Altınçağın alametleri

Günümüzdeki Fitne, Zulüm, Fesat, Kargaşa ve Çekilen
Bu Acılar Altınçağın Doğum Sancısıdır

Son yıllarda dünyanın dört bir yanından savaş, katliam, terör, bombalama, kargaşa ve yıkım haberleri geliyor. Masum insanlar, çocuklar, hamile kadınlar öldürülüyor; camiler, hastaneler, okullar, pazar yerleri bombalanıyor; şehirler yaşanamaz hale getiriliyor; milyonlarca insan bu saldırılardan korunmak için evlerini, yurtlarını terk ediyorlar. Üstelik günler, haftalar geçtikçe bu haberlerde bir azalma olmuyor; barışa, güvenliğe ve huzura doğru hiçbir adım atılmıyor. Tam tersine savaş ve zulüm daha geniş alanlara yayılıyor, yıkım her geçen gün artıyor. Bu haberlerin çok büyük bir bölümü ise Müslüman ülkelerden ya da Müslümanların yoğun olarak yaşadıkları bölgelerden geliyor.

Tüm bu gelişmeler Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in ahir zaman müjdelerini bilen Müslümanlar için çok önemli bir çağın habercisi hükmündedir. Yaşananların her biri Peygamberimiz (sav)’in günümüzden 1400 yıl önce haber verdiği ahir zaman alametlerinin art arda gerçekleşmesinden ibarettir.

Ahir Zamanda Dünyanın Durumu

Peygamberimiz (sav) kıyamet öncesinde, savaşların, çatışmanın, kargaşanın, adaletsizliğin, zulmün, fitnenin artacağı, tüm dünyanın büyük bir kaos içine sürükleneceği bir dönemin yaşanacağını; bu dönemin ise adaletin, barışın, huzurun, sevginin, hoşgörünün, bolluğun ve bereketin hakim olacağı Altınçağ’ın habercisi olduğunu bizlere bildirir.

Peygamberimiz (sav)'in verdiği bilgilere göre ahir zamanın ilk devresinde Allah'ı inkar ederek ateizmi ve dinsizliği telkin eden bir takım felsefi sistemler nedeniyle insanlar arasında büyük bir bozulma yaşanacaktır. İnsanlık yaratılış amacından uzaklaşacak, bunun sonucunda büyük bir manevi boşluk ve ahlaki bozulma oluşacaktır. Büyük felaketler, savaşlar ve acılar yaşanacak ve tüm insanlar bu sıkıntılara son verebilmek için "nasıl kurtuluruz?" sorusunun cevabını arayacaklardır.

Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki, ahir zaman alametleri olarak bildirilen bu gelişmelerin pek çoğu, günümüzde art arda ve birebir haber verildiği şekilde gerçekleşmiştir. Son zamanlarda dünyada görülen savaş ve çatışmaların, terör, şiddet, anarşi ve kargaşanın, katliamların giderek artmış olması ise, yine ahir zamanın ilk döneminin yaşanmakta olduğunun bir göstergesidir.

Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki bilgilere göre Allah, bu karanlık dönemin ardından insanları ahir zamanın karmaşasından kurtaracak ve büyük bir kurtuluşa ulaştıracaktır. Allah, güzel ahlaktan uzaklaşan insanları, dejenerasyona uğrayan toplumları doğru yola iletmek için “Hz. Mehdi” yani “doğruya götüren” sıfatını taşıyan üstün ahlaklı bir kulunu vesile kılacaktır. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde ve İslam alimlerinin açıklamalarında Hz. Mehdi'nin bu doğrultuda üç büyük sorumluluk üstlendiği bildirilmektedir. Hz. Mehdi öncelikle Allah’ı inkar eden ve dinsizliği destekleyen felsefi sistemlerin fikri olarak çürütülmesini sağlayacaktır. Diğer yandan İslam’ı, Kuran’da ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetinde bildirildiği şekilde özüne döndürecektir. İslamiyet’i tüm bozulmalardan, hurafelerden arındırarak gerçek Kuran ahlakının yaşanmasını sağlayacaktır. Ahir zamanın ilk döneminde insanlığın içerisinde bulunduğu tüm karışıklıklara, toplumsal sorunlara, sosyal sıkıntılara çözüm getirecek, yeryüzünde barış, huzur, mutluluk ve güzel ahlakın hakim olmasına vesile olacaktır. Hadislerde Hz. Mehdi'nin yaşanan tüm bu “fitneleri Allah’ın izniyle mutlaka önleyeceği” şöyle bildirilmektedir:

Fitneleri önlemenin kendisine zor gelmeyeceği ve öldürmenin de onu vazgeçiremeyeceği Ehli Beytime mensup birisi sahip olmadan günler ve geceler bitmeyecektir... (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 12)

