Süleyman Ateş'in iddialarına cevap - İddia 3

İDDİA: MAİDE SURESİ, 116. VE 117. AYETLERDE ALLAH HZ. İSA (AS)'IN CANINI ALDIĞINI SÖYLEMEKTEDİR. 

CEVAP: MAİDE SURESİ'NİN 116. AYETİNDE ALLAH'IN AHİRET GÜNÜNDE HZ. İSA İLE KONUŞMASI HABER VERİLMEKTEDİR. MAİDE SURESİ, 117. AYETTE İSE HZ. İSA (AS)'IN BİYOLOJİK ÖLÜMÜ DEĞİL,  RUHUNUN UYKU BENZERİ BİR DURUMDA ALINMASINDAN BAHSEDİLMEKTEDİR.
 

Allah Kuran'da ahirette yapılan çeşitli konuşmalardan örnekler vermektedir. Hz. İsa (as)'ın ayette bildirilen konuşması da, ikinci kez yeryüzüne gelip öldükten sonra ahirette Rabbimiz'in kendisi ile yapacağı konuşmadır.

Allah: "Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen mi söyledin?" dediğinde: "Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse mutlaka Sen onu bilmişsindir. Sen bende olanı bilirsin, ama ben Sende olanı bilmem. Gerçekten, görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sensin Sen." (Maide Suresi, 116)

Hıristiyanlar, Hz. İsa (as)'ı ilahlaştırarak (Allah'ı tenzih ederiz) büyük bir sapkınlığa düşmüşlerdir. Bu sapkın inanca sahip olanlar, ahiret gününde Rabbimiz'in huzurunda hesap verecekler, Hz. İsa (as) da onların hak dinden saptıklarına şahitlik edecektir.
 

Kuran'da ahiret gününde Allah'ın insanları hesaba çektiği ve cehennem bekçilerinin, azabı hak eden insanlarla konuştuğu da bildirilmektedir.

Ey cin ve insan topluluğu, içinizden size ayetlerimi aktarıp-okuyan ve size bu karşı karşıya geldiğiniz gününüzle sizi uyarıp-korkutan elçiler gelmedi mi? Onlar: "Nefislerimize karşı şehadet ederiz" derler. Dünya hayatı onları aldattı ve gerçekten kafir olduklarına dair kendi nefislerine karşı şehadet ettiler. (Enam Suresi, 130)

İnkar edenler, cehenneme bölük bölük sevk edildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cehennemin) bekçileri dedi ki: "Size Rabbiniz'in ayetlerini okuyan ve bugünle karşılaşacağınızı (söyleyip) sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" Onlar: "Evet." dediler. Ancak azap kelimesi kafirlerin üzerine hak oldu. (Zümer Suresi, 71)


Süleyman Ateş'in evrim yanılgısı 

Adnan Oktar'ın 11 Kasım 2009 tarihli Samsun AKS ve Gaziantep Olay Tv röportajından

 


VEFAT, BİYOLOJİK OLARAK ÖLÜM DEĞİLDİR

 

Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi söylemedim. (O da şuydu:) 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. BENİ VEFAT ETTİRDİĞİNDE, ÜZERLERİNDEKİ GÖZETLEYİCİ SENDİN. Sen herşeyin üzerine şahid olansın." (Maide Suresi, 117)

Ayette "teveffa" kelimesi geçmektedir.Türkçe meallerde öldürme ya da vefat ettirme olarak çevrilen kelime, Arapçada "vefea" kökünden türemiş olan teveffa fiilidir ve bu fiiil ölüm manasına değil, "canın alınması", "teslim alınması"manalarına gelmektedir. İnsanın canının alınmasının ise her zaman ölüm anlamına gelmediği yine Kuran'da bize bildirilmektedir. Örneğin "teveffa" kelimesinin geçtiği bir ayette insanın ölümünden değil, uykuda canının alınmasından bahsedilmektedir: 

 

ALLAH, ÖLECEKLERİ (MEVT) ZAMAN CANLARINI ALIR (TEVEFFA); ÖLMEYENİ DE UYKUSUNDA (CANINI ALIR) (LEM TEMUT). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı (el mevte) verilmiş olanı tutar, öbürüsünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir... (Zümer Suresi, 42)

Bu ayetten de anlaşılacağı gibi, Allah uyuyan insanın canını almaktadır, ama bu haliyle insan bildiğimiz manada ölmüş olmaz. Yalnızca geçici bir süre için ruhu bedeninden ayrılmış farklı bir boyuta girmiş olur. Uyanacağı zaman ise tekrar ruhu bedenine iade edilir. Eğer bu, biyolojik ölüm olarak açıklanırsa, bu durumda Hz. İsa (as)'ın yaşadığı süre boyunca her gece ölmüş olması gerekir. Aynı şekilde tüm insanlığın da her gece öldüğünü kabul etmek lazımdır. Oysa, kast edilen anlam, biyolojik manada bir ölüm değildir.


