< <
16 / total: 16

Böceklere Ait Fosil Örnekleri 2/2

sivrisinek, kara sinek

Sivrisinek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Sivrisinek pek çok mucizevi özelliğe sahip olan bir canlıdır. Canlının gerek larva ve pupa aşaması gerek yetişkin aşamasında sahip olduğu özellikler, diğer tüm varlıklar gibi sivrisineklerin de üstün bir Aklın yani Yüce Allah’ın eseri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Diğer yandan fosil bulguları da sivrisineklerin herhangi bir evrim süreci sonucunda ortaya çıkmadıklarını ve evrimsel bir değişime maruz kalmadıklarını açık ve net bir şekilde göstermektedir. Resimde görülen amber içindeki sivrisinek fosili 25 milyon yaşındadır ve günümüzdeki sivrisineklerle tıpatıp aynıdır. Bu aynılık karşısında Darwinistlerin söyleyebilecekleri tek bir söz dahi yoktur.

Kara Sinek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Litvanya

Kara sinekler, Simuliidae familyasına dahil olan canlılardır. Bugüne kadar tespit edilmiş yaklaşık 1800 türü vardır. Erkek kara sinekler genellikle nektarla beslenirken, dişiler tıpkı sivrisinekler gibi diğer hayvanların kanlarıyla beslenirler. Çoğunlukla gri veya siyah renkte olan bu sinekler, kısa bacaklara ve antenlere sahiptirler.

Elde edilen tüm kara sinek fosilleri, bu canlıların var oldukları günden itibaren aynı olduklarını, herhangi bir değişikliğe uğramadıklarını yani evrim geçirmediklerini göstermektedir. Bu fosillerden biri de resimde görülen amber içindeki 45 milyon yıllık kara sinek fosilidir.

 

Pedilid Böceği, 2 Lauxanid Sineği, Tatarcık
 

1. Tatarcık
2. Lauxanid Sineği

Pedilid Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Sahte karınca olarak da adlandırılan bu bitki böcekleri, Pedilidae familyasına dahildirler. Yetişkinler çiçeklerin ya da yeşilliklerin üzerinde yaşar, bitki öz su ve polenleriyle beslenirler. Larvalar, nemli ortamlarda çürüyen bitkilerin üzerinde gelişirler.

Resimde görülen fosil, pedilid böceklerinin on milyonlarca yıldır değişmeden kaldıklarını göstermektedir. Aradan geçen bunca yıla rağmen değişmeyen, günümüzdeki örnekleriyle aynı olan pedilid böcekleri evrim teorisinin büyük bir aldatmaca olduğunu söylemektedirler.

2 Lauxanid Sineği, Tatarcık

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Lauxaniidae familyasına dahil olan bu sineklerin bilinen 1500 türü bulunmaktadır. Ortalama yaklaşık 5 mm boyunda olan bu küçük sineklerin kanatları çoğunlukla desenlidir.

Resimde görülen amberde iki Lauxanid sineğiyle birlikte bir tatarcık aynı anda fosilleşmiştir. Darwinistlerin uzun yıllardır, fosil kayıtlarının çoğunu gizlemelerinin pek çoğunu da çarpıtmalarının sebebi bu bulguların gösterdiği gerçeği kabullenememeleridir. Bugüne kadar elde edilen tüm fosil bulguları gibi Lauxanid sineklerine ait fosiller de evrimin geçersizliğini göstermektedir. Bu canlıların on milyonlarca yıldır hiç değişmediklerini gözler önüne seren fosiller, tüm canlıları Allah’ın yarattığı gerçeğini de ortaya koymaktadır.

 

yaprak kınkanatlısı
 

1. Sıçrayan Zemin Böceği
2. Gal Sineği

Yaprak Kınkanatlısı

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Yaprak kınkanatlıları dünyanın pek çok bölgesinde yaşayan canlılardır. Kış boyunca taşların veya toprağın altında kalır, ilkbahar aylarında ortaya çıkarlar. Resimde görülen amber içindeki yaprak kınkanatlısı yaklaşık 25 milyon yaşındadır. Günümüzdeki yaprak kınkanatlıların bundan 25 milyon yıl önce yaşamış olanların aynısı olması, evrim teorisini tamamen çürütmektedir.

Sıçrayan Zemin Böceği, Gal Sineği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Sıçrayan zemin böcekleri Dipsocoridae familyasına dahil olan, genellikle su kenarlarında yaşayan ve çok hızlı hareket edebilen böceklerdir. Gal sinekleri ise salgıladıkları sıvı nedeniyle bitkilerin bazı bölgelerinin daha hızlı büyümesine neden olur, yani gal oluştururlar. Larvalar bu fazla gelişmiş bitki dokularıyla beslenirler.

Her iki böcek türünün de on milyonlarca yıl önce yaşamış örnekleriyle günümüzde yaşamakta olan örnekleri tıpatıp aynıdır. On milyonlarca yıldır değişmeden kalan bu canlılar, Darwinistlerin doğa tarihi hakkındaki tüm iddialarını yerle bir etmekte, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını ortaya koymaktadırlar.

 

kene, bitki böceği

Kene

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Resimde görülen kene fosili 25 milyon yaşındadır ve günümüzdeki kenelerden hiçbir farkı yoktur. Önemli yaşayan fosil örneklerinden biri olan keneler, tarih boyunca evrimin hiç yaşanmadığını, tüm canlıları Allah’ın yarattığını bir kez daha ispatlamaktadırlar.

