova’dan Transdinyester özerk bölgesi ayrılmıştı. Şimdi, Gagavuzlar da ayrılmak istiyor.

Bölünme problemi en çok İspanya’da. 1932’de kurulan 2. İspanya   Cumhuriyeti otonom bölgelerin federasyonu. Otonom bölgeler birçok federasyondan daha fazla yetkiye sahip. Bask Bölgesi ve Katalonya ayrılık istiyor.

Belçika ilk kurulduğunuzda üniter yapıda bir devlet iken sonradan federal bölgelere ayrılıyor. İlk başlarda sadece kültürel topluluklar var. Sonra bölgeler kendi parlamentolarını kuruyorlar, zamanla anayasa değişiyor. Ülke bir bölgeler federasyonu haline geliyor. Şimdi de bölünmeyi konuşuyorlar. 1980’de kültürel toplumlar kendi parlamentolarını kuruyorlar, eğitim bu toplumlara devrediliyor. 1993’te federasyon kuruluyor, parlamentolarını kendileri seçmeye başlıyorlar. 2001’de tarım ve finans gibi konular yerel yönetimlere devrediliyor. 2011’de Brüksel özerk bölge haline geliyor. Belçika senatosu direkt seçimi ortadan kalkıyor. Federasyonlar kendi üyelerini gönderir hale geliyor. Flaman bölgesi Belçika’dan ayrılarak bağımsız olmak istiyor. Flaman bölgesinin en büyük özelliği, aynı Bask ve Katalonya’da olduğu gibi ülkenin en zengin bölgesi olması ve bu zenginliklerini paylaşmak istememeleri. Belçika, üniter yapıdan federasyona geçtikten sonra bölünme noktasına gelmesi açısından çok önemli bir örnek.

İngiltere’nin İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda bölgeleri ayrılık istiyor.

Makedonya’nın Arnavut ağırlıklı Illiride bölgesinde ayrılıkçı sesler yoğun olarak çıkıyor.

Fransa’ya bağlı Korsika Özerk Bölgesi’ndeki ayrılıkçılar yıllardır bağımsızlık kazanmak için mücadele ediyor. Fransa sınırları içindeki Bask ve Briton bölgeri de ayrılık istiyor.

İtalya’nın Veneto, Alto-Adige Trentino, Val d’Aosta, Frulli-Venezia, Sardunya ve Sicilya bölgeleri ayrılık istiyor.

Danimarka’ya bağlı özerk Grönland ve Faroe Adaları ayrılık istiyor.

Yeni kurulan Kosova’nın Mitrovista bölgesi ayrılık istiyor.

Sırbistan’a bağlı Voyvodina Özerk Bölgesi, Sancak ve Preşeva bölgeleri ayrılık istiyor.

Finlandiya’ya bağlı Aland Adaları ayrılık istiyor.

Avusturya’da Güney Tirol Özerk Bölgesi ayrılık istiyor.

BAZI ARAŞTIRMACILARA GÖRE AVRUPA’DA 2020’DE YENİ DEVLETLER KURULACAK

1 – İspanya: Katalonya Cumhuriyeti ve Balear Adaları (Kırmızı)

2 – İspanya: Bask Cumhuriyeti (Mor)

3 – İngiltere: İskoçya Krallığı / Cumhuriyeti (Yeşil)

4 – Belçika: Flamanya Cumhuriyeti (Turuncu)

5 – Almanya: Bavyera Cumhuriyeti (Mavi)

6 – Almanya: Baden-Würtemberg Cumhuriyeti (Sarı)

7 – İtalya: Padania Cumhuriyeti (Pembe)

8 – İtalya: Sardinya Adası Cumhuriyeti (Beyaz)

9 – Fransa: Korsika Adası Cumhuriyeti (Haki)

10 – Fransa: Normandiya Cumhuriyeti (Açık Yeşil)

11 – Fransa: Britanya Cumhuriyeti (Turkuaz) (4)

DERİN DÜNYA DEVLETİNİN TÜRKİYE’Yİ BÖLME PLANLARI

Türkiye de bölünmeye karşı mücadele eden devletlerden bir tanesidir. Çok güçlü olan Osmanlı’nın bölündüğü topraklarda daha zayıf 24 ayrı ülke kurulmuştur. Bir zamanlar 24 milyon km2’lik toprağa ulaşan Osmanlı İmparatorluğu bölüne bölüne şu anki 780 bin km2’lik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne dönüşmüştür.

Bu yetmemiş, 100 yıllık karanlık bir plan dahilinde Türkiye’nin şu anki topraklarının da bölüştürülerek paramparça edilmesi, küçük devletçikler haline dönüştürülmesi hedeflenmektedir.

İşte bu plan dahilinde, önce Osmanlı’nın Balkan ve Birinci Dünya Savaşları’yla bölünmesi hızlandırıldı. Balkanlar, Kafkasya, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da Osmanlı hakimiyetine son verildi. Bunun ardından, Sykes-Picot Anlaşması’yla Osmanlı’nın Ortadoğu’daki toprakları Anadolu’yu da kapsayacak şekilde masa başında cetvelle çizilerek bölündü. Yeni, suni bağımsız devletler oluşturuldu.

Description: MACHD:Users:applemac:Desktop:Sykes-Picot-1916.gif

Geriye artık Güneydoğu’nun ve Doğu Anadolu’nun bölünmesi kalmıştı. Bunun için de Sevr devreye sokuldu. 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması’yla Türkiye önce sekize bölündü. Ardından azınlıklarla küçük özerk bölgeler verilerek ülkemiz en az 20’ye bölünmek istendi.

