< <
12 / total: 16

Bitkilere Ait Fosil Örnekleri

bitki fosilleri

Çitlembik Yaprağı

çitlembik yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Green River Oluşumu, Wyoming, ABD

Kışları yapraklarını döken bitki türlerine dahil olan karaağaç, Celtis cinsi içinde sınıflandırılmıştır. Bu cinse dahil olan yaklaşık 60-70 tür bitki bulunmaktadır. Genellikle kuzey yarım kürede yaşayan bu ağaçlara, Güney Avrupa, Güney ve Doğu Asya, Güney ve Orta Kuzey Amerika'da sıkça rastlanır. Orta büyüklükte bir ağaç olan çitlembikler ortalama 10-25 metre uzunluğundadırlar.

Diğer tüm bitkiler gibi çitlembikler de hep çitlembik olarak var olmuştur. Fosil kayıtları bu gerçeğin en önemli delilidir. Bulunan tüm çitlembik fosilleri, bu bitkinin günümüzdeki örnekleriyle bundan on milyonlarca yıl önce yaşamış örneklerinin tamamen birbirinin aynı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu aynılık, evrim iddiasını yerle bir etmektedir.

Eğrelti Otu

eğrelti otu

Dönem: Paleozoik zaman, Karbonifer dönemi
Yaş: 300 milyon yıl
Bölge: İngiltere

Fosil kayıtları diğer canlılar gibi bitkilerin de herhangi bir evrim sürecinden geçmediğini ispatlamıştır. 300 milyon yıl önce yaşamış olan eğrelti otları gerek görünüm gerekse yapı olarak bugünkü eğrelti otlarının tamamen aynısıdır. Bu aynılık, evrimi geçersiz kılmakta, Yaratılış'ın bilimsel ve açık bir gerçek olduğunu ortaya koymaktadır. Tüm canlıları sahip oldukları bütün özelliklerle, eksiksiz ve kusursuz olarak Yüce Allah yaratmıştır, fosil bulguları da bu gerçeği desteklemektedir.

Kayın Ağacı Yaprağı

kayın ağacı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Kayın ağacı, genellikle Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan bir ağaç türüdür. Fagaceae familyasına dahil olan bu ağaçların hiçbir zaman evrim geçirmediklerini gösteren en vurucu delillerden biri fosil kayıtlarıdır. Fosil kayıtlarında hep aynı görünüm ve özelliklerle izlenen kayın ağacı, on milyonlarca yıl boyunca en küçük bir değişiklik dahi geçirmemiştir. Bu da, söz konusu ağacın bir başka bitkiden aşamalı olarak türemediği ve bir başka bitkiye de dönüşmediğini göstermektedir. Diğer tüm canlılar gibi, kayın ağacını da Rabbimiz üstün bir akılla, hiçbir örnek edinmeden, kusursuz olarak yaratmıştır.

Zelkova Yaprağı

zelkova yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Evrimi en baştan bir dogma olarak kabul eden ve bitkileri, teoriye hiçbir destek oluşturmadıkları halde evrimsel bir senaryoya "zorlayarak uydurmaya" çalışan Darwinistler, fosil kayıtlarının teorilerinin karşısında olduğunu kabullenmek istemezler. Üstelik bu gerçeği kamuoyundan da özenle saklamaya çalışırlar. Bitkilerin fosil kayıtlarının, evrimci açıklamaların karşısında olduğunu gösteren delillerden biri ise resimdeki 50 milyon yıllık zelkova yaprağı fosilidir. 50 milyon yıl önce yaşamış zelkovalar ile günümüzde yaşamakta olanlar birbirlerinin tıpatıp aynısıdır ve tek başına bu bilgi bile evrim teorisini geçersiz kılmak için yeterlidir.

Ginkgo Yaprağı

ginkgo yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Kanada

Ginkgo ağaçlarının tarihi 250 milyon yıl öncesine kadar ulaşmaktadır. Bu bitkileri, ilk defa yaşayan fosil olarak adlandıran kişi ise Charles Darwin olmuştur. Ginkgo yapraklarının kendi teorisi için bir tehdit oluşturduğunun farkına varan Darwin, kuşkusuz ileriki yıllarda bu tehdidin milyonlarca yeni yaşayan fosil bulgusu ile destekleneceğini ummuyordu. Darwin'i çıkmaza sokan tek bir yaşayan fosil örneğiydi, ancak günümüz Darwinistleri milyonlarca kusursuz örneği açıklamak zorundadırlar. Resimdeki 50 milyon yıllık ginkgo yaprağı da bu örneklerden biridir.

