|
Kuran'da Şeytan
Şeytanla
ilgili Allah Kuran'da birçok ayet bildirmiş, insanları
şeytanların vesveselerine karşı uyarmıştır. Şeytanın
Kuran'da bildirilen özelliklerini öğrenmek, insanın
onun zayıf tuzak ve hilelerine düşmemesi için son derece
önemlidir.
İBLİS'İN ALLAH'A OLAN İSYANI
VE KÜÇÜK DÜŞÜRÜLMESİ
Kuran'da, Allah'ın Hz. Adem'i yarattıktan sonra tüm
meleklerden ona secde etmelerini emrettiği istediği
bildirilir. Meleklerin hepsi Allah'ın emrine uymuş,
ancak İblis bu emre itaat etmemiştir. Hz. Adem çamurdan,
kendisi ise ateşten yaratıldığı için kendisinin daha
üstün olduğunu öne sürmüş ve bu nedenle Hz. Adem'e secde
etmeyeceğini söylemiştir:
Andolsun, Biz sizi yarattık, sonra
size suret (biçim-şekil) verdik, sonra meleklere: "Adem'e
secde edin" dedik. Onlar da İblis'in dışında secde ettiler;
o, secde edenlerden olmadı. (Allah) Dedi: "Sana emrettiğimde,
seni secde etmekten alıkoyan neydi?" (İblis) Dedi ki:
"Ben ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu ise
çamurdan yarattın." (Araf Suresi, 11-12)
İblis, Hz. Adem'e secde ettiğinde küçük düşeceğini
sanmış, kibirinden ve büyüklenme arzusundan dolayı Allah'ın
emrine itaat etmemiştir. Allah'ın herşeyin yaratıcısı
olduğunu bildiği, herşeyin tasarrufunun yalnızca Allah'a
ait olduğundan haberdar olduğu halde, kendince büyüklenmiş
ve insandan "daha hayırlı olduğunu" iddia etmiştir.
Üstelik bunları iddia ederken son derece saygısız bir
üslup kullanmış, bir yandan Allah'a iman ettiğini iddia
ederken, bir yandan da O'na karşı gelme cüretinde bulunmuştur.
Büyüklük peşinde olan İblis, bu hareketi ile kibirini
koruyacağını düşünmüş, ama yanılmıştır. Çünkü beklentisinin
aksine çok küçük düşmüş, aşağılanmış ve kovulmuştur.
Dahası, tüm insanlık tarihi boyunca onun kovulan, yerilen,
aşağılanan ve kötülerin en kötüsü olarak cehennemde
azap görecek olan bir varlık olduğu bilinmektedir ve
gelecekte de bilinecektir. İblis'in Allah'ın huzurundan
kovuluşu ayetlerde şöyle bildirilir:
(Allah:) "Öyleyse oradan in,
orada büyüklenmen senin (hakkın) olmaz. Hemen çık. Gerçekten
sen, küçük düşenlerdensin." (Araf Suresi, 13)
(Allah) Dedi: "Kınanıp alçaltılmış
ve kovulmuş olarak oradan çık. Andolsun, onlardan kim
seni izlerse, cehennemi sizlerle dolduracağım." (Araf
Suresi, 18)
Aslında şeytanın içine düştüğü bu durum,
kibirli, kendini beğenmiş insanların düştükleri durumla
aynıdır. Onlar şeytanın tuzaklarına düşerek büyüklenir,
bu şekilde saygı ve itibar göreceklerini zannederler.
Ancak tam aksine aşağılanırlar. Herşeyden önce Allah
katında küçülürler, çünkü, "Allah,
her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez". (Nisa Suresi,
36) İnsanlar arasında da küçülürler; kibirli
insanların hiçbirinin gerçek bir dostu, gerçek bir seveni
yoktur, hatta herkes böyle insanlardan için için nefret
eder. Bu, aşağılanmanın en kötülerinden biridir. Daha
büyük bir aşağılanma ise, bu insanların cehennemde şeytanlarıyla
birlikte görecekleri şiddetli azap olacaktır.
ŞEYTAN İLK OLARAK HZ. ADEM VE
EŞİNE VESVESE VERDİ
İblis Allah'ın huzurundan kovulduktan sonra, kıyamete
kadar sürecek olan mücadelesine başladı. İnsanları aldatarak
saptırmak için onlara türlü yollardan sokuldu. İlk büyük
tuzağı, cennette yaşamakta olan Hz. Adem'i ve eşini
kandırarak, onları Allah'ın emrine itaatsizliğe sürüklemesiydi.