Bitki Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Parlak kınkanatlılar (Nitidulidae) familyasına dahil olan bu bitki böceği, çoğunlukla zarar görmüş bitkilerin öz suları, polenleri veya meyveleriyle beslenir. Bazıları meyvelere önceden yerleşerek ürünlere zarar verir. Tüm böcek türleri gibi, resimde fosili görülen bu bitki böceği de, evrim teorisinin hayal ürünü bir hikaye olduğunu göstermektedir. 25 milyon yıldır hiç değişmeyen bu böcekler, canlıların evrim geçirmediğini, tüm canlıları Rabbimiz’in yarattığını söylemektedirler.

 

embioptera cinsi böcek

Mayıs Sineği Larvası

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Ömürlerinin büyük çoğunluğunu larva olarak geçiren, en fazla bir gün yetişkin olarak yaşadıkları için birgün sineği olarak da adlandırılan bu canlılar, fosil kayıtlarında hep aynı fizyolojik özelliklerle karşımıza çıkmaktadır. Milyonlarca yıl boyunca hiçbir özellikleri değişmeyen bu canlılar, Yaratılış’ın çok açık bir gerçek olduğunu bir kez daha teyit etmektedir.

Embioptera (Ayakla Ağ Örenler) Cinsi Böcek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Genellikle tropik iklimlerde yaşayan bu böcek türünün en önemli özelliklerinden biri, 100 kadar ağ bezine sahip olması ve bu bezlerden salgıladığı ağdan yapılmış yuvalarda yaşamasıdır. Bu böceğin torba şeklinde ördüğü ağdan evlerin ağırlığı 100 cm3 civarındadır.

On milyonlarca yıldır aynı olan bu böcekler, diğer tüm canlılar gibi evrim teorisine meydan okumaktadırlar.

 

sudakoşan böceği

Sudakoşan Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Green River Oluşumu, ABD

Su üzerinde sıçrar gibi koşarak hareket eden bu böcek türünün ön ve arka ayakları uzun ve ince bir yapıya sahiptir. Gerridae familyasına dahil olan sudakoşan böcekleri, hortumlarından salgıladıkları bir sıvı ile ayaklarındaki tüyleri sürekli sıvarlar ve bu sayede batmadan su üstünde kalabilirler. Bundan 54 – 37 milyon yıl önce yaşamış olan sudakoşan böceklerinin, günümüzde yaşayan örneklerinden hiçbir farkı yoktur. On milyonlarca yıldır hiç değişmeyen bu böcekler, canlıların ufak değişimlerle gelişerek evrimleştiklerini iddia eden Darwinistleri yalanlamaktadır. Canlılar evrim geçirmemiş, tüm varlıkları Rabbimiz olan Yüce Allah yaratmıştır.

 

yaban arısı

Yaban Arısı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 – 37 milyon yıl
Bölge: Green River Oluşumu, ABD

Darwinizm, cehalet ortamında gelişir. Ara fosil olmadığı halde ara fosil varmış telkini yapar. Sürekli olarak "sahte deliller" sunar. Yeryüzünün her yanında ele geçirilen "gerçek deliller" ise tek bir şeyi söylemektedir: Yaratılış Gerçeğini. Resimdeki Eosen dönemine ait arı, yeryüzündeki bu gerçek bilimsel delillerden sadece bir tanesidir. Ve tek başına evrimi geçersiz kılmaktadır.

 

köpüklü ağustos böceği

Köpüklü Ağustos Böceği

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Çin

Köpüklü ağustos böcekleri, larvalarını içine yerleştirmek üzere bitkilerin dallarının arasında köpüksü bir madde oluşturdukları için bu isimle anılırlar. Köpüğün içinde baş aşağı duran ve bitkinin öz suyunu emerek beslenen larvalar bulunur. Evrim teorisi, bir köpüklü ağustos böceğinin sahip olduğu tek bir DNA’yı bile açıklayamaz. Hücrenin tesadüflerle oluştuğunu iddia eder, ama bilim adamları bu canlının tek bir hücresini laboratuvarlarda ileri teknolojik aletler yardımıyla bile oluşturamaz. Buna rağmen evrim teorisi, kompleks canlıların milyonlarca yıl boyunca tesadüfen oluştuğu iddiasındadır. Fosil kayıtları ise, yaklaşık 125 milyon yıl önce, günümüz köpüklü ağustos böceklerinin yeryüzünde var olduğunu göstermektedir. Aşamalı oluşum hikayesi, hiçbir kanıta sahip değildir, sadece evrimcilerin hayal dünyasında vardır.

 

palpuslu kınkanatlı, trips

Palpuslu Kınkanatlı

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıllık
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Ağız kısımlarında bulunan dokunaçlar (palpus) sayesinde yiyeceklerinin niteliğini anlayabilen bu böceklerin önemli özelliklerinden biri, karıncalarla birarada dostça yaşamalarıdır. Karıncalar bu böcekleri özel olarak beslerken, palpuslu kınkanatlılar da kendi vücutlarından salgılanan sıvılardan karıncaların faydalanmasına izin verirler.

Resimdeki fosil, 25 milyon yıldır bu böceklerin hiç değişmediklerinin yani evrim geçirmediklerinin delilidir.

Trips

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Tanımlanmış 5.000'den fazla türü olan tripsler, Thysanoptera takımına dahildirler. Var oldukları ilk andan bugüne kadar hiçbir değişikliğe uğramamışlardır. Fosil kayıtları bu gerçeğin en önemli kanıtıdır. Resimde de, 25 milyon yaşında bir trips fosili görülmektedir. Günümüzde yaşayan tripslerden hiçbir farkı olmayan bu trips fosili, evrimin geçersizliğini bir kez daha vurgulamakta, Yaratılış’ın apaçık bir gerçek olduğunu göstermektedir.

