< <
9 / total: 24

Münafığın Teknolojiyi ve Sosyal Medyayı,  Kirli Oyunları İçin Kullanması

Teknolojik İmkanları Sinsice Kullanabilmek  Münafığa Şeytani Bir Haz ve Cesaret Verir

Peygamberimiz (sav) döneminde münafıklar 'çadırdan çadıra, elden ele verdikleri el yazılarıyla bilgi ve istihbarat gönderirken'; günümüzde münafıkların elinde bunlara hiç kıyaslanmayacak kadar geniş imkanlar vardır. Münafıklar şu anki günümüz teknolojisi ve imkanları içerisinde, çok daha geniş ve etkili bir 'münafık eylem alanına' sahiptirler. İnternetin, akıllı cep telefonlarının, bilgisayarların; 'gizlice ve kimseye sezdirmeden faaliyet yapmaya ve ardından da tüm bunları anında yok etmeye imkan tanıyan teknolojilerin varlığı', günümüz münafıkları için 'şeytani heyecan veren bir zenginlik'tir. Dolayısıyla asrımızda münafığın en etkili silahlarından biri 'internet, bilgisayar ve telefon teknolojileri'dir.

Elbette ki söz konusu teknolojik imkanlar, tüm insanların hayatını kolaylaştıran ve yaşamlarına konfor katan çok önemli nimetlerdir. Ancak münafığın farkı, bu nimetleri şeytani planlarını gerçekleştirebilmek ve dürüst insanları aldatabilmek için kullanmasıdır.

Münafık, kendisine her konuda muazzam eylem imkanı sağlayan bilgisayar, internet, iletişim gibi teknolojilerin hepsi hakkında çok detaylı bilgi sahibidir. Adeta tam bir 'teknoloji uzmanı'dır. Şeytanın desteği ve ilhamıyla, tüm bu konularda 'müthiş bir yetenek sahibidir'. Çok seri ve hızlı hareket edebilme, yaptığı eylemlerin izini çok hızlı silip yok edebilme kabiliyeti vardır. Dolayısıyla da münafık, bu tarz sinsi faaliyetlerini yürütürken kolay kolay fark edilmeyebilir. 

Münafığın 'şeytanın zekasıyla hareket eden bir varlık' olduğu düşünüldüğünde, teknolojik imkanları ve internetteki bilgileri, sinsi planları için 'ne kadar etkili şekilde kullanabileceği' de daha iyi anlaşılabilir. Ayrıca derin devlet elemanlarını bulup onlara ulaşabilme, bağlantıda olduğu kirli yapılanmalara Müslümanlar aleyhinde istihbarat gönderme ve tüm bunları yaparken son derece sessiz ve gizlice hareket edebilme konularında da münafık çok ustadır. Tam bir 'teknoloji kurdu' olduğu için, yakalanma ihtimaline karşı da, her şeyin otomatik olarak silinip hafıza temizliği yapacağı şekilde teknolojik tedbirler alır.

Ancak münafık Allah'ın kendisini gördüğünü ve yaptığı her eylemin tek tek Allah Katında yazıldığını, ahirette ise tüm bunlardan sorguya çekileceğini hiç düşünmez. Onun tek önem verdiği tüm bu faaliyetlerini insanlardan gizli bir şekilde yapabilmektir. İnsanlara yakalanmadığı takdirde, tüm planlarının kusursuz ve mükemmel bir şekilde ilerleyeceğini sanır. Oysaki münafığın bir planı varsa, Allah'ın sonsuz akılda ve sonsuz güçte bir planı vardır. Yaptığı her münafıkane eylem, ahirette tek tek ortaya çıkacak, tüm insanlar onun tüm bu aşamalarda yaptığı sinsilikleri öğreneceklerdir. Dünyada gizlice bir şeyler yaptığında büyüdüğünü sanan münafık, ahirette rezil rüsva olacak ve sonsuza kadar horlanıp aşağılanacaktır. Ne teknoloji ne şeytani zekası ne de derin devlet elemanlarından oluşan yandaşları onu kurtaracaktır.

madde, new scientist

ADNAN OKTAR: "Münafıkların asrımıza yönelik olarak çok ince ve detaylı anlatılması lazım. Çünkü bilgisayar var, internet var, telefon var. Münafığın yeni silahları bunlar; yani münafığın şimdiki imkanları, geçmişteki silahlara benzemiyor. Amansız silahlarla donatılmış. Mesela akşam yatağından kalkıyor, cep telefonu var onu açıyor, oradan dünyanın bir yerindeki derin devletin pislik bir adamıyla fısıltıyla veya yazışmayla bağlantıya geçebiliyor. Geçtikten sonra da o konuşmasını silip yok edebiliyor, yani kimsenin bu bilgiye ulaşması mümkün değil. Onun için asrımıza uygun şekilde çok kapsamlı anlatılması gerekiyor münafığın özelliklerinin." (A9 TV, 10 Şubat 2016)