İnsanlık tarihinin başlangıcındaki bu olay Kuran'da
şöyle anlatılır:
Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş.
İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın.
Yoksa zalimlerden olursunuz. Şeytan, kendilerinden "örtülüp
gizlenen çirkin yerlerini" açığa çıkarmak için onlara
vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbinizin size bu ağacı
yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya
ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir." Ve: "Gerçekten
ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti. Böylece
onları aldatarak düşürdü. Ağacı tattıkları anda ise,
ayıp yerleri kendilerine beliriverdi ve üzerlerini cennet
yapraklarından örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri
kendilerine seslendi: "Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş
miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız
olduğunu söylememiş miydim?" Dediler ki: "Rabbimiz,
biz nefislerimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan
ve esirgemezsen, gerçekten hüsrana uğrayanlardan olacağız."
(Allah) Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin.
Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim
ve meta (geçim) vardır." Dedi ki: "Orda yaşayacak, orda
ölecek ve ordan çıkarılacaksınız." (Araf Suresi, 19-25)
İşte insanlığın dünyadaki yaşamının başlangıcı, Hz.
Adem'in üstteki ayetlerde anlatılan durumuydu. Ancak
Hz. Adem Allah'a tevbe etti ve Allah onu bağışladı.
İblis'in insanların aleyhine yürüttüğü mücadelesi ise
son bulmadı.
Onler o her türlü hayırla ilişkisi
kesilmiş şeytandan başkasına tapmazlar.
(Nisa Suresi, 117)
|
ŞEYTANLAR İNSAN ŞEKLİNDE OLABİLİRLER
Allah Kuran'da şeytanların insan veya cin şeklinde
olabileceklerini, konuşarak veya insanların kalplerine
vesvese vererek onları etkileyip, doğru yoldan saptırabileceklerini
bildirmiştir. Yani şeytanlar insan şekline de girip,
insanların arasında dolaşabilmektedirler. Allah bu durumu
Kuran'da şöyle bildirmektedir:
De ki: İnsanların Rabbine sığınırım.
İnsanların Malikine, İnsanların (gerçek) ilahına; "Sinsice,
kalplere vesvese ve şüphe düşürüp duran" vesvesecinin
şerrinden. Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir
(içlerine kuşku, kuruntu fısıldar); Gerek cinlerden,
gerekse insanlardan. (Nas Suresi, 1-6)
İsmali Hakkı Altunbezer'in
tuğra şeklinde besmele levhası (Ekrem Hakkı Ayverdi
hat koleksiyonu) |
Ayette görüldüğü gibi, "insan ve cin şeklindeki şeytanlar"dan
insanların sakınmaları gerekir. İblis -Allah'ın dilemesi
dışında- insana görünmez, ancak zihinlerine etki eder.
İnsanlar, bazen akıllarından geçen kötülükleri, kuruntuları,
dine muhalif düşünceleri kendilerinden zannederler.
Oysa bunları onlara fısıldayan şeytandır. Eğer şeytanın
etkisi altında olduklarını fark edip, Allah'a sığınır
ve hemen hayır ve güzellik yönünde düşünür, Kuran ayetlerini
akıllarına getirirlerse, şeytanın bu fısıldamalarının
üzerlerinde hiçbir etkisi olmaz:
Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma
(vesvese veya iğva) gelirse, hemen Allah'a sığın. Çünkü
O, işitendir, bilendir. (Allah'tan) Sakınanlara şeytandan
bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah'ı
zikredip-anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir.
(Araf Suresi, 200-201)
Şeytanlar aynı zamanda insan olarak da karşımıza çıkarlar.
Bu bir insanın dostu olarak gördüğü bir yakını, bir
fikir adamı veya saldırgan bir insan olabilir. Bu şeytanlar
tüm özellikleri ile insana benzerler. Ancak konuşma
ve tavırları ile insanları Allah'ın yolundan saptırmaya,
onları dünya hayatına tutku ile bağlamaya çalışırlar.
Allah, birçok ayetinde şeytanın orduları olduğunu bildirmektedir.