Dallarıyla Birlikte Karaağaç Yaprağı

kara ağaç yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Fosil kayıtlarında, bir bitki türünün küçük değişiklikler sonucunda evrimleşerek bir başka bitkiden meydana geldiğini gösteren tek bir örnek dahi yoktur. Elde edilen sayısız fosil örneği her bir bitkinin kendisine has özelliklerle yaratıldığını ve var olduğu müddet boyunca herhangi bir değişime uğramadığını göstermektedir. Bu gerçeği gösteren bulgulardan biri de resimde görülen 54 – 37 milyon yıllık dallarıyla birlikte karaağaç yaprağı fosilidir.

Akasya ve Huş Ağacı Yaprakları

akasya yaprağı

Huş ağacı yaprağı

Akasya ağacı yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Akasya ağaçları, çoğunlukla Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya'nın ılıman iklimli bölgelerinde yaşarlar. Betulaceae familyasına dahil olan huş ağaçları da ılıman iklimleri severler. Bu bitkilere ait fosiller, bitkilerin herhangi bir evrim sürecinden geçmediğinin delilidir. On milyonlarca yıldır değişmeden varlıklarını devam ettiren akasya ve huş ağaçları, evrimin bir yalan, Yaratılış'ın ise açık bir gerçek olduğunu göstermektedir.

Söğüt Yaprağı

söğüt yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Söğüt ağacı, Salicaceae familyasına dahil olan bir bitki türüdür. Diğer tüm bitki türleri gibi, söğütler de milyonlarca yıl boyunca hiç değişmemiş, yani evrim geçirmemişlerdir. Darwinistlerin kademeli evrim iddialarını yalanlayan söğüt ağaçları, tüm canlıları Allah'ın yarattığınıbir kez daha teyit etmektedirler. Resimde görülen 54 – 37 milyon yıl yaşındaki söğüt ağacı yaprağı fosili bu gerçeğin önemli delillerinden biridir.

Eğrelti Otu

eğrelti otu

Dönem: Paleozoik zaman, Karbonifer dönemi
Yaş: 300 milyon yıl
Bölge: İngiltere

Yüz milyonlarca yıl boyunca hiçbir değişikliğe uğramayan canlılar, Darwinistlerin canlılığın kökeni ve gelişimi hakkındaki tüm iddialarını çürütmektedir. Darwinistler canlıların sürekli olarak değiştiklerini, yani evrim geçirdiklerini söylemektedir. Fosiller ise, canlıların var oldukları ilk andan itibaren hiç değişmediklerini göstermektedir. Bunun anlamı ise açıktır: Canlılar evrimleşmemiş, Yüce Allah tarafından yaratılmışlardır. 

Dağ Külü (Üvez) Ağacı Dalı

dağ külü ağacı dalı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Kuzey kıtanın serin bölgelerinde yaşayan dağ külü ağacı, Sorbus cinsi bir bitkidir. Bitkilerin kökeni konusunda Darwinistleri çıkmaza sokan fosil bulgularından biri de bu bitkiye ait fosillerdir. Çünkü fosil bulguları söz konusu ağacın tarihin hiçbir döneminde, evrimsel bir süreçten geçmediğini ortaya koymaktadır. Resimde görülen 54 – 37 milyon yıl yaşındaki fosil de bu bulgulardan biridir ve on milyonlarca yıldır aynı olan dağ külü ağaçlarını Allah'ın yaratmış olduğunun bir ispatıdır.

Kayaarmudu Yaprağı

kayaarmudur yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Amelanchier cinsi olan bu bitki, yaprak döken ağaç ve çalılar şeklinde görülür. Kuzey yarıkürede sıkça rastlanan bitki asıl olarak Kuzey Amerika'da yetişir. Avrupa ve Asya'da da bu kıtalara özel türlerine rastlanır. Resimde görülen kayaarmudu yaprağı fosili ise evrimin hayal ürünü bir hikaye olduğunu bir kez daha göstermektedir. Kayaarmudu ağaçları başka bir bitkiden evrimleşerek gelişmemiş, küçük değişiklikler sonucu oluşmamış hep kayaarmudu ağacı olarak var olmuşlardır. Bu gerçek, Darwinistleri sessizliğe mahkum etmektedir.

