Müşrikler İstemese de Mehdi

KİTABI İNDİRİN

KİTABIN BÖLÜMLERİ

< <
10 / total: 24

7. Bölüm: Hz. Mehdi (as)'ın, Doğumu ve Soyu

Hz. Mehdi (as) Peygamberimiz (sav)’in Soyundandır

Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah (cc) benim Ehl-ı Beytimden (soyumdan) bir zatı Mehdi'yi gönderecek. (Sünen-ı Ebu Davud, 5/92)

Benim Ehl-ı Beytimden Mehdi bütün dünyaya hakim oluncaya kadar günler ve geceler gitmez. (En-Necmu's Sakıb, Ukayli)

Hz. Mehdi (as), kızım Fatıma'nın neslindendir. (Sünen-ı İbn Mace, 10/348)

Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş'ten ve Ehl-i Beytimden bir kişidir. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)

Mehdi, benim çocuklarımdan birisidir. Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız gibidir. (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi'nin "Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi")

Bütün peygamberler birbirinin soyundandır. Hz. Mehdi (as) da hadislerin belirttiğine göre bu soydan gelmektedir. Halk arasında bu soydan gelenlere "seyyid" denmektedir. Hz. Mehdi (as) da seyyid olacaktır.

Allah, Kuran'da birbirlerinin soyundan gelen elçilerden bahsetmektedir. Bu ayetler Hz. Mehdi (as)'ın da aynı soydan geleceğine işaret etmektedir.

Gerçek şu ki, Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; Onlar birbirlerinden (türeme tek) bir zürriyettir, Allah işitendir, bilendir. (Al-ı İmran Suresi 33-34)

"Rabbimiz, ikimizi Sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan Sana teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin." (Bakara Suresi, 128)

Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. (Enam Suresi, 87)

Hz. Mehdi (as)’ın Tanıtıcı Bir Özelliği de, Hz. Hasan'ın Soyundan Gelmesidir

"MEHDİ, FATİMA'NIN EVLATLARINDANDIR ve HASAN'IN SOYUNDANDIR." (Ebu Davud, Hz. Mehdi (as), 1)

Abdül Gafir Farisi Mecma-il Garaib kitabında ve İbni Cevzi Fi'l Garibil Hadis'de ve İbnül Esir'de Nihaye'de tahric ettiler, Hz. Ali hadisi hakkında dediler ki: "MEHDİ, HZ. HASAN'IN SOYUNDANDIR." (Ali Bin Hüsamettin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdi'sinin Alametleri, s. 22)

Tamman, Fevaid isimli eserinde ve İbni Asakir, Abdullah b. Amr'dan tahric ettiler. Buyurdu ki: "HASAN'IN EVLADINDAN BİRİSİ (HZ. MEHDİ (as)) doğu tarafından çıkacak, eğer ona dağlar bile karşı gelse, onları ezecek, ve kendisine o dağlarda yollar edinecektir." (Ali Bin Hüsamettin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdi'sinin Alametleri, s. 22)

Hz. Mehdi (as)’ın Doğumu Evde Olacaktır

İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi's-selâm şöyle buyurmuştur: "Bizim Kaim'imiz Mehdi ile Allah'ın resulleri arasında bir takım benzerlikler vardır. Nuh, İbrahim, Musa, İsa, Eyyub ve Muhammed sallâ'llâhu aleyhi ve alih peygamberlerin her biri ile bir benzerliği vardır. Nuh ile uzun ömürlü olmasında, İBRAHİM İLE, DOĞUMUNUN GİZLİ OLMASI (DOĞUMUNUN EVDE OLMASINDA) ve halktan uzak durmasında..." (Kemal'ud-Din s.322, 31. babin 3. hadis)

Hz. Ali b. Hüseyin Zeynel Abidin (as) şöyle buyurur: "KÂİMİMİZ MEHDİ'NİN DOĞUMU İNSANLARA GİZLİ KALACAKTIR..." (Bihar-ül Envar, c.51, s. 135)