Tozlu, dumanlı karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takib edecek, ta ki Ehli Beytimden kendisine Hz. Mehdi denilen bir zat çıkıncaya kadar. Şayet Ona yetişirsen, Ona tabi ol ve hidayete erenlerden ol. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)

Hz. Mehdi ile aynı dönemde yeryüzüne ikinci kez gelecek olan Hz. İsa ise, özellikle Hıristiyan ve Yahudi dünyasına hitap edecek, onları içine düştükleri hurafelerden sıyrılıp Kuran ahlakını yaşamaya çağıracaktır. Hıristiyanların Hz. İsa'ya uymasıyla birlikte İslam ve Hıristiyan alemi tek bir inançta birleşecek ve dünya “Altınçağ” adı verilen büyük bir barış, güvenlik, mutluluk ve refah dönemi yaşayacaktır.

Ahir Zamandan Zulüm ve Kargaşa Haberleri

*Arap Yarımadasında Karışıklıklar

... Arab yarımadasına inerler, ordular düzenlenir, halife öldürülür, dertler de büyür. Şam surları üzerinde bir münadi “Yaklaşan şerden dolayı vay Arabların haline” der. (Celalettin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 38)

Yine Araplar arasında keskin kılıç ve insanlar arasında şiddetli ihtilaflar olacaktır... (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”; Yaşanan Ahir Zaman)

Arap evlerinden, fitnenin girmediği hiçbir ev kalmayacaktır. (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”; Yaşanan Ahir Zaman)

"İnsanlar Şam diyarında toplanıncaya kadar Hz. Mehdi zuhur etmez. Fitne yaygınlaşacak insanlar ondan kurtulmak için bir çıkış yolu arayacaklar fakat bulamayacaklar. Kufe ile Hire arasında katliam olacaktır." (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”; Yaşanan Ahir Zaman)

*Kufe Irak'ta bir şehirdir.

*Hire (al Hirah) Kufe'nin güneyinde bulunan tarihi bir şehirdir.

"Zevra denilen yerde bir olay meydana gelecektir."

Dediler ki: "Zevra nedir? Ey Allah'ın Resulü!"

O da şöyle buyurdu: "Doğuda bir şehirdir... " (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Hz. Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”; Yaşanan Ahir Zaman)

*Zevra, Irak’ın Kuzeyi ile Türkiye’nin Güneydoğusunu içine alan bir bölgenin adıdır. 

*Irak ve Acem’in İşgal Edilmesi

Ana, baba, kız, erkek herkesi öldürür ve Acem ve Irak beldelerini feth ederek ümmete acıklı azap tattırırlar. Bunların arasında fitne, şiddet, helak ve kaçmalar olur. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 36)

*Masum Çocukların Öldürülmesi

…Muhammed ümmetinden masum bir çocuk öldürüldüğünde, gökten bir melek 'hak onda (Hz. Mehdi'de) ve onun yanında olandadır' diye haykırır. (Sabban İsafur Ragibin, s.154)

*Masum İnsanların Katledilmesi

Masum insanlar katloluncaya kadar Hz. Mehdi çıkmayacak ve katliamlara yerde ve göktekiler, artık tahammül edemez bir hale geldiğinde zuhur edecektir... (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37)

Hz. Mehdi her dokuzdan yedi öldürülünceye kadar çıkmaz. Günahsız insanların öldürülmesi onlardandır. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)

Günahsız insanlar öldürülmeden Hz. Mehdi çıkmaz. Günahsızlar öldürüldüğünde, onları öldürenlere yer ve gök ehli buğz ederler... (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)

*Yaygın ve Arka Arkaya Gelen Fitneler

Çok acıklı durumlar ve elim manzaralar görülür. Fitneler arka arkaya devam eder... Ana, baba, kız, erkek herkesi öldürür... Bunların arasında fitne, şiddet, helak ve kaçmalar olur. Ne zaman bitti denilir, gene de devam eder gider. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 36)

Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek: "Ey insanlar, emiriniz artık Hz. Mehdi'dir" demesine kadar devam edecektir.  (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

Çok yaygın ve sona ermesi mümkün görülmeyen bir fitne çıkacak... (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 55)

Şu muhakkak ki, yakın gelecekte (birbirini takip eden) birtakım fitneler olacaktır. Sonra tekrar fitneler olacaktır. Sonra yine fitneler olacaktır.  (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zamanAlametleri, no. 684, s. 375)

 

Şam'da fitneler bir taraftan sakinleştikçe, diğer bir taraftan alevlenir. Gökten çağırıcı bir melek "Hz. Mehdi emirinizdirHz. Mehdi Halifenizdir" demedikçe de fitneler bitmez. (Risalet-ül Huruc-ül Hz. Mehdi, s. 63)

Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anıl münker (iyiliği emredip kötülükten menetme) imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Hz. Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder (canlandırır). Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem (Arap olmayan) ve Arap milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 66)

"İnsanlar, şiddetli bir korku üzerinde olmadıkça, Hz. Mehdi zuhur etmez. Ondan önce zelzeleler, fitneler, insanların başına gelen belalar ve taun (veba) hastalığı zuhur edecektir." (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar” )

*Müslümanlarla Yahudilerin Savaşması

Müslümanlarla Yahudiler harb etmedikçe kıyamet kopmaz... (Müslim, Tirmizi)

*Şiddetli Savaşların Olması

...Bunun üzerine insanlar silahlarını sıyırırlar şiddetle çarpışırlar. İşte o zaman   semadan kendini belli eden bir el görünür ve savaş ise şiddetlenir.     (Celalettin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler,  Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s.  51)

... bu çok şiddetli savaşların ve fitnelerin bulunduğu bir senede olacaktır. (Celalettin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler,  Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 51)

*Şehirlerin Harap Edilmesi

"Büyük şehirler dün sanki yokmuş gibi helak olur." (Kitabül Burhan Fi Alametil Hz. Mehdiyyil Ahir Zaman, s. 38)

Mamur beldeler harab edilince... kıyametle senin aranda şu iki parmak arası kadar bir mesafe kalmış demektir. (Kıyamet Alametleri, s. 143)

*Dünyanın Karışıklık İçinde Kalması

Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücum ettiğinde, büyük küçüğe merhamet etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında... (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.12)

*Barışın Sağlanamaması

Bütün kalplerin içine fesat düştüğü için bir kısım halk diğeriyle konuşarak barış ve ittifak gösterileri yaparlar. Fakat kalplerinde barış ile ittifaka muhalif bir durum olduğu bir devir gelmedikçe kıyamet kopmaz. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, no.701, s. 382)

*İnsanların Evlerinden, Şehirlerinden Kaçmaları

"Ey Allah'ın Resulü, Ahlas fitnesi nedir?" "Kaçışmak –yani insanlar arasındaki aşırı düşmanlıklardan dolayı birbirlerine güvenemedikleri için birbirlerinden kaçışmaları- ve insanların mallarının yağma edilmesidir," buyurdu.  (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, no.714, s. 386)

*Müslümanların Zulüm Görmeleri

Yemin ederim ki bu ümmete öyle (şiddetli) belalar gelecek de, kişi zulümden, gaddarlıktan kurtulmak için sığınacak bir yer bulamayacaktır. Öyle sıkıntılı bir sırada Allah Teala akrabamdan, benim hanedanımdan bir kimseyi gönderecek. (Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s. 437)

Ebu Ca'fer (ra)'dan şöyle rivayet olunmuştur:

"Siz zulüm görünceye kadar (Hz. Mehdi) zuhur etmez." (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi’si “Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)

Rüku ve secdeye giden herkesi cezalandırır. Zulüm, fesad ve fısk çıkarır. Alim ve zahidleri (dünya süs ve makamlarından uzak yaşayan kimseleri) katleder, pek çok şehri de işgal eder. Kan akıtmayı helal kılarak, Al-i Muhammed'e düşman kesilir... (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 37)

Benden sonra halifeler olur. Halifelerden sonra emirler, emirlerden sonra zalim melikler gelir. Son olarak da Ehl-i Beytimden birisi çıkar. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 84)

Vay bu ümmete, o öldüren zalim meliklerden dolayı. Bu zalimler kendilerine itaat edenler hariç, sessiz kalanları dahi korkuturlar... (Ebu Nuaym'dan; Suyuti, C. II, s. 64)

Burada Müslümanların üçte biri öldürülür... (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 73)

*Cami ve Medreselerin Yıkılması

Süfyani kuru bir vadiden çıkar. Kelp kabilesinden abus çehreli, sert kalpli adamlardan bir ordu düzenler ve bunlar her tarafa zulmederler. O, medrese ve mescidleri yıkar, rüku ve secdeye giden herkesi cezalandırır. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 35)

*Ticaret Yollarının Kesilmesi

Ticaret ve yolların kesildiği ve fitnelerin çoğaldığı zaman... (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s.39)

*Dünyada Anarşi ve Terörün Yaygınlayması

Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır. (Suyuti, Cami'üs Sagir, 3/211)

*Evlerinin İnsanlara Mezar Olması

"İnsanlara ölüm gelip evler mezar olduğu zaman halin nice olur", buyurdu? (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, no. 726, s. 392)

