Mültecilere Yardım

KİTABI İNDİRİN

KİTABIN BÖLÜMLERİ

< <
45 / total: 49

Mülteciler Paris Saldırılarının Sorumlusu Değil Mağdurudur

MBC Times – 27 Aralık 2015

Avrupa kıyılarına ulaşmaya çalışırken, Ege ve Akdeniz'in sularında boğuluyorlar; bebek, kadın, erkek cesetleri kıyıya vuruyor. Hatta bazen botları kasıtlı olarak batırılıyor ve denizde ölüme terk ediliyorlar.

Ya da seyahat ettikleri kamyon kasalarında havasızlıktan can veriyorlar.

Medeniyetin merkezi olarak kabul edilen topraklarda, gün geliyor, çocuk ve kadın ayırt edilmeksizin biber gazı ve tazyikli su ile karşılanıyor, coplanıyor, yerlerde sürükleniyorlar.

İnsan hakları ve hukukun üstünlüğü değerleri üzerinde inşa edilen Avrupa Birliği ülkelerinde tel kafeslere kapatılarak insanlık dışı uygulamalara maruz kalabiliyorlar.

Tüm bu zulümler yetmezmiş gibi, şimdi de bazı çevreler tarafından, Paris saldırılarının sorumlusu olarak gösteriliyorlar.

Onlar, hemen her gün dramlarını medyadan takip ettiğimiz mülteciler. Aslında tek amaçları var: Bombalar, terör ve savaş nedeniyle artık yaşanmaz hale gelen vatanlarından kaçıyorlar; aileleri ile birlikte huzur, güvenlik ve refah içinde yaşayabilecekleri ülkelere ulaşmaya çalışıyorlar.

Her ne pahasına olursa olsun mültecilerin Avrupa'ya kabulüne karşı olan çevreler, Paris saldırılarını bahane etmekte gecikmediler. Fransa Ulusal Cephe Partisi Lideri Marine Le Pen göçmen alımının derhal durdurulması çağrısı yaptı; gerekçesi ise sığınmacılar arasında olması muhtemel IŞİD üyeleriydi.71 Polonya Hükümeti Avrupa Birliği Bakanı Konrad Szymanski, Paris'te gerçekleşen trajik olaydan sonra, AB'nin mültecileri Avrupa ülkeleri arasında paylaştırma projesini uygulama imkanı kalmadığını söyledi.72

Nazi Almanyası II. Dünya Savaşı'nda Paris'i işgal ettiğinde, diğer ülkeler ölümden kaçan Fransızları, aralarında Nazi ajanı olabilir ihtimaliyle kabul etmeselerdi, Le Pen ne derdi? Ya da Batılı ülkeler, soğuk savaş yıllarında, Sovyetler Birliği işgali altındaki Polonya'dan gelen sığınmacıları geri gönderselerdi Szymanski ne düşünürdü?

Neyse ki konuyu sağduyuyla değerlendiren Batılı politikacılar da çıktı. Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, mülteciler ile Paris terör saldırıları arasında bağlantı kurulmaması gerektiğini ifade etti.73 Yine Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker Avrupalı liderleri uyardı; teröristler ile mültecilerin karıştırılmaması gerektiğine, saldırıların faillerinin tam anlamıyla sığınmacıların kendilerinden kaçtığı insanlar olduğuna dikkat çekti.74

Medyada mültecileri terörist gibi gösterip her yerde ezilmelerine çalışan, bilerek veya bilmeyerek onları hedef gösterenler var. Şüphesiz, Paris saldırılarını böyle zavallı insanların üstüne yıkmak çok büyük bir zulüm olur. Ayrıca, şu ana kadar tahkikatın ortaya koyduğu gerçek, saldırılara katıldığı kesinleşen tüm militanların AB vatandaşı olduğu. Saldırganlardan birinden iddia edildiği gibi Suriye pasaportu çıktığını kabul edelim. Bu pasaport çalıntı veya sahte olabilir, teröriste değil de olay yerindeki masum birisine ait olabilir, pek çok ihtimal söz konusu. Güvenlik nedeniyle kapsamlı önlemler almak devletlerin elbette doğal hakkıdır ama göçmenlere sınırları kapatmak bir tedbir değildir.