Manolya Yaprağı

manolya yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

95 milyon yıllık fosil örnekleri elde edilmiş olan manolya ağacı, tüm bu fosillerde aynı yapı ve özelliklerle görülmektedir. Bundan 95 milyon yıl önce yaşamış olan manolyalar da, 50 milyon yıl önce yaşamış olanlar da, günümüzde yaşayanlar da birbirlerinin tıpatıp aynısıdır. Bu aynılık, canlıların kademeli değişimlerle birbirlerinden türedikleri iddiasında olan Darwinizm'i geçersiz kılmak için tek başına yeterlidir. Canlılar evrim geçirmemiş, yaratılmışlardır.

Kayaarmudu Yaprağı

kaya armudu

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, British Columbia, Kanada

Kayaarmudu ağacı kışın yapraklarını döken küçük bir ağaç türüdür. Yapraklarının kenarları tırtıklıdır ve genellikle 2-10 cm boyunda ve 1-4 cm enindedir. Resimde fosilleşmiş halini gördüğümüz kayaarmudu yaprağı da aynı özelliklere sahiptir. Eosen döneminde, yani bundan 54-37 milyon yıl önce fosilleşmiş olan bu yaprak, yaklaşık 50 milyon yıldır bu ağacın hiçbir evrim geçirmediğinin açık bir kanıtıdır. Kayaarmudu ağacı yaprakları ve çiçekleri ile ilk yaratıldığı günden bu yana aynı özelliklerle varlığını sürdürmektedir.

Karaağaç Yaprağı

karaağaç yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Bu resimde 50 milyon yıl önce yaşamış karaağaç yaprağı fosilleşmiş olarak görülmektedir. Söz konusu fosil, karaağaçların gerek görünüm gerekse yapı olarak 50 milyon yıldır hiçbir değişikliğe uğramadığını göstermektedir. Eğer bir canlı 50 milyon yıl boyunca en küçük bir değişiklik dahi geçirmiyorsa, bu canlının evrimleştiğinden bahsetmek asla mümkün değildir. Karaağaç yaprağı fosilinin gösterdiği bu bilgi, tüm canlılar için geçerlidir. Canlılar rastgele tesadüfler sonucu evrimleşerek meydana gelmemiş, yaratılmışlardır.

Kayaarmudu Yaprağı, Sekoya Dalı

sekoya dalı

Kayaarmudu Yaprağı

Sekoya Dalı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, British Columbia, Kanada

Bir sekoya dalıyla birlikte fosilleşmiş olan bu kayaarmudu yaprağı 50 milyon yıl yaşındadır. Ve 50 milyon yıldır kayaarmutlarının aynı olduğunu göstermektedir. Darwinistler hem fosil bulguları karşısında büyük bir çıkmaz içindedirler, hem de bitkilerin ilk olarak nasıl meydana geldiğini asla açıklayamazlar. Evrimin hayali mekanizmalarından biri olan mutasyonun ve tesadüflerin, bitkilerin oluşumunu asla açıklayamadığını evrimci Pierre-Paul Grassé şöyle itiraf etmektedir:

Mutasyonların havyanların ve bitkilerin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladığına inanmak, gerçekten çok zordur. Ama Darwinizm bundan fazlasını da ister: Tek bir bitki, tek bir havyan, tam olması gerektiği şekilde binlerce ve binlerce faydalı tesadüfe maruz kalmalıdır. Yani mucizeler sıradan bir kural haline gelmeli, inanılmaz derecede düşük olasılıklara sahip olaylar kolaylıkla gerçekleşmelidir. Hayal kurmayı yasaklayan bir kanun yoktur, ama bilim bu işin içine dahil edilmemelidir." (Pierre-Paul Grassé, Evolution of Living Organisms, s. 103)

 

Manolya Yaprağı

manolya yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Fransız biyolog Pierre Magnol'un isimlendirdiği manolya ağacının bilinen yaklaşık 210 türü vardır. Yaklaşık 95 milyon yıllık fosilleri bulunan manolyalar, var oldukları ilk andan itibaren hep manolya olarak var olmuşlar, herhangi bir başka bitkiden türememişler, bir başka bitkiye de dönüşmemişlerdir. Fosil kayıtları bu gerçeğin en önemli delilleridir. Resimde görülen fosil ise yaklaşık 50 milyon yıl yaşındadır.

