Başkanlık sistemi dünyaya barış ve huzur getirmemiştir

Başkanlık sistemini uygulayan devletlerin tümünün, ‘en ileri demokrasi seviyesinde oldukları, çok zengin ve çok güçlü oldukları’ yönünde yanlış bir kanaat mevcuttur.

Başkanlık sistemi ilk olarak 18. yüzyılın sonlarına doğru Amerika’da uygulamaya konulmuştur. Bundan önce Amerika’da birçok siyasi sistem denemesi yapılmış ancak hiçbirisi başarılı olamamıştır. Koloni oluşumları, farklı eyalet birlikleri, konfederasyonlar, İngiliz ve Fransız mandaları gibi birçok seçenek denenmiş ancak kıtada bir birlik sağlanamamıştır. Tüm bu denemelerin ardından bir türlü birleşemeyen devletler son çare olarak başkanlık sistemini denemiş ve Amerika Birleşik Devletleri’ni meydana getirmiştir. (1)

ABD’ye has bir sistem olan başkanlık rejimi, 19 ve 20. yüzyılda birçok ülke tarafından denense de bu ülkelerde ileri demokrasi seviyesi ve istikrar bir türlü sağlanamamıştır. Genel manada, tam başkanlık sistemi sadece ABD’de, yarı başkanlık sistemi de sadece Fransa’da demokratik bir hüviyet kazanabilmiştir. Ancak bununla birlikte bu sistem, ABD ve Fransa’da da sürekli kilitlenen ve işlemeyen bir hale dönüşmüştür. (2), (3)

Özellikle Afrika, Latin Amerika ve Asya ülkelerinde ise başkanlık sistemi denemelerinin tamamına yakını ‘diktatörlük’lere, ‘antidemokratik uygulama’lara veya ‘darbeler tarihi’ne sebebiyet vermiştir. (4)

Diğer taraftan, “Başkanlık sistemiyle yönetilen ülkeler zenginleşir ve güçlenir” çıkarımı da tümüyle yanlıştır. (5) Dünyadaki başkanlık sistemini uygulayan ülkelere kısaca bir göz attığımızda bu gerçek çok açık bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.

AFRİKA’DA BAŞKANLIKLA YÖNETİLEN ÜLKELER BÜYÜK BİR SEFALET İÇİNDE

Afrika’da Liberya, Nijerya, Kamerun, Sudan, Tanzanya, Gabon, Gine, Ekvator Ginesi, Fildişi Kıyıları, Angola, Namibia, Mozambik, Çad, Kenya, Uganda, Ruanda, Sierra Leone, Togo, Benin, Sudan, Zimbabve, Zambiya, Güney Sudan, Liberya, Malavi tam başkanlık sistemiyle yönetilmektedir. Sayılan tüm bu ülkelerin ortak özellikleri dünyanın en fakir ülkeleri içinde olmalarıdır. Bu ülkelerde çatışmalar, darbeler ve insan hakları ihlalleri yaşamı çok olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Sudan bölünmüştür ancak iç savaşlar yine devam etmektedir. Nijerya’da eyaletler farklı güçlerin elindedir ve ülke iç savaşa sürüklenmiştir. Zambiya’da başkanlık sistemi tek partili diktatörlüğe dönüştürülmüştür. Liberya’da iki büyük iç savaş yaşamıştır. Ruanda dünya tarihinin en kanlı iç savaşlarından birini yaşamıştır.

Afrika’da yarı başkanlık sistemini uygulayan ülkelerden Mali, Nijer, Moritanya, Burkina Faso, Madagaskar, Mısır gibi ülkelerde de savaşlar, darbeler, çatışmalar, yokluklar ve yoksulluk hakimdir.

Afrika ülkeleri için de, aynı Latin Amerika’da olduğu gibi, “Sabah erken kalkanın darbe yaptığı ülkeler” tabiri kullanılmaktadır. (6) Afrika tarihi, darbelerle başa geçerek kendini başkan ilan etmiş diktatörlerin tarihidir. Kıtada son 55 yılda yüzlerce başarısız denemenin yanında yönetimleri devirmeyi başaran 90’dan fazla darbe yapılmıştır. Örneğin, Uganda’da darbeyle başa geçen ve 300 bin kişinin öldüğü dönemin diktatörü İdi Amin dünyaca ünlü diktatörlerden sadece birisidir. Her biri İdi Amin kadar ünlenmiş olmasa da Nijerya, Surinam, Burundi, Kenya, Tanzanya, Liberya, Zambiya’nın darbeyle başa gelen diktatörleri de uzun yıllar boyunca demokrasinin önündeki en büyük engeli kendileri teşkil etmiştir.

