Trump-Putin İşbirliği Dünya İçin Tarihi Bir Fırsat

Yeni başkan Donald Trump’ın adının medyada sıklıkla Putin ve Rusya ile birlikte anılması dikkatli gözlerden kaçmamıştır. İki süper güç arasındaki ilişkilerin yeni dönemde nasıl şekilleneceği ve dünyayı nasıl etkileyeceği elbette merak konusu. Üstelik, önceki dönemlerden farklı olarak, iki ülke ve liderleri arasındaki ilişkiler bu defa daha olumlu ve sıcak.

Trump ve Putin’in birbirlerine karşı saygılı, candan, anlayışlı ve iyi niyetli yaklaşımları güzel bir başlangıç. Her ikisi de birbirleri hakkındaki olumlu düşüncelerini açıkça ifade etmekten çekinmiyor. Rus lider Trump’ı, “hiç şüphesiz, gerçekten parlak ve yetenekli bir kişi”, “gerçek lider”  olarak tanımlıyor. Benzer şekilde, yeni ABD başkanı da Rus mevkidaşına dair her fırsatta övgü dolu sözler kullanmaya özen gösteriyor: “Putin hakkında her zaman iyi şeyler hissettiği”, ona “saygı duyduğu” ve onunla “harika bir dostluk” kurmayı istediği gibi.

Umut vaadeden gelişmeler sadece başkanlar ile sınırlı değil. Yeni ABD yönetimi ile Rus devleti de gerginliği sonlandırıp yumuşama, anlaşma ve işbirliği sürecini başlattılar. Geçtiğimiz günlerde Almanya’da düzenlenen iki önemli uluslararası zirvede bu doğrultuda adım attılar. G20 dışişleri bakanları toplantısı ve Münih Güvenlik Konferansı iki taraf arasında uyumlu ve verimli görüşmelere ev sahipliği yaptı.

İkili ilişkilerin düzelmesi ve iyileşmesi yolunda değerinin bilinmesi gereken atılımlar bunlar. Özellikle Obama döneminde ABD ile Rusya arasında adeta Soğuk Savaş’ı andıran günler yaşandığı düşünülürse: Ortadoğu ve Doğu Avrupa politikalarındaki derin anlaşmazlıklar, ekonomik, ticari ve siyasi yaptırımlar, karşılıklı olarak birbirlerini hedef alan yeni füze sistemleri ve artan silahlanma harcamaları, uluslararası sularda savaş gemileri ve uçakları arasındaki tehlikeli yakınlaşmalar… Kısacası Obama dönemi istenilmeyen vakalarla hatırlanacak bir dönemdi. Üstelik Obama yönetiminin görev süresinin son günlerindeki bazı icraatları gerginliği daha da tırmandırmıştı. Somut deliller ortaya koymadan Rusya’ya yönelik çok ağır suçlamalar, başkanlık seçimlerine siber saldırı iddiaları ve 35 Rus diplomatı sınır dışı etme kararları adeta Obama yönetiminin geride kontrol edilmesi zor krizler bırakma girişimi gibiydi.

Başkan Trump ise, haklı olarak, başından beri Rusya ile iyi ve istikrarlı ilişkiler kurmanın önemini savunuyor. Gerek kendi ülkesinden gerekse Batı dünyasından bu konuda yıpratıcı tepkiler almasına rağmen. Hatta bu nedenle ağır baskı, hakaret ve iftiralara maruz kalıyor. Rusya’ya ilişkin politikası belki de onun en çok eleştirilen yönü. Yeni Başkan bu konudaki kararlılığının gerekçelerini sık sık ve içtenlikle anlatıyor. 16 Şubat tarihli basın toplantısında olduğu gibi: “Yarın diyeceksiniz ki, “Donald Trump Rusya ile iyi geçinmek istiyor. Bu korkunç.” Bu korkunç değil. İyi bir şey… Rusya ile iyi geçinebilirsek, bu arada, Çin ile, Japonya ile, herkesle, eğer iyi geçinebilirsek, bu olumlu bir şey olur, olumsuz değil… Bakın, Rusya’ya karşı sert olmak benim için çok daha kolay olurdu fakat o durumda bir anlaşma yapamayız… Rusya’ya karşı ne kadar sert olursam, o kadar iyi (diye düşünürlerdi). Fakat biliyor musunuz? Amerikan halkı için doğru olan şeyi yapmak istiyorum. Dürüst olmak gerekirse, ikinci olarak, dünya için doğru olan şeyi yapmak istiyorum.” 