 

yassı ayaklı odun böceği
 

1. Titrek Sinek
2. Çıyan

Yassı Ayaklı Odun Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Resimde görülen amber içindeki yassı ayaklı odunböceği fosili 25 milyon yaşındadır. 25 milyon yıldır en küçük bir değişikliğe dahi uğramayan söz konusu canlılar bu özellikleriyle, evrim teorisinin doğa tarihi hakkında iddialarının yalan olduğunu ortaya koymaktadırlar. Fosil bulgularının gösterdiği gerçek tüm canlılar gibi, bu böcekleri de Yüce Allah’ın yarattığıdır.

Çıyan ve 2 Titrek Sinek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Duruken ön bacaklarını öne uzatarak titretme özellikleri nedeniyle bu isimle anılan titrek sinekler, kimi zaman birkaç kilometreyi bulan uzunlukta sürüler oluşturarak uçarlar. Çoğu zaman bu sürüler o derece yoğun olur ki, diğer canlıların sürünün içinde durması mümkün olamaz. Bundan 45 milyon yıl önce yaşamış olan titrek sineklerin günümüzde yaşayan örneklerinden hiçbir farkı olmadığını gösteren bu fosil karşısında evrimcilerin makul ve bilimsel bir açıklama yapmaları mümkün değildir. Resimdeki amber içinde iki titrek sinekle aynı anda fosilleşmiş bir de çıyan bulunmaktadır.

 

kalkıkkuyruk böceği

1. Kalkıkkuyruk Böceği
2. Sinek

 

Kalkıkkuyruk Böceği ve 2 Sinek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Kısakanatlı kınkanatlılar familyasına dahil olan kalkıkkuyruk böceklerinin bilinen en eski fosilleri Trias dönemine (248 – 206 milyon yıl) aittir. Bu böcekle birlikte, iki sinek aynı amberin içinde fosilleşmiştir. Bu fosil, 45 milyon yaşındadır. 200 milyon yıl önce yaşamış olan kalkıkkuyruk böcekleri ve sineklerin de 45 milyon yıl önce yaşamış olanların da, günümüzde halen varlıklarını devam ettirenlerin de birbirlerinden hiçbir farkı yoktur. Evrimin olmadığının delili olan bu durum, Yaratılış’ın ise açık bir gerçek olduğunu gözler önüne sermektedir.

Yalancı Klik Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Eucnemidae familyasına dahil olan bu böcekler, genellikle kahverengi veya siyah renkli olup, daha çok ormanlık alanlarda yaşarlar. Fosiller, yalancı klik böceklerinin hep yalancı klik böceği olarak var olduklarını, başka bir canlıdan türemediklerini, herhangi bir değişime uğramadıklarını göstermektedir.Aradan geçen on milyonlarca yıla rağmen hiç değişmeyen yalancı klik böcekleri, Darwinistlerin iddialarını yalanlamaktadır.

 

ayakparmağı kınkanatlısı

1. Kara Kanatlı Mantar Sivrisineği
2 Ayakparmağı Kınkanatlısı

.

Ayakparmağı Kınkanatlısı, Kara Kanatlı Mantar Sivrisineği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Byrrhidae familyasına dahil olan bu kınkanatlılar, genellikle nemli çimenlerde, su kenarlarında ve ormanlarda yaşarlar. Kara yosunlarıyla ya da bazı bitki türleriyle beslenirler. Diptera familyasına dahil olan kara kanatlı mantar sivirisineklerinin ise tanımlanmış 1700 türü bulunmaktadır.

Resimde görülen fosil her iki böcek türünün de on milyonlarca yıldır değişmediklerini, yani evrim geçirmediklerini göstermektedir. 45 milyon yıldır aynı olan bu böcekler evrimi geçersiz kılmakta, Yaratılış’ı teyit etmektedir.

Koşnil

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Koşniller birçok bitkide yarımküre şeklinde yapışmış olarak duran; yapışkan, tatlımsı bir sıvı salgılayan canlılardır. Yumuşak koşnil, yünlü koşnil, yarım küreli koşnil, incir koşnili olarak isimlendirilen 7.000’e yakın türü olan bu canlılar bitkilere bağlı parazit bir yaşam sürerler. Koşnillerin üreme şekli dikkat çekicidir. Dişiler mayıstan itibaren 3000 kadar yumurtayı, sırt kısımlarından oluşmuş kabuklarının altına bırakırlar ve bu kabuğun altında embriyonik gelişme sürdürülür. Genç larvalar böylece korunur. Kısa bir süre içinde oval yapılı larvalar, serbestçe hareket ederek başka bitkilere doğru göç ederler.

Bu canlıların özelliklerini bilmek son derece önemlidir çünkü bu özellikler bilinmediğinde son derece küçük olan bu canlıların basit varlıklar oldukları zannedilmektedir.

Tamamen bir aldatmacaya dayalı olan evrim teorisinin takipçileri de insanların bu bilgi eksikliklerinden faydalanır ve bu tür canlıların kompleks özelliklerini pek fazla dile getirmezler. Çünkü bu canlıların üreme şekilleri, bitkilerle ortak bir yaşam sürmeleri gibi özellikleri evrim teorisinin iddialarıyla açıklanamayacak kadar komplekstir.

