Yaratılış Atlası - Cilt 4

KİTABI İNDİRİN

KİTABIN BÖLÜMLERİ

< <
7 / total: 30

Kara Hayvanları ve Kuş Fosillerinden Örnekler (2/2)

Maymun Kafatası 

maymun kafatası

Dönem: Oligosen dönemi
Yaş: 32 milyon yıl
Bölge: Çin

Darwinistlerin, sözde insanın evrimi için sayısız senaryoları vardır. Hiçbir bilimsel delile dayanmayan bu senaryolar, insanların kendilerini maymundan gelen tesadüfi varlıklar olarak görmeleri için kurgulanmış spekülasyonlardır. Darwinistlerin insanın hayali evriminde ara fosil olduğunu iddia ettikleri tüm fosillerin ya maymun türlerine ya da insan ırklarına ait oldukları ortaya çıkmıştır. Maymunların hep maymun olarak var olduğu, bir başka canlıya dönüşmedikleri bilimsel bir gerçektir. Bunu belgeleyen delillerden biri de resimde görülen 32 milyon yıllık maymun kafatasıdır. Bu fosil örneği, günümüz maymunlarıyla aynıdır. İnsana doğru değişme gösteren hiçbir iz bulunmamaktadır.

Kokarca Kafatası 

Kokarca Kafatası

Fosil kayıtları, yeryüzündeki muhteşem yaratılışın reddedilmesi mümkün olmayan delillerini ortaya koymuştur. Artık bu gerçeğe itiraz mümkün değildir. Darwinistlerin çırpınışları boşunadır. En akıllıca tutum kuşkusuz gerçekleri görmüşken hatadan dönmek, bir hayalin peşinde daha fazla koşmamak, imtihan için gelinen bu dünyayı boş bir amaç uğruna harcamamaktır.

Dönem: Eosen dönemi
Yaş: 41 milyon yıl
Bölge: Si Chuan, Çin

Evrim tarihi sayısız sahtekarlığa sahne olmuştur. Çeşitli soyu tükenmiş fosiller veya birkaç kemik parçası hayali ara geçişe delil gibi gösterilmeye çalışılmış, günümüzde yaşayan canlıların fosilleri yıllarca evrimleşmekte olan canlılar gibi kamuoyuna sunulmuştur. Fakat fosiller üzerindeki bu aldatıcı spekülasyonların yerini uzun bir zamandır bir sessizlik kaplamıştır. Çünkü resimde görülen 41 milyon yıllık kokarca kafatasında görüldüğü gibi, günümüz canlılarının büyük bir bölümünün milyonlarca yıl önce bugünkü halleriyle yaşamış olduğu ve dolayısıyla evrim geçirmedikleri anlaşılmıştır. Şimdi artık, evrimcilerin insanın evrimi hikayesi üzerinde yapmakta oldukları sahtekarlıkların ve spekülasyonların da son bulma vakti gelmiştir. 21. Yüzyıl evrim teorisinin geçersizliğinin anlaşıldığı ve Yaratılış gerçeğini herkesin kabul ettiği bir yüzyıl olacaktır.

Sırtlan Kafatası 

Sırtlan Kafatası

Dönem: Eosen dönemi
Yaş: 42 milyon yıl
Bölge: Gui Lin, Çin

Sırtlanların fosil kayıtlarında çok eskilere dayanan bir geçmişi vardır. Ele geçirilen fosillerin hiçbiri, bugünkü sırtlanlardan farklı değildir. Evrim teorisi, iddiasını doğrulamak için en azından tek bir örnekle bu canlıların başka canlılardan türediğine dair bir alamet ortaya koymalı, bir ara fosil sunabilmelidir. Fakat bu, hiçbir şekilde mümkün olmamaktadır ve olması da imkansızdır. Paleontolojinin ortaya koyduğu deliller, yalnızca değişmemiş günümüz canlılarına ait fosillerdir ve her yeni delil evrim aleyhine önemli bir kanıt teşkil etmektedir. Resimde görülen 42 milyon yıllık sırtlan kafatası da evrimi yok eden delillerden bir tanesidir, sırtlanların hiçbir şekilde değişmediklerini göstermektedir.

