Cennette Eşler
Cennette Cinsel Hayat
Said b. Mansur der ki:
... İkrime, "Cennet ashabı o gün, bir meşguliyet içinde zevk ederler" (Yasin, 55) ayetinde, "bakirelerin bekaretini giderme halinde demiştir." (Beyhakî, el-Ba's ve'n-Nuşûr, 362; ed-Durr el-Mensur, V, 266; İbn el-Mübârek, ez-Zühd, s, 553)
Abdullah b. Ahmed der ki:
... İbn Mes'ud, "Cennet ashabı o gün bir meşguliyet içinde zevk ederler" ayetinde "onlar bakirelerin bekâretini giderme işiyle meşguldürler" demiştir." (Ebu Nuaym, Sıfat el-Cenneh, 375; Taberî, Tefsîr, XXIII, 17-18)
Hâkim der ki:
... "Evzâî de bu ayette aynı şeyi söylemiştir." (Beyhakî el-Ba's ve'n-Nuşûr, 361)
Aşağıdaki ayette geçen erâik, erîke'nin çoğuludur.
"Orada erîke (gelin odası için hazırlanmış taht)'lar üzerine dayanmış olarak" (Kehf, 31) ayetinde Mücâhid, İbn Abbas'ın şu görüşünü nakletmiştir:
"Serîr (divan) tente (cibinlik, gergi) içinde olmadıkça ona erîke denmez. Eğer serîr (divan), gergi içinde değilse, erîke değildir. Hem serîr hem gergi olmadıkça erike olmaz. İkisi bir arada olursa ona erîke (gelin odası için hazırlanmış üstü cibinlikti taht veya sedir) denir." (Beyhaki, el-Ba's ve'n-Nuşur, 305; Suyuti, ed-Durr el-Mensur, IV, 222)
Allah buyurur ki:
"Şüphesiz muttakiler için, kurtuluş var, bahçeler, üzüm bağları var, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar var." (Nebe1, 31-33)
Ayette geçen kevâib, kâib'in çoğuludur, kâib memesi kabarık, kalkık demektir.
Katâde, Mücâhid ve müfessirler, "kevâib, göğüsleri tomurcuklanmış tombullaşmış olanlardır" demişlerdir.
Kevaib'de kök anlam yuvarlak olmaktır. Maksat göğüslerin nar gibi tombul ve dik olduğunu, aşağı sarkık olmadığını belirtmektir. Bu gibilere tombul memeliler (nevâhid) denir.
Vakıa Suresi, 37 : Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,
"Uruben" sözüne gelince bu, arûb'un çoğuludur. Eşlerine muhabbet eden, sevdalanan kadınlar demektir. İbn el-A'rabî, "kadınların arûb olanı, eşine bağlı olan, ona muhabbet edendir" der. (Lisan el-Arab, arb maddesi.)
Ebû Ubeyde, "arûb, sevişi oynaşı güzel kadındır" der. (Mecaz el-Kur'an, 11, 251)
Yani Ebû Ubeyde, cima anındaki hareket ve cilveleri kasdediyor.
El-Müberrid, "kocasına aşık olan, aşk yapan kadındır." (Lisan el-Arab, arb maddesi; Tefsîr eI-Kurtubî, XVII, 211) demiş.
Cennette Eşlerin Durumu İle İlgili Hadisler
Ebu Hureyre'den gelen şu hadis daha önce geçmişti:
"Ey Allah'ın elçisi, Cennet'te hanımlarımıza varacak mıyız?" denildi.
"Kişi günde yüz bakireye ilişir" buyurdular." (Taberanî, el-Mucem es-Sağîr, II, 12-13)
Sıhhati üzere ittifak edilmiş bulunan şu Ebu Musa hadisi de öyle:
"Mü'minin içi boş bir tek inciden bir çadırı olur. Cennet'te uzunluğu altmış mildir. İçinde mü'minin aileleri vardır, mümin onları dolaşır "
Enes hadisi de geçti:
"Mümine Cennet'te şu kadar şu kadar kadına yetecek bir kuvvet verilir."