 

yaban arısı, geniş hortumlu

Yaban Arısı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

45 milyon yıl önce amber içinde kalarak bugüne kadar gelmiş olan bu yaban arısı türü, parazit olarak yaşayan bir canlıdır. Günümüzde tanımlamış yaklaşık 12.000 türü vardır ve hatta dünya geneline yayılmış olarak 40.000-50.000 türü yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu yaban arıları yumurta bırakmak için diğer böcek türlerini seçer ve bunları felç ederler. Sonra da bu böceğin içine yumurtlayarak larvalarına rahatça gelişebilecekleri bir ortam sağlarlar. Bazı türlerin felç ettikleri canlılar ölür bazıları ise larvalara uygun olacak şekilde az hareketli ve steril hale gelirler. Milyonlarca yıl önce yaşayan türleri "ilkel" olarak nitelendiren evrimciler, amber içindeki bu milyonlarca yıllık örneklerin günümüzdekilerle birebir aynı olmasına hiçbir açıklama getirememektedirler. Günümüzdeki yaban arısı ile geçmişteki örneklerinin tamamen aynı olması, bu canlıların hiçbir zaman evrim geçirmediklerinin apaçık bir kanıtıdır.

Genişhortumlu

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Baş kısmının öne doğru uzamasıyla dikkat çeken bu kınkanatlı böcek türü 45 milyon yıldır amber içinde muhafaza edilmiştir. Böceğin günümüzdeki örneği ile amber içindeki fosili karşılaştırıldığında milyonlarca yıldır hiçbir değişiklik göstermediği açıkça anlaşılmaktadır. Bu da evrim teorisinin zaman içinde küçük değişikliklerle türlerin yeni türlere dönüşmesi iddiasının hiçbir geçerliliğinin olmadığını açıkça göstermektedir. İngiliz matematikçi ve astronom Sir Fred Hoyle da, evrimci iddianın bu geçersizliğini şu sözleriyle ifade etmektedir:

"On bin böcek ve otuz binin üzerinde örümcek türünün ve bir o kadar da deniz canlısının fosilleri incelendi. Ancak bugüne kadar küçük değişikliklerin yol açtığı önemli evrimsel ara geçiş vakalarına rastlanmadı." (Fred Hoyle, "The Intelligent Universe: A New View of Creation and Evolution, s. 43)

 

çiçek böceği, yalancı akrep

1. Çiçek Böceği

2. Yalancı Akrep
3. Sinek

Çiçek Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Scarabaediae familyasına dahil olan çiçek böcekleri, bazı çiçeklerin yapraklarını yemeleriyle bilinirler. Fosil kayıtları, diğer tüm böcekler gibi bu böcek türünün de, soyları devam ettiği müddetçe hiç değişmediklerini göstermektedir. Bu canlıların hiçbir ara formu yoktur ve söz konusu böcekler evrimin geçerli olmadığının canlı birer kanıtıdır. Fosil kayıtlarında evrim teorisine delil olarak gösterilebilecek tek bir ara geçiş formuna rastlanmadığını ise evrimciler şöyle itiraf etmektedirler:

Kasım 1980'de Chicago Doğa Tarihi Müzesi’nde 150 evrimcinin katıldığı, dört gün süren ve kademeli evrim teorisinin sorunlarının ele alındığı bir toplantıda söz alan evrimci Boyce Rensberger: "... Kademeli değişim yerine, her türün fosilleri bütünüyle farklı olarak ortaya çıkmakta, değişmeden kalmakta, sonra da soyu tükenmektedir. Ara formlar bilinmemektedir." (Boyce Rensberger, Houston Chronicle, 5 Kasım 1980, blm. 4, s. 15 )

Yalancı Akrep, Sinek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Baltık amberi içinde yalancı akrep ve sinek görülmektedir. Yalancı akrepler gerçek akreplere benzemekle birlikte kuyrukları yoktur. Özellikleri son derece küçük olmalarıdır. Uzunlukları 2 mm'den başlar ve 8 mmıyi geçmez. Nitekim amber içindeki örneğinde de bu özellikleri açıkça görülmektedir. Yakın zamana kadar yalancı akreplerin sadece 45 milyon yıl öncesine kadar var oldukları sanılıyordu fakat günümüzde 380 milyon yıl öncesine (Devonyen dönem) ait örnekleri de bulunmuştur.

Yalancı akrepler 400 milyon yıla yakın bir zamandır hiçbir değişim göstermemişlerdir ki bu da evrim teorisini yalanlamaktadır. Yine amber içinde görülen sinek de milyonlarca yıldır yeryüzünde aynı özelliklerle varlığını sürdüren ve Darwin’i yalanlayan canlılardan bir diğeridir.

 

tüylü mantar böceği

1. Tüylü Mantar Böceği

2. Evcikli Böcek
3. Uzun Bacaklı Sinek

Tüylü Mantar Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Eğer evrim yaşanmış olsaydı, yeryüzünde sayısız canlı türünün evrimleşerek gelişme aşamalarına ait örneklerinin bulunması gerekirdi. Dolayısıyla, tek bir türün, tam gelişmemiş binlerce fosili bulunmalı, organlarının yarı gelişmiş halleri, fosil kayıtlarında olduğu gibi durmalıydı. Ancak milyarlarca fosil arasından "tek bir örnekte" bile, bu iddiayı doğrulayan bir özelliğe rastlanmamıştır. Dahası canlılar, bugünkü hallerinden farklı değildirler. Yaklaşık 45 milyon yıllık tüylü mantar böceği de, bunu doğrulayan örneklerden biridir.

