< <
16 / total: 16

Böceklere Ait Fosil Örnekleri (2/2)

Küremsi Örümcek Fosili

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Theriididae familyasına dahil olan bu örümcekler, ince bacaklı, telleri düzensiz ve geniş aralıklı olan ağlar ören bir örümcek türüdür. Örümcek ağı evrimcilerin asla açıklayamadıkları çok büyük bir sanat eseridir. Milyonlarca yıldır yaşayan örümceklerin hepsi,    Allah’ın onlara bahşettiği bu olağanüstü kabiliyetle var olmuşlardır. Bu durum örümceklerin de diğer canlılar gibi asla evrim geçirmediklerini göstermektedir. 50 milyon yıllık fosil, bu gerçeğin çok açık bir delilidir.

 

Elateridae (Takla Böceği) Fosili

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Elateridae familyasından olan bu böcekler, 20-30 cm yüksekliğe kadar sıçrayıp ters dönebilir ve bu esnada "çıt" diye bir ses çıkarırlar. Genellikle otlak ve çalılık alanlarda bulunurlar. Tehlike anında bacaklarını ve antenlerini kendilerine doğru çekerek, yerde tehlikenin geçmesini beklerler. Fosil kayıtları bu canlıların on milyonlarca yıl boyunca hiç değişmediklerini ortaya koymuştur.

Evrimciler yıllar boyunca sahte deliller üreterek insanları aldatmaya çalışmış, ancak bunda başarılı olamamışlardır. Çünkü bilimsel araştırmalar bu sahte delilleri geçersiz kılmış, gerçek deliller ortaya koyarak canlıların evrim geçirmediklerini ispat etmiştir.

 

Ağustos Böceği Larvası Fosili

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Her yeni bulgu, canlıların başka canlılardan türemediklerini ve aşamalı olarak evrimleşmediklerini, Allah tarafından eksiksiz bir şekilde yaratıldıkları gerçeğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Resimde görülen 50 milyon yaşındaki ağustos böceği larvası, günümüzdeki ağustos böceği larvalarıyla tıpatıp aynıdır. Aradan geçen 50 milyon yıl böceğin fiziksel yapısında herhangi bir değişime neden olmamıştır. Bu durum, evrim teorisinin böceklerin evrimi masalının geçersizliğini bir kez daha bizlere hatırlatmakta, Yaratılış gerçeğini gözler önüne sermektedir.

 

Ağustos Böceği Fosili

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 50 milyon yıl
Bölge: Polonya

Ağustos böceklerinin arka kısmında hava kesecikleri üzerine yerleşmiş sağlı sollu iki plak vardır. Ağustos böceği, taş kadar sertleşmiş bu plakları çalarak o çok iyi bilinen sesini çıkarır. Plak, bağlı olduğu kas tarafından çekilip bırakılınca, boş bir teneke kutunun çıkardığına benzer bir ses oluşur. Böceğin yaptığı bu çekme-bırakma işlemi saniyede ortalama 500 kez tekrarlanır. Göğüs kalkanının karın tarafında bulunan uzantının açılıp kapanmasıyla ses yükselir veya alçalır. İnsan kulağı, saniyenin onda birinden daha kısa süreli açılıp kapanmaları, yani ses kesilmelerini fark edemediği için ağustos böceğinin cızırtısı bize sürekli devam ediyormuş gibi gelir. Fosillerden anlaşılmaktadır ki, bu özelliğe milyonlarca yıl boyunca yaşamış tüm ağustos böcekleri sahiptir.

Resimdeki ağustos böceği fosili dikkatle incelendiğinde de, günümüzdeki örnekleriyle hiçbir farkı olmadığı kolaylıkla anlaşılmaktadır. Aradan geçen 50 milyon yıl süresince gerek kafatasında, gerek iskelet ve kanat yapısında, gerekse ses çıkarmak için kullandığı plaklarda en ufak bir değişiklik meydana gelmemiştir.

 

Yusufçuk Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 128 milyon yıl
Bölge: Yixian Oluşumu, Çin

Yusufçukların en önemli özelliklerinden biri, çok iyi bir manevra yeteneğine sahip olmalarıdır. Yusufçuğun uçuşu hangi hızda ve hangi yönde olursa olsun, aniden durup ters yönde uçmaya başlayabilir. Veya havada sabit durup avına saldırmak için uygun bir pozisyon bekleyebilir. Bu durumda iken olduğu yerde kıvrak bir dönüş yaparak avına yönelebilir. Çok kısa bir zamanda, böcekler için şaşırtıcı sayılabilecek bir hıza, saatte 40 km'ye ulaşır. (Olimpiyatlarda 100 m. koşan atletlerin hızı saatte 39 km kadardır.) Yusufçuğun kanatlarını mükkemmel şekilde kullanmasına imkan tanıyan uçuş mekanizmasının kademeli evrim modeli ile açıklanması ise mümkün değildir. Her şeyden önce kanat kavramı evrim için bir çıkmazdır.

