21. Yüzyıl ve ahir zaman

Hükmü kıyamete kadar geçerli olan, tüm hayatımızı kapsayan emir ve bilgilerin yer aldığı Kuran-ı Kerim'in en büyük mucizelerinden biri, ilk vahyin inmesinden bu yana, her asırda yaşayan tüm insanlara hitap etmesidir. Allah, Kuran'ı kıyamete kadar insanlara bir yol gösterici ve hidayet rehberi olarak indirmiştir. Bunun yanı sıra Kuran'da geleceğe dair işaretler ve müminlerin üzerinde düşünmesi gereken bazı sırlar da vardır. Kıyamete yakın bir dönem olan ahir zamanda yaygınlık kazanacak olan inkarcı sistemlerin uygulamalarına ve Allah'ın bu batıl sistemleri hakkı göndererek darmadağın etmesine yönelik çok önemli işaretler bulunmaktadır.

"Ahir zaman" ifadesi anlam olarak son dönem, son zaman demektir. İslam'a göre ahir zaman kavramı kıyamete yakın bir zamanda, Kuran ahlakının üstün olacağı, insanlar arasında yaygın olarak yaşanacak olan son dönemi ifade eder. Adı geçen bu dönem Allah'ın izniyle çok yakındır ve insanların bu konu üzerinde derin derin düşünmeleri çok daha büyük bir önem kazanmıştır. Bu nedenle tüm Müslümanların etraflarında gerçekleşen olayları dikkatle takip etmeleri ve bunları Kuran ayetleri ile Peygamberimizin hadisleri doğrultusunda değerlendirmeleri gerekmektedir. Kuran'da ahir zaman konusuna dolaylı olarak değinilmiştir. Ayetler üzerinde düşünüldüğünde günümüzdeki olaylara ve ahir zamana işaret eden çok önemli sırlar bulmak mümkündür.

İnsanların hayalinde her zaman için daha güzele, daha iyiye yönelik bir özlem bulunmaktadır. Daha güzel bir manzara, daha güzel yiyecekler toplumsal sorunların yaşanmadığı huzurla dolu bir hayat, bolluk, bereket…

 

Ahir zamanda evler, bahçeler, caddeler, okullar, kısacası herşey güzelleşecektir. Kuran'da tarif edilen eşsiz sanat anlayışıyla yönlendirilen sanatçılar dünya tarihinde görülmemiş üstünlükte eserler ortaya koyacaklardır. Bu kutlu dönemde sanat, sadece belli kesimlerin zevk aldığı bir anlayış olmaktan çıkacak, Allah'ın kusursuz yaratma güzelliklerini ortaya koyan bir zevk halini alacaktır. Altınçağ'da sanatın ilahi bir güzellik olduğu anlaşılacak ve böylece sanata gereken önem verilecektir.
 

İşte ahir zaman, tüm bu "daha iyi", "daha güzel" kavramlarını içinde barındıran bir çağı ifade eder. Ahir zaman, sıkıntının yerini bolluğun ve bereketin, adaletsizliğin yerini adaletin, ahlaksızlığın yerini güzel ahlakın, kargaşanın yerini barış ve huzurun aldığı, İslam ahlakının hakim olduğu kutlu bir dönemdir. Güzel ahlakın tüm dünyada yaşanması, Peygamberimizin vefatından sonra kıyamete kadar gerçekleşecek olan ahir zaman alametlerinin en önemlilerinden biridir.

Peygamberimizin hadislerinde bu dönemi ve özelliklerini açıklayan detaylı anlatımlar yer alır. Peygamberimizin ardından bazı İslam büyükleri de ahir zaman hakkında önemli açıklamalarda bulunmuşlardır. Bu anlatımlara bakıldığında, ahir zamanın, birbirini izleyecek olan bir takım önemli olay ya da süreçlerle dolu olduğunu görürüz. Ahir zaman dünyanın büyük bir bozulma ve karmaşa yaşadığı, ancak sonra da gerçek dinin yaşanmasıyla kurtuluşa kavuştuğu bir dönemdir.