Ve bu şeytan orduları, binlerce yıldır insanları doğru
yoldan saptırmak için mücadele vermektedirler. Ancak
üstün gelenler daima Allah'ın yolunda olanlardır. İblis
ve ordusu ise, cehennemle karşılık bulacaktır:
Artık onlar ve azgınlar onun içine
dökülüverilmiştir. Ve İblis'in bütün orduları da. (Şuara
Suresi, 94-95)
ŞEYTAN DÜNYA HAYATINI ÇEKİCİ
GÖSTERMEYE ÇALIŞIR
Şeytan, Allah'ın huzurundan kovulduktan sonra, düştüğü
bu durumun nedeni olarak insanı görmüş ve insana olan
kinini, onun soyunu saptırarak göstermeye karar vermiştir.
Oysa, şeytan kendi ahlaksızlığı, küstahlığı, kibir ve
itaatsizliği nedeniyle cezalandırılmıştır. Ancak kibirinden
bu gerçeği kabul etmeyen şeytan şöyle bir yemin etmiştir:
O da: "(İnsanların) dirilecekleri güne
kadar beni gözle(yip ertele.)" dedi. (Allah:) "Sen gözlenip-ertelenenlerdensin"
dedi. Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı
onları (insanları saptırmak) için mutlaka senin dosdoğru
yolunda (pusu kurup) oturacağım." "Sonra muhakkak önlerinden,
arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım.
Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." (Araf Suresi,
14-17)
Şeytanın en önemli taktiklerinden biri insanları zaafları
ile aldatmaya çalışmasıdır. Örneğin Hz. Adem ve eşini
"sonsuzluk" vaadi ile kandırmıştır. İnsanların birçoğunu
ise dünya hayatına bağlayarak, dünya hayatını çok çekici,
süslü ve sanki hiç son bulmayacak bir yermiş gibi göstererek
kandırmaya çalışır. Bir ayette şeytanın bu özelliğinden
şöyle bahsedilir:
Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın
şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana
başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici
göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım."
(Hicr Suresi, 39)
|
Ey iman edenler, kendinizi
ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki onun yakıtı
insanlar ve taşlardır...
(Tahrim Suresi, 6) |
Örneğin şeytan bir iş adamına işine tutkuyla bağlanması,
maddi kazancı ve ticari itibarı herşeyin üzerinde tutması
için telkinde bulunabilir. Bu, daha önce de belirttiğimiz
gibi yakınındaki bir insan veya onun zihnine telkinde
bulunan bir cin şeytan olabilir. Bu insan, söz konusu
telkinler nedeniyle tüm ahlaki ve manevi değerleri,
dini, ahireti terk eder. Böylece şeytan, bu insanın
zayıf yönünü kullanarak, onu dinden saptırmış olur.
Kuran'da, Allah şeytanın Sebe kavmini bu şekilde saptırdığını
bildirmektedir:
"Gerçekten ben, onlara hükmetmekte
olan bir kadın buldum ki, ona herşeyden (bolca) verilmiştir
ve büyük bir tahtı var. Onu ve kavmini, Allah'ı bırakıp
da güneşe secde etmektelerken buldum, şeytan onlara
yaptıklarını süslemiştir, böylece onları (doğru) yoldan
alıkoymuştur; bundan dolayı onlar hidayet bulmuyorlar.
Ki onlar, göklerde ve yerde saklı olanı ortaya çıkaran
ve sizin gizlediklerinizi ve açığa vurduklarınızı bilen
Allah'a secde etmesinler diye (yapmaktadırlar). O Allah,
O'ndan başka ilah yoktur, büyük Arş'ın Rabbidir." (Neml
Suresi, 23-26)
Ancak unutmamak gerekir ki, şeytanın taktikleri ve
hileleri gerçekte çok zayıftır ve vicdanını kullanan,
Allah'ı ve Kuran ayetlerini düşünen samimi insanların
üzerinde hiçbir etkisi olmaz.
ŞEYTANIN İMAN EDENLER ÜZERİNDE HİÇBİR
ETKİSİ YOKTUR
Şeytanın tüm bu sinsi taktiklerinin ve mücadelesinin
yanında bir gerçek vardır: Şeytan samimi iman eden kulların
üzerinde hiçbir etki bırakamaz. Hatta güçlü imana sahip
müminler, aynı Hz. Süleyman'da olduğu gibi, şeytanın
tüm planlarına bir kilit vurur, onu tamamen etkisiz
hale getirebilirler. Allah'ı çokça anan, herşeyde Allah'ın
yarattığı bir hayır ve güzellik gören, her tavrında
ve düşüncesinde Allah'a yönelen ve Kuran'a başvuran
müminler için şeytanın hilesi çok zayıftır. Allah bunu
ayetlerinde şöyle bildirir:
Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine
tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı-gücü
yoktur. Onun zorlayıcı-gücü ancak onu veli edinenlerle,
onunla O'na (Allah'a) ortak koşanlar üzerindedir. (Nahl
Suresi, 99-100)
Allah başka ayetlerinde de, şeytanın hiçbir zorlayıcı
gücü olmadığını, ancak Allah'ın ona bu imkanı vermesinin
nedeninin, iyilerle kötülerin ayırt edilmesi için olduğunu
bildirmektedir:
Andolsun, İblis, kendileri hakkında
zannını doğrulamış oldu, böylelikle iman eden bir grup
dışında, ona uymuş oldular. Oysa onun, kendilerine karşı
hiçbir zorlayıcı-gücü yoktu; ancak biz ahirete iman
edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırdetmek için (ona
bu imkanı verdik). Senin Rabbin, herşeyin üzerinde gözetici-koruyucudur.