Elimizdeki en eski yusufçuk fosilleri ile bugün yaşayan örnekleri arasında hiçbir fark yoktur. Bu en eski fosillerden önce yaşamış hiçbir "yarım yusufçuk", "kanatları yeni yeni beliren yusufçuk" kalıntısı yoktur. Bu canlılar da, diğer türler gibi, bir anda ortaya çıkmış ve bugüne kadar değişmeden gelmiştir. Yani, Allah tarafından yaratılmış ve hiçbir "evrim" geçirmemiştir.

 

Cırcır Böceği

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Ceara, Brezilya

Günümüzdeki cırcır böceklerinin bundan 125 milyon yıl önce yaşamış olanlardan hiç farkı olmadığını gösteren bu fosil, evrimsel bir süreç yaşanmadığının delilidir. Bugüne kadar bulunan sayısız fosil, canlıların evrim geçirmediklerini ispatlamıştır. Fosil kayıtlarının evrim teorisini desteklemediği Darwinistler tarafından da bilinmektedir. Bu nedenledir ki, yüz binlerce fosil, özenle gizlenmekte, kamuoyundan saklanmaktadır. Ancak artık bu örtbasın bir anlamı kalmamıştır. Evrim teorisinin fosil kayıtları ve bilimsel bulgular karşısındaki yenilgisinin üstünün örtülmesi mümkün değildir.

 

Çekirge Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Ceara, Brezilya

Çekirgeler, Karbonifer döneminden (354 – 290 milyon yıl) itibaren fosil örnekleri bulunan hayvanlardır. Aradan geçen yüz milyonlarca yıla rağmen çekirge olarak kalmış, başka bir canlıya dönüşmemişlerdir. Eğer Darwinistlerin iddiaları doğru olsaydı, bu kadar uzun devirlerden sonra çekirgelerin, zıplaya zıplaya gelişip güçlenerek bir tür kuşa dönüşmeleri gerekirdi. Elbette son derece gülünç olan bu iddia hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Ancak Darwinistler, böylesine akıl dışı iddiaları dahi kabul edebilecek derecede mantık çöküntüsü içindedir.

Akıl, sağduyu ve bilimin gösterdiği gerçek ise, canlıların evrim geçirmedikleri, yaratıldıklarıdır. Bulunan her fosil bu gerçeği, bir kez daha gözler önüne sermektedir.

 

Hamam Böceği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Ceara, Brezilya

Evrimcilerin iddialarına meydan okuyan canlılardan biri de hamam böcekleridir. Resimdeki hamam böceği fosili 125 milyon yaşındadır ve 125 milyon yıldır en küçük bir değişiklik dahi geçirmemiştir.

Bugüne kadar yapılan fosil araştırmaları, hamam böceklerinin sözde ortak bir atasını ortaya koyamadığı gibi, hamam böceklerinin bugünkü hallerini alana kadar hangi aşamalardan geçtiğini de göstermemektedir. Elde edilen her fosil, yaşı kaç olursa olsun, bir diğerinin ve bugün yaşamakta olan örneklerinin aynısıdır. Bu da, evrimin olmadığının açık delillerinden biridir.

 

Çekirge Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 108 - 92 milyon yıl
Bölge: Ceara, Brezilya

Böcekler, canlı sınıflamasında, Artropodlar (eklem bacaklılar) filumunun içinde yer alan Insecta alt filumunu oluştururlar. En eski böcek fosilleri, Devoniyen dönemine (417 – 354 milyon yıl) aittir. Evrimciler için büyük bir açmaz haline gelen konu ise, yaklaşık 400 milyon yıl önce yaşamış olan türlerin günümüzdeki örneklerinden farksız oluşudur.

Benzer bir durum çekirgeler için de geçerlidir. Çekirgeler, fosil kayıtlarında ilk görüldükleri tarihten itibaren hiçbir değişikliğe uğramamışlardır. Resimdeki yaklaşık 100 milyon yıllık çekirge de bu bilgiyi teyit etmektedir. Günümüzdeki çekirgelerin her yönüyle aynısı olan 100 milyon yıllık çekirgeler, evrimi yalanlamaktadır.

 

Yaprak Zararlısı Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 108 - 92 milyon yıl
Bölge: Ceara, Brezilya

Yaprak zararlıları kanat yapılarından gözlerine, bacaklarından iç organlarına kadar on milyonlarca yıldır aynıdır. Resimdeki 108 - 92 milyon yıllık fosil de bu gerçeği teyit etmektedir. Fosil bulgularında, yarım kanatlı, yarım ayaklı, tek gözlü, bazı organları henüz oluşmamış, kısaca evrimcilerin iddia ettiği gibi ara aşamada bir yaprak zararlısı fosili yoktur.

Elde edilen tüm yaprak zaralısı fosilleri aynı bugünkü halleriyle, sanki dün ölmüş gibi tüm organ ve uzuvlarıyla eksiksizdir. Ve bu gerçek, Darwinistlerin teorilerini geçersiz kılmak için yeterlidir.