Ahir zamanın ilk aşamasında, dünya Allah'ı inkar eden bir takım felsefi sistemler nedeniyle dejenere olacaktır. İnsanlar yaratılış amaçlarından uzaklaşacak, bunun sonucunda büyük bir manevi boşluk ve ahlaki bozulma oluşacaktır. Büyük felaketler, savaşlar ve acılar yaşanacak, insanlar "Nasıl kurtuluruz?" sorusunun cevabını arayacaklardır. Bu dönemde İslam Dini, içine sokulan bir takım hurafeler ve batıl inanışlar nedeniyle aslından uzaklaştırılmıştır. Bir yanda ateizmi ve dinsizliği telkin eden felsefeler, öte yanda da dini içten tahrip eden bu tutucu güçler, insanlığı büyük bir karanlığa sürüklemişlerdir. (Harun Yahya, Altınçağ)

Ancak Allah, ahir zamanın bu büyük karmaşası altında ezilen insanları kurtuluşa ulaştıracaktır. Fitnelerin çoğalması, haramların helal sayılması, doğal felaketlerin tüm dünyayı sarması ve birbiri ardınca hayret verici olayların meydana gelmesi, tüm müminlere ahir zamanın yaklaştığını haber vermektedir. Ahir zamanın en büyük müjdesi ise İslam ahlakının yeryüzüne yayılmasıdır. Peygamberimizden aktarılan hadislerde ahir zamanda tüm dünyanın adaletle ve barışla dolacağı müjdelenmektedir. Bu döneme "Altınçağ" isminin verilmesinin nedenlerinden biri budur. Hadislerde emniyetin ve güvenin temin edildiği, yokluk ve fakirliğin ortadan kalktığı, silahların sustuğu bu dönem hakkında çok detaylı bilgiler verilmektedir. Kuran ahlakının yaşanmasıyla meydana gelecek olan adalet ve barış dolu dünyada, ürünlerde ve mallarda da çok büyük bolluk ve bereket yaşanacaktır. Böylece yokluklar, sıkıntılar ve açlık ortadan kalkacaktır. Gerçekten de daha şimdiden bilgisayar, gen ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, bu gelecek dönemi doğrular şekildedir. Bilimde yaşanan gelişmeler insanın çevresini saran yaratılış delillerini daha yakından kavramasını sağlamaktadır. Tıp biliminde hastalıkların önceden teşhisi, robotlar, uydu teknolojileri ve daha birçok teknolojik alet, ahir zamanın alametleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Süratli bir şekilde yaşanan gelişmeleri iyi yorumlayabilen kişiler, Allah'ın müjdelediği bu kutlu dönemin alametlerinin çok açık olduğunu hemen fark edeceklerdir.

Hz. İsa'nın Dönüşü

Hz. İsa'nın dünyaya ikinci gelişi, Allah'ın Kuran'da Müslümanlara vaat ettiği bir müjdedir. Hz. İsa, diğer tüm peygamberler gibi Allah'ın insanları doğru yola çağırmakla görevlendirdiği seçkin bir kuludur. Ancak Hz. İsa'yı diğer peygamberlerden ayıran bazı özellikler vardır. Bunlardan en önemlisi onun halen ölmemiş, Allah katına yükseltilmiş ve yeryüzüne tekrar geri dönecek olmasıdır. Birçok insan Hz. İsa'nın geçmişte "bir şekilde" öldüğünü ve bir daha yeryüzüne geri dönmeyeceğini sanmaktadır. Bu inanç, Kuran'ı bilmemekten kaynaklanan önemli bir yanılgıdır. Kuran dikkatli bir gözle incelendiğinde Hz. İsa hakkındaki ayetlerin gerçek anlamları ortaya çıkmaktadır. Allah Kuran'da şöyle buyurmuştur:

"Hani Allah, İsa'ya demişti ki: "Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim, seni Kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim." (Al-i İmran Suresi, 55)


Hz. İsa'nın yeryüzüne yeniden gönderileceği, Peygamber Efendimiz tarafından da müjdelenmiştir. Peygamberimiz, hadislerinde Hz. İsa'nın, özellikle Hıristiyan ve Yahudi dünyasına hitap edeceğini, onları içine düştükleri hurafelerden sıyrılıp Kuran'a göre yaşamaya çağıracağını bildirmiştir. Ahir zamanla ilgili olarak Peygamberimizin söylediği onlarca hadiste, onun gönderileceği dönemde tüm yeryüzünün barış, adalet, huzur ve refahla dolacağı müjdelenmektedir.

Tüm Hıristiyan ve Müslüman alemi, yüzyıllardır bu kutlu misafiri karşılamayı beklemektedir. Hz. İsa ile birlikte, tüm Müslüman ve Hıristiyanlar tek bir inançta birleşecek ve dünya "Altınçağ" olarak anılan büyük bir barış, güvenlik, mutluluk ve refah dönemi yaşayacaktır.

 

2008-07-17 23:10:34

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top