At Kafatası 

At Kafatası

Dönem: Pliosen dönemi
Yaş: 2.8 milyon yıl
Bölge: He Zheng, Çin

Bu sayfada görülen fosil resmiyle birlikte, Darwinistlerin yıllardır en büyük propaganda malzemesi olarak kullandıkları ve hatta kimilerinin halen kullanmaya devam ettikleri atın evrimi senaryosunu çürüten bir delil daha gözler önüne serilmektedir. 2,8 milyon yıllık at kafatası fosili, günümüz atlarının tamamen aynısıdır. Bu yönüyle de bize, halen doğa tarihi müzelerinde sergilenmekte olan sahte atın evrimi şemalarının bilimsel değerinin olmadığını göstermektedir.

Dolayısıyla bu bilimsel gerçek karşısında Darwinistlerin kitaplarına temsili resimler koymaları, rekonstrüksiyonlarla bu hayali evrimi kendilerince canlandırmaya çalışmaları veya doğa tarihi müzelerinde sahte geçiş şemaları sergilemelerinin anlamı yoktur. Çünkü atın evrimi senaryosu, kesin delillerle çürümüş durumdadır.

At Kafatası 

At Kafatası

Dönem: Pliosen dönemi
Yaş: 4.3 milyon yıl
Bölge: Ji Lin, Çin

Darwinizmin tarihi, evrimi geçersiz kılan fosillerin saklandığı, yıllar boyunca müze depolarında insanlardan gizlendiği örneklerle doludur. Kambriyen fosillerinin keşfedilmiş ilk örneklerinin resimleri, evrimi temelinden çökerten önemli birer buluş olduğu için 70 yıl boyunca Smithsonian Müzesinin deposunda gizlenmişti.

Böyle karanlık bir tarihe sahip olan evrim teorisi, elbette sonraki dönemlerde bulunacak sayısız yaşayan fosil örneğini de aynı sebeple gizleme çabasına girişmiştir. Ancak durum Darwinistler için planladıklarından farklı olmuştur.  Yaşayan fosil örneklerinin bu kadar fazla olacağını zannetmeyen Darwinistler yanılmışlardır. Bugüne kadar bulunan fosil örnekleri 350 milyondan fazladır ve tamamı mükemmel ve eksiksiz canlılara aittir. Bunlara bir örnek de 4,3 milyon yıl öncesine ait at kafatasıdır. Fosilin, günümüz atlarından hiçbir farkı yoktur.

Küçük Hint Misk Kedisi Kafatası 

Küçük Hint Misk Kedisi  Kafatası

Dönem: Eosen dönemi
Yaş: 39 milyon yıl
Bölge: Shan Dong, Çin

"Pek çok paleontolog fosil kayıtlarında kayıp halkaları bulmak yerine, sadece büyük boşluklarla ve bugüne kadar kaydedilmiş fosil türleri arasında herhangi bir ara form olmadığı gerçeğiyle yüz yüze geldi." (Jeffrey H. Schwartz, Sudden Origins, 1999, p. 89.)

Resimde görülen 39 milyon yıllık küçük Hint misk kedisi kafatası, Jeffrey H. Schwartz'ın sözlerini doğrulamaktadır. Fosil kayıtları, evrimcilerin bekledikleri ara formları göstermemiş, 39 milyon yıllık bu canlıda olduğu gibi, kompleks yapıdaki günümüz canlılarının örneklerini ortaya koymuştur.

Zürafa Kafatası 

Zürafa Kafatası

Dönem: Eosen dönemi
Yaş: 38 milyon yıl
Bölge: Xi An, Çin

Zürafalar, uzun boyunlarıyla dikkat çeken canlılardır. Darwinistler bu olağanüstü canlının boynunun, yüksekteki dallara uzanırken zamanla uzadığı varsayımında bulunmuşlardır. Evrim teorisinin bu en ünlü aldatmacalarından biri, resimde görülen fosil deliliyle ortadan kalkmış bulunmaktadır. Çünkü zürafalar günümüzden 38 milyon yıl önce de aynıdırlar. Evrimcilerin iddia ettikleri gibi sürekli değişim geçiren, dallara ulaşmak için gitgide uzamaya başlayan hayali zürafa örneklerinden fosil kayıtlarında eser yoktur. Zürafa, bugün nasılsa, 38 milyon yıl önce de aynıdır.