Münafık, Küfürle Gizli Bağlantısını ve İstihbarat  Aktarımını, İnterneti ve Akıllı Bilgisayar  Teknolojilerini Kullanarak Yapar

Allah bir ayette "… Onlar, yalana kulak tutanlar, sana gelmeyen diğer topluluk adına kulak tutanlar (haber toplayanlar)dır." (Maide Suresi, 41) sözleriyle, münafıkların en önemli özelliklerinden birinin, 'gizlice Müslümanlardan haber toplayıp, bunu küfürdeki dostlarına aktarmaları olduğunu' haber vermiştir. Ayette geçen "Sana gelmeyen", sözleriyle 'Müslümanlarla bağlantısı olmayan, onlarla görüşmeyen kişiler adına', münafıkların iman edenlerin arasına girip, orada 'istihbarat topladıkları' bildirilmiştir.

İşte münafıklar, 'Müslümanlar hakkında topladıkları haberleri küfürdeki dostlarına aktarma faaliyetlerini' asrımızda 'interneti, bilgisayar teknolojilerini ve akıllı telefonları' kullanarak gerçekleştirirler. Müslümanlar arasındayken, karanlıklarda, izbe köşelerde, gizlice ve alçakça küfürle bağlantı kurarak Müslümanlar aleyhinde sinsi faaliyetler yürütürler.

Kuran'ın bir başka ayetinde Allah münafıkların küfürle olan bu bağlantılarını, "… Gerçekten şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına gizli çağrılarda bulunurlar…" (Enam Suresi, 121) sözleriyle haber vermiştir. İşte asrımızda münafıklar bu eylemlerini gelişmiş iletişim araçlarını kullanarak yaparlar. Bu yolla gerçek dostları olan inkarcılara; ayette bildirildiği gibi 'gizlice çağrılarda bulunurlar'. Ve bu gizlice çağrıda bulunma girişimlerini de 'asrımızın sağladığı teknolojik imkanları kullanarak internet üzerinden yaptıkları bilgisayar yazışmalarıyla, akıllı telefonlardaki çok sayıdaki mesaj programlarıyla ya da Twitter, Facebook, Instagram gibi sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla' gerçekleştirirler. İnternet hızıyla, inkarcı ve münafık dostlarına çok daha kolay ve hızlı bir şekilde ulaşır ve aynı zamanda dünyanın en uç köşesindeki derin devlet elemanlarıyla bile çok rahat bir şekilde bağlantıya geçebilirler. Ardından yine çok seri bir şekilde Müslümanlar aleyhinde topladıkları bilgileri sırdaşlarına aktarabilir ve Müslümanlara zarar vereceklerini düşündükleri eylem planlarını onlarla konuşabilirler.

Münafık, tüm bu yaptıklarını Müslümanlara sezdirmediğini düşündüğünde, bundan 'derin ve şeytani bir haz' duyar. Gizli gizli küfürden biriyle görüşmek, onların felsefelerini dinlemek, onlarla o küfür mantığı içerisinde konuşmak, onlara istediği gibi züppece cevaplar vermek, ruhuna adeta şeytani bir gıda gibi gelir. Gece yarısı bir başka münafığa ya da küfürdeki bir dostuna küçük de olsa bir haber götürmek onun için adeta şeytani bir ihtiyaç gibidir. Facebook'tan, Twitter'dan, Whatsapp'tan ya da başka bir gizli mesajlaşma programından 'küfürden birileriyle yazışmak; telefonlaşmak ya da karşılıklı kamera açarak görüntülü sohbetler etmek' münafığı çok heyecanlandırır. Küfürden, çıkar elde edebileceği yeni yeni dostlar edinmek ve tüm bunları Müslümanlara sezdirmeden yapabilmek, münafığa şeytani bir zevk verir. Müslümanlardan gizli bir şey yapamamak ve inkarcı biriyle küfür ruhunu istediği gibi yaşayamamaktan ise münafık çok ciddi bir rahatsızlık duyar.

Tüm bu teknolojik imkanlar; internet, bilgisayar ya da akıllı telefon teknolojileri, aslında münafığın sadece küfürle değil, asıl olarak 'şeytanla olan bağlantısı için kullandığı birer araç'tır.

Bu teknolojik imkanların her biri münafık için, 'adeta şeytana açılan birer kapı gibi'dir. Oysaki münafık için bir 'şer kapısı' olan tüm bu teknolojiler Müslümanlar için büyük birer nimet, rahmet ve 'hayır kapısı'dır. Müslüman bunları rahmete vesile olsun diye kullanırken; münafık şeytanlık için kullanır.