 

Hamam Böceği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 108 - 92 milyon yıl
Bölge: Ceara, Brezilya

Pierre-Paul Grassé:

"... Hamam böcekleri de, ilk ortaya çıktıkları Permiyen döneminden bu yana en az Drosophila (bir tür meyve sineği) kadar çok mutasyon geçirmiş, ama hiçbir değişim yaşamamıştır." (Pierre-Paul Grassé, Evolution of Living Organisms, Academic Press, New York, 1977, s. 87)

Permiyen dönemi, 290 – 248 milyon yılları arasındaki dönemi kapsar. Paul Grassé, bu ifadesinde bir yandan evrimin hayali mekanizmalarından biri olan mutasyonların, hiç de evrimcilerin hayal ettiği gibi bir etkiye sahip olmadığını söylemektedir. Öte yandan da, hamam böceklerinin yüz milyonlarca yıldır en ufak bir değişime uğramadıklarına dikkat çekmektedir. Bundan 290 milyon yıl önce yaşayan hamam böcekleri de, resimde görüldüğü gibi yaklaşık 100 milyon yıl önce yaşamış olanlar da, günümüzde halen yaşayanlar da birbirlerinin tamamen aynısıdır. Bu aynılık karşısında, evrimcilerin sessizliğe bürünmek dışında bir çareleri yoktur.

 

Bibionidae (Tüylü Sivrisinek) Fosili

Dönem: Senozoik zaman, Eosen dönemi
Yaş: 45 milyon yıl
Bölge: Cache Creek Oluşumu, Kanada

Bugüne kadar kanatlarından sadece biri oluşmuş diğeri olmayan, tek göze sahip, henüz sinir sistemi gelişmemiş herhangi bir tüylü sivrisinek fosili görülmemiştir. Elde edilen her fosilde tüylü sivrisinekler, tıpkı günümüzde yaşayanlar gibi, eksiksizdir. Eğer bir canlı bugün sahip olduğu özelliklerin hepsine bundan 45 milyon yıl önce de sahipse ve aradan geçen bunca zaman içerisinde hiç değişmemişse, bu canlının evrim geçirdiğinden söz etmek mümkün değildir. Söz konusu aynılık, Darwinizm'in geçersizliğini ortaya koyarken, Yaratılış'ın açık bir gerçek olduğunu teyit etmektedir.

 

Yusufçuk Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 100 milyon yıl
Bölge: Çin

Bugüne kadar, evrimsel bir süreç yaşandığını gösterebilecek tam gelişmemiş, yarım kanatlı, yarım gözlü tek bir tane bile yusufçuk fosili bulunmamıştır. Bulunan her yusufçuk fosili, bu canlının var olduğu ilk günden itibaren tam ve kusursuz olduğunu ve soyu devam ettiği müddetçe de hiç değişmediğini göstermiştir. Resimdeki 100 milyon yaşındaki yusufçuk fosili de bu gerçeği teyit eden bulgulardan biridir. Günümüzdeki yusufçukların sahip oldukları tüm  özelliklere, 100 milyon yıl önce yaşamış yusufçuklar da eksiksiz olarak sahiptir.

Başta fosil kayıtları olmak üzere, bilimsel kanıtlar evrim teorisinin geçersiz olduğunu ispatlamıştır. Bunun anlamı, canlıların sonsuz güç sahibi olan bir Akıl tarafından yaratıldığıdır. Bu aklın sahibi ise hiç kuşkusuz herşeyin Yaratıcısı olan Allah'tır.

 

Bu, çift taraflı bir fosildir.

Yusufçuk Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Jura dönemi
Yaş: 150 milyon yıl
Bölge: Solnhofen Oluşumu, Almanya

Yusufçuklar sahip oldukları kompleks yapılarıyla Skorsky helikopterlerinin yeni modellerine örnek teşkil etmiştir. Yapılan incelemeler bu canlının mükemmel bir uçuş sistemine sahip olduğunu göstermiştir. 150 milyon yıl önce yaşamış bu yusufçuk günümüzün kompleks yapılı yusufçuklarından tamamen farksızdır. Bulunan fosiller arasında "yarım yusufçuk" ya da "kanatları yeni yeni beliren bir yusufçuk" kalıntısı yoktur. Bu canlılar da, diğer türler gibi, bir anda ortaya çıkmış ve bugüne kadar değişmeden gelmiştir.