Kutup Porsuğu Kafatası 

kutup porsuğu kafatası

Dönem: Paleosen dönemi
Yaş: 62 milyon yıl
Bölge: Ma Jia, Gan Su, Çin

Bundan 62 milyon yıl önce yaşayan kutup porsukları, günümüzdeki türdeşleriyle aynı yapıya, aynı görünüme sahipti. Günümüzdeki türdeşleri gibi yaşıyor, onlar gibi besleniyor, onlar gibi çoğalıyorlardı. Çünkü onları günümüzden 62 milyon yıl önce yaratan da, günümüzde var eden de tüm varlıkların sahibi ve hakimi olan Yüce Allah'tır. Ona can veren, ona bir yaşam şekli belirleyen Allah'tır. Kutup porsuğu da diğer canlılar da kör tesadüflerin ürünü değildir.

Fok Kafatası 

Fok Kafatası

Dönem: Kretase dönemi
Yaş: 84 milyon yıl
Bölge: Xi Ma La Ya Dağı, Çin

1859 yılında Darwin'in keşfettiği, ilk örnekleri 250 milyon yıl öncesine kadar giden ginkgo yaprağı fosili, Darwin'i büyük bir paniğe sürüklemişti. Darwin, keşfettiği bu bulguyu "yaşayan fosil" olarak isimlendirmiş ve bunu teorisi için bir problem olarak görmüştü. Darwin şu anda yaşasaydı, problemlerin büyüklüğü karşısında teorisinden tümüyle vazgeçebilirdi. Yaşamı boyunca teorisini destekleyen tek bir tane bile fosil bulunamaması karşısında, Darwin bu problemin çözümünü takipçilerine devretmiş ve günün birinde ara form bulunabileceğini ummuştu.

Ne var ki Darwin de takipçileri de umduklarını bulamadılar. Buna karşılık resimdeki 84 milyon yıllık benekli fok kafatası fosilinde de görüldüğü gibi, her geçen gün yeni bir günümüz canlısının milyonlarca yıllık fosil örneği ortaya çıkmaktadır. Fosil kayıtları Darwin'i yalancı çıkarmış, Yaratılışın reddedilemez bir gerçek olduğunu ortaya koymuştur.

Ayı Kafatası 

Ayı Kafatası

Dönem: Kretase dönemi
Yaş: 78 milyon yıl
Bölge: Gan Su, Çin

Darwinistler, insanın evrimi senaryosunu kendilerince inandırıcı kılabilmek için şimdiye kadar hep sahte delillerle ortaya çıkmışlardır. 40 yıl sergilenen ve sonradan bir sahtekarlık ürünü olduğu anlaşılan Piltdown adamı, tek bir domuz azı dişinden yola çıkılarak hayat hikayesi çizilen Nebraska adamı, 50 yıl boyunca ara form olarak sunulan Ramapithecus, geçersizliği açıkça anlaşıldığı ve bilim adamları tarafından kabul edildiği halde hala bir ara form olarak sunulmakta olan Lucy bunlardan bazılarıdır. Darwinistler "insanın evrimi" diye hayali bir süreci yoktan var etmeye çalışırlar. Fakat yalana dayanan denemeleri her seferinde başarısız olmuştur.

Buna karşılık paleontolojik çalışmalar, milyonlarca yıl boyunca değişmemiş olan fosil örnekleri ortaya koymuştur. 78 milyon yıllık ayı kafatası da bunlardan biridir. Canlıların hiçbiri değişmediğine ve evrimi destekleyen tek bir delil bulunmadığına göre, insanın evrimleştiğine dair tüm spekülasyonlar da geçersizdir. İnsanı yaratan Allah'tır.