Kaldı ki IŞİD gibi radikal örgütlerin şiddet ve terör eylemleri gerçekleştirmek için göçmenlere kesinlikle ihtiyacı yok. Zaten şu anda Avrupa sınırları içinde Fransız, İngiliz ya da AB vatandaşı binlerce IŞİD mensubu veya sempatizanı yaşıyor. Dolayısıyla masumu suçludan ayırt etmek ancak detaylı istihbarat ile mümkün olabilir.

Paris saldırılarının ardından bütün mültecileri terörist olarak görme mantığı, Avrupa'da korkunç düzeyde bir yabancı karşıtlığını ve ırkçılığı körüklemiş durumdadır.

Şüphesiz, istihbaratın şiddeti tırmandırmayacak şekilde kullanılması önemli. Haber alma faaliyeti çözüm değil, sadece koruyucu ve önleyici bir tedbir olabilir. Kesin çözüm için ise sorunun kökenine yönelik bir plan gerekir. Şiddet yanlısı radikal militanlar İslam'ı Kuran'a göre anlamıyor; bağnaz inançlar, sahte hadisler ve hurafelerden çıkardıkları izahlar ile kendilerince şiddeti meşru hale getiriyorlar. Dolayısıyla kesin çözüm, sadece gerçek İslam'ı ve Kuran ahlakını temel alan bir eğitim. Sevgiyle, şefkatle, merhametle ve tevazuyla yaklaşarak sunulacak bir eğitim. Bunun dışında asla sapkın ideolojilerini ve silahlarını bırakmazlar.

Mültecilere yönelik sınırlara dikenli teller çekmek veya yüksek duvarlar örmek kesinlikle çözüm olmaz. Onlar şiddetten ve savaştan kaçan ve bu uğurda her türlü zorluğu hatta ölümü göze alan insanlar. Böyle önlemler göçmenlerin zorlu hayat şartlarını dayanılmaz hale getirir ama yollarından geri döndürmez, daha da vahimi soğuk hava koşullarında kitlesel ölümleri kat kat artırır. Düşünmesi bile endişe verici bu durum ise, kalplerde ve vicdanlarda derin yaralar açar, Avrupa tarihi için bir utanç kaynağı olur.

Onlar evlerini, mallarını, sevdiklerini, her şeylerini geride bırakmış fakir ve gariban insanlar. Dehşet içinde nereye gideceklerini, ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Çoğunun, üzerindeki kıyafeti ve küçük naylon torbasındaki birkaç eşyası dışında hiçbir şeyi yok. Avrupalılar kısa bir süreliğine de olsa kendileri, aileleri ve sevdiklerinin benzer bir duruma düştüğünü düşünmeli; göçmenlerin içinde bulunduğu zorlukları hissetmeye çalışmalılar. Bu sayede onlara sevgiyi, şefkati ve merhameti esas alarak yaklaşmanın önemini daha iyi anlayacaklar.

Batılı devletler önemli bir sınavdan geçiyor. Sahip oldukları güçlü maddi, ekonomik ve teknolojik imkanlarla mülteci sorununa acil çözümler üretebilirler. Umulur ki çaresiz durumdaki mültecilere sevgiyle kucak açarlar ve savundukları özgürlük, eşitlik, kardeşlik, adalet, sevgi, dayanışma gibi güzel değerleri bir kez daha sahiplenirler. Zira aksi uygulamalar ve önlemler gittikçe artan şiddet olaylarına davetiye çıkaracaktır.

Batılı devletler, vicdani sorumluluk ve insanlık adına büyük bir sınavdan geçiyor. Şimdiye kadar mültecilere yönelik her öfkeli tavır, Avrupa medeniyetinin kendisini vurdu. Avrupa, umarız kısa bir zaman içinde çözümün öfke ya da jiletli teller olmadığını görebilir.

 

Dipnotlar

71. http://www.dailymail.co.uk/news/article-3320841/Paris-terror-attacks-pave-way-march-Far-Right-Le-Pen-demands-immediate-halt-new-migrants-France-PEGIDA-hopes-draw-record-crowds-tally-tonight.html

72. http://www.independent.co.uk/news/world/europe/poland-plans-to-backtrack-on-migrant-commitment-following-attacks-in-paris-a6734521. html

73. http://news.yahoo.com/dont-paris-attacks-migrant-influx-german-interior-minister-153747598.html

74. http://www.independent.co.uk/news/world/europe/paris-terror-attacks-jean-claude-juncker-warns-european-leaders-do-not-mix-up-terrorists-with-a6736271.html

45 / total 49
Harun Yahya'nın Mültecilere Yardım kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top