Uzunbacaklı Sinek, Evcikli Böcek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Amber içinde uzunbacaklı sinek ve evcikli böcek görülmektedir. Güve benzeri bir canlı olan evcikli böceğin larvaları suyun altında yaşarlar. Düşmanlarından gizlenmek için kendi çevrelerinde boru şeklinde sığınaklar inşa eden larvalar, bu işi yapabilecekleri bir ipek üretme sistemine sahiptir. Kendi ürettikleri ipek ile ördükleri bu sığınakları daha sonra sopa, çakıl taşı ve suda buldukları malzemeleri kullanarak düzenlerler. İlginç bir görünüme sahip olan yuvalarının içinde mükemmel bir şekilde kamufle olan evcikli böcek larvalarını fark etmek oldukça zordur. Söz konusu böcek larvaları milyonlarca yıldır aynı yöntemleri kullanarak düşmanlarından korunmaktadırlar. Nitekim böceğin amber içindeki 45 milyon yıllık örneği de bu canlının hiçbir zaman evrim geçirmediğinin kanıtıdır.

 

karınca, bal arısı

Karınca

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Teknoloji, kollektif çalışma, askeri strateji, gelişmiş bir iletişim ağı, örnek ve rasyonel bir hiyerarşi, disiplin, kusursuz bir şehir planlaması... İnsanların her zaman yeteri kadar başarılı olamadığı bu alanlarda, karıncalar daima başarılıdırlar. Ve bu durum on milyonlarca yıldır aynıdır.

Bundan 45 milyon yıl önce yaşayan karıncalar da günümüzdeki karıncalar da aynı üstün özelliklere sahiptir.

Bal Arısı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Bal arıları diğer bütün canlılar gibi kendi türlerine özgü davranışlara sahiptirler. Bu davranışlar da evrimciler açısından soru işaretleri ile doludur. Örneğin evrimciler bal arılarının petek yapımında kullandıkları akıl almaz hesapları evrim teorisinin hiçbir hayali mekanizması ile açıklayamamaktadırlar. Charles Darwin’de arıların davranışlarını kendi teorisinin mekanizmaları ile açıklamakta zorlandığını itiraf etmiştir. Türlerin Kökeni adlı kitabında sorduğu bir soru ile Darwin, kurucusu olduğu teorinin bu canlılar konusunda içine düştüğü çelişkiyi şöyle vurgulamaktadır:

"...İçgüdüler doğal seçmeyle kazanılabilir veya değişikliğe uğratılabilir mi? Arıyı, -büyük matematikçilerin buluşlarından çok önceden- petek gözlerini yapmaya yönelten içgüdü için ne diyeceğiz?" (Charles Darwin, Türlerin Kökeni, s.186)

 

yılan sineği, cırcır böceği

1. Yılansineği Larvası
2. Yılansineği

3. Cırcır Böceği

Yılansineği Larvası

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Yılansinekleri ormanların kenarlarındaki her çeşit ağaç, çalı ve ot üzerinde ve genellikle gölgelik kısımlarda bulunan böceklerdir. Larvaları en düz yüzeylere dahi tırmanabilecek bir yapışma organına sahiptir. Bu canlı yaklaşık 45 milyon yıl önce de, günümüzdekiler gibi son derece üstün donanımlara sahipti. Söz konusu canlının her detayı, amberlerde oldukça korunmuş şekilde günümüze kadar gelmiştir. Canlının mükemmel şekilde korunmuş olan özellikleri, evrimcileri tamamen açıklamasız bırakmaktadır. Spekülasyonlara mahal vermeyecek kadar belirgin yapılar, milyonlarca yıl boyunca hiçbir evrimleşmenin gerçekleşmediğini açıkça ilan eder.

Cırcır Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Cırcır böcekleri parlak renkli, yuvarlak iri başlı, kısa kanatlı, uzun antenli böceklerdir. 2 cm boylarında olup, gündüz kazdıkları çukurlarda gizlenirler, gece faaliyet göstererek öterler. Sadece erkekleri ön kanatlarını birbirine sürterek ses çıkarırlar ve dişileri kendilerine çekerler. Resimdeki amber içinde yaklaşık 45 milyon yıldan beri hiç bozulmadan kalmış olan bir cırcır böceği görülmektedir. Bu böceğin günümüzdeki örneğine baktığımızda tamamen aynı özellikleri taşıdığını görürüz. Bu da bize binlerce canlı örneğinde gördüğümüz gibi canlıların ilk yaratıldıkları günden bu yana aynı özellikleri taşıdıklarını, dolayısıyla hiçbir zaman evrimleşmediklerini kanıtlamaktadır.

 

Elebobata tertiaria, Kırkayak, 2 Örümcek
 

1. Örümcek
2. Kırkayak

Elebobata tertiaria

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

"Yaşayan bir organizma ile onun uzak jeolojik geçmişteki fosilleşmiş ataları arasında karşılaştırabileceğimiz herhangi bir parça üzerinde neredeyse hiçbir değişiklik yok gibi görünmektedir... Yaşayan fosillerin sırrını tam anlamıyla çözemedik." (http://www.nwcreation.net/fossilsliving.html)

Yukarıdaki sözler, Darwin’in önderliğinde geliştirilmiş olan aşamalı evrim teorisinin çaresizliği karşısında ortaya atılmış olan sıçramalı evrim teorisinin savunucularından Amerika Doğa Tarih Müzesi paleontoloğu Niles Eldredge’e aittir. Eldredge’in bu sözleri, resimde görülen 45 milyon yıllık sinek gibi yaşayan fosillerin eksiksiz bir biçimde günümüze geldiklerini ve bu durumun evrimciler açısından bir çıkmaz oluşturduğunu açıkça sergiler niteliktedir.