Münafık, telefonun tek bir düğmesine ya da bilgisayarının tek bir tuşuna basmasıyla birlikte, adeta şeytanıyla bağlantıya geçer. Ve ardından da şeytanla kurduğu bu bağlantıyı saatlerce sürdürür. Kendisini gören kimse de olmadığı için, nasıl küfri bir ruh ile yaşadığını kimseye sezdirmemiş olur. Ama herhangi birinin kendisini görme ya da küfürle kurduğu bağlantıyı fark etme ihtimaline karşı da gereken her türlü tedbirini alır. Örneğin yaptığı her telefon konuşmasının, bilgisayarda kurduğu her türlü bağlantının arka planını, tek bir tuşa basarak anında silebileceği gibi bir sistemi mutlaka devrede tutar. Ya da kullandığı internet uygulamalarının anında hafızalarını temizleme ya da kendilerini silip yok etme özelliklerini etkin hale getirir. Münafık, teknolojinin en gelişmiş imkanlarını kullanarak daha en başından tüm bu aşamaları ve olası gelişmeleri düşünerek, gereken her türlü tedbirini alır. Bu nedenle de, aksi ispatlanması pek mümkün olmayacak şekilde, sinsice küfürle kurduğu bağlantısını sürdürür.

Allah münafıkların bu gizli bağlantılarına "Şüphesiz 'gizli toplantıların fısıldaşmaları' (kulis), iman edenleri üzüntüye düşürmek için ancak şeytan (ürünü olan işler)dandır..." (Mücadele Suresi, 10) ayetiyle dikkat çekmiştir. Ayette anlatılan münafıklar ile küfrün, kendi aralarında 'kulis yapmaları', her zaman yüz yüze yapılan bir eylem değildir. Asrımızda münafıklar bunu internet yoluyla; bilgisayar ya da akıllı telefonlar kanalıyla da yaparlar.

Ancak Allah ayetin devamında, "Oysa Allah'ın izni olmaksızın o, onlara hiçbir şeyle zarar verecek değildir." (Mücadele Suresi, 10) sözleriyle çok önemli bir gerçeği hatırlatmıştır. Küfür ile münafıklar arasında geçen her konuşmayı yaratan yalnızca Allah'tır. Hiçbirinin Allah'tan bağımsız bir gücü yoktur. Bütün güç ve kuvvet Allah'a aittir. Münafık küfürle işbirliği yapıp Müslümanlar aleyhinde tuzak kurarken, Allah da onlara bir tuzak kurmaktadır. Dolayısıyla bunların hiçbiri Müslümanların tedirgin olmasına yol açmamalıdır. Allah ayetin son cümlesindeki, "Şu halde müminler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler." (Mücadele Suresi, 10) sözleriyle, Müslümanlara yalnızca Kendisi'nden korkmalarını ve yalnızca Allah'ın gücüne güvenmelerini bildirmiştir. Çünkü münafığın tüm bu sayılan eylemlerini yaratan Allah'tır. Müslümanlar da bu nedenle münafıkları asla Allah'tan bağımsız bir güç olarak görmezler. Eninde sonunda münafıkların hezimete uğrayacaklarını, Müslümanların ise galip geleceklerini asla unutmazlar.

Münafık, Küfürle Kurduğu Gizli Bağlantıyı Sinsi Metotlarla Gizlemeye Çalışır

Münafık, bir gün mutlaka küfürdeki hayatına geri döneceğinin planlarını kurarak yaşar. Bu nedenle de, Müslümanların yanında olduğu her vakti, küfürde yaşayacağını umduğu gelecekteki yıllarını kendince garantiye almakla uğraşarak geçirir. Bu yöndeki en önemli faaliyeti ise, 'küfrün beğenisini kazanmak, aralarında iyi bir yer edinmeye çalışmak ve onların nezdinde itibar kazanmak'tır. Münafığa göre bunun yolu ise, küfre müminlerle ilgili bilgi aktarmaktan geçer. Ne kadar çok bilgi taşırsa, küfürdeki yandaşlarının o kadar çok gözüne girebileceğini düşünür.

Münafık bu nihai planını gerçekleştirebilmek için 'her türlü şeytani maceraya ve tehlikeye atılmaya' hazırdır. Elindeki tüm imkanları sinsice kullanıp bu bağlantıları kurma konusunda, adeta 'gözü dönmüş bir hırs' içerisindedir. Kimi zaman bilgisayarından kimi zaman telefonundan küfürle yaptığı konuşmalarla sürekli bunun zeminini hazırlamaya çalışır. Bunu yaparken de müminler tarafından fark edilmemek için şeytani zekasıyla mutlaka bazı tedbirler alır. Örneğin yakınında Müslümanlar varsa, bulunduğu yerin kapısını kapatarak yüksek sesle müzik açar ve müzik dinliyor izlenimi verirken aslında gizlice ve saatlerce küfürdeki dostlarıyla telefonda konuşur. Ya da odasında uyuyor numarası yaparak kimsenin kendisini rahatsız etmemesini sağlar. Ardından da karanlıkta gizlice bilgisayarını açıp inkarcı arkadaşlarıyla ya da diğer münafıklarla bağlantıya geçer. Odasına aniden biri gelecek olursa da, çok hızlı bir şekilde başka bir konuyla ilgileniyormuş gibi yaparak yazışmalarını gizler. Bazen de Müslümanların olduğu bir ortamdan uzaklaşabilmek için bulunduğu yerin banyosuna geçerek, gizli görüşmelerini orada gerçekleştirmeyi planlar. Banyoda fısıltıyla küfürle telefon görüşmelerini yaparken de suyu açarak ya da fön makinesini çalıştırarak sesinin duyulmasını engellemeye ve sinsi faaliyetini gizlemeye çalışır. Ardından da oradan çıkmadan önce, küfürle yaptığı görüşmelerine dair telefonundaki tüm hafıza kayıtlarını mutlaka siler.