Ginkgo Yaprağı

ginkgo yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Kanada

Biyolog Francis Hitching, bugüne kadar elde edilen milyonlarca fosil örneğinin Darwin'in evrim teorisini desteklemediğini şöyle ifade eder:

Eğer fosiller buluyorsak ve eğer Darwin'in teorisi doğruysa, o halde kayaların belirli bir grup yaratığın, daha kompleks bir başka grup yaratığa doğru küçük kademelerle evrimleştiğini gösteren kalıntılar ortaya çıkarması gerekir. Bu nesilden nesile ilerleyen "küçük gelişmelerin" son derece iyi korunmuş olması gerekir. Ama durum hiç de böyle değildir. Aslında, bunun tam tersi doğrudur..." (Francis Hitching, The Neck of the Giraffe: Where Darwin Went Wrong, Tichnor and Fields, New Haven, 1982, s. 40)

50 milyon yıldır ginkgoların değişmediğini gösteren resimdeki fosil de Francis Hitching'in söylediği gibi, Darwinistlerin iddialarının doğru olmadığını teyit etmektedir. Bulunan her fosil, canlıların evrim geçirmediğini, yaratıldığını bir kez daha ispatlamaktadır.

Manolya Yaprağı

manolya yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Bugüne kadar pek çok bitki fosili bulunmuştur. Bu fosillerin hepsinin ortak bir özelliği vardır: Hepsi tamamıyla kusursuz bitkilerdir ve bugünkü bitkilerle tıpatıp benzerlik göstermektedirler. Örneğin evrimcilerin ilkel hücre diye tanıttıkları ve tüm bitkilerin atası olduklarını iddia ettikleri alglerin milyarlarca yıl önce de tıpkı bugünkü gibi oldukları bilinmektedir. Ayrıca bitkilerin gerçekleştirdiği fotosentez olayının oluşumunu tesadüflerle açıklamak imkansızdır. Bu imkansızlığı yerli evrimcilerden Ali Demirsoy şöyle ifade etmektedir:

Fotosentez oldukça karmaşık bir olaydır ve bir hücrenin içerisindeki organelde ortaya çıkması olanaksız görülmektedir. Çünkü tüm kademelerin birden oluşması olanaksız, tek tek ortaya çıkması da anlamsızdır." (Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Ankara, Meteksan Yayınları 1984, s.80)

Gürgen Yaprağı

gürgen yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 54 - 37 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, British Columbia, Kanada

Bilinen 30 – 40 türü olan gürgen ağacı, genellikle kuzey iklimlerin hakim olduğu bölgelerde yetişmektedir. Çoğunlukla Doğu Asya ve Çin'in belli bölgelerinde bulunan gürgen ağacının bir iki türüne Avrupa ve Kuzey Amerika'da da rastlanır. Fosil bulguları günümüzde yaşayan gürgenlerle, bundan on milyonlarca yıl önce yaşamış olanlar arasında hiçbir fark olmadığını ortaya koymuştur. Milyonlarca yıldır değişmeden varlıklarını devam ettiren gürgen ağaçları, Darwinistlerin iddialarına meydan okumakta, Yaratılış'ın açık bir gerçek olduğunu söylemektedir.

Sabunağacı Yaprağı

sabunağacı yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Darwinist yayın organları, neredeyse aralıksız bir propagandayla, evrimi bilimsel bir teoriymiş gibi göstermeye çalışır, "bilim eşittir evrim" yalanını telkin ederler. Oysa evrimciler de dahil olmak üzere pek çok bilim adamı, Darwin'in teorisinin bilimsel delillerle desteklenmediğini dile getirmektedir. Bunlardan biri de yerli evrimcilerden Cemal Yıldırımıdır. Yıldırım, evrimin bilimsel olarak ispatlanmadığını şöyle ifade etmektedir:

Hiç bir bilim adamı (Darwinist ya da neo-Darwinist olsun) evrim kuramının ispat edildiği düşüncesini ileri süremez." (Cemal Yıldırım, Evrim Kuramı ve Bağnazlık, Bilgi Yayınevi, Ocak 1989, s.56-57)

Darwinistlerin de itiraf ettiği gibi, evrimin yaşandığını gösteren tek bir bilimsel bulgu yokken, canlıların yaratılmış olduğunu ortaya koyan sayısız delil bulunmaktadır. Bu delillerden biri de, resimde görülen 50 milyon yaşındaki sabunağacı yaprağı fosilidir.