Kurt Kafatası 

Kurt Kafatası

Dönem: Kretase dönemi
Yaş: 75 milyon yıl
Bölge: Xin Jiang, Çin

Evrimciler çamurlu bir sudan, milyonlarca yıl içinde, henüz bilim adamlarının benzerini geliştiremedikleri ilk hücrenin oluştuğunu iddia ederler. Hücre gibi kompleks bir yapının üstelik de tesadüfen oluştuğunu iddia eden mantık için, medeniyetler kuran, devletler yöneten, ameliyatlar yapan, fikirler geliştiren insanın tesadüfen oluştuğunu iddia etmek de kuşkusuz zor değildir. Darwinizm mantığı son derece ilkeldir. Bu ilkel mantık içinde imkansızı mümkün hale getirmek de elbette ki kolay görünür. Deliller yokken delil varmış gibi davranmak sorun değildir. Allah'ın yaratma sanatı açık olmasına rağmen, böyle ilkel bir mantıkta bunu takdir edebilecek bir akıl ve anlayışı bulmak zordur. Fakat bu ilkel mantıktan sıyrılmış kişiler için Allah'ın apaçık olan varlığının delillerini görmek kolaydır. 75 milyon yıllık kurt kafatası fosili de bu delillerdendir.

Sansar Kafatası 

Sansar Kafatası

Darwinistlerin iddialarını kanıtlayacak tek bir delilleri bile yoktur. Evrimin bu delilsizliğine karşı Yaratılış gerçeğinin delilleri sürekli olarak artmaktadır. Bunun örneklerinden bir tanesi de solda görülen 36 milyon yıllık sansar kafatasıdır.
Bütün sansar fosilleri eksiksizdir ve milyonlarca yıldır bu hayvanların aynı diş, kafa ve beden yapısına sahip olduğunu yani evrimleşmediklerini bize göstermektedir.

Dönem: Oligosen dönemi
Yaş: 36 milyon yıl
Bölge: Si Chuan, Çin

Darwinizm'e göre, bugün fosilleri bulunmuş olan kafataslarının ve diğer kalıntıların, günümüzdeki canlılardan son derece farklı olmaları gerekirdi. Fosil kayıtlarında bütün canlıların evrimleşmekte olan halleriyle karşılaşılmalı, örneğin yarı balık yarı sürüngen, yarı sürüngen yarı memeli pek çok canlının izi olmalıydı. Şu an yaşayan sansarla birebir aynı olan değil, sansarı andıran ama henüz tam sansar haline gelmemiş garip varlıkların fosilleri bulunmalıydı. Örneğin bulunan sansar kafatası fosillerinde, üç göz çukuru olan, burun çukuru henüz oluşmamış, çenesi alnında gibi ilginç formlara rastlanılmalıydı. Ancak çıkarılan tüm sansar fosilleri, günümüzdeki sansarların bütün anatomik özelliklerini eksiksiz olarak taşımaktadır. Bu da sansarların var oldukları ilk andan itibaren hiç değişmediklerini yani yaratıldıklarını ortaya koymaktadır.

Antilop Kafatası 

Antilop Kafatası

Dönem: Pliosen dönemi
Yaş: 4.6 milyon yıl
Bölge: Nei Meng Gu, Çin

Sayfalar boyunca yer alan on milyonlarca yıldır değişmemiş canlı türlerinin sayısı, bu kitapta gördüklerinizden çok daha fazladır. Eğer evrim doğru olsaydı, sayısız türün değiştiğini gösterecek milyarlarca ara form bulunması gerekirdi. Fosil kayıtlarında tüm özellikleriyle tam canlılar yerine, yarı gelişmiş henüz günümüzdeki halini almamış varlıkların izlerini görmemiz gerekirdi. Ne var ki bu ana kadar Darwinistler tek bir tane bile ara form örneği gösterememektedirler. Öte yandan, günümüz canlılarının hiç değişmeden milyonlarca yıl boyunca varlıklarını devam ettirdiklerini gösteren fosiller ise milyonlarcadır ve kitaplarda, sergilerde insanlara Yaratılışın delili olarak gösterilmektedir.

Darwinistlerin bu delilsizliklerine karşı Yaratılış gerçeğinin delilleri sürekli olarak artmaktadır. Bunun örneklerinden bir tanesi de resimde görülen 4.6 milyon yıllık antilop kafatasıdır.