Trump bu dış politika stratejisinde haklı. Moskova ve Washington arasında yapıcı bir işbirliği sadece iki ülkenin değil, tüm dünyanın menfaatine. Ukrayna, Suriye, Irak ve Afganistan’da gerçek çözüm, ancak Rusya ve ABD’nin ittifak etmeleriyle mümkün. Bu birliktelik, küresel ve bölgesel sorunların çözümü ve terörle başarılı mücadele için de gerekli; yeniden bir silahlanma yarışı içine giren günümüz dünyasına barış, huzur ve refah getirmek için de. Açık ki her ikisi de süper güç olsalar da, her ikisi de muazzam siyasal, ekonomik, askeri ve teknolojik imkanlara sahip olsalar da yalnız başlarına bu sorunları çözemezler. Kalıcı çözüm için işbirliği şart.

Bu işbirliği her iki ülkenin kendi halkları için de kuşkusuz önemli. Dünya barışı için ittifak eden, hatta saldırmazlık paktı imzalayan iki dev güç, silahlanmaya harcadıkları muazzam tutarı kendi halklarının refahı, huzuru ve gelişmesi için harcayabilirler. Böylece her iki ülkede de ciddi sorun haline gelen işsizlik, evsizlik ve gelir farklılıklarından kaynaklanan toplumsal sorunlar ortadan kaldırılabilir.

Gerek Trump gerekse Putin karşılıklı iyi ilişkilere, işbirliğine, uzlaşma ve anlaşmaya gönülden istekli. Ortak yönleri de oldukça fazla. Her ikisi de Allah’a ve İsa Mesih’e derin ve içten saygı duyan, milli, manevi ve kutsal değerlere bağlı liderler. Benzer iç ve dış politika stratejilerine, benzer ekonomi planlarına, benzer dünya görüşlerine sahipler.

Ne var ki, iki ülkenin iyi ilişkiler kurmasına şiddetle karşı çıkan bazı çevreler var, özellikle ABD ve Batı dünyasında. Bu nedenledir ki Trump’ın kararlarını makul sınırlar içinde eleştirmek yerine karalama ve iftira kampanyaları, itibarsızlaştırma çabaları devreye sokuluyor. “Uydurma haberler” de bunun bir parçası. Bu amaçlarla, bilerek veya bilmeyerek, ikili ilişkilere zarar verecek girişimlerde bulunanlar da var; kriz çıkarmak ve yersiz gerginlik konuları oluşturmak için sudan bahaneler veya asılsız iddialarla fırtınalar koparmaya çalışanlar da.

Her lider gibi Trump da hata yapabilir elbette. Ancak Rusya ile yeni bir sayfa açma projesine daha ilk adımında engel olmak doğru olmaz, fırsat vermek gerekir. Dünya barışına ve refahına katkıda bulunacak böyle bir girişimde kendisini yalnız bırakmamak önemli. Amerikan halkının ve dünyanın desteğine ihtiyacı var ki bu güzel gayretini sürdürebilsin.

İçinde bulunduğumuz hassas dönemde, ABD ve Rusya yönetimlerinin de çok dikkatli olmaları gerekiyor. Provokasyonlara karşı ani çıkışlardan, öfkeli tepkilerden ve sert hamlelerden kaçınmalılar. Bu güzel dostluğu engellemek için uğraşanlara en güzel cevap, karşılıklı görüşmeleri ve bağlantıları hızlandırmak, hiç bekletmeden dostluğu ve yakınlaşmayı pekiştirecek atılımlar yapmak, güçlü ve sarsılmaz bir işbirliğinin temelini atmak olacaktır.

Adnan Oktar'ın American Herald Tribune & Daily Mail'de yayınlanan makalesi:

http://ahtribune.com/us/maga/1534-trump-putin.html

http://dailymailnews.com/2017/03/14/trump-putin-cooperation-presents-a-historical-opportunity-for-the-world/

2017-03-05 01:09:18

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top