Eğer bu gibi teknolojik imkanları kullanarak, küfürle iletişim kurmasında bir sorun oluşursa, münafık bu sefer de bulunduğu yerdeki diğer imkanları inceleyerek kendisine farkı yollar bulmaya çalışır. Örneğin bilgisayarı herkesin göreceği bir yerdeyse, telefonunu yanına alıp bir yere kapanması çok dikkat çekecekse, münafık bulunduğu yerdeki internet bağlantılı bir televizyonu ya da 'Ipod' adı verilen internet bağlantılı müzik çalarları kullanarak küfürdeki dostlarına ulaşmaya çalışır. Çoğu insanın detaylarını çok iyi bilmediği teknolojileri, sırf bu amaçla çok iyi öğrenen münafık, akıllı televizyonlar üzerindeki kameralar ile başka bir münafık dostunun ya da küfürdeki arkadaşlarının bilgisayarına bağlanır. Ya da bu televizyonlar yoluyla da Youtube ya da Facebook gibi canlı yayın yapılmasına imkan tanıyan pek çok program yoluyla, Müslümanlardan gizli bağlantılar kurar.

Gecenin karanlıklarında birbirinden zor şartlar altında sırf inkar edenlerle dostluk kurabilmek için bu kadar sıkıntıya girmesi, münafığa asla zor gelmez. Aksine tüm bunlar ona müthiş bir canlılık, şeytani bir heyecan ve dinamizm katar. Müslümanlardan gizli yaptığı her şeytanlık, onun kendi aklına olan güvenini, büyüklüğüne olan ahmakça inancını daha da artırır. İşte tüm bu sinsi eylemleri yapmaktan aldığı şeytani haz da bundan kaynaklanmaktadır.

Küfür içinde saygın ve itibarlı olmak münafıklar için adeta bir 'ölüm-kalım meselesidir'. Küfre Müslümanlarla  ilgili olabildiğince çok haber taşıyarak onların gözünde yüceleceklerini düşündükleri için, her anlarını bu amaç doğrultusunda değerlendirmek isterler. Deşifre olmadan bilgi toplamaya devam edebilmek için ise gereken her yola başvurur, her türlü sinsiliği sergilerler.

Ancak münafıklar bu kadar zorlu ve kirli bir çaba içerisine girerken, şu önemli gerçeğin hiç şuurunda değildirler. Müslümanlar zaten tüm hayatları insanların gözleri önünde olan, Kuran ahlakına uygun bir hayat süren, her anlarını iyiliğe ve güzelliğe vesile olmak için yaşayan kimselerdir. Allah'tan korkan, bu nedenle de her türlü kötülükten sakınan, her türlü zulmün, illegal ve karanlık işlerin karşısında duran insanlardır. Dolayısıyla münafıklar, Müslümanlar aleyhinde bilgi toplayıp bunu inkarcı dostlarına iletmek için ne kadar çabalarsa çabalasınlar; iyilik, güzellik ve hayırlı faaliyetler için gösterilen çaba dışında hiçbir şey bulamazlar. Bu nedenle tek yapabildikleri, bu hayırlı çabaların bilgisini vererek, İslam'ın yayılması için yürütülen faaliyetleri engellemeye çalışmak olur.

Fakat münafık tüm bunları yaparken Allah'ın kendisini gördüğünü ve sonsuz gücüyle Müslümanları desteklediğini hiç düşünmez. İnsanların yaptıkları şeytanlıkları en ince detayına kadar bilen sonsuz bir Akıl ve sonsuz bir Güç Müslümanlara yardım ederken; Allah'tan bağımsız hiçbir müstakil gücü olmayan münafığın, yine Allah'ın kontrolünde olan zayıf aklıyla başarılı olabilmesi ise, elbette ki asla mümkün değildir.

Münafık, Sosyal Medya Hesaplarını  Kendini Küfre Beğendirmek İçin Kullanır

Günümüzde münafıklığa eğilimli kişilerin gizli faaliyetlerini sürdürebilmek için en çok faydalandıkları imkanlardan biri de, 'sosyal medya platformları'dır. Ancak münafık, hemen her insana kolaylıkla ulaşma imkanı sağlayan bu internet sayfalarında, kendisini Allah'ı seven, Kuran'a inanan, Müslümanlarla dost olan, inançlı bir insan gibi tanıtmak asla istemez. Aksine bu platformları, kendisini küfre beğendirebilmek, onların dikkatlerini üzerine çekebilmek ve onlarla çıkar elde edebileceği yakın dostluklar kurabilmek için kullanmaya çalışır.