Vaşak Kafatası 

vaşak kafatası

Dönem: Paleosen dönemi
Yaş: 57 milyon yıl
Bölge: Gan Su, Çin

57 milyon yıl önce yaşamış olan bu canlı, günümüz vaşaklarından farksızdır. Fosili bulunan yüz binlerce günümüz canlısı gibi, o da hiçbir değişim geçirmemiştir. Ele geçirilen bu fosillerle, milyonlarca yıl önce yeryüzünde nasıl bir canlı ortamının bulunduğunu tahmin etmek zor değildir. Milyonlarca yıl önce de Dünya, günümüzdekinden çok farklı değildir. Soyu tükenmiş bazı kompleks canlıların dışında, günümüz canlıları şimdiki görünümleriyle yaşamlarını sürdürmekteydiler. Fosil kayıtları bunu ispat etmiştir. Darwinistlerin bu ispatlı delil karşısında söyleyebilecekleri sözleri yoktur.

Kızıl Kurt Kafatası 

Kızıl kurt kafası

Dönem: Eosen dönemi
Yaş: 51 milyon yıl
Bölge: Gao Xiong, Tayvan

51 milyon yıl öncesine ait resimdeki kızıl kurt kafatası, sahip olduğu mükemmel detaylarla bu canlılara ait özellikleri olduğu gibi yansıtmaktadır.

Eğer böyle bir fosil örneği ortaya çıkmamış olsaydı, Darwinistler hiç kuşkusuz kızıl kurtların hayali evrimi üzerinde de sayısız senaryolar üretmeye devam ederlerdi. Çok fazla sahte ara form çizimleri yapıp, masallar anlatırlardı. Fakat diğer bütün fosiller gibi bu fosil örneği de, Darwinist masallara geçit vermemektedir. Bu durum, diğer tüm canlılar ve insan için de geçerlidir. Darwinistler tarafından üretilen her senaryo günümüzde de tüm hızıyla sürekli olarak bozulmaya devam etmektedir.

Kızıl kurtların, diğer tüm fiziksel özellikleri gibi, diş ve çene yapıları da on milyonlarca yıldır hiçbir değişikliğe uğramamıştır.

Siyah Ayı Kafatası 

Siyah ayı kafatası

Fosilin çene yapısındaki detaylar, siyah ayıların on milyonlarca yıl boyunca hiç değişmediklerinin ispatlarındandır.

Dönem: Kretase dönemi
Yaş: 83 milyon yıl
Bölge: Ning Xia, Çin

83 milyon yıl önce günümüzdeki siyah ayıların yaşıyor olduğunu bilmek, evrimin geçersizliğini görmek için yeterlidir. Evrime göre müthiş bir ilkelliğin hüküm sürmesi gereken, yeryüzünün yarı gelişmiş canlılarla dolu olması gereken bir zamanda olağanüstü kompleks yapısıyla dev memelilerin var olması, Darwinizm'in rafa kaldırılması gereken bir teori olduğunu açıkça gösteren yeterli bir delildir. Böylesine bir delil başlı başına yeterliyken, farklı canlı türlerine ait milyonlarca  yaşayan fosil bulunmuş ve bunların günümüz canlılarından hiç bir farklarının olmadığı anlaşılmıştır. Kısacası Darwinizm'in çöküşü, Darwin'in ve tüm diğer evrimcilerin en büyük umudu olan fosil kayıtları vesilesiyle olmuştur. Bu, Allah'ın üstün yaratmasıdır.

Yeleli Kurt Kafatası 

Yeleli kurt kafatası

Dönem: Miosen dönemi
Yaş: 7.3 milyon yıl
Bölge: An Hui, Çin

Fosil kayıtları evrim için bir açmazdır. Bu gerçek evrimciler tarafından da zaman zaman ifade edilir. İşte evrimci paleontolog Mark Czarnecki'nin evrim teorisinin delilsiz olduğunu ve fosillerin Yaratılışı gösterdiğini itiraf eden sözleri:

"Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman için fosil kayıtları olmuştur... Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwin'in varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır. Türler aniden oluşurlar ve yine aniden yok olurlar. Ve bu beklenmedik durum, türlerin Allah tarafından yaratıldığını savunan görüşe destek sağlamıştır." (Mark Czarnecki, "The Revival of the Creationist Crusade", MacLean's, 19 January 1981, s. 56)