Hz. Mehdi (as) Büyük Bir Şehirde Doğacak ve Sonrasında İstanbul'a Gelecektir

Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Mehdi, Medine'den (büyük şehirden) çıkacak ve Mekke'ye gelecek. İnsanlar onu, kendi aralarından (tanıyıp) ortaya çıkaracaklar ve o, istemediği halde Rükun ile Makam arasında ona biat edecekler." (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar)

Ayrıca Risalet'ül Huruc'ül Mehdi, adlı eserin 69. sayfasında Hz. Mehdi (as)'ın "Kara köyünden çıkacağı" ifade edilmiştir. (Mustafa Reşit Filizi, Risaletül huruc ül. Mehdi, s. 69)

Peygamberimiz (sav)’den rivayet edilen hadislerde medine kelimesi kapalı bir üslup içinde kullanılmıştır. Yani Peygamberimiz (sav) medine kelimesini farklı farklı anlamlarıyla kullanmıştır. İslam aleminde ise çok fazla büyük şehir yani medine vardır. Bu nedenle söz konusu hadislerde geçen medine kelimesinin hangi anlamı taşıdığını ancak konuyla ilgili diğer rivayetleri inceleyerek anlamak mümkündür.

Örneğin yukarıda yer verdiğimiz hadiste Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)'ın medineden çıkacağını bildirmekte yine başka bir hadiste de Hz. Mehdi (as)'ın Kara köyünden çıkacağını ifade etmektedir. İmam Kurtubi'nin Tezkire'sinde ise Hz. Mehdi (as)'ın, İslam ülkelerinin batı tarafından çıkacağı ifade edilmiştir. Bu ifade, Hz. Mehdi (as)'ın doğduğu büyük şehrin İslam ülkelerinin batı tarafında yer alan büyük bir şehir olduğunu göstermektedir.

Başka bir hadiste ise Peygamberimiz (sav), karşısındaki kişiye Hz. Mehdi (as)'ın medineyi yani büyük bir şehri manen fethedeceğini söylemektedir. Rivayette Peygamberimiz (sav)’in karşısındaki kişi, çok fazla medine (yani büyük şehir) olduğundan Hz. Mehdi (as)'ın hangi medineyi yani hangi şehri manen fethedeceği konusunda şüpheye düşmüştür. Bu nedenle Peygamberimiz (sav)’e bu medinenin (büyük şehrin) hangisi olduğunu sormuştur.

Peygamberimiz (sav) de cevap olarak bu medinenin (yani şehrin) İstanbul olduğunu söylemiştir.

Hz. İbni Amr'dan rivayet edilmiştir. Resulullah (sav) buyurdu ki:

Ey Ümmet! Altı şey vardır ki, onlar olmadan kıyamet kopmaz... Altıncısı da medinenin fethi.

Denildi ki: Hangi medine? Buyurdu ki: Kostantiniyye. (İstanbul)

(Bu İstanbul'un Hz. Mehdi (as) tarafından yapılacak manevi fethidir.) (Kıyamet Alametleri, s. 204 Ramuz EI Ehadis 1/296)

Demek ki bu hadiste medine kelimesi Peygamberimiz (sav) tarafından büyük bir şehir olan İstanbul'u ifade etmek amacıyla büyük şehir manasında kullanılmıştır. Yine başka hadis-ı şeriflerde Hz. Mehdi (as)'ın, içinde Peygamberimiz (sav)’in sancak-ı şerifinin de bulunduğu kutsal emanetlerin olduğu yerden çıkacağı bildirilmiştir. Peygamberimiz (sav)’in sancağı ve diğer emanetleri şu an İstanbul Topkapı Sarayı'nda özel bir bölümde muhafaza edilmektedirler.