Tirmizi buna sahih demiştir. (Tirmizî, 2536)
Taberâni, Abdullah b. Ahmed ve başkası rivayet ederler:
... Lukayt b. Âmir, ey Allah Rasûlü, Cennet'te neleri seyredeceğiz? demiş. Şöyle buyurmuşlar:
"Süzülmüş baldan nehirleri, başağrısı ve pişmanlık vermeyen içki nehirleri, tadı değişmemiş sütten nehirleri, bozulmamış su nehirlerini, ilâhının hayatına yemin olsun ki bildiğimiz meyveleri ve onlar cinsinden daha iyilerini ve tertemiz eşleri."
Ey Allah'ın elçisi, bize orada sâlih kılınmış eşler mi var? dedim. Şöyle buyurdular:
"Salih kadınlar sâlih erkeklerindir, onlardan o erkekler sizin dünyadaki lezzetleriniz ve zevk alışınız gibi zevk alırlar, ancak orada doğum yoktur."
(Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, X, 34'da bunu Abdullah ve benzerini Taberani rivayet etmiştir)
İbn Vehb der ki:
... Derrâc'den,
... Ebu Hureyre'den. Dedi ki:
"Ey Allah'ın Rasûlü; Cennet'te cima edecek miyiz?
"Canım elinde olana yemin olsun ki evet, hem de istediği kadar edecek, dedi ve işini görüp kalktığı zaman kadın tekrar tertemiz bir bakire olacak" buyurdu. (Ebu Nuaym, Sıfat el-Cenneh, 393)
Taberanî der ki:
... Bize Muallâ b. Abdirrahman el-Vâsiti anlattı,
... Ebu Said el-Hudrî, Rasûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu demiştir: "Cennet ehli, hanımlar ile cima ettiklerinde onlar tekrar bakire hale gelirler." (Taberanî, el-Mu'cem es-Sağir, I, 91)
Taberanî der ki:
... Hâşim b. Zeyd'den,
... Ebû Ürname'nin anlattığına göre, Rasûlüllah'a Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Cennet ehli yapışırlar mı diye sorulmuş.
"Bıkmayan bir zeker, dinmeyen bir şehvet ile istediği kadar" buyurmuşlar. (Taberanî, el-Kebîr, 7674)
Taberanî der ki:
... Bize Hâlid b. Yezîd anlattı,
... "Ebu Ümâme'nin dediğine göre Rasûlüllah'a Sallallahu Aleyhi ve Sellem Cennet ehli cima eder mi diye sorulmuş.
"Oynaşa oynaşa, ancak menî de yok meniyye (ölüm) de yok" buyurmuşlar. (Taberanî, el-Kebîr, 7479; Beyhakî, el-Ba's ve'n-Nuşûr, 367)
Ebu Nuaym der ki:
... Bize Abdurrahman b. Ziyâd anlattı,
... Ebu Hureyre'nin anlattığına göre;
Rasûlüllah'a Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Cennet ehli eşlerine dokunacak mı, diye sorulmuş.
"Evet, beni hak ile gönderene yemin olsun ki, bıkmayan bir zeker (erkeklik organı), incimeyen bir fere ve kesilmeyen bir şehvet ile," buyurdular.
(Ebu Nuaym, Sıfat el-Cenneh, 366)
el-Hasen b. Süfyân Müsned'inde şöyle demiştir:
Bize Hişâm b. Ammer anlattı,
... Bize Osman b. Ebî Âtike anlattı, Ali b. Zeyd'den,
... Ebu Ümâme Rasûlüllah'a Sallallahu Aleyhi ve Sellem Cennet ehli nikâh (cima) yapar mı, diye soruldu, bunun üzerine;
"beni hak ile yollayana yemin olsun ki evet, hem istediği kadar" buyurdular ve eliyle işaret ettiler, sonra, "fakat meni yok, meniyye (ölüm) yok" dediler demiştir. (Ebu Nuaym, Sıfat el-Cenneh, 369)
İshak b. İbrahim anlatır, Yahya b. Yemân anlatır,
... Said b. Cübeyr der ki:
"Kişinin şehveti, bedeninde yetmiş yıl cereyan eder, hep lezzet bulur, onlara cünüplük gelmez ki temizlenmeye ihtiyaç duysunlar. Zafiyet veya kuvvetten düşme olmaz. Zevk ve nimetler içinde cima eder dururlar, hiçbir şekilde bir âfet söz konusu değildir."
Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Cennete giren bir Müslüman’a şu kadar ve bu kadar cinsel ilişki yapabilme gücü verilecektir.” Bunun üzerine: “Ey Allah’ın Rasûlü! O kimsenin buna gücü yetecek mi?” denildi. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “O kimseye yüz erkek kuvveti verilecektir.” (Tirmizî) -Bu konuda Zeyd b. Erkâm’dan da hadis rivâyet edilmiştir.
“Cennetlikler, kadınları ile cinsi münasebette ( bulunacaklar ) bulundukları zaman onlar yine bakire olacaklardir.” (M.i. Kesir 3/434 )
“Cennetliklerin en alt derecesinin seksen bin hizmetcisi ve yetmiş iki hanımı olacaktır. Ona ( eşleri ile cinsi munasebette bulunmasi için özel olarak ) San`a ile Cabiye mıntıkaları arası alanı dolduracak büyüklükte bir de çadır kurulacaktır. Kurulan bu çadır ise inci, yakut ve zebercedden yapılacaktır. ” (M.i. Kesir 3/425 )
Buharî ve Müslim'in sahihlerinde Ebu Musa el-Eşarî Radıyallahu Anhu'den, Peygamber'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurduğu nakledilir:
"Mümin için Cennet'te içi boş bir inciden bir çadır vardır, uzunluğu altmış mildir, içinde aileleri vardır, mümin onları dolaşır (cinsi münasebette bulunur), biri diğerini görmez." (Müslim, 2838, Cennet ve nimetleri ile ehlinin sıfatı kitabının, Cennet çadırlarının sıfatı babı)
İbn Ebi'd-Dünyâ der ki: ... Abdullah dedi ki:
"Her müslüman için bir dilber vardır, her dilberin bir çadırı vardır. Her çadırın dört kapısı olur, her gün her kapıdan o dilbere bir hâtıra, bir hediye, bir ikram gelir, hiçbiri daha önce gelenin aynı değildir, ne alaycı-dalgacıdırlar ne aç gözlüdürler, ceylan gözlü hurilerdir, sanki sedefler içinde gizli inciler gibidirler." (İbn Ebi'd-Dünya mevkuf olarak rivayet etmiştir, bk. et-Terğib vet-Terhib, IV, 515-516)
Buhârî ve Müslim’in diğer bir rivayetine göre Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu:
“Onların cennetteki kapları altındandır. Orada terleri mis gibi güzel kokacaktır. Orada her birine, baldırının iliği etinin üstünden görünecek kadar güzel ikişer kadın verilecektir. Onların kalpleri tek bir adamın kalbi gibi aynı duyguları taşıdığından, aralarında ne anlaşmazlık ne de çekişme meydana gelecektir. Akşam sabah Allah Teâlâ’yı ulûhiyyetine yakışmayan sıfatlardan tenzih edeceklerdir.” (Buhârî, Bed'ü'l-halk 8, Enbiyâ 1; Müslim, Cennet 17)
“Beni Hak ( bir kitab olan Kur`an ) la gönderen Allah`a yemin ederim ki sizler Cennet`liklerin eşlerini ve evlerini tanıdıklarından daha çok eşlerinizi ve evlerinizi tanıyor değilsiniz. Cennet`e gireceklerin her biri Allah`ın kendisi için yarattığı yetmiş iki zevce ile cinsi münasebette bulunacagı gibi imanları ve amelleri sebebiyle Cennet`e girmis dünya kadınlarından olan iki eşi ile de cinsi münasebette bulunacak”tır. Ne var ki dünya hayatında Allah`a ibadet etmeleri sebebiyle bu iki eş Allah`ın yarattıgı diğer eşlere üstündur. Kişi bu ( eşlerinden birinin ) yanında iken ne o eşinden, ne de eşi kendisinden bıkkınlık duyar. Her yaklaşmasında ise eşini bakire bulur. Böyleyken cinsel organı sönmez. Eşi sızı duymaz. Ikisi için de boşalma yoktur.İlişkileri sürerken kişi birden şöyle bir uyarı alır: Senin ve eşinin ilişkiden usanmayacağınızı biliyoruz. Ancak senin başka eşlerin de vardır. Kişi bu uyarıdan sonra ayrılıp çıkar tek tek her bir zevcesi ile cinsi münasebette bulunur. Her birinin yanına geldiği eşi şöyle der :
“Cennet`te senden güzel hiç bir varlık yoktur. Cennet`te benim için senden daha sevgili bir kimse de yoktur.”