 

Cırcır Böceği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Darwin'den bugüne evrimci jeologlar ve paleontologlar, evrim teorisine delil oluşturabilecek fosiller aradılar. Canlıların sürekli değişerek farklı türlere dönüştüklerini gösteren bir bulgu sunmaya çalıştılar. Ancak bu gayretleri hiçbir işe yaramadı, çünkü bulunan sayısız fosil arasında canlıların değişime uğradığını gösteren hiç fosil yokken, yüz milyonlarca yıl boyunca değişmeden kaldıklarını ispatlayan sayısız örnek vardı. Bu da, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığı anlamına geliyordu. Paleontolog David Raup, fosil kayıtlarının ortaya koyduğu ve Darwinizm'i yenilgiye uğratan bu gerçeği şöyle dile getirmektedir:

"Hem Darwin dönemindeki hem de günümüzdeki jeologların yaptığı çalışmalar kademeli oluşum yerine çok çarpıcı bir bulgu ortaya koydu. Buna göre, türler çok ani biçimde ortaya çıkıyor, kayıtlarda var oldukları sürece de ya hiç değişikliğe uğramıyor ya da çok küçük değişimler oluyor, sonra da aniden kayıtlardan siliniyorlardı..." (Raup, David M., "Conflicts Between Darwin and Paleontology," Bulletin, Field Museum of Natural History, sayı 50, 1979, s. 23)

 

Hamam Böceği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Resimdeki 125 milyon yıllık hamam böceği fosilinin günümüzde yaşayan örneklerinden farkı olmaması, net ve açık olan bir gerçeği tekrar vurgulamaktadır: Canlıların aşama aşama birbirlerinden türedikleri iddiası bilimsel bulgularla çelişen bir masaldan ibarettir. Fosil kayıtları, "kademeli evrim" iddiasını geçersiz kılmakta ve bu gerçek pek çok bilim adamı tarafından da ifade edilmektedir. Örneğin bilim tarihçisi Peter Bowler şunları söylemektedir:

"Kayıtlar, uzun zaman dilimleri içinde aşamalı bir değişimi kesin olarak göstermiyor. Tam tersine, türlerin tarihleri boyunca sabit kaldıklarını ve birdenbire faklı türlerle yer değiştirdiğini gösteriyor. Yeni türlerin veya sınıfların evrimsel bir süreçle eski türlerden geliştiğini gösteren hiçbir işaret olmadan, canlılar tam gelişmiş olarak ortaya çıkıyor." (Bowler, Evolution: The History of an Idea, 1984, s. 187)

 

Çayır Çekirgesi Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Saltatoria takımına dahil olan bu çekirgeler, on milyonlarca yıldır değişmeden varlığını devam ettiren sayısız canlı türünden biridir. Bundan 125 milyon yıl önce yaşamış olan çekirgeler de günümüzde yaşamakta olanlar da aynıdır. Fosil kayıtlarının ortaya koyduğu bu "aynılık", evrimcilerin büyük hayal kırıklığı yaşamasına neden olmuştur. 20. yüzyılın önde gelen evrimcilerinden Stephen Gould, bu hayal kırıklığını şöyle dile getirir:

"Elbette fosil kayıtlarının neden olduğu asıl hayal kırıklığı, en kompleks morfolojik adaptasyonların evrimsel gelişimine dair somut kanıt ortaya koymamış olmasıdır." (Gould, Stephen J. and Eldredge, Niles, "Species Selection: Its Range and Power", Nature 334, 7 Temmuz 1988, s. 19)

 

Yusufçuk Larvası Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Yaklaşık 300 milyon yıldır varlıklarını devam ettirdiği bilinen yusufçuklar, olağanüstü kanat yapıları ve uçuş sistemleriyle Darwinizm'e büyük darbe indirmektedir. Bundan 300 milyon yıl önce sözde ilkel canlıların yaşadığı ve ilkel bir ortam olduğu iddia edilen bir dönemde yusufçuklar günümüz helikopterlerinin uçuşunda örnek alınan kusursuz bir sisteme sahiptiler. Ve bu sistem bugüne kadar en küçük bir değişikliğe uğramadı. Yusufçuklar da larvaları da yüz milyonlarca yıldır hep aynı sistemlere sahip oldular, hep aynı mekanizmaları kullandılar. Bu durumun evrimci mantıklarla açıklanması mümkün değildir.

 

Mayıs Sineği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

100 milyon yılı aşkın zamandır değişmeden kalan mayıs sinekleri evrime meydan okuyan canlılardan biridir. Mayıs sineklerine ait bulunan tüm fosiller, söz konusu canlıların aşama aşama gelişmediklerini, var oldukları tüm özelliklerle bir anda ortaya çıktıklarını göstermektedir. Üstelik fosil kayıtlarında gözlendikleri süre boyunca da hiç değişmemişlerdir. Tüm bunların anlamı, diğer tüm canlılar gibi, mayıs sineklerinin de evrim geçirmedikleri, yaratıldıklarıdır.

