Rum Suresi, 1-4, 56, 58, 60 Ayetlerinin Tefsiri (2 Ocak 2010 tarihli sohbetten)

Sayın Adnan Oktar'ın 2 Ocak 2010 tarihli röportajından Rum Suresi ile ilgili açıklamalar.

 

ADNAN OKTAR: Rum Suresi var. Şeytan’dan Allah’a sığınırım.“Elif, Lam, Mim. Rum (orduları) yenilgiye uğradı. Yakın bir yerde. Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Birkaç yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah'ındır. Ve o gün müminler sevineceklerdir.” Bu ayetlerin ebcedlerini açıklamış mıydık biz daha önce?

OKTAR BABUNA: Açıklamamıştınız Hocam.

ADNAN OKTAR: Açıklamadık, peki bu konuyu açıklayabilir misin?

OKTAR BABUNA: Tabii Hocam. Geleceğe yönelik bir bilgi veriliyor Kuran’da. Hakikaten bir savaş oluyor önce. Kaybediyorlar savaşı, Romalılar, Perslere karşı. Dolayısıyla onların kimse tekrar kısa zaman sonra savaşacağını tahmin edemeyecek durumdalar. Hem mağlup olmuşlar. Fakat Allah birkaç yıl içerisinde, 3 ile 9 yıl içerisinde tekrar savaş olacağını ve Romalıların kazanacağını bildiriyor. Hakikaten de tam ayette bildirildiği gibi 7 sene sonra yapılan bir savaşı kazanıyorlar. İkinci bir mucize daha var Kuran’ın içerisinde, "edna el-ard" kelimesi geçiyor Arapça’da. Dünyadaki, yeryüzündeki en alçak yer demek. Hakikaten savaşın geçtiği yer, Lut Havzası. Lut Havzası yüzyıllar sonra, biliyorsunuz 20. yy’da yapılan teknik gözlemlerle ortaya kondu ki, deniz seviyesine göre dünyanın en alçak noktası. Tam ayette bildirildiği gibi Allah onları hem savaştırıyor, çünkü geleceğe yönelik bir bilgi, Allah’ın gücü olduğu, kaderinde olduğu çok belli. Allah’ın dilediği zaman içerisinde ve Allah onları dünyanın en alçak yerine getiriyor ve orada savaş oldurtturuyor ve iki tane ayrı mucize bu şekilde Kuran’da da bildirilmiş oluyor, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Evet Rum Suresi yine, 56. ayet; “Kendilerine ilim ve iman verilenler ise, dediler ki: "Andolsun, siz Allah'ın Kitabında (yazılı süre boyunca) diriliş gününe kadar yaşadınız; işte bu dirilme günüdür. Ancak siz bilmiyordunuz." Bak “Kendilerine ilim ve iman verilenler...” hem ilim var, hem iman verilenler. Bu aynı zamanda Mehdi (a.s.) ve talebelerine bakan da bir ayettir. “Andolsun” diyor, bak Cenab-ı Allah yemin ediyor, “siz Allah'ın Kitabında (yazılı süre boyunca) diriliş gününe kadar yaşadınız;” yani kaderinizdeki süre kadar yaşadınız deniyor. “...işte bu dirilme günüdür. Ancak siz bilmiyordunuz." Ahiret’te, insanlar dirildiklerinde onlara hitap edilen açıklama bu. Ama ayette tabii yine bir ifade var mesela “işte bu dirilme günüdür.” “Kendilerine ilim ve iman verilenler...” yine 1956, Risale-i Nur’un serbest bırakılması tarihi ve münafikane sistemin çökmesinin başlangıç tarihi, inşaAllah. 58, “Andolsun, Biz bu Kuran’da insanlar için her örneği gösterdik.” Bakın şimdi Kuran’da demek ki her örnek varmış. Bu muhkem, açık ayet. Kuran’da her şey açıklanmıyor diyenler var da. Allah her şeyi açıklamış. Hadis ile de insanlar anlayamadığı yerleri daha geniş Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şerh etmiştir. “Şüphesiz, sen onlara bir ayetle geldiğin zaman, o inkar edenler, mutlaka: "Siz ancak muptil olanlardan başkası değilsiniz (iptal edici olanlardan)” başkası değilsiniz derler.” Yani yerleşik düzenimizi, dinimizi, sistemimizi yok edensiniz diyorlar. Bunu ahir zamanda Mehdi (a.s.)’ye karşı çıkacak olan o azılı yobaz da söyleyecek. İstanbul’da çıkacak olan, değil mi? Diyecek ki; siz yani Mehdi (a.s.) ve talebeleri ancak muptilsiniz, iptal ediyorsunuz, bizim dinimizi ortadan kaldırıyorsunuz diyecek, Mehdi (a.s.)’ye. “’Başkası değilsiniz’ derler. İşte Allah, bilmeyenlerin kalplerini böyle mühürler” diyor Allah. “Öyleyse sen sabret;” demek ki, böyle münasebetsizler çıktığında Müslüman sabredecek. “Şüphesiz Allah'ın va'di haktır;” İslam dünyaya hakim olacak, Mehdi (a.s.) çıkacak, İsa (a.s.) inecek, Hz. Mesih (a.s.) inşaAllah. “...kesin bilgiyle inanmayanlar sakın seni telaşa kaptırıp-hafifliğe sürüklemesinler.” Yani it, kopuk takımı, dinsizi, imansızı, yobazı, efendim işte falan çeşitli kesimden tipler, bak “kesin bilgiyle inanmayanlar sakın seni telaşa kaptırıp-“ telaşlandırmasınlar diyor bir kere bak, bu muhkem ayet, farz. Demek ki telaşa kapılmak haram, değil mi? Müslüman telaşa kapılmayacak. Telaşa kapılırsa harama girer, “hafifliğe sürüklemesin.” Gevşekliğe. Gevşeklik de haram, değil mi? Muhkem ayet bunlar, açık, inşaAllah.

2012-02-25 19:31:56

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top