Eğrelti Otu

eğrelti

Dönem: Paleozoik zaman, Karbonifer dönemi
Yaş: 300 milyon yıl
Bölge: İngiltere

Yaklaşık 150 yıldır yapılan kazılarda elde edilen fosil bulgularında yarı gelişmiş, sözde ilkel, iki farklı türün özelliklerini taşıyan (örneğin yarı eğrelti otu yarı çalı) bir tane bile bitki fosiline rastlanmamış olması, bitkilerin evrimi iddiasını yıkmıştır. Bu iddiayı yıkan bir diğer bulgu da sayısız yaşayan bitki fosilidir. 300 milyon yaşındaki eğrelti otu fosili de söz konusu yaşayan bitki fosillerinden biridir ve evrimin büyük bir yalan olduğunu gözler önüne sermektedir.

Kozalak

kozalak

Dönem: Senozoik zaman, Paleojen dönemi
Yaş: 65 - 23 milyon yıl
Bölge: Almanya

Ait oldukları ağacın çoğalması için gerekli olan tohumları taşıyan kozalakların yapısı diğer tüm canlılar gibi, milyonlarca yıl boyunca hiçbir değişime uğramamıştır. Günümüzdeki kozalaklarla aynı olan 65 - 23 milyon yıl yaşındaki kozalaklar, tarih boyunca evrimin hiçbir zaman yaşanmadığının önemli örneklerinden biridir.

Eğrelti Otu

eğrelti otu

Dönem: Paleozoik zaman, Karbonifer dönemi
Yaş: 320 milyon yıl
Bölge: İngiltere

Fosil bulguları evrimcileri, bitkilerin kökeni konusundaki iddialarını savunamayacak duruma düşürmüştür. Bu gerçek evrimci bir paleobotanikçi olan N.F. Hughes tarafından şöyle itiraf edilmektedir:

Karadaki bitkilerin en dominant grubu olan angiospermlerin evrimsel kökeni, bilim adamlarını 19. yüzyılın ortalarından beri şaşırtmaktadır... Bu soruna tatminkar bir cevap bulunamayışı devam etmektedir ve sonunda çoğu biyolog bu sorunun fosil kayıtlarıyla çözülmesinin imkansız olduğu sonucuna varmıştır." (N. F. Hughes, Paleobiology of Angiosperm Origins: Problems of Mesozoic Seed-Plant Evolution, Cambridge: Cambridge University Press, 1976, s. 1-2)

Darwinistler için evrim teorisini savunmayı imkansız kılan fosil örneklerinden biri de resimde görülen 320 milyon yıllık eğrelti otu fosilidir. Bitkilerin evrim geçirmediklerini, hepsini Allah'ın yarattığını gösteren sayısız fosilden biri olan bu örnek karşısında evrimciler cevapsızdır.

Tohumlarıyla Birlikte Amerikan Çınarı

amerikan çınarı

Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 37 - 23 milyon yıl
Bölge: Utah, ABD

Bitkilerin ortak bir atadan türediklerini iddia eden evrimciler, bu iddialarını delillendirebilecek tek bir bilimsel bulgu ortaya koyamamışlardır. Öte yandan bitkilerin kendilerine has özelliklerle, ayrı ayrı yaratıldıkları ve evrim geçirmediklerini gösteren sayısız bulgu vardır. Bunlardan biri de resimde görülen 37 - 23 milyon yıl yaşındaki tohumlarıyla birlikte fosilleşmiş bir Amerikan çınarı dalıdır. Günümüzdeki Amerikan çınarlarının tohumlarından hiçbir farkı olmayan bu fosil, evrimin geçersizliğinin ispatlarındandır.

4 Adet İncir

incir fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 70 milyon yıl
Bölge: Hell Creek Oluşumu, Montana, ABD

İncir, 800'den fazla türü olan çalılık veya ağaç şeklinde bulunan Ficus cinsi bitkilerin meyvesidir. Resimde görülen 70 milyon yıllık incir fosili, evrimcilerin sadece hayvanların kökenini açıklamakta değil bitkilerin kökenini açıklamakta da aciz olduklarının göstergelerindendir.