*Katliamların Yaygın Olması

Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır… Ölümler ve katliamlar yaygın hale gelecek… (Camiü's-Sagir, 3:211, Müsned, 2:492, 4:391, 392)

*Batı’da Karışıklıklar Olması

Mağrib'de (batıda) karışıklıklar, fitneler ve korku olacak. Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak. Fitneler çoğalacak. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, İmam Şarani, s. 440)

VAAT EDİLEN KUTLU DÖNEM YAKLAŞIYOR

Peygamberimiz (sav)’in bildirdiği bu zulüm ve fitne haberleri, katliamlar, saldırılar ve karışıklıklar, günümüzde tam da hadislerde tarif edildiği şekilde ve birbiri ardına gerçekleşiyor. Ve bu durum bizlere, ahir zamanın bu ilk sancılı döneminin sona ermek üzere olduğunu, ikinci kutlu döneminin, yani Altınçağ’ın çok yakınlaştığını müjdeliyor. 

Hadislerin işaretlerine göre Altınçağ, yarım yüzyıldan fazla sürecek ve Peygamberimiz (sav)'in zamanında yaşanan “Asr-ı Saadet” benzeri bir dönem olacaktır. Altınçağ’da yaşam o denli güzel olacaktır ki, tüm insanlar bu dönemde yaşamış olmayı isteyeceklerdir. "Zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmayacaklar, bu güzelliklerden daha fazla yararlanmak için Allah'tan ömürlerinin uzatılmasını" temenni edeceklerdir. Altınçağ’a duyulan bu özlem Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde şöyle bildirilmiştir:

Onun zamanında, büyükler "Keşke ben küçük olsaydım",  küçükler de "Keşke ben büyük olsaydım" diyeceklerdir. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 17)

Naim b. Hammad, İbni Abbas’dan tahric etti ki:

Zamanı o kadar adil olacak ki, kabirdeki ölüler dirilere  imrenecektir... (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 22)

Peygamberimiz (sav) hadislerinde, insanların dünyada ve ahiretteki kurtuluşlarına vesile olacak çok kıymetli bir insan olan Hz. Mehdi'ye tabi olunmasını bildirmiş ve onun döneminde yaşanacak tüm bu hayırlara işaret etmiştir:

İbni Ebi Şeybe ve Naim b. Hammad Fiten isimli eserde, İbni Mace ve Ebu Naim ise İbni Mes’ud’dan tahric ettiler. O dedi ki:

... O (Hz. Mehdi) arza sahib olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı adaletle doldurur. Sizden O’na kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin, O’na katılsın. Zira O Hz. Mehdi'dir. (Celalettin Suyuti’nin tasnifinden Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 14)

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. Mehdi döneminde yaşanacak olan bu adil ortam şöyle haber verilmektedir:

... Şu ümmetin Hz. Mehdi'si Hasan ve Hüseyin'dendir. Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücum ettiğinde, büyük küçüğe merhamet etmediği, büyük büyüğe vakarlı davranmadığında; Allah, bu sırada, onlardan adavetin (düşmanlığın) kökünü kazıyarak dalalet kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanda dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini gönderecektir. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 12)

Dünya hayatının bir günü kalsa Allahü Teala o günü uzatır, benim  Ehli Beytimden bir adam gönderir. Onun ismi benim ismim gibidir. Babasının ismi babamın ismi gibidir. Zulüm ve kötülükle dolmuş dünyayı, adalet ve dürüstlükle dolduracaktır. (Ebu Davud. Tirmizi.) (Büyük Fitne Mesih Deccal, Saim Güngör, Pamuk Yayınları, s. 80) (Ebu Davud ve Tırmizi / Büyük Hadis Külliyatı, Rudani 5. cilt, s. 365)

Onun adaleti heryeri kaplayacak ve insanlar arasında Hz. Peygamberin sünnet-i seniyyesi ile muamele edecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)

İnsanlar, Allah'ın Kuran'da inanan kullarına müjdelediği güzelliklerin hepsini bu dönemde yaşayabileceklerdir. Allah ayetinde iman eden müminleri dünyada da güzel bir hayatla yaşatacağını şöyle bildirmektedir:

Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 97)

Altınçağ, Rabbimiz’in müminlere bir lütfudur. Bolluğuyla, bereketiyle, insanlara sağlayacağı her türlü konforuyla ve huzur dolu ortamıyla her Müslümanın ulaşmak isteyeceği bir dönem, iman eden insanlar için dünya hayatında çok üstün bir mükafattır. Bu güzel dönemle müjdelenmek de kuşkusuz tüm Müslümanlar için çok büyük bir şereftir.


2007-12-01 23:22:23

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top