Yer Kurdu Kafatası 

Yer kurdu kafatası

Dönem: Eosen dönemi
Yaş: 49 milyon yıl
Bölge: Xi, An, Shan Xi, Çin

Eğer Darwinizm bir gerçek olsaydı, milyonlarca yıllık günümüz canlılarının fosilleri yerine, fosil kayıtlarında gelişmekte olan ara türlerin var olması gerekirdi. Fakat durum böyle değildir, bilimsel bulgular Darwinist masalla uyum sağlamamaktadır. Amerikalı paleontolog S.M. Stanley de bu gerçeği şöyle ifade eder:

"Bilinen fosil kayıtları kademeli evrimle uyumlu değildir ve hiçbir zaman da uyumlu olmamıştır..." (S. M. Stanley, The New Evolutionary Timetable: Fossils, Genes, and the Origin of Species, New York: Basic Books Inc., 1981, s. 71)

Fosil kayıtları soldaki resimde örneği görülen 49 milyon yıllık yer kurdu kafatası gibi, hiç değişikliğe uğramamış milyonlarca canlı türüyle doludur. Bu durum evrimin en büyük açmazlarından biridir.

Bütün canlılar muhteşem özellikleriyle evrimin yaşanmadığını göstermekte ve  "biz yaratıldık" demektedirler.

Çakal Kafatası  

çakal kafatası

Dönem: Eosen dönemi
Yaş: 51 milyon yıl
Bölge: Gao Xiong, Tayvan

Bugüne kadar canlı türlerinin ortak atalarını gösteren bir fosil bulunamamıştır. Canlıların sürekli değiştiklerine dair de fosil kayıtlarında hiçbir iz yoktur. Peki neden Darwinistler teorilerinde bu kadar ısrarcıdırlar? Acaba neden canlıları Allah'ın yarattığına dair bu kadar delil varken, onlar canlıların evrimleştikleri iddiasını savunmaya devam ederler? Bunun nedeni ideolojiktir. Evrim teorisini savunmak, materyalist ve ateist ideolojiler için hayati bir önem taşır.

Darwinistler evrim teorisinde ısrarcı davranadursunlar, fosil kayıtları sürekli yeni delillerle evrimi yıkmaya devam etmektedir. Resimde görülen 51 milyon yıllık çakal kafatası bu gerçeğin örneklerindendir.

Yandaki çakal kafatası fosilinde dişler bütün netliğiyle görülmekte ve çakalların günümüze kadar değişmediğini bize göstermektedir.

Resimdeki fosil, tıpkı kaplanların, kaplumbağaların, tilkilerin, vaşakların, aslanların, gergedanların ve diğer tüm canlıların olduğu gibi, çakalların da hiçbir değişim geçirmediğini ortaya koymaktadır.

Zebra Kafatası 

zebra

Dönem: Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Xi An, Çin

Allah her canlıyı farklı görünümde ve biçimde yaratmıştır. Canlıların yaşama şekilleri, ihtiyaçları birbirinden farklı olduğu gibi, beden yapılarında da derin farklılıklar bulunmaktadır. İşte bu nedenle ele geçirilen fosilleri tanımlamak zor değildir. Fosili bulunan canlının tüm anatomik özelliklerini kalıntılardan anlamak mümkündür. Resimde görülen 45 milyon yıllık zebra fosili de bu ayrımı açıkça göstermektedir. Fosil özelliklerinden canlının günümüz zebralarından hiçbir farkının olmadığı açıkça görülmektedir.

Kuşkusuz bu, Allah'ın büyük bir mucizesidir. Eldeki bilimsel kanıt, evrimci bile olsalar, bilim adamları için reddedilemeyecek bir kesinlik taşımaktadır. Canlıların değişmedikleri, yani herhangi bir evrim sürecinden geçmedikleri somut bir bilimsel bulgudur. Bu deliller karşısında, Darwinizm'in nasıl bir aldatmaca olduğu da daha iyi anlaşılmaktadır. Fosil kayıtları, yeryüzündeki muhteşem yaratılışın reddedilmesi mümkün olmayan delillerini ortaya koymuştur. Artık bu gerçeğe itiraz mümkün değildir. 

Bilimsel tüm bulgular örneğin fosiller canlıların evrimle değil bir anda ortaya çıktıklarını yani yaratıldıklarını bize göstermektedir.