Evrim teorisi, on binlerce çeşit bitkinin, bunların çiçek ve meyvelerinin kökeni konusunda birtakım spekülasyonlardan başka bir bilgi ortaya koyamaz. Üstelik bu spekülasyonların hepsi fosil bulguları tarafından yalanlanmıştır.

Eğrelti Otu (Sporlarıyla Birlikte)

eğrelti otu

Dönem: Paleozoik zaman, Karbonifer dönemi
Yaş: 308 - 294 milyon yıl
Bölge: Polonya

Resimdeki eğrelti otu sporu fosili yaklaşık 308 milyon yaşındadır ve yüz milyonlarca yıldır değişmeyen yapısıyla evrime meydan okumaktadır.

Eğer evrimcilerin canlıların sürekli değişerek geliştikleri iddiaları doğru olsaydı, aradan geçen bunca zaman içinde eğrelti otlarının dev ağaçlara dönüşmesi, spor hücrelerinin değişerek bambaşka yapılar kazanması gerekirdi. Ancak 300 milyon yıla rağmen böyle bir değişim yaşanmamıştır. Bundan sonra da yaşanması mümkün değildir. Yüz milyonlarca yıl önceki eğrelti otları nasılsa, günümüzdekiler de aynıdır. Bu da, evrimsel bir sürecin hiçbir zaman yaşanmadığını, tüm canlıların mevcut özellikleriyle yaratıldıklarını göstermektedir.

Eğrelti Otu (Sporlarıyla Birlikte)

eğrelti otu

Dönem: Paleozoik zaman, Karbonifer dönemi
Yaş: 300 milyon yıl
Bölge: Polonya

Genellikle nemli ortamlarda, kayaların arasında ya da ağaçların altında yetişen eğrelti otu, Pteridophyta filumuna dahil, bir bitkidir. Karbonifer döneminin ilk yıllarından beri değişmeden varlığını devam ettirmektedir.

Fosil kayıtlarında eğrelti otlarının yanı sıra, eğrelti otu spor keseciklerinin de örnekleri görülmektedir. Spor, bazı bitkilerde bulunan, üreme için kullanılan, olumsuz koşullara karşı son derece dayanıklı hücrelerdir. Sporlar aracılığıyla, eşeysiz olarak çoğalan eğrelti otlarında, yaprakların alt kısmında bu hücreleri barındıran spor kesecikleri bulunur.

Resimde, eğrelti otu yapraklarının alt kısımları yani spor keseciklerinin bulunduğu bölge de görülmektedir. Eğrelti otları yüz milyonlarca yıldır aynı şekilde yaşamakta, aynı şekilde çoğalmakta, aynı fiziksel özellikleri korumaktadır. Canlıların aşamalı olarak geliştikleri ve sürekli değiştikleri iddiasında bulunan evrimcilerin bu durumu, bilimsel ve akılcı bir şekilde açıklamaları mümkün değildir. Canlıların yapılarındaki bu değişmezlik, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığının, tüm canlıları Rabbimiz'in yarattığının delillerindendir.

Karaağaç Yaprağı

karaağaç yaprağı

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Darwin'in kendisi de teorisinin çelişkili, tutarsız ve gerçek dışı bir iddia olduğunun farkındaydı ve bu yöndeki kuşkularını yazılarında ve mektuplarında ifade ediyordu. Örneğin Harvard'da biyoloji profesörü olan yakın dostu Asa Gray'a yazdığı bir mektubunda evrim teorisinin bir spekülasyondan ibaret olduğunu şöyle dile getirmişti:

Oldukça iyi biliyorum ki spekülasyonlarım meşru bilimin sınırlarının oldukça ilerisine uzanmıştır." (N.C. Gillespie, Charles Darwin and the Problem of Creation, 1979, s. 2)

Evrim teorisinin bilimsel bir değer taşımadığı, Darwin'in spekülasyonlarından ibaret olduğu, Darwin'den sonra birçok bilim dalı tarafından teyit edildi. Bu bilim dallarından biri de paleontolojiydi. Elde edilen tüm fosiller, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını reddedilemez bir şekilde ortaya koydu. Bu gerçeği gösteren fosillerden biri de resimdeki 50 milyon yıllık karaağaç yaprağı fosilidir.

 

12 / total 16
Harun Yahya'nın Yaratılış Atlası-Cilt 2 kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top