Kırkayak, 2 Örümcek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Baltık amberi içinde yer alan 45 milyon yıllık kırkayak ve iki örümceğin günümüzdeki örneklerinden hiçbir farkı olmadığı açıkça görülmektedir.

Örümceklerin mekanik tuzaklar kuran, suyun dibine yuvalar yapabilen, ağdan yaptığı kementlerle avlanan, kimyasal zehirler püskürtebilen, kendi boyunun yüzlerce misli yükseklikten bir ipe tutunup atlayan, vücudunda çelikten sağlam ipler üreten, avlanmak için kamuflaj yapabilen türleri vardır. Bu canlılar aynı zamanda mimarlık ve mühendislik harikası ağlar kurabilirler. Örümceklerin vücutlarında, bir dokuma fabrikası gibi çalışan taraklar, kimyevi maddeler üreten laboratuvarlar, çok güçlü sindirim salgıları üreten organlar, en hassas titreşimleri hisseden algılayıcılar, zehir enjeksiyonu yapabilen güçlü kıskaçlar ve bunlar gibi Yaratılış’a delil teşkil eden birçok özellik vardır. Bütün bu özellikleriyle düşünüldüğünde, örümcek tek başına evrim teorisine meydan okuyan, Darwin’in tesadüf iddiasını bir kez daha çürüten önemli bir delildir.

 

Suikastçi Böcek, Dikenli Kınkanatlı

Suikastçi Böcek

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen – Miyosen dönemi
Yaş: 25 milyon yıl
Bölge: Dominik Cumhuriyeti

Reduviida (yırtıcı tahtakuruları) familyasına dahil olan bu böceklerin çeşitli türleri chagus hastalığını yayan ana faktörlerdir. Darwin’i zehirleyerek onun yaşamını hasta bir şekilde geçirmesine neden olan suikastçi böcek, antenini zehiri enjekte etmek için kullanır ve karşısındaki canlının dokularını eritip sıvılaştırır. Bu olağanüstü savunma sistemine sahip olan canlı, aynı özelliklere bundan yaklaşık 25 milyon yıl önce de sahiptir. O dönemde de aynı yöntemi kullanmakta, o dönemde de aynı şekilde yaşamaktadır. Canlının 25 milyon yıl önceki halinin ilkel bir form olmadığını, bugünkü örneklerden hiçbir fark taşımadığını fosil kayıtları bize açıkça göstermektedir. İşte Darwinizm’i açmaza sokan en büyük delillerden biri budur.

Dikenli Kınkanatlı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Rusya

Canlılar, mükemmel özelliklere sahip son derece kompleks varlıklardır. Tek bir böceğin üzerindeki bir tüycük bile fonksiyoneldir ve o canlının yaşaması için gereklidir. İşte bu nedenle canlı yapıları indirgenemez kompleksliktedirler. Allah’ın yarattığı mükemmel canlı sistemleri, bir bütünlük halinde işlerler. 50 milyon yıllık dikenli kınkanatlıda, şimdikinden daha ilkel özellikler bulmak imkansızdır. Bu canlıyı şu anda mükemmel şekilde yaratan Allah, onu 50 milyon yıl önce de aynı şekilde yaratmaya kadirdir ve fosil kayıtları bu gerçeği Darwinistlere sürekli yeni örneklerle göstermektedir.

 

Çomak Böceği, Kırkayak

Çomak Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Darwinistlerin iddialarını yalanlayan canlılardan biri olan çomak böcekleri, uzun ince bir bedene sahiptirler. Yapıları, görünümleri ve özellikleri on milyonlarca yıldır hiç değişmemiştir. 45 milyon yıldır aynı kalan bu böcekler, canlıların küçük değişiklikler geçirerek geliştikleri iddiasında olan evrimin geçersizliğini gözler önüne koymaktadır.

Kırkayak

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Bilinen en eski fosil örnekleri Devoniyen dönemine (417 – 354 milyon yıl) ait olan kırkayaklar, yüz milyonlarca yıl boyunca değişmeyen yapılarıyla evrim teorisine meydan okuyan çok sayıdaki canlıdan biridir. Resimde görülen amber içindeki kırkayak fosili ise 45 milyon yaşındadır. 300 milyon yıl önceki kırkayakların da, 45 milyon yıl önce yaşamış olanların da, bugünkülerin de birbirlerinin tıpatıp aynı olması Darwinistlerin canlılığın kökenine dair tüm iddialarını çökertmiştir.

 

Arı, Çıyan

Arı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Resimde görülen arı, Chalcidoidea üst familyasına dahil olan bir arıdır. Bu üst familyadaki arıların önemli bir özelliği uçarken çoğunlukla sivrisineklerle veya sineklerle karıştırılmalarıdır. Oldukça küçük (1 – 20 mm) olan bu arılar, on milyonlarca yıldır aynı yapılarını ve özelliklerini muhafaza etmektedirler. 45 milyon yıldır değişmeden varlıklarını devam ettiren bu canlılar karşısında, Darwinistlerin yapması gereken iddialarının gerçeği yansıtmadığını kabul etmeleridir.