Fosilleri inceleyen sağduyu sahibi her kişi, canlıların tamamının yaratıldıkları halleriyle değişmeden kalmış olduklarını gösterdiğini kabul edecektir. Canlıların hiçbirinin tarihinde evrim yoktur. Tüm varlıkların Yaratıcısı, tek Hakimi olan Yüce Rabbimiz Allah'tır.

İri Kulaklı Tilki Kafatası 

İRi kulaklı tilki

Bugüne kadar on binlerce farklı canlı türüne ait milyonlarca fosil elde edilmiştir. Bu sayfadaki iri kulaklı tilki kafatasında da açıkça görüldüğü gibi bunların tümü tam, eksiksiz, mükemmel görünüm ve komplekslikte canlılardır. Günümüzde yaşamakta olan karınca, balık, ayı, örümcek, kaplan,  bugün nasılsa, bundan milyonlarca yıl önce yaşamış örnekleri de aynıdır.

Dönem: Kretase dönemi
Yaş: 71 milyon yıl
Bölge: Yun Nan, Çin

Tilkilerin bir türü olan iri kulaklı tilki, özel ve büyük kulak yapısı ve diğer tilki türlerine göre daha küçük dişleri ile dikkat çeker. 71 milyon yıllık iri kulaklı tilki kafatası fosili, günümüz türdeşleriyle aynı tipik özelliklere sahiptir.

Dolayısıyla Darwinizm, hem türler hem de türler içindeki çeşitlenmeler konusunda açıklamasızdır. Farklı türdeki tilkiler, fosil kayıtlarında milyonlarca yıl öncesinden beri vardır. Bu durum, diğer pek çok canlı için de geçerlidir ve canlıların diğer türlerden hayali geçişini gösteren tek bir ara form bile bulunmamaktadır. Bütün bu deliller, Darwinizm'in çöküşü konusunda şüpheye yer bırakmamakta, canlıların bugün sahip oldukları tüm kompleks özelliklerle yaratıldıklarını ortaya koymaktadır. Allah her türlü yaratmayı bilendir.

Çizgili Çakal Kafatası 

Çakal

Fosilin diş yapısı gibi detayları, canlının bundan 82 milyon yıl önceki haliyle günümüzdeki halinin aynı olduğunu ortaya koymaktadır.

Dönem: Kretase dönemi
Yaş: 82 milyon yıl
Bölge: Xi Jiang, Çin

82 milyon yıllık çizgili çakal kafatası, geçmişten günümüze kadar izi kalan canlılardan yalnızca biridir. Bu fosil, 82 milyon yıl önceki dünyada, tüm özellikleri tam olarak günümüz çakallarının yaşamış olduğunu göstermektedir. Bu ve bunun gibi sayısız örnek, Darwinistlere şunu anlatmaktadır: Gerek çakalların, gerek maymunların, gerek diğer canlıların, gerekse geçmişte yaşamış farklı insan ırklarının kafatasları incelendiğinde, bunların hiçbirinin değişime uğramadıkları görülmektedir. Bunların herhangi birinin değiştiğini gösteren tek bir ara form bile bulunmamaktadır. Bunun anlamı, canlıların evrim geçirmedikleri, her birini Yüce Allah'ın yarattığıdır.

Malaya Ayısı Kafatası 

Malaya ayısı kafatası

Bulunan milyonlarca yıllık fosillerin tamamı, bugünkü memelilerin milyonlarca yıl önce de aynı şekilde yaşadıklarını ve evrimleşmediklerini göstermektedir. Bu gerçek aslında Darwinizm'e ciddi bir darbe vurmuş durumdadır. Bu kitaptaki fosillerle sergilenen gerçek de budur.

Dönem: Miosen dönemi
Yaş: 6.7 milyon yıl
Bölge: Shan Dong, Çin

Henry Gee, In Search of Deep Time (Eski Zamanların Arayışında) isimli kitabında, fosil kayıtlarında evrim teorisini destekleyen herhangi bir kanıt olmadığını, aksine eldeki bilgilerin evrimciler tarafından kendi ön yargılarına göre taraflı şekilde yorumlandığını şöyle belirtmektedir:

"Evrimle ilgili olarak yaptığımız varsayımların çoğu, özellikle fosil kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla yaşamın tarihi ile ilgili olanlar, temelsizdir." (Henry Gee, In Search of Deep Time, Ithaca: Cornell University Press, 1999, s. 1-2)

Henry Gee'nin de ifade ettiği gibi, fosil kayıtları Darwinizm'in yaşamın ve canlılığın kökenine dair iddialarının gerçek dışı olduğunu göstermiştir. Resimdeki 6,7 milyon yıllık Malaya ayısı kafatası gibi sayısız örnek, Darwinizm'in gerçeklerle hiç uyuşmayan bir varsayımdan ibaret olduğunu kanıtlamaktadır.