"Cennettekilere yeme, içme ve cinsel ilişki bakımından tam yüz kişinin gücü verilecektir." (Zeyd radıyallahu anh. Dârimî.)
Tavus, Mücahid ve İbrahim en-Nehai (Rahmetullahi Aleyh) gibi tabiin âlimleri şöyle demişlerdir:
“Cennette cinsel birleşme vardır ancak çocuk olmayacaktır.”
Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Cennetliklere verilecek kadınlar olan hurilerin baldırlarının beyazlığı yetmiş kat elbisenin altından görülür hatta ilikleri bile çünkü Allah; “Onlar yakut ve mercan gibidirler” (Rahman sûresi 58. ayet) buyurmaktadır. Yakut öyle bir taştır ki şeffaflığından dolayı arkasından bir ip uzatsan aynen o ipi görürsün.” (Tirmizî)
Onlardan her bir erkeğin iki karısı bulunacak, her kadının üzerinde elbisesi bulunacak, bu elbiselerin arkasından bile o kadınların ilikleri görülecektir.” (Müsned: 10702, Tirmizî: Bu hadis hasendir (güzeldir.) )
“ …. Saklanmış yumurta gibi bembeyaz olan Cennet kadınlarının tenlerinin inceligi yumurtanın kabugu içindeki beyaz kısmı örten seffaf zarın inceligi gibidir.” (I.Kesir 3/417 )
el-Feryâbî şöyle demiştir:
... Halid b. Yezid anlattı
... Ebû Ümâme, Rasûlullah'ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Cennete hangi kul girse yetmiş iki eş ile eşlendirilir, ikisi ceylan gözlü hurilerden, yetmiş tanesi de dünya ehlinden kendine kalanlardan. Bu kadınlardan hangisi varsa hepsinin iştahlı bir önü, o adamında eğilmeyen bir zekeri vardır." (en-Nihâye, II, 457; İbn Mâce, 4337; Zühd kitabının, Cennet'in sıfatı babı; Beyhakî, el-Ba's ve'n-Nuşûr, 367; Ebu Nuaym, Sıfat el-Cenneh, 370)
et-Tabarânî der ki:
... Ebû Hureyre der ki:
"Ey Allah'ın Rasûlü, Cennet'te kadınlarımıza ilişecek miyiz? denildi. Buyurdu ki: "Kişi bir günde yüz bakireye ilişir."
(Taberanî, el-Mucem es-Sağîr, II, 12-13. Heysemî)
Ebu Ya'la el-Mevsılî der ki:
... Ebu Hureyre Radıyallahu Anhu der ki:
Bize Rasûlullah bir gurup ashab içinde konuşuyordu.
…Adam onun yanında ne kadar kalsa bıkmaz, kadın da bıkmaz, ona her varışında onu bakire bulur, âleti sekme yapmaz, kadınınki de tahammülsüzlük göstermez. Adam bu halde iken kendisine anlaşıldı ne usanacaksın ne usanılacaksın. Fakat orda ölüm yok, hayal yok. Ancak onun ondan başka eşleri de var. Bunu duyunca adam çıkar, hepsine tek tek varır. Hangine varsa, vardığı kadın, vallahi cennette senden daha güzel bir şey yok der. Cennette (helalim olarak) senden daha çok sevdiğim bir şey yok, der." (Ebu Ya'lâ, Müsned'inde rivayet etmiştir, bk, en-Nihaye, I, 213-223.)
|