Çıyan

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Darwinistler bugüne kadar teorilerini destekleyecek bir tane dahi fosil ortaya koyamamışlardır. Bu nedenle ya bulunan fosiller üzerinde çarpıtmalar yapar ya da sahte fosiller üretirler. Bir yandan da teorilerini yıkan milyonlarca fosil örneğini özenle halktan saklarlar. Ancak artık gerçekler saklanamayacak durumdadır. Fosiller canlıların değişmediklerinin, yani evrim geçirmediklerinin delillerindendir. Bu delillerden biri de resimde görülen 45 milyon yaşındaki çıyan fosilidir.

 

kırkayak

Kırkayak

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Örümceklerin hep örümcek, sivrisineklerin hep sivrisinek olarak var olması gibi kırkayaklar da hep kırkayak olarak var olmuşlardır. Resimde görülen 45 milyon yıllık kırkayak fosili bu gerçeği teyit etmektedir. Sayısız yaşayan fosil örneği karşısında, evrim teorisinin artık tarihin tozlu sayfalarına gömülme vakti gelmiştir. Bu durum geniş kitleler tarafından fark edilmiş ve anlaşılmıştır, ne var ki bir avuç Darwinist ideolojik kaygılar nedeniyle gerçeklere gözlerini kapamaktadır.

Kırkayak

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Kırkayaklar kendilerine özgü yapılarıyla bir anda fosil kayıtlarında ortaya çıkarlar. Ve bilinen en eski kırkayaklarla (yaklaşık 417 - 354 milyon yaşında) günümüzdeki kırkayaklar tamamen aynı yapıya sahiptir. Bu aynılık, evrimcileri büyük bir çıkmaza sokmaktadır. Üstelik sadece kırkayaklar değil, tüm türler için aynı şey söz konusudur. Bunun da anlamı açıktır: Canlılar evrim geçirmemiş, Rabbimiz tarafından yaratılmışlardır.

 

Kanatlı Yaprak Biti, Dikenli Kınkanatlı

Kanatlı Yaprak Biti

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Yaprak bitlerinin bilinen en eski fosilleri Karbonifer dönemine (354 – 290 milyon yıl) aittir. Resimdeki amber içinde kanatlı yaprak biti fosili ise 45 milyon yaşındadır. Bu canlıların var oldukları ilk andan itibaren hiçbir değişikliğe uğramadıklarını gösteren bu fosiller, aynı zamanda söz konusu canlıların evrim geçirmediklerinin de bir delilidir.

Dikenli Kınkanatlı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Çoğunlukla tropik bölgelerde yaşayan bu canlılar, 1 cm'den küçüktürler. Karın bölgelerinin arkasının bir dikeni andırır şekilde uzun olmasından dolayı bu ismi almışlardır.

Resimde görülen 45 milyon yıllık fosil ile günümüzde yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. 45 milyon yıldır aynı kalan bu canlının gösterdiği gerçek ise açıktır: Evrim sadece Darwinistlerin hayallerinde yaşanmış bir süreçtir. Gerçekte ise evrim yaşanmamıştır. Canlılar üstün güç ve kudret sahibi Rabbimiz olan Allah’ın eseridir.

 

Çıyan, Tüylü Mantar Böceği, Uzun Bacaklı Sinek

1. Çıyan

2. Uzun Bacaklı Sinek
3. Tüylü Mantar Böceği

Çıyan

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

45 milyon yıllık Baltık amberi içinde görünen çıyan, günümüzdeki örneklerinden tamamen farksızdır. Üstelik çıyanlar bundan çok daha eski dönemlerden beri dünya üzerinde yaşamaktadırlar. En eski çıyan fosilleri Devoniyen döneme aittir yani yaklaşık 400 milyon yıllıktır. Bu da bize çıyanların 400 milyon yıldır hiçbir evrim geçirmeden, sahip oldukları gelişmiş sistemler ile yaşadıklarını göstermektedir.

Tüylü Mantar Böceği, Uzun Bacaklı Sinek

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Resimdeki amber içinde iki farklı canlı yer almaktadır. Tüylü mantar böceği küçük, oval, tüylü bir böcektir. Mantarların üzerinde bulunan bu böcek genellikle siyah veya kahverengidir. Amber içinde 45 milyon yıllık örneğini gördüğümüz bu böcek günümüzde de aynı özellikleri taşımaktadır. Amber içindeki uzun bacaklı sinek ise Kretase döneminden (144 - 65 milyon yıl) kalma örnekleri olan, yüz milyon yıldan fazla bir süredir hiçbir değişiklik göstermemiş bir canlıdır. Günümüzdeki örnekleri ile tamamen aynı olan bu canlı, evrimci iddiaları tek başına geçersiz kılmaktadır.

 

Tos Böceği, Titrek Sinek ve Yaban Arısı

1. Tos Böceği

2. Yaban Arısı
3. Titrek Sinek

Tos Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Eosen döneminden kalma bu amberde görülen Tos böceği (deathwatch beetle) diğer tüm böcekler gibi ilginç özelliklere sahiptir. Tos böcekleri larva aşamasında kendileri için gerekli besini yağ dokusu olarak depolarlar ve erginlik dönemlerinde de bu depoyu kullanırlar, dışarıdan başka bir besin almazlar. Odunların içlerinde yaşayan bu canlılar, bağırsaklarındaki bakteri ve mantarlarla selülozu değerlendirirler. Çiftleşme döneminde odun içinde açtıkları galerilerin duvarlarına vurarak, insan kulağı tarafından rahatlıkla duyulabilen bir ses çıkarırlar. Tos böcekleri bu ilgi çekici özellikleri ile milyonlarca yıldır varlıklarını sürdürmektedirler.