Abdullah b. Şurefe'den rivayet edildi ki: Hz. Mehdi (as)'ın beraberinde süslenmiş bir halde Peygamberimiz (sav)’in bayrağı olacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiy-il Ahir Zaman, s. 65)

Alametlere gelince; Mehdi'nin beraberinde Allah Resulünün (sav) gömleği, kılıcı, sancağı bulunacaktır. O sancak ki Peygamberin (sav) vefatından bugüne kadar hiç açılmamıştır. Mehdi'nin zuhuruna kadar da açılmayacaktır. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 164)

Peygamberimiz (sav)’in kutsal emanetlerinin Hz. Mehdi (as)'ın bulunduğu yerde olduğu ve ancak onun zuhuruyla açılacağı anlaşılmaktadır. Kutsal emanetler İstanbul'da olduğuna göre Hz. Mehdi (as)'ın da İstanbul'da olacağı son derece açıktır.

Ancak diğer yandan, Hz. Mehdi (as)'ın doğduğu ve İslam aleminin batısında kalan şehir ile fethedeceği şehrin ayrı medineler yani ayrı şehirler olduğunu da yine rivayet edilen hadislere bakarak anlamamız mümkündür.

Örneğin Hz. Mehdi (as)'ın fethedeceği medinenin yani İstanbul şehrinin, denizde kuru bir yol açılarak geçilen yani köprü sisteminin kullanıldığı bir şehir olduğu hadisteki anlatımdan anlaşılmaktadır.

Konstantiniyye'nin fethi sırasında sabah namazı için abdest alırken bir bayrak dikecek. Deniz ikiye ayrılarak su kendiliğinden uzaklaşacak ve açılan yolu takip eden Mehdi karşı kıyıya geçecektir. Sonra bir bayrak daha dikecek ve diyecek ki: "Ey insanlar, ibret alınız. Deniz Ben-ı İsrail'e nasıl yol verdiyse bize de öyle yol verdi." Ondan sonra hepsi tekrar tekrar tekbir getirecek ve 12 tekbir ile şehrin 12 burcu da düşecektir. (El-Kavl-ül Muhtasar fi Alametil Mehdiyyül Muntazır, s. 57)

Ayrıca hadiste Hz. Mehdi (as)'ın bu şehirde sancağı dikeceği de bildirilerek şehrin Peygamberimiz (sav)’in sancak-ı şerifinin bulunduğu İstanbul olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Hz. Mehdi (as) Kafkasya'dan Gelecektir

Seyyid Ahmed Hüsameddin (ra) İstihraçname'sinde Hz. Mehdi (as)'ın doğuş yeriyle ilgili şöyle bir not düşmüştür:

Müslümanlardan bir zat Mehdi gelecek, bu zatın şerefi KAFKASYA'NIN EN ULU DAĞINDAN etrafa Güneş'in şuaı (ışık hüzmeleri gibi) gibi şulenisar olacaktır (etrafa ışıltılar saçacaktır). (Osman Yüksel Serdengeçti, Mabedsiz Şehir, Serdengeçti Neşriyatı: VI, s. 107)

Hz. Mehdi (as)’ın Az Kardeşi Olacaktır

"Kardeşi az olandır... " (Risalet ül Mehdi s. 161)

Hz. Mehdi (as) Bekar Olacaktır

Mes'ûdî şöyle nakletmektedir: "Ali b. Hazma, İbn-ı Sirâc ve İbn-ı Ebi Said, bir ara İmam Rıza'nın (as) huzuruna vardıklarında Ali B. Hazma İmam'a şöyle arzetti: "Ey Resulullah'ın oğlu, biz, siz (Ehli Beyt imamların)dan şöyle nakletmişiz ki; HER İMAM ÖLMEDEN ÖNCE MUTLAKA EVLADINI GÖRÜR. (Acaba bu doğru mudur?) İmam (as) cevabında şöyle buyurdu: "Şunu da hadise eklediniz mi "KÂİM MEHDİ HARİÇ?" (İsbât-ül Vasiye (Mes'udî), s. 201)

Hz. Mehdi (as)’ın İsmi

Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde Hz. Mehdi (as)'ın isminin Peygamberimiz (sav)’in ismine, Hz. Mehdi (as)'ın babasının adının da Peygamberimiz (sav)’in babasının adına uygun olacağı belirtilmiştir.