BAŞKANLIK SİSTEMİ ASYA’YA ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ GETİRMEDİ

Asya’da tam başkanlık sistemi uygulayan ülkelerden Myanmar, Filipinler, İran, Türkmenistan, Özbekistan, Belarus, Ukrayna ve Kazakistan’da özgürlüklerden, ileri demokrasiden ve insan haklarından bahsedilmesi mümkün değildir. Endonezya’da 60 yıldır sürdürülen başkanlık sistemi, birbirini ihtilallerle deviren ve bir daha başkanlıktan indirilemeyen iki başkan çıkarabilmiştir. Afganistan’da ise işgal ve iç savaşların ardı arkası kesilmemektedir.

Asya’nın yarı başkanlık sistemini uygulayan ülkelerinden Rusya, Tacikistan, Doğu Timor, Gürcistan ve Sri Lanka’da da AB kriterlerinde bir ileri demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Yine yarı başkanlıkla yönetilen Yemen iç savaşa sürüklenerek paramparça olma aşamasına gelmiştir. Güney Kore ise bugünkü üretim kapasitesine askeri diktatörlük dönemi baskılarıyla ulaşmıştır. (7)

Asya’nın başkanlık sistemi sahibi ülkeleri de birçok darbenin gerçekleşmesine sahne olmuştur. Ferdinand Marcos, Filipinlerin diktatör başkanı olmuş, bir halk ayaklanması sonucunda Hawaii’ye kaçarak ülkesini terk etmiştir. Seyşeller de darbelerle şekillendirilmeye çalışılan ülkelerdendir.

Orta Asya’da da başkanlık sistemi olan ülkelerde ‘ömür boyu’ başkanlar ülkelerini idare etmekte, muhalefetin sesi ise başkanların izin verdiği kadar çıkabilmektedir.

LATİN AMERİKA ÜLKELERİNDE BAŞKANLIK SİSTEMİ MAFYAYA YARADI

Kosta Rika, Peru, Kolombiya, Arjantin, Şili, Bolivya, Venezuela, Ekvador, Brezilya, Haiti, Meksika, Honduras, Nikaragua, Panama, Paraguay, Uruguay, Guatemala, Dominik Cumhuriyeti gibi birçok Latin Amerika ülkesi başkanlıkla yönetilmektedir. Ancak bu ülkelerde uygulanan sistem kıtaya narko-demokrasi, ekonomik adaletsizlik ve çürümüş bir hukuk düzenini hakim kılmıştır. Bu ülkelerdeki eyaletlerin büyük kesimine mafya ve organize suç çeteleri hakim olmuştur. Aşırı zengin elitlerin dışında kalan halk kitlelerinin gelirleri Afrika ülkeleri seviyesinde kalmıştır. Arjantin, Brezilya, Şili, Uruguay başta olmak üzere bu ülkelerde sık sık halk ayaklanmaları, yağma olayları ve isyanlar yaşanmaktadır.

Arjantin’de 1819 yılından bu yana, başa gelen 46 başkandan sadece ikisi askeri darbesiz görevini tamamlamıştır. 1930’dan bu yana da hiçbir sivil idare 6 yıldan fazla iktidarda kalamayarak görevi darbecilere devretmiştir. Ülkede yine son 30 yılda 3 defa devlet ekonomik iflas ilan etmiştir. (8) Bolivya, Peru ve Venezuela dünyanın en çok darbe yaşayan ülkeleridir. Brezilya uzun yıllar askeri cunta tarafından yönetilmiştir. Bu dönemde binlerce faili meçhul yaşanmış ancak bu suçlar hiçbir zaman soruşturulamamıştır. Brezilya, gelir dağılımı eşitsizliğinin tavan yaptığı ülkelerden biridir. (9)

Venezuela, başkanlık yetkilerinin aşırı arttırılmasıyla bir diktatörlük yönetimine dönüşmüştür. Bolivya’da 1947-50 arasındaki cunta yönetimi süresince 30 bin kişi hayatını yitirmiştir. Nikaragua’da diktatör Somoza’nın iktidarı 1979’da darbeyle düşürülmüş ve bu tarihten 1985’e kadar olan süre zarfında 11 bin kişi hayatını yitirmiştir. Peru’da 1980’den sonra en az 30 bin kişi işkence ve kurşuna dizilme sonucunda öldürülmüştür. Şili’de 1973 Pinochet Darbesi’nin ardından 35 bin kişi hayatını yitirmiş, Kolombiya’da 1948’den beri öldürülen insanların sayısı 300 bini aşmıştır. Uruguay, 1973-1985 arasında meydana gelen darbenin ardından demokrasiye hala kavuşamamıştır. Guatemala, 1954 darbesinin ardından 2000’lere kadar büyük çatışmalara sahne olmuş ve 100 bin insan öldürülmüştür. Surinam’da Albay Desi Bouterse 1980’de darbeyle geldiği iktidarı uzun yıllar boyu bırakmamıştır. Haiti’de 1957 darbesiyle başlayan 1971’de biten süreç içinde 26 bin kişi öldürülmüş, Latin Amerika’da ‘cinayetler ülkesi’ olarak ün yapan El Salvador’da 1979’dan sonra 70 bin kişi katledilmiştir.