Bu nedenle de gerek sayfasındaki profil bilgilerinde, gerek arkadaş listesinde, gerekse de paylaşımlarında hep kendisini küfre beğendirebilecek bir içerik olmasına müthiş özen gösterir. Allah'ın bir Kuran ayetinde "Onların çoğunun inkara sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün..." (Maide Suresi, 80) sözleriyle bildirdiği gibi, amacı yalnızca, 'her türlü sapkınlığa destek veren bu insanlarla yakın dostluklar kurabilmek, onların gözlerine girebilmek'tir.

Münafıklar internet üzerindeki bu gibi platformları kullanarak, küfürdeki insanlarla yakın temasa geçip ardından da onların makam-mevki, çevre, iş ve maddi kazanç gibi imkanlarından olabildiğince istifade edebilmek isterler. Bu amaçla gözlerine kestirdikleri, küfürde sükseli görülen, itibar sahibi ve önde gelen kişilerle 'mesajlaşma yoluyla' tanışmaya çalışırlar. Ve zamanla bu insanlarla saatlerce yazışıp sohbet edecek kadar samimi dostlar haline gelirler. Eğer küfürle olan bu samimiyetleri Müslümanların dikkatini çeker ve kendilerine bu yönde bir soru sorulacak olursa, bunun cevabını da önceden hazırlamışlardır. 'Neden bu kişilerle bağlantı kurdukları' sorusuna, "Ben onlara İslam'ı anlatmaya çalışıyorum, bu yüzden vakit ayırıp konuşuyorum" gibi yalanlarla cevap verirler. "Peki neden onlarla Müslümanca bir tavırla değil de, küfri bir üslupla konuşuyorsun?" diye sorulduğunda ise, bu sefer de 'onlara kendilerinden biriymiş gibi bir üslupla yaklaşınca daha etkili olabildikleri' gibi yeni bir yalan daha söylerler.

Halbuki asıl amaçları, karanlık ruhlu, küfre, sapkınlığa ve münafıklığa eğilimli diğer insanlarla iç içe olmak, onların beğenisini kazanıp onlar arasında kendilerine küfri bir prestij sağlamaktır. Bu şekilde kendilerince, ileride o kişilerin arasındaki yerlerini şimdiden sağlamlaştırmış olacaklarına inanırlar.

Burada şunu da hatırlatmak gerekir ki, günümüzde insanların büyük çoğunluğu sosyal medya platformlarını arkadaş ve çevre edinme ya da iş imkanlarını genişletme gibi amaçlar için kullanmaktadır. Ve bu durum gerçekten de pek çok kişiye yeni yeni dostluklar ve çeşitli faydalar kazandırır. Ancak benzer yöntemleri kullanan münafığın durumu ve hedefi tüm bu insanlarınkinden çok farklıdır. Münafık, sosyal medya yoluyla elde ettiği imkanlarla küfürle olan ittifakını pekiştirmek ve ardından da kendisine dürüstlükle, güzel ahlak ile yaklaşan tertemiz Müslümanlar aleyhine hain tuzaklar kurmak ve komplolar hazırlamak amacındadır.

Ancak münafık tüm bu imkanları yaratan ve kontrolü altında tutan gücün Allah olduğunu unutmuştur. Ne kadar sinsice ve kurnazca hareket ederse etsin, Allah'ın izni olmaksızın Müslümanlara zarar verebilmesi imkansızdır. Çünkü, "Hiç şüphesiz, benim velim Kitab'ı indiren Allah'tır ve O salihlerin koruyuculuğunu (veliliğini) yapıyor." (Araf Suresi, 196) ayetiyle haber verildiği gibi, Allah 'salih Müslümanların koruyucusu'dur.

Münafık, Sosyal Medya Hesaplarında Dini Hatırlatan Konuları Asla Görmek İstemez

Müslümanlar, tek bir paylaşımla on binlerce insana ulaşabilecekleri sosyal medya imkanlarını, İslam'ı tebliğde en etkili şekilde kullanmaya çalışırlar. İnsanları Allah'a iman etmeye, Kuran ahlakını yaşamaya, samimi bir Müslüman olmaya çağıran her türlü yazı, resim, video ve bilgiyi en geniş kitlelere ulaştırabilecek şekilde sosyal medya hesaplarında paylaşırlar. Profillerinde ise kendilerini aynı gerçekte oldukları gibi, 'Allah aşığı, samimi bir Müslüman' olarak tanıtmaktan gurur duyarlar. Paylaşımlarıyla ne kadar dindar olduklarını, Allah'ı ne kadar çok sevdiklerini, Kuran ahlakını yaşamakta ne kadar titiz ve şevkli olduklarını açıkça vurgularlar. İnternetteki tüm sosyal medya platformlarındaki diğer Müslümanların hayırlı faaliyetlerine de olabildiğince destek verirler. Faydalı ve etkili olacak, Kuran ayetlerini anlatan, İslam ahlakını tebliğ eden her türlü paylaşımı beğenir ya da kendi sayfalarında da yayınlarlar.