Ebu Davud ile Tirmizi'nin İbni Mesut (ra)'dan nakil ettiklerine göre, Allah'ın Resulü (sav) şöyle buyurmuştur:

"Onun Mehdi'nin ismi ismime, babasının ismi de babamın ismine muvafık olacaktır..." (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s.159-160)

Abdullah b. Ömer (ra)'dan rivayete göre;

Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Benim Ehl-ı Beyt'imden ismi, ismime uygun olan Mehdi bütün Araplar üzerine hakimiyet kuruncuya kadar dünya (yok olup) gitmez."

Başka bir rivayete göre, Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

"Dünya hayatından sadece bir gün kalmış olsa bile, benim Ehl-i Beyt'imden ismi ismime uygun olan Mehdi'yi gönderinceye kadar Allah o günü muhakkak uzatır. O, daha önce zulüm ve eziyet ile doldurulmuş olan dünyayı hak ve adaletle dolduracaktır." (Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, Beyhaki ve Ebu Amr Ed-Dâni tahric etmişlerdir.)

Hadislerde özellikle dikkat çekilen, bu isimlerin birbirlerine "uygun" düşecek olmasıdır. Yani Hz. Mehdi (as) doğrudan "Ahmed ya da Muhammed" babası da "Abdullah" ismiyle beklenmemelidir.

"Ahmet Muhammed Mehdi" ismi Allah'ın ahir zamanda gelecek Hz. Mehdi (as)’a verdiği isimdir. Yani doğumundan ismi "Ahmet Muhammed Mehdi" olmayacaktır. Bu Allah tarafından ona verilen isimdir. Zaten Peygamberimiz (sav) de hadislerinde "Adı adıma uygun düşer" demektedir, "aynısıdır" dememektedir. Aynı şekilde "Babasının adı da benim babamın adına uygun düşer" demektedir. Burada bir işaret, bir sır vardır.

Peygamberimiz (sav)’in Soy İsmi Adnan'dır

Hz. Peygamber (sav)’in şeceresi yirmi birinci kuşaktan dedesi olan Adnan ile başlamaktadır. Bu sebeple Hz Peygamber (sav)’in soyunun mensup olduğu kavme de Adnaniler denilmektedir. Bu demek oluyor ki Resulullah Efendimiz (sav) günümüzde yaşasaydı soyadı ADNAN olacaktı. Babasına da soy ismi Adnan olduğu için o şekilde hitap edilecekti. Hadiste geçen "adı adıma uygun, babasının adı da babamın adına uygun sözünde kastedilen gerçek de böylece anlaşılmaktadır.

Peygamberimiz (sav) Hz. Adnan soyundan geldiği için, Resulullah'ın soyundan olanlar da yani tüm seyyidler de Adnani'dir. Milyonlarca seyyide hangi soydan geldiği sorulduğunda, "Adnani"; hangi soyadına sahip oldukları sorulduğunda "Adnan" diyeceklerdir. Tıpkı bir aşiretin, bir bölgede yaşayan büyük toplulukların aynı soyadını alması gibi Peygamberimiz (sav)’in soyundan gelenler de Adnan soyadını taşımaktadır.

Günümüzde nasıl bir siyasi liderin veya kanaat önderinin yakınları o kişinin soyadıyla anılıyorsa, örneğin "Bayan Demirel", "Sayın Ecevit" deniyorsa, Peygamberimiz (sav)’in bütün akrabalarına da "Sayın Adnan" şeklinde hitap edilebilir. Peygamberimiz (sav)’in hanımlarının hepsi Peygamberimiz (sav)’in soyadını aldıkları için Adnani'dir. Resulullah (sav)’in tüm akrabaları Adnani'dir. Mehdi de Peygamberimiz (sav)’in soyundan geldiği için Adnani'dir.