Meksika, Kolombiya, Panama, Nikaragua, Brezilya gibi ülkeler insan haklarının en çok ihlal edildiği, narko-demokrasinin hakim olduğu, uyuşturucu kartellerinin şehirlere ve eyaletlere hakim olduğu ülkelerdir. Meksika’da sırf  2006’dan sonra uyuşturucu çetelerine karşı başlatılan mücadelede 70 bin kişi ölmüş ancak çetelere karşı hiçbir başarı sağlanamamıştır. Hala 200 binin üzerinde insan, uyuşturucu kartelleri için çalışmaktadır. (10) Panama devlet başkanı Manuel Noriega, 1989’daki ABD işgali sonrasında uyuşturucu kaçakçılığı, haraç toplama ve kara para aklama suçlarından tutuklanmıştır.

SONUÇ

Başkanlık sistemini uygulayan ülkelere baktığımızda, bu modelin başarılı olmadığı görülmektedir. Bu modeli uygulayan devletlerin, ileri demokrasiyi yerleşik kılmada ve ekonomik refah seviyesine ulaşmada bir mesafe katedemedikleri ortadadır. Tam aksine, bu sistemi uygulayan ülkelerde büyük toplumsal huzursuzluklar, yıkıcı ekonomik krizler ve gelir dağılımında büyük adaletsizlikler hakimdir. Hukuk sistemi ve insan haklarında ise büyük ihlaller gözlenmektedir. 

Ancak asıl önemli olan husus, başkanlık sisteminin beraberinde federasyon, özerklik veya eyalet sistemlerini getirebilecek olmasıdır. Yukarıda yer verilen tüm ülkeler bölgesel federatif/özerk bölgelere sahip ülkelerdir. Türkiye gibi komünist bir ayrılıkçı hareketin bulunduğu ülkeler için federatif bir sisteme dönüşmenin bölünmeye neden olacağı ortadadır. (11)

İşte bu sebeplerle Türkiye, üniter yapısını muhakkak korumalı ve ülkeyi bölünmeye götürecek bölgesel yönetimlere asla izin vermemelidir. Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya’da savaşlar, bölünmeler devam ederken Türkiye’nin uygulayacağı en uygun sistem, vatanın bölünmez bütünlüğünü ve sevgi, kardeşlik, birlik, beraberlik ilkelerini hayata geçirecek model olmalıdır.

Notlar:

1. Amerikan Başkanlık Sistemi Türkiye için model olamaz http://harunyahya.org/tr/Makaleler/198984/amerikan-baskanlik-sistemi-turkiye-icin#.VP90_SE3ZTM.twitter
2. Amerika'da Sürekli Kilitlenen Sistem: Başkanlık http://harunyahya.org/tr/Makaleler/198492/amerikada-surekli-kilitlenen-sistem-baskanlik#.VP91Dwj5a_M.twitter
3. Fransa'da sürekli kilitlenen yarı başkanlık sistemi http://harunyahya.org/tr/Makaleler/200122/fransada-surekli-kilitlenen-yari-baskanlik#.VQ8Yb_TFIEM.twitter
4. Başkanlık sistemi dünyada da başarılı olmamıştır http://harunyahya.org/tr/Makaleler/197869/baskanlik-sistemi-dunyada-da-basarili#.VP91HTPFHck.twitter
5. ABD nasıl dünyanın en güçlü ülkesi oldu? http://harunyahya.org/tr/Makaleler/199159/abd-nasil-dunyanin-en-guclu#.VP907F_A4C8.twitter
6. Başkanlık Sistemi İle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar http://harunyahya.org/tr/Makaleler/197794/baskanlik-sistemi-ile-ilgili-dogru#.VViXZBg9ORo.twitter
7. Güney Kore İleri Demokrasi Seviyesini Hedeflemelidir http://harunyahya.org/tr/Makaleler/199492/guney-kore-ileri-demokrasi-seviyesini#.VP902--HKH4.twitter
8. Darbeler ülkesi Arjantin http://harunyahya.org/tr/Makaleler/200005/darbeler-ulkesi-arjantin#.VQWF7VfR8pI.twitter
9. Brezilya bürokratik otoriter modeli terk etmeli http://harunyahya.org/tr/Makaleler/199746/brezilya-burokratik-otoriter-modeli-terk#.VP90qyzsnVE.twitter
10. Meksika’daki “Emperyal Başkanlık” Sistemi http://harunyahya.org/tr/Makaleler/199273/meksikadaki-%E2%80%9Cemperyal-baskanlik%E2%80%9D-sistemi#.VVivzektK3o.twitter
11. Federasyon sistemi Türkiye'yi kesin olarak bölecektir http://harunyahya.org/tr/Makaleler/201845/federasyon-sistemi-tu%CC%88rkiyeyi-kesin-olarak#.VVjAUwCH1h4.twitter

Adnan Oktar'ın News Rescue'da yayınlanan makalesi:

http://newsrescue.com/the-presidential-system-did-not-bring-peace-and-tranquality-to-the-world/

2015-05-18 16:18:37

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top