Münafık ise Müslümanların tam aksine tüm bu paylaşımları yapmaktan titizlikle kaçınır. İslam'ın lehine olacak, dini güçlendirecek, insanlara Allah sevgisini anlatan herhangi bir bilgi ya da resmin sayfasında görünmesini kesinlikle istemez. Dindar bir Müslüman gibi görünmekten, Kuran ayeti paylaşmaktan hiç hoşlanmaz. Küfrü eleştiren, dinsiz ideolojilerin açmazlarını anlatan, Allah'ın varlığını bilimsel delillerle ortaya koyan bilgileri sayfasına eklemeye ise asla yanaşmaz. Kendisi bu bilgileri eklemediği gibi, Müslümanların hayırlı paylaşımlarına da 'beğeni' yapmaz ve bu bilgilerin yaygınlaşmasını istemediği için, bunları 'paylaş' seçeneğini seçerek de kendi sayfasında yayınlamaz.

Münafık bunları yapmadığı gibi; insanlara Allah'ı sevdiren, Kuran ahlakını öğreten İslam lehine paylaşımlar yerine, 'insanları İslam'dan soğutmayı amaçlayan, küfrün, dinsizlerin, ateistlerin, sapkın akımları destekleyen kimselerin paylaşımlarını beğenip, bunları kendi sayfalarında da paylaşır'. Bunların çoğu, Rumilik, homoseksüellik, Darwinizm safsatası, ateizm, Marksizm, komünizm gibi, insanları İslam'dan uzaklaştıran sapkın ideolojileri savunan kimselerdir. Buna rağmen, münafık söz konusu kişileri açıkça desteklemekten ve onlarla dostluklar kurmaktan hiç çekinmez. 

Ayrıca münafığın sosyal medya hesaplarında asla yer vermek istemediği konulardan biri de 'münafıklık'tır. Çünkü bu, münafığın duymayı asla istemediği konulardan biridir. Bu konuyu anlatan bir ayeti, bilgiyi, videoyu ya da resimli açıklamayı hiçbir yerde görmek istemez. Bu nedenle Müslümanların bu konudaki bilgilendirici çalışmalarını da kesinlikle kendi sayfasında paylaşmaz. Ve bu konularda paylaşım yapan, sayfalarında münafıklık ile yoğun bilgi bulunan Müslümanların sosyal medya hesaplarını da hiçbir şekilde görmek istemez.

Ancak diğer yandan bunu açıkça uygulamaya koymasının, birlikte olduğu Müslümanların da dikkatini çekeceğini bilir. Bu nedenle her ne kadar istemese de zaman zaman, İslam'ın tebliğ edilmesinde çok etkili olmayacağını düşündüğü, yüzeysel bazı paylaşımlar yapar. Ancak bunda da çok sinsi bir taktik izler. Müslümanların lehine bir paylaşım yapıyorsa, hemen ardından bunu telafi etmek için en az dört-beş tane de, insanları küfre ve sapkın akımlara özendirecek paylaşım yapar.

Bazen de, İslam'ın lehine olan, zaruri olarak yaptığı paylaşım ana sayfasında ön plana çıkmasın diye, onu tarih sırasıyla geride bırakacak ve görülmemesini sağlayacak şekilde şeytani bir yol izler. Bu paylaşımının ardından hikmetsiz ve boş konuları anlatan çeşitli resimler, yazılar, videolar paylaşır ve böylece İslam'ı anlatan bilgiyi kendince etkisiz hale getirdiğini düşünür. Başka bir yöntem olarak da, 'paylaşım ayarlarını' sadece inkarcı dostlarının göreceği şekilde düzenler ve böylece şeytani girişimlerini ve küfre yönelik paylaşımlarını Müslümanların görmemesini sağlar.

Münafığın aynı amaçla uyguladığı bir başka taktik ise, 'kendini sezdirmemek için paylaştığı İslami bir bilgiyi önce sayfasına ekleyip Müslümanların bunu görmesini sağlamak; sonra da birkaç saat içinde bunu gizlice silerek sayfasından kaldırmak'tır. Bu sinsi taktiğini herkesin gördüğünü ve ne amaçla yaptığını anladığını fark etmesine rağmen, Müslümanları aldattığını sanarak hayasızca bu yöntemi uygulamaya devam eder.