Titrek Sinek ve Yaban Arısı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Bu amber içinde yer alan iki canlı türü vardır. Resimde görüldüğü gibi üç adet titrek sinek ve bir yaban arısı yaklaşık 45 milyon yıllık kalıntılarını amber içinde bırakan yaşayan fosillerdir. Evrime göre 45 milyon yıl önceki bu canlıların, günümüzdekilerden eksik ve farklı özelliklere sahip olmaları gerekirdi. Milyonlarca yıllık hayali evrim sürecinde bu canlılarda oldukça fazla sayıda ve görülür şekilde değişikliklerin olması gerekirdi. Ancak gerek titrek sineklerin gerekse bu yaban arısı türünün 45 milyon yıl önceki halleri ile bugünkü halleri arasında tek bir farklılık bile bulunmamaktadır.

 

Yaban Arısı, Çıyan

Yaban Arısı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Yaklaşık 45 milyon yıldır tüm özellikleri ile korunmuş olan bu yaban arısı fosili, günümüz örnekleriyle aynı temel özellikleri sergilemektedir. Eğer Darwinistlerin iddia ettikleri gibi bir evrim yaşanmış olsaydı, bu canlının son derece ilkel özelliklere sahip olması, yapısında pek çok gelişmemiş organ bulunması ve evrimcilere göre elenmiş veya hayali evrimle gelişmiş olması gereken pek çok "tam oluşmamış" uzvun var olması gerekirdi. Ancak bu durum, hiçbir fosil kalıntısı için geçerli değildir. Canlılar, milyonlarca yıllık tarihleri boyunca, tüm uzuvları ve özellikleriyle eksiksiz ve kompleks şekilde var olmuşlardır.

Çıyan

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Amber içinde küçük ama oldukça uzun bir çıyan türü görülmektedir. Bu çıyan türü toprakta, kaya altlarında yaşar ve kimi zaman 30 çiftten fazla bacağa sahiptir. Çıyanlar, son derece kompleks özelliklere sahip varlıklardır. Bu canlıların amberler içindeki görünümlerinin bize ulaşması, kompleks yapı ve donanımlara milyonlarca yıl önce de sahip olduklarını göstermektedir. Darwin ve onu takip eden Darwinistler, fosil kayıtlarının, zamanla kendi teorilerine delil oluşturacağına inanmışlardır. Ama beklentilerinin tam tersi olmuş, fosil kayıtları Yaratılış gerçeğine delil oluşturmuş, evrim teorisini yalanlamıştır.

 

Çayır Sivrisineği, Tos Böceği

Çayır Sivrisineği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Çayır sivrisineklerinin tipik özellikleri bacaklarının ve vücutlarının uzun, kanatlarının büyük ve damarlarca zengin olmasıdır. Amber içinde korunmuş 45 milyon yıllık çayır sivrisineği örneğinde de bu özellikler görülmektedir. Bir canlının 45 milyon yıl boyunca aynı özellikleri muhafaza etmiş olması, bu canlının hiçbir zaman evrimleşmediğinin, dünya üzerinde ilk var olduğu günden bu yana aynı üstün özelliklere sahip olarak yaratıldığının açık bir göstergesidir.

Evrimciler, diğer tüm canlılarda olduğu gibi böceklerin sözde evrimi senaryosunda da son derece dayanaksız iddialar öne sürmektedirler ve kendileri de bunun farkındadırlar.

Tos Böceği

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Rusya

Darwin, tüm canlıların zaman içinde küçük değişimler geçirerek günümüzdeki kompleks yapılarına kavuştuklarını iddia ediyordu. Buna göre bir evrimleşme süreci gerçekleşmeli ve tarihte ilkel ve yarı gelişmiş hayali canlılar yaşamış olmalıydı. Üstelik yeryüzü tabakalarında bu canlıların fosillerinden çok sayıda bulunmalıydı. Ancak fosil kayıtları, Darwin’in iddia ettiği bu yarı gelişmiş veya sözde "ilkel" canlıların "tek bir örneğini bile" sunmamıştır. Fosil kayıtlarında açıkça görülen gerçek, resimdeki yaklaşık 45 milyon yıllık tos böceğinde olduğu gibi, Yaratılış gerçeğini gözler önüne seren yaşayan fosillerdir.

 

yusufçuk

Yusufçuk

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Araripe Havzası, Brezilya

Eğer bir canlı 125 milyon yıl boyunca en küçük bir değişikliğe uğramamışsa o canlının evrim geçirdiğinden söz etmek mümkün değildir. Resimdeki fosili inceleyen herhangi bir kişi, bu gerçeği kolaylıkla görebilir. Bunun için zoolog olmasına, kapsamlı bir eğitim almasına veya bilim adamı olmasına gerek yoktur. Bilimsel bulguların ortaya koyduğu evrimin olmadığı gerçeği, ilkokul çağındaki çocukların dahi anlayabileceği kadar açık ve nettir.

 

Kitap_tr

Kitap_en

Kitap_de

Tarihi Bir Yalan Kabataş Devri

A Historical Lie: The Stone Age

Eine Historische Lüge: Die Steinzeit

Hayatın Gerçek Kökeni

Darwinism Refuted

Der Widerlegte Darwinismus

 

Dediler ki: "Sen Yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok.
Gerçekten Sen, herşeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın."
(Bakara Suresi, 32)

 

16 / total 16
Harun Yahya'nın Yaratılış Atlası-Cilt 2 kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top