Hz. Mehdi (as)'ın gerçek ismini ise Peygamberimiz (sav) Hz. Ali'ye söylemiş ama bu ismin, Hz. Mehdi zahir oluncaya kadar, gizlenmesini bildirmiştir. Dolayısıyla Mehdi (as)'ın gerçek ismini zahir oluncaya kadar bilmemiz mümkün değildir.

Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)’ın Adını Gizlemiştir

Peygamberimiz (sav) Allah'ın kendisine bildirdiği özel bir bilgi ile Hz. Mehdi (as)'ın adını biliyordu. Hz. Ali (ra), ondan, Hz. Mehdi (as)'ın adını kendisine söylemesini istemiştir. Ancak Peygamberimiz (sav), Allah'ın takdir ettiği vakit gelene kadar Hz. Mehdi (as)'ın adının gizli kalacağını söylemiş ve açıklanmaması için Hz. Ali'den söz almıştır.

Cabir, Ebu Cafer'den naklediyor, "Ömer, iman edenlerin Prensine (Hz. Ali'ye) Mehdi hakkında sorunca şöyle dedi: Ya İbn Ebu Talib (Hz. Ali) bana Mehdi'yi anlat. Adı nedir?" İman edenlerin Prensi (Hz. Ali) dedi ki: "Benim sevgili ve yakın dostum (Peygamberimiz (sav)) dedi ki, YÜCE ALLAH ONU ORTAYA ÇIKARANA KADAR ONUN MEHDİ'NİN ADINI KİMSEYE SÖYLEMEMEM İÇİN BENDEN SÖZ ALDI. MEHDİ'NİN ADI, YÜCE ALLAH'IN ELÇİSİNE EMANET ETTİĞİ BİLGİLERDEN BİRİDİR. (İkmal al Din) (Gaybet, Allame Muhammed Bakır El-Meclisi, Ansariyan Yayınları, İran, 2007)

Peygamberimiz (sav)’in Şeceresi

Peygamberimizin Seceresi

Hz. Ali (ra), Peygamberimiz (sav)’in Adının Adnan Olduğunu Bildirmektedir

Hz. Ali (ra)'nın bizzat yazdığı Kaside-ı Ercüze isimli kasidesinde Peygamberimiz (sav)’e, "Hadi olan Mustafa Adnan Peygamber" diye hitap etmektedir. Bu da Peygamber Efendimiz (sav)’in soy isminin Adnan olduğunun bir başka delilidir.

Bundan dolayı iki isim sahibi oldum

Bir de künye ki daha önce hiç duymadım

"Ebâ Türab" künyesini bana vermişti

Hâdî olan Mustafa (asm) Adnan peygamberi (KASİDE‐İ ERCÛZE, İmam Ali, İhramcızâde Hacı İsmail Hakkı ALTUNTAŞ, s.18)

Hz. Mehdi (as)’ın İsimleri

EL MEHDİ: Hidayet Olunmuş, Hidayete Ermiş

EL HÂDİ: Hidayete Sevk eden, Doğru Yola Ulaştıran

EL KAİM: Hak İçin Kıyam Eden, Ayakta Duran

EL HÜCCET: Reddi Mümkün Olmayan, Kesin Delil

EL MUNTAZAR: Herkes Tarafından Beklenen

MEHDİ-Yİ MUNTAZAR: Beklenen Mehdi

İMAM-ı MUNTAZAR: Beklenen İmam (manevi lider)

HALEF-i SALİH: Allah Evliyalarının Liyakatli Halifesi (manevi lideri)

MANSUR: Allah Tarafından Yardım Edilen

SAHİBİ'L-EMR: İlahi Adaleti Uygulamakla Sorumlu Olan

SAHİBÜ'Z-ZAMAN: Zamanın Sahibi

VELİYİ ASR: Asrın Velisi, Zamanın Tek Hakimi, Zamanın Tek Rehberi

MEHDİ-Yİ MEV'UD: Vadedilmiş Mehdi

İMAM-ı ASR: Asrın İmamı (manevi lideri)

SAHİB'ÜD DAR: Yurdun Sahibi (manevi sahibi)