Münafık, Sosyal Medya Hesaplarından  Müslümanları Takip Etmek İstemez

Sosyal medya platformlarında kendilerini Müslüman olarak tanıtmaktan titizlikle kaçınan ve hatta bu durumdan ciddi şekilde sıkıntı duyan münafık, bilgisayarını açtığında, internete  girdiğinde ya da kendi sosyal medya hesaplarına baktığında asla kendisine Allah'ı hatırlatan ve Kuran ahlakını anlatan bir bilgi görmek istemez. Ancak münafık, kendini Müslümanlardan biri gibi göstermesi ve dindar olarak tanıtması gerektiğinin de farkındadır. İşte bu zorunluluk, münafığın en tahammül edemediği ve ciddi şekilde öfkelendiği konulardan biridir. Ancak buna rağmen, zaruri gördüğü için, çevresindeki Müslümanlarla sosyal medya üzerinden 'takipleşmek' ve onların Facebook, Twitter, Instagram gibi platformlarda yaptıkları 'arkadaşlık tekliflerini' kabul etmek durumundadır. Fakat bu durumun ortaya çıkardığı tablo münafık için daha da içinden çıkılmaz ve tahammülü zor bir durum oluşturur. Çünkü bilindiği gibi, Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında, arkadaş olarak kabul edilen ya da takip edilen kişilerin tüm paylaşımları, ister istemez karşı tarafın 'ana sayfası'nda çıkmaktadır. Bu durumda kişi, 'arkadaş listesi'nde olan ya da takip ettiği herkesin her paylaşımını an an görmek zorunda kalır. Ve Müslümanlar da 'düzenli olarak İslam'ı ve Kuran ahlakını tebliğ ettikleri, küfrün ve münafıklığın çarpık felsefesini anlattıkları için', münafık sürekli bu paylaşımlarla yüz yüze gelir. İşte bu da münafığı çileden çıkarır. Çünkü bu şartlarda kaçtığı her türlü bilgi onu bulmakta; duymak ya da görmek istemediği her türlü Rahmani konuyu istemeden okumak durumunda kalmaktadır.

İşte münafığın buna bulduğu akılsızca çözüm de, 'takip ettiği ya da arkadaş olduğu Müslümanları yavaş yavaş ve sezdirmeden arkadaşlıktan ve takipten çıkarmaktır'. Bazen de bununla da yetinmez ve öfkesinden dolayı Müslüman kişilerin sayfalarını 'bloke ederek engeller'. Ancak bunun fark edilmesi ve dikkat çekmesi ihtimaline karşı münafığın hazırladığı şeytani bahaneleri vardır. Örneğin internetteki bir sistemin, onun herhangi bir müdahalesi olmaksızın otomatik olarak bu kişileri arkadaşlıktan çıkardığını ya da engellediğini iddia eder. Hatta karşı atak yaparak, asıl karşı tarafın kendisini arkadaşlıktan çıkardığını ya da bloke ettiğini iddia ederek kendini savunmaya çalışır. Pratikte böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi teknik açıdan mümkün olmadığı halde, bu bahanelerin aksini ispat etme imkanı olmadığı için, münafık sinsice eylemini tamamlamış olur.

Münafığın arkadaş listesinde Müslümanların olmasını istememesinin bir sebebi de, küfürdeki dostlarına Müslümanlardan yana bir kişiymiş gibi görünmek istememesidir. İnsanların "Acaba bu kişi kimleri takip ediyor?" diye merak edip baktıklarında, kendince 'inkarcı dostlarına karşı sükse yapabileceği küfrün önde gelenlerinin görülmesini' ister. Arkadaş listesindeki Müslümanlarla küfürden olan kişilerin sayısı kıyaslanacak olunursa, Müslümanların birkaç kişiyi geçmediğinin; çoğunluğu ise inkar edenlerin oluşturduğunun görülmesini hedefler. 

Müslümanlar elbette ki münafığın tüm bu oyunlarını ve tüm bunlarla nasıl bir sonuç elde etmeye çalıştığını açıkça fark ederler. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, münafığın İslam'ı anlatan paylaşımlar yapmaktan kaçınması, İslam'ın yayılmasını, insanların akın akın Kuran ahlakına yaklaşmalarını asla engelleyebilecek bir eylem değildir.

Münafığın bu durumu kafasını kuma sokmuş devekuşunun akılsızlığına benzer. Münafık bu oyunlarıyla, İslam'ın tebliğini sadece kendisinin görmesini engelleyebilmektedir. Ancak diğer yandan on binlerce insan, Müslümanların samimi paylaşımları vesilesiyle küfrün ve münafıkların oyunlarını fark edip, İslam ahlakını yaşamaya başlar.

Münafığın Sosyal Medyayı Küfürden Taraftar Toplamak İçin Kullanma Taktikleri

İnternet Allah'ın Ahir Zamanda yarattığı en büyük nimetlerden biridir. Kuran ahlakının güzelliklerini anlatmak, yeni dostlar edinmek, Müslüman ahlakını dünyaya yaymak için sosyal medya çok güzel bir araçtır. Dünyanın farklı uçlarındaki kişiler bu sayede birbirlerini tanıyabilmekte, karşılıklı görüşerek hayırlı faaliyetler yapabilmektedirler. Twitter'da tanıştıkları bir insan ile dostane sohbetler yaparak Allah'ı anmakta, Facebook'ta karşılaştıkları eski bir arkadaşları ile ortak faaliyet yapma imkanı bulabilmektedirler.