Süleyman Ateş'in, Hz. İsa (a.s.)'ın tekrar gelişiyle ilgili yanlış yorumlarına cevap

Adnan Oktar’ın 17 Ağustos 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından

 

İSLAM ALİMLERİ  TEVEFFA KELİMESİNİ ŞÖYLE AÇIKLIYOR
 

ELMALILI HAMDİ YAZIR

... Fakat ne zaman ki Sen beni vefat ettirdin, içlerinden aldın, kaldırdın.


TABERI

Bize göre en sıhhatli görüş bu kelimeyi "kabzetmek", "yerden çekmek" manasında almaktır. Buna göre ayetin anlamı; "seni yerden alıp, göklere çekerim" şeklinde olur. Ayetin devamı da, ahir zamanda inkarcılara karşı olan galibiyete dikkat çekmekle bu fikri teyid eder mahiyettedir.
 

CELALUDDİN ES-SUYUTİ

O halde Hz. İsa (as) göğe çıkarıldı ve kıyametten önce gelecektir.
 

İBN TEYMIYYE

Bu ayet, Hz. İsa (as)'ın ölümünün kast edilmediğine delildir... Ayette geçen, "et-teveffi" sözü, beden olmaksızın sadece ruhun veya ikisinin ölümünü, ancak başka bir karineyle (konuyu bu anlamda açıklayan başka bir delilin varlığı ile) gerektirir. Bundan maksat uyku ölümü de olabilir. (Enam Suresi, 60. ayette olduğu gibi.) Ayetin son bölümündeki "inkar edenlerden seni tertemiz ayıracağım." sözü de bu şekildedir. Hz. İsa (as)'ın vücudu ruhundan ayrılmış olsaydı, onun vücududu da diğer peygamberler gibi yerde olurdu.
 

MUHAMMED HALİL HERRAS:

Bu ayette geçen "teveffi" kelimesi ölüm manasında değil, uyutma manasındadır. Şayet ölüm manasını kabul edeceksek, o zaman Hz. İsa (as)'ın Allah Katına ölü olarak yükseltilmesinin bir açıklaması olmaz. Yine teveffi kelimesi ölüm anlamında kullanılırsa, "Hz. İsa (as)'ın Musevilerden kurtarılma ve temizlenme" müjdesinin de bir manası kalmaz, üstelik Allah onu öldürerek Musevilere yardım etmiş olurdu. (Allah'ı tenzih ederiz.) Ayrıca Al-i İmran Suresi'nin 54. ayetindeki Allah'ın mekrini (tuzağını) nasıl anlayacağız? Museviler öldürmeden önce, Allah'ın Hz. İsa (as)'ı öldürmesi onun mekrine (tuzağına) sığmaz. Gerçek mekr (tuzak) odur ki, Allah Hz. İsa (as)'ı diri olarak Kendi Katına yükseltecek, Hz. İsa ahir zamanda inecektir...
 

İBNİ KESİR

İbn Ebu Hatim diyor ki; "Bize babam... Hasan'dan rivayet etti ki, o, 'Seni vefat ettireceğim..." ayeti hakkında şu açıklamada bulunmuştur: Burası, 'Seni uyku ölümü ile öldüreceğim, yani uyutacağım'anlamındadır ki, Allah Teala Hz. İsa (as)'ı uykuda iken göğe kaldırmıştır... Cenab-ı Hak, Hz. İsa (as)'ı şüphe götürmeyen bir gerçek olarak, uyku ile vefat ettirdikten sonra göğe çekmiş ve o dönemde kendisine eziyet eden (bazı) Musevilerin eziyetlerinden kurtarmıştır.
 

MUHAMMED ZAHİD EL-KEVSERİ

Eğer Hz. İsa (as) ölmüş olsaydı (ki bu doğru değildir), "Allah ölüm vakti gelen nefisleri vefat ettirir." (Zümer Suresi, 42) mealindeki ayette yer alan ve ölüm anlamına gelen "mevt" kelimesi bildirilmezdi... Şayet iddia edildiği gibi Allah-u Teala adi ölümü (biyolojik anlamda ölümü) bildirmiş olsaydı, bu açıkça haber verilirdi. Madem ki Allah, Musevilerin Hz. İsa (as)'ı öldürmediğinden, vefattan ve göğe yükselmekten bahsetmektedir, o halde burada normal ölümün dışında bir mana düşünülmelidir. 


2010-09-20 00:02:29

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top