 

Mayıs Sineği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Canlılar sahip oldukları özellikleri, evrimcilerin iddia ettiği gibi aşamalı olarak kazanmış olsalardı, bu ara aşamaları gösteren pek çok fosil örneğinin bulunması gerekirdi. Örneğin mayıs sineklerinin kanatlarının aşama aşama oluştuğunun delili olan birçok yarım kanatlı mayıs sineği fosili çıkarılmalıydı. Ancak bugüne kadar elde edilen tüm fosil örneklerinde, resimdeki 125 milyon yıllık fosilde de olduğu gibi, mayıs sinekleri bugün sahip oldukları tüm özelliklerle birlikte gözlemlenmektedir. Bu da, evrim iddialarını tamamıyla anlamsız kılan bir durumdur. Somut bilimsel bulguların ortaya koyduğu gerçek, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığı, tüm canlıları bir olan Allah'ın yarattığıdır.

 

Gerridae (Suda Koşan) Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Jura dönemi
Yaş: 150 milyon yıl
Bölge: Solnhofen Oluşumu, Almanya

Örnekleri görülen diğer pek çok canlı gibi Gerridae familyasına dahil böcekler de Darwinizm'i geçersiz kılan delillerdendir. Jura döneminden bugünlere ulaşan 150 milyon yıllık bu Gerridae fosili evrimin geçersizliğini gözler önüne sermektedir. Bütün bu fosiller şu açık gerçeğin göstergesidir: Tüm canlıları Allah yaratmıştır, bu canlılar hiçbir değişim göstermeden günümüze kadar gelmiştir ve canlılar hiçbir zaman evrim geçirmemiştir.

 

Pentatomidae (Kalkanlı Tahtakurusu)

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Darwinistler, fosfor, karbon gibi atomların tesadüfler sonucunda biraraya gelerek, yıldırımlar, volkanlar, ultraviyole ışınları, radyasyon gibi doğal olaylar sonucunda kendilerini kusursuzca organize ederek proteinleri, hücreleri, böcekleri, balıkları, kedileri, tavşanları, aslanları, kuşları, insanları ve tüm canlılığı meydana getirdiklerini iddia ederken bunların bilinçsiz, akılsız, yeteneksiz, bilgisiz ve cansız olduklarını düşünmezler. Üstelik bu hayali sürecin yaşandığını ispatlayabilecek tek bir delilleri dahi olmadığını kavrayamazlar.

Evrimciler delilsizlik içinde kıvranırken, canlıların evrim geçirmediğini, üstün kudret sahibi olan Allah tarafından yaratıldığını gösteren sayısız delil vardır. Bu delillerden biri de resimdeki 125 milyon yıllık fosildir.

 

Çayır Çekirgesi Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Canlılığın kökeni hakkında pek çok asılsız iddia öne süren Darwinistlerin cevaplaması gereken yüzlerce soru vardır. Bu soruların başında da;

- Evrim teorisine delil olarak sunulabilecek herhangi bir ara form fosili var mıdır?

sorusu yer almaktadır. Darwinistlerin, gerçeklerle yüzleşmemek için açıkça cevaplamaktan sürekli kaçındıkları bu sorunun cevabı açıktır:

- Hayır, 150 yıldır yapılan kazı çalışmalarında tek bir tane ara form fosili dahi bulunmamıştır.

Fosil kayıtları, resimdeki 125 milyon yaşındaki çayır çekirgesi gibi, yüz milyonlarca yıldır eksiksiz yapılarıyla, hiçbir değişikliğe uğramadan varlıklarını devam ettiren canlıların örnekleriyle doludur. Bu örnekler karşısında Darwinistler sessiz kalmaya mahkumdur.

 

Cırcır Böceği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Darwinistlere böceklerin kökeni sorulduğunda tam bir mantık sefaleti olan bir dizi hikaye anlatırlar. Bu hikayelerini bilimsel bir bulgu veya somut bir delille ispatlamaları istendiğinde ise derin bir sessizliğe gömülürler. Çünkü bugüne kadar yapılan teorik çalışmalar ve fosiller gibi bulgular, bu iddiaların tamamını geçersiz kılmıştır.

Evrimcilerin iddialarını geçersiz kılan delillerden biri de, resimdeki 125 milyon yıllık cırcır böceği fosilidir. Günümüzde yaşayan cırcır böceklerinin her yönden tamamıyla aynısı olan bu fosil, canlıların sürekli değişerek geliştikleri iddiasındaki evrimcileri yalanlamaktadır. Fosiller, canlıların "Biz hiç değişmedik, evrim geçirmedik, yaratıldık" dediğini göstermektedir.

 

Yaban Arısı Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Darwinistler hayali mekanizmaların canlıları sürekli değiştirerek yeni türlere dönüştürdüğü masalına inanırlar. Paleontolog David Raup ise "arka arkaya gelen bir dizi değişikliğin" yeni bir canlı türü oluşturmasının imkansızlığını şöyle ifade eder:

"Şu kesin bir gerçektir ki hiç kimse bir dizi değişiklik sonucu tüm fonksiyonlarıyla uçan bir böcek, bir sürüngen ya da bir kuş oluşturamaz..." (David M. Raup, "Conflicts Between Darwin and Paleontology", Bulletin Field Museum Of Natural History, sayı 50 (Ocak 1979), s. 26)

Evrimcilerin "canlıların değişim içinde oldukları" hayalini yıkan en önemli bulgular ise fosil kayıtlarıdır. Resimdeki 125 milyon yaşındaki yaban arısı fosilinin de gösterdiği gibi canlılar hiç değişmemekte, yani evrim geçirmemektedir.