BAKİYYETULLAH: Allah'ın Yeryüzünde Geriye Kalan Tek Hücceti ve Son İlahi Manevi Lideri

KÂİM-ı AL-ı MUHAMMED (as): Peygamberimiz (sav)’in Soyundan gelen, Kıyam Edecek Olan Mehdi

EL HATİM: Hatmeden, Sona Erdiren

NAHİYETÜ'L-MUKADDESE: Kutlanmış Yön, En Yüce ve Kudsi

Abdulmelik İsami (1111). Mekke'de ikamet eden tanınmış tarihçilerdendir. O, "Sımt-ul Nucum-il Avali" diye bilinen dört ciltlik tarih kitabında şöyle yazıyor: "Mehdi'nin lakapları ise HÜCCET, HALEF-ı SALİH, KÂİM, MUNTAZAR, SAHİB-ÜZ ZAMAN ve HEPSİNDEN DAHA MEŞHUR OLAN İSE MEHDİ'DİR..." (Sımt-ul Nucum-il Avali, c. 4, s. 138)

Mahmud b. Vahib Kızoğlu Bağdadi-ı Hanefi: "Cevheret-ul Kelam" adlı kitapta şöyle yazar: "... Mehdi'nin LAKAPLARI İSE MEHDİ, KÂİM, MUNTAZAR, SAHİB-ÜZ ZAMAN, HÜCCET'TİR..." (Cevheret-ul Kelam, s. 157)

Abdurrahman-ı Sufi. Farsça olan "Mirat-ul Esrar" kitabının yazarıdır. "Tuhfet-u İsna Aşeriyye" kitabının yazarı Abdülaziz Dehlevi'nin babası Şah Veliyullah Dehlevi, "el-İntibah fi Selasil-ı Evliyaullah ve Esanid-ı Varisi Resulullah sallâ'llâhu aleyhi ve alih" adlı kitapta ondan naklederek, İmam-ı Zaman Mehdi hakkında şöyle yazıyor: ... MEHDİ'NİN LAKAPLARI İSE MEHDİ, HÜCCET, KÂİM, MUNTAZAR, SAHİB-ÜZ ZAMAN'DIR.

Ömer b. Zahir rivayet ediyor:

"Birisi, İmam Cafer Sadık'a; "Kaim'e Mehdi'ye, Emirel-müminin, diye selam gönderebilir miyiz", diye sordu. İmam buyurdu; "Hayır..." Adam sordu: "PEKİ MEHDİ'Yİ NE DİYE SELAMLAYAYIM?" HAZRETLERİ: "SELAM OLSUN SANA EY BAKİYETULLAH DİYEREK" BUYURDU.

Hz. Mehdi (as)’ın Bir İsmi de "Arslan"dır

MAVERAÜNNEHİR'DEN BİR ŞAHIS MEHDİ ÇIKAR, ONA EL-HÂRİS (ARSLAN) DENİR. Onun askerlerinin kumandanı olan bir adam vardır ki ona da Mansur denilir. O El-Haris, tıpkı Kureyş'in Resulullah (sav)’e zemin hazırladığı gibi o da Al-ı Muhammed'e zemin hazırlar veyâ onları yerleştirir (ravi şek etmiştir). Her mümine, ona yardım etmek veya davetine icabet etmek (ravi şek etmiştir) vaciptir". (Ebu Davud, Mehdi 1, (2452)) Ravi: Hz. Hilal İbnu Amr (ra) (Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseynî, c. 5, s. 617) (Sünen-ı Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 14/410)

* Haris, aslan demektir.

Numani'nin Gaybeti: "Ey inananların Efendisi, bize senin Mehdi'nin hakkında haber ver." İnananların Efendisi dedi ki: "...MEHDİ HAZIRLIKLI, ETKİ ALANI GENİŞ, MUZAFFER BİR ARSLANDIR... " (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 184)

 

10 / total 24
Harun Yahya'nın Müşrikler İstemese de Mehdi kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top