Bu emellerine o devirde ulaşamayan derin dünya devleti “Böl parçala yönet” fikrinden hiçbir zaman vazgeçmemiştir.

Günümüzde de Artvin’den Sivas’a, Mersin’den başlayıp bütün doğu ve güneydoğuyu kapsayacak şekilde olan bölgeler PKK’ya verilmek istenmektedir. Ülkenin diğer bölümleri de aynı Sevr hayallerinde olduğu gibi eyaletlere bölünmek istenmektedir. Boğazlar ayrı bir statüye sahip olacaktır. İstanbul, İzmir ve Antalya merkezli kurulması planlanan farklı eyaletler AB’ye alınacak, diğer eyaletler ise Türkiye’nin eline bırakılacaktır. Sadece Sakarya-Ankara-Nevşehir arasında küçük bir devletçiğin kalmasına izin verilecektir. Bu da Türkiye’nin paramparça olup yok olması demektir. (5)

Bu karanlık planın asıl amacı İttihad-ı İslam’ı engellemektir. Bölünmüş ve parçalanmış bir Türkiye hiçbir İslam devletini yanına alamayacak, ikna edip birlik haline getiremeyecektir. Böylece İslam ülkeleri daha hızlı bir şekilde yok edilecektir. Yıllardır çeşitli bahanelerle büyütülen İslamofobik politikalar ve “Müslümanların dünya için bir tehdit olduğu, yok edilmeleri gerektiği” yönündeki hezeyanlar ise daha kolay fiiliyata geçirilecektir.

SONUÇ

Dünya üzerindeki tüm federasyon ve özerk yapılar, bölünmelere fiili bir zemin oluşturmaktadır. Üniter bir devlet eyaletlere ayrıldıktan sonra yerel yönetimler adeta birer yeni devlet haline gelmektedir. Eyalet sınırları adeta yeni devlet sınırları haline gelmektedir. Kimse de bu fiili durumun ardından gelen bölünmeleri yadırgamamaktadır. Aynı zamanda, federatif/özerk yapılar söz konusu olduğunda, dışarıdan ülkeyi zayıflatmak isteyen derin yapılara da kapılar sonuna kadar açılmaktadır.

Cornell’ın, “Eyalet sistemi, zaten ayrılma talebi olan gruplara, ayrılmanın kurumsal zeminini sağlayarak çatışmayı arttırıcı bir işlev gördürür.” saptaması çok önemlidir. (6) Ülkemizde olduğu gibi, bir bölgede terörist-ayrılıkçı bir hareket varken eyalet sistemi kurmak demek kesin olarak paramparça olmak demektir. Derin dünya devletinin de dahil olduğu böyle bir ortamda verilecek bölgesel imtiyazlar, beraberinde kesin olarak bölünmeyi getirecektir.

Baas tipi bir komünist diktatörlük hedefleyen PKK terör örgütü, federatif bir yönetime sahip olduğunda, yapılacak bir referandumla bağımsızlık ilanına çalışacaktır. Bölge halkının çoğunluğu ayrılık istemese de silahların gölgesinde tehdit, sindirme ve baskı altında yapılacak bir oylamada sandıktan ayrılık kararı çıkacaktır. Uluslararası hukuk, federasyonlara izin veren anayasaların varlığında, ayrılık referandumu sonuçlarına sahip çıkmaktadır. PKK da sırf bu yüzden, federatif bir yönetime yol açan başkanlık sistemini ısrarla savunmaktadır. (7)

Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti, üniter yapısından asla taviz vermemeli ve eyalet sistemine kesinlikle geçmemelidir. Türkiye’nin bir karış toprağına dahi otonomi verilmesine asla müsaade edilmemelidir. Yeni anayasada, ülkenin üniter yapısını ve vatanın bölünmez bütünlüğünü koruyan maddeler mutlaka en belirgin şekilde yer almalıdır.

Kaynaklar:

1.   Suriye'de YPG-rejim çatışması via @AJTurk http://www.aljazeera.com.tr/haber/suriyede-ypg-rejim-catismasi
2.   Bir milyon insan Amerika'dan ayrılmak istiyor - Amerikali Turk: http://www.amerikaliturk.com/news/manset/35104-bir-milyon-insan-amerikadan-ayrilmak-istiyor/#.VTQoGuacBvo.twitter
3.   Avrupa’nın bölünmek isteyenleri http://www.aksam.com.tr/dunya/avrupanin-bolunmek-isteyenleri/haber-340225
4.   Microstate Madness – Europe in 2020 http://cominganarchy.com/2009/07/03/microstate-madness-europe-in-2020/
5.   Sayın Adnan Oktar: “Eyalet Sistemi Bölünmek Demektir” http://harunyahya.org/tr/Makaleler/162479/sayin-adnan-oktar-%E2%80%9Ceyalet-sistemi#.VTQ3uu6bq3M.twitter
6.   (Cornell, Svante E. 2002. “Autonomy as a Source of Conflict: Caucasian Conflicts in Theoretical Perspective.” World Politics 54: 245-76)
7.   G-20 Türkiye için sadece ekonomik bir modeldir http://harunyahya.org/tr/Makaleler/201697/g-20-turkiye-icin-sadece#.VTQ37Evoqm0.twitter

2015-04-21 13:33:38

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top