 

Planthopper (Bitki Böceği) Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Yeryüzünde tanımlanmış yaklaşık 1 milyon yaşayan böcek türü, 15 bin de fosil türü bilinmektedir. Her yıl yeni birkaç bin böcek türü daha keşfedilmektedir. Bu böcek türlerinin her biri farklı sistemlere, metabolizmalara, yaşam ortamlarına sahiptir. Evrimciler tüm bu türlerin, ufak değişimlerle kademeli olarak birbirlerinden meydana geldiğini iddia ederler. Ancak böceklerin ilk sözde ilkel atasının ne olduğunu da, türler arasındaki hayali akrabalık ilişkisini de gösteremezler. Bunu gösterebilecekleri fosilleri umutsuzca ararlar. Ancak elde edilen her fosil, tüm böcek türlerinin kendilerine has özelliklerle yoktan var olduklarını, yani yaratıldıklarını; on milyonlarca hatta yüz milyonlarca yıl boyunca da hiç değişmediklerini, yani evrim geçirmediklerini gözler önüne serer. Bu durumun ispatlarından biri de resimdeki 125 milyon yaşındaki bitki böceği fosilidir. Günümüzdeki bitki böceklerinin birebir aynısı olan bu fosil, evrimi yalanlamaktadır.

 

Mayıs Sineği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Canlıların evrim geçirdikleri iddiası doğru olsaydı bunun izlerinin fosil kayıtlarında mutlaka görülmesi gerekirdi. Fosil bulguları sürekli değişime uğrayan, sistemleri ve organları tam oluşmamış, bir canlıdan başka bir canlıya dönüşmeye çalışan varlıkların izlerini bize göstermeliydi.

Örneğin yarı çekirge yarı sinek, yarı sinek yarı kelebek ya da kanatlarının bir kısmı oluşmuş, tek gözü karnının üzerinde, tek gözü başında, ayakları başından çıkan, antenleri henüz meydana gelmemiş birçok garip canlı fosili bulunmalıydı. Ancak fosil kayıtları böyle garip mahluklara dair hiçbir örnek sunmaz. Tam tersine sayısız fosil, canlıların sahip oldukları tüm uzuv ve sistemlerle birlikte ortaya çıktıklarını ve soyları devam ettiği müddetçe hiç değişmediklerini gösterir. California Üniversitesi'nden D. S. Woodroff bu konuda şunları söyler:

"Ne var ki fosillerdeki türler tarihin büyük kısmı boyunca değişmeden durur ve kayıtlar gözle görülür bir (türler arası) geçişin örneğini sunmaz." (Woodroff, D.S., Science, sayı 208, 1980, s. 716)

 

Kır Cırcırı Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Evrimci yayınlarda yoğun olarak yer alan canlılar arasındaki "ata-torun" ilişkileri hayali bir kavram olmaktan öteye gitmemektedir. Canlı türleri arasında evrimsel bir bağ olduğu bugüne kadar hiçbir somut bulguyla gösterilememiştir. Fosil kayıtlarının ve diğer bulguların böyle bir soy bağı göstermediği bilim adamları tarafından şöyle ifade edilmektedir:

"Ne var ki, pek çok organizma için kesin hatlarla bir soy bağı oluşturmak mümkün değildir." (Ayala, F. J. and Valentine J. W., Evolving: The Theory and Process of Organic Evolution, 1978, s. 230)

Resimdeki 125 milyon yıllık kır cırcırı da herhangi bir atadan türememiş, soyu devam ettiği müddetçe herhangi bir değişime uğramamıştır.

 

Mayıs Sineği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Mayıs sinekleri ömürlerinin büyük bölümünü larva ya da nimf olarak geçirirler. Ergin olarak birkaç saat ya da sadece bir gün yaşarlar. Bu nedenle birgün sinekleri olarak da adlandırılırlar. Resimdeki mayıs sineği fosili 125 milyon yaşındadır ve halen yaşamakta olan mayıs sineklerinin aynısıdır. Darwinistler, 125 milyon yıl boyunca aynı kalan, en küçük bir değişikliğe dahi uğramayan mayıs sineği karşısında çaresizdirler. 