Müslümanlar tüm bu sosyal medya platformlarını hayırlı amaçlar için kullanırlarken, münafıklar da bu imkanlarla küfürle olan bağlantılarını daha iyi hale getirebilmenin planlarını yaparlar. Zira münafıklar Müslümanlarla birlikte hareket ederlerken menfaat hesapları yaptıkları gibi, küfre yaklaşırken de yine çıkarlarını korumayı esas alırlar. Ellerindeki her imkanı, küfürden, kendilerince güçlü gördüklerine yanaşmak için kullanmaya çalışırlar. "Acaba onlara nasıl yanaşabilirim? "Nasıl tanışıp nasıl samimi olabilirim?", "Aralarında nasıl yer edinebilirim?", "İmkanlarından nasıl istifade edebilirim?" gibi düşüncelerle gizlice ve sinsice ataklar yapmaya başlarlar.

Örneğin Twitter, Facebook, Instagram gibi sosyal medya ortamlarında önce 'dünyaca en popüler olan isimleri tespit etmeye' çalışırlar.  Her ülkenin basında, siyasette, ekonomide en önde gelen, en derin bağlantılara, en geniş çevreye ve en güçlü finans kaynaklarına sahip kurumlarını bulup, bunların yöneticilerini tek tek takip etmeye başlarlar. Sonra bu kimselerin dikkatlerini üzerlerine çekebilmek için, onların yazdıkları yazılara, kendilerini görmeleri için bu kimseleri de 'etiketleyerek' ilgi çekici cevaplar yazarlar. Yazılarının altındaki 'beğen' seçeneğini işaretleyerek, bir kez daha onlara duydukları sempatiyi ifade edip fark edilmeye çalışırlar. Ayrıca onların yazdıkları yazıları, Twitter'daki 'retweet' ya da 'paylaş' seçeneklerini kullanarak, kendi sosyal medya sayfalarında da yayınlayarak onlara duydukları beğeni ve hayranlıklarını gösterebilmeyi umarlar. Bu aşamada, eğer planladıkları gibi karşı tarafın dikkatini çekebilmeyi başarırlarsa, bunun hemen ardından doğrudan 'özel mesajlaşma' bölümünden yazışmaya başlayarak bu kimselerin dostluklarını kazanma yoluna girerler.

Tüm bunlar elbette ki sıradan bir insanın da, sosyal medya platformlarında hemen her gün sıklıkla yapabileceği son derece olağan eylemlerdir. Ancak münafıklar bu detayları samimiyetsizce kullanarak sinsice ve sahtekarca metotlarla şeytani hedeflerine ulaşabilmeyi umarlar.

Amaçları, bu kimselerden istedikleri gibi bir çıkar elde edebilmektir. Bu kimselerin yurt dışındaki imkanlarıyla ya yabancı bir ülkeye gidip orada yerleşip yaşama fırsatı yakalamayı veya orada kendilerine iyi bir iş bulmayı ya da iyi bir çevre içerisine girerek itibar kazanabilmeyi umarlar. Ardından da elde ettikleri bu imkanlarla kendilerince Müslümanlar aleyhinde daha etkili bir faaliyet yapabileceklerini düşünürler.

Cahiliye ortamlarındaki insanlar, münafıkların gösterdiği bu karakteri, kendi aralarında kullandıkları tabir ile 'yancılık' olarak adlandırırlar. Bu, inkar eden ve münafıklık yapan tüm insanlarda görülen ortak bir karakter özelliğidir. Dolayısıyla her iki taraf da birbirine aynı 'çıkarcı bakış açısı' ile yaklaşmaktadır. Münafık uyguladığı taktiklerle onlardan menfaat koparabilmeyi umarken; açıktır ki küfürdeki yaranmaya çalıştığı insanlar da münafıktan nasıl istifade edebileceklerinin planlarını kuruyorlardır.

Bu noktada münafığı bu iki yüzlü ve sinsi girişimlerinden vazgeçirebilmenin yolu, menfaat umduğu çıkar odaklarına yönelik olarak oynadığı sinsi oyunlarını deşifre etmek ve bağlantı kurmaya çalıştığı kişi ya da kurumların, Allah'ın sonsuz kudreti karşısındaki güçsüzlüğünü ona ispat etmektir. Kendisine büyük çıkarlar sağlayacağını umduğu odakların kendi gözünde aşağılandığını düşünmesi münafığı hayal kırıklığına uğratır. Gözünde büyüttüğü o popüler ve tanınmış insanların, ünlü kuruluşların, sıradan bir yapılanmaya dönüştüğünü görmek münafığın geri çekilmesine neden olur. Rezil-rüsva olduğunu gördüğü insanların artık kendisine hiçbir şey kazandıramayacağını düşünür. İşte bu yüzden de böyle bir durumla karşılaştığında, bu kişilere ya da kurumlara yönelik yaranma çabasından vazgeçer.

Ancak elbette ki bu geçici bir duraksamadır ve çok kısa sürelidir. Münafık ilk imkan bulduğunda şeytanın ilhamı ve şeytani zekasıyla, küfre yanaşabileceği yeni imkanlar bulmak için mutlaka yeni bir sinsi faaliyete daha girişecektir.

 

9 / total 24
Harun Yahya'nın Münafığın Derin Karanlığı kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top