(Sebe Suresi, 20-21)
Şeytan müstakil güce sahip bir varlık değildir. Yaptıklarını
Allah'ın bilgisi dahilinde yapmaktadır. Böylece şeytana
uyanlarla, şeytanın tuzaklarına düşmeyen takva sahibi
müminler birbirlerinden ayrılmaktadırlar.
Celi Sülüs Levha, Mehmet
Tahir, İstifli celi sülüs hatla "Allah yardımcın
olsun" yazılı. Altın yaldız tezhipli. |
ŞEYTANIN KURAN'DA BİLDİRİLEN
BAZI ÖZELLİKLERİ
Sinsi ve Yalancıdır (İbrahim
Suresi, 22)
Azgın ve Kaypaktır (Hac Suresi,
3)
Gücü Yalnızca Çağırmaya Yeter
(İbrahim Suresi, 22)
İyilikten ve Hayırdan Yana Hiçbir
Yönü Yoktur (Nisa Suresi, 117)
İnsanlar Üzerindeki Etkisi Pisliktir
(Enfal Suresi, 11)
İnsanların
Şükretmelerini Engellemek İster (Araf Suresi, 17)
İnsanlara Korku Vermeye Çalışır
(Al-i İmran Suresi, 175)
Müminlerin Arasını Bozmaya Çalışır
(İsra Suresi, 53) (Maide Suresi, 91)
İnsanları, Sözde Onlara İyilik
Yaptığına İkna Etmeye Çalışır (Araf Suresi, 20-21)
Allah'ın Adını Kullanarak Saptırmaya
Çalışır (Fatır Suresi, 5-6)
Müminlerin Zamanla Yıpranmalarını
İster (Al-i İmran Suresi ,155)
Yalan Vaadlerde Bulunur (İbrahim
Suresi, 22)
Kuruntulara ve Kuşkulara Düşürmeye
Çalışır (Nisa Suresi, 119-120)
Sapkın Amelleri Süslü ve Çekici
Gösterir (Neml Suresi, 24)
Fakirlik Korkusu Vermeye Çalışır
(Bakara Suresi, 268)
Kibir Vermeye Çalışır (Sad Suresi,
74-75)
Gösteriş İçin İbadet Etmeye Teşvik
Eder (Nisa Suresi, 38)
Ayetlerden Uzaklaştırmaya Çalışır
(Zuhruf Suresi, 36-37)
Unutkanlık ve Dalgınlık verir
(Mücadele Suresi, 19) (En'am Suresi, 68) (Kehf Suresi,
63)
Duygusallık Telkini Yapar (İsra
Suresi, 64) (Mümtehine Suresi, 1-3)
Detaylara Daldırır (Bakara Suresi,
67-71)
İsrafa Teşvik Eder (İsra Suresi,
26-27)
Şeytanın Allah'a başkaldırma cüretinde bulunan, son
derece isyankar, insanlara karşı büyük bir düşmanlık
besleyen, insanları doğru yoldan alıkoymak için türlü
çabalar harcayan bir varlık olduğunu Kuran'dan ayetlerle
açıkladık. Tarihin başından bu yana tüm insanları Allah'ın
yolundan saptırmaya çalışan böyle bir varlığın, bir
insanın hizmetine verilmiş olması elbette Allah'ın büyük
bir rahmetidir. Hz. Süleyman'ın, şeytanları kendi emrinde
çalıştırmış, onları hak dinin faydasına olacak işlerde
kullanmış olması, kuşkusuz onun Allah'ın üstün kullarından
olduğunun açık bir göstergesidir.
Gerçek şu ki,
şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse siz de onu düşman
edinin...
(Fatır Suresi, 6)
|