 

Örümcek Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Evrim teorisi, her türlü bilimsel kriterden yoksun, hiçbir geçerli delile dayandırılamamış, tamamen spekülatif bir iddiadır. Daha da ötesi, bütün iddiasını, var olan her canlının, gerçekleşmesi ihtimal dışı sayısız tesadüflerin ardı ardına gelmeleri sonucunda oluştuğu gibi akıl ve bilim dışı bir temel üzerine kurmuştur. Bilimsel araştırma ve incelemeler de bu durumu teyit eder. Örneğin fosil kayıtları incelendiğinde, evrimcilerin iddia ettiği gibi bir sürecin hiç yaşanmadığı görülür. Canlıların art arda gelen değişikliklerle gelişmedikleri, sahip oldukları tüm özelliklerle bir anda ortaya çıktıkları anlaşılır. Bu da canlıların evrim geçirmedikleri, yaratıldıkları anlamına gelir.

 

Mayıs Sineği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Fosiller, canlıların evrim geçirmediklerinin en vurucu delillerinden biridir. Fosil kayıtları incelendiğinde tüm canlı türlerinin milyonlarca yıl boyunca aynı kaldıkları, soyları tükenene kadar hiç değişmedikleri görülür. Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'nden Joel Cracraft, fosil kayıtlarına göre canlı türleri arasında geçiş olmadığını şöyle ifade eder:

"İki farklı takım arasında -morfolojik (yapısal ve görsel) olarak- geçiş özelliği taşıyan, aynı zamanda stratigrafik (kaya katmanları üzerine yapılan çalışmalar) konuma sahip bir fosil bulabilmenin olağanüstü zor olması şaşırtıcı olmamalıdır." (Cracraft, J., "Systematics, Comparative Biology, and the Case Against Creationism," Scientists Confront Creationism, ed. L. R. Godfrey, New York: W. W. Norton & Co., 1983, s. 180)

Cracraft'ın ara form fosillerinin bulunmasını "olağanüstü zor olarak" nitelendirmesi, açıkça "Bu fosiller yok." demekten çekinmesinden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar kendisi açıkça dile getiremese de, söz konusu fosiller hiç bulunmamıştır, bundan sonra da bulunması mümkün değildir.

 

Çayır Çekirgesi Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Resimdeki 125 milyon yıllık çayır çekirgesi fosili, Darwinizm'e darbe vuran delillerden biridir.  Evrim teorisinin canlılığın kökenine dair iddiaları fosiller tarafından geçersiz kılınmış, teorinin gerçekçi ve bilimsel verilerle doldurulması mümkün olmayan büyük boşluklar üzerine kurulu olduğu açığa çıkmıştır. Bu önemli boşlukları, omurgalılar paleontolojisi üzerinde uzman olan C. McGowan şöyle ifade etmektedir:

"Çok hücreli organizmaların ve omurgalıların kökeni, omurgasızların kökeni konusunu saymıyorum bile, konusunda yaşamın evrimsel tarihi hakkında o kadar çok boşluğumuz var ki." (McGowan, C., In the Beginning: A Scientist Shows Why the Creationists are Wrong, Prometheus Books, 1984, s. 95)

 

Cırcır Böceği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Eğer cırcır böcekleri, evrimcilerin iddia ettiği gibi, başka böceklerden meydana gelmişlerse, bu durumda cırcır böceğine yeni yeni dönüşmeye başlamış, "yarı cırcır böceklerinin"nin birçok fosil örneğinin bulunması gerekirdi. Oysa şimdiye kadar bulunan tüm cırcır böceği fosilleri tam ve eksiksiz yapılarıyla, günümüzde yaşayan örneklerinin aynısıdır. Canlıların ortak bir atadan türediği tezi ise bir hayal olarak kalmıştır. Paleontoloji profesörü Steven Stanley bu durumu şöyle dile getirir:

"Bir zamanlar, diğer canlılara dönüştüğüne inanılan türlerin zaman içinde hayali atalarla örtüştüğü anlaşıldı. Gerçekte ise, fosil kayıtları canlıların birbirlerine dönüştüklerini gösteren inandırıcı tek bir örnek dahi gösterememişlerdir." (Stanley, S.M., The New Evolutionary Timetable: Fossils, Genes, and the Origin of Species, 1981, s. 95)

 

Mayıs Sineği Larvası Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Mayıs sinekleri gibi larvaları da, soyları devam ettiği müddetçe aynı kalmışlardır. Bundan 125 milyon yıl önce yaşamış olan mayıs sineği larvasına ait resimdeki fosil bu gerçeğin kanıtıdır. Larvaları da kendileri de on milyonlarca yıl boyunca değişmeyen söz konusu canlılar evrimcileri susturmaktadır.

 

Çayır Çekirgesi Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Darwinistler cevabını asla veremedikleri sayısız soruya rağmen körü körüne bir bağlılıkla teorilerini savunmaya devam etmektedirler. Örneğin "Çayır çekirgelerinin sözde atasının ne olduğu?" sorusu cevapsızdır. "Çayır çekirgelerinin hangi aşamalardan geçerek bu hayali atadan türediği?" sorusu cevapsızdır. "Çayır çekirgelerinin kademeli olarak geliştiklerini gösteren fosiller nerede?" sorusu cevapsızdır. "Eğer bu canlılar aşama aşama geliştilerse, 125 milyon yıl önceki çayır çekirgeleriyle günümüzdekilerin aynı olması nasıl açıklanır?" sorusu cevapsızdır. Bu soruların sayısı daha da artırılabilir. Tüm bu cevapsız sorular, Darwinizm'in ne kadar büyük bir açmaz içinde olduğunun göstergesidir.