Sırtlan Kafatası 

Sırtlan

Canlıların sürekli değişerek ilerlediği iddiasındaki Darwinistler, tüm canlı türlerinde net şekilde görülen değişmezliği açıklayamazlar. Yukarıdaki 32 milyon yıllık bu sırtlan kafatası da canlılardaki değişmezliğin örneklerindendir.

Dönem: Oligosen dönemi
Yaş: 33 milyon yıl
Bölge: He Zheng, Shan Dong, Çin

Toprak altından milyonlarca yıllık bir canlının detaylı kalıntılarının çıkması bir mucizedir. Allah dileseydi, bir canlının kemikleri de, yumuşak dokuları gibi toprak altında kaybolabilir, geriye iz kalmayabilirdi. İşte o zaman Darwinistler, spekülasyonları için bir zemin bulmuş olur, teorileri, biyoloji, mikrobiyoloji ve genetik alanlarında kanıtlanmamış olmasına rağmen, olmayan fosil kayıtlarını senaryo üretmek için kullanabilirlerdi. Fakat durum böyle değildir. Canlıların eksiksiz iskelet kalıntıları toprak altından çıkarılmakta, tüm detaylar analiz edilebilmekte, günümüz canlılarıyla kıyaslar yapılabilmekte ve ele geçen sayısız detay sayesinde canlının türü ve günümüz canlıları ile benzerliği mükemmel şekilde saptanabilmektedir. Dolayısıyla Darwinizm, tüm bilim alanlarında olduğu gibi paleontoloji alanında da çöküşe uğramıştır.

Bu mükemmel kalıntılardan bir tanesi de 33 milyon yıllık sırtlan kafatasıdır ve kafatasının bugün yaşayan sırtlanlardan hiçbir farkı yoktur.

Yaban Domuzu Kafatası 

yaban domuzu

Darwin'in beklediği ve tüm Darwinistlerin bulunmasını istediği ara fosillerden tek bir tane bile yoktur. Yeryüzünün hiçbir yerinde tek bir tane bile ara form bulunmamıştır. Bu 58 milyon yıl öncesine ait  domuz kafatasının da bugünkü yaban domuzlarının görünümünden hiçbir farkı yoktur. Fosil kayıtlarının ortaya koyduğu gerçek canlıların evrimleşmedikleri, bir anda, bugünkü halleriyle yaratıldıklarıdır.

Dönem: Paleosen dönemi
Yaş: 58 milyon yıl
Bölge: Shan Dong, Çin

Darwinistler daha önce ilkel mantıklar kullanarak kendilerine taraftar bulabiliyorlardı. Bilimsel cehalet ortamında çamurlu sudan zaman içinde kendi kendine proteinlerin ve nihayet hücrenin oluştuğuna, suda avlanan ayıların bir müddet sonra yüzgeçler kazanarak balinaya dönüştüğüne, maymunların ağaçtan ağaca atlamaktan vazgeçip dik yürümeye karar verip insan olduklarına kitleleri inandırmak onlar için kolaydı.

Genetik ve paleontoloji bilinmediğinden, bütün bu hayali dönüşümler adeta kesin gerçekmiş gibi lanse ediliyordu. Ama şu anda Darwinistler için durum hiç de kolay değildir. Genetik bilimi hücrenin kompleksliğini ortaya koymuştur, paleontoloji ise canlıların değişmediğini... Yanda görülen 58 milyon yıllık yaban domuzu kafatası fosili gibi sayısız örnek, milyonlarca yıllık canlıların günümüzdekilerden farksız bir komplekslik sergilediğini göstermektedir. Artık Darwinizm'in, insanları aldatması mümkün değildir.

 

7 / total 30
Harun Yahya'nın Yaratılış Atlası - Cilt 4 kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top