 

Örümcek Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Bilim adına ortaya çıktığını iddia eden insanların, bilime rağmen evrim teorisi gibi köhne bir tezi savunuyor olmaları hayret vericidir. Sayısız fosil, evrimin geçersiz olduğunu açıkça ispatlamışken, çeşitli çarpıtmalarla gerçeklerden kaçmaya çalışmak mantıklı bir davranış değildir. 125 milyon yaşındaki örümcek fosili gibi, farklı canlı türlerine ait sayısız fosil örneği, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını net olarak ortaya koymuştur. Bilim adamlarının yapması gereken bu durumu görmezden gelmeye çalışmak değil, bilimin gösterdiği gerçeğe uymaktır. Bu gerçek ise Yaratılış'tır.

 

Yusufçuk Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Yusufçukların kanat yapısı ve uçma mekanizmasının üstünlüğü günümüz teknolojisiyle dahi tam olarak taklit edilememektedir. Yusufçuklar bundan 125 milyon yıl önce de, bugün sahip oldukları sistemlerin aynısını kullanarak, aynı mükemmelikte uçmakta ve manevralar yapmaktaydı. Bu gerçeğin ispatı olan resimdeki fosil, Darwinistleri yalanlarken, tüm canlıların Allah'ın eseri olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

 

Yaban Arısı Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Genel Paleontoloji kitabının yazarı A. Brouwer, Darwinizm'in fosiller karşısında uğradığı hezimeti şöyle özetler:

"Geçtiğimiz yüzyılın en olumsuz paleontolojik sonuçlarından biri ara formların neredeyse hiç görülmemesidir. Darwin'in döneminde, bu durumun paleontolojik kayıtların yetersizliği ve bilgi eksikliğinden kaynaklandığı düşünülebilirdi. Ama o günden bu yana sayısız fosil türü elde edilmiştir. Ara formların yokluğu için bugün artık başka bir bahane bulunmalıdır." (Brouwer, A., "General Paleontology," [1959], Transl. Kaye R.H., Oliver & Boyd: Edinburgh & London, 1967, s. 162-163)

Evrimcilerin yapması gereken Brouwer'in ifade ettiği gibi "bahane bulmak" değil, gerçekleri görmek olmalıdır. Resimdeki 125 milyon yıllık yaban arısı fosili gibi sayısız fosil, evrimin yaşanmadığını, canlıların yaratıldığını göstermektedir.

 

Mayıs Sineği Larvası Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Yeryüzünde bilinen 2500 türü olan mayıs sinekleri, Ephemeroptera takımına dahil olan canlılardır. Bugüne kadar bulunmuş tüm mayıs sineği fosilleri görünümleri, yapıları ve sahip oldukları sistemlerle birbirlerinin tamamen aynısıdır. Farklı dönemlerde yaşamış mayıs sinekleri arasında, aradaki milyonlarca yıllık süreye rağmen, herhangi bir değişiklik olmaması evrimcilerin öne sürdükleri varsayımları yerle bir etmektedir. Açıktır ki, canlılar art arda gelen kör tesadüflerin, sürekli devam eden değişikliklerin eseri değildir. Tüm canlıları üstün güç ve kudret sahibi olan Allah yaratmıştır.

 

Mayıs Sineği Larvası Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Mayıs sineklerinin bilinen ilk fosil örnekleri yaklaşık 200 milyon yıl öncesine aittir. 200 milyon yıl önce yaşamış olan mayıs sinekleri de 125 milyon yıl önce yaşamış olanlar da, günümüzde yaşayanlar da, birbirlerinin aynısıdır. Bu aynılık, canlıların evrim geçirmediklerinin önemli delillerinden biridir.

 

Mayıs Sineği Fosili

Dönem: Mezozoik zaman, Kretase dönemi
Yaş: 125 milyon yıl
Bölge: Santana Oluşumu, Brezilya

Evrimciler, mayıs sineklerinin yüz milyonu aşkın süredir nasıl hiç değişmediğini teorileri açısından açıklayamazlar. Canlıların evrim geçirdiğini söyleyebilmek için, sürekli değiştiklerini gözlemleyebilmek ya da fosil bulgularıyla bu iddiayı destekleyebilmek gerekir. Ancak bugüne kadar böyle bir değişim, yaşayan türlerde de fosillerde de görülmemiştir. Bu durumda evrimsel süreçten bahsetmek mümkün değildir. Canlıların yapıları ve özellikleri de fosil kayıtları da evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını ispatlamaktadır.

 

16 / total 16
Harun Yahya'nın Yaratılış